+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Aşk ve Şefkat

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart Aşk ve Şefkat

    Aşk Ve Şefkat

    Risâle-i Nur'da Şeyh Sanan ismi geçer. Bir yerde aç?k olarak başka bir yerde ise ima ile bahsedilir.

    Birisi çok bilinen, Tiflis'te geçen bir hadise ile ilgilidir. Bediüzzaman hazretlerinin, Birinci Dünya Savaş?n?n hemen öncesindeki o ümitsiz günlerde, Rus polisinin sorusu üzerine as?rlar sonras?na kadar uzanan o ümit dolu sözlerin söylendiği tepenin ismini ald?ğ? kişidir. Tiflis'e yukardan bakan o meşhur tepeye Şeyh San'an ismi verilmiş.

    Büyük ihtimalle bu tepe ismini Feridüddin Attar'?n eserinde geçen meşhur Şeyh San'an'dan alm?ş. Çünkü tarihi kay?tlarda başka bir Şeyh Sânan yok. O zat da rivayetlere göre oralarda yaşam?ş.

    Şeyh San'an o tepeden Bat?ya bakm?ş. Yüzlerce müridini al?p, o zamanlar H?ristiyan olan Anadolu'yu Müslümanlaşt?rmaya yönelmiş.

    Bediüzzaman hazretleri ise, k?ta Asya's?n?n kap?s? olan Tiflis'e naz?r Şeyh San'an tepesinde, Tiflis'e değil, Asya'n?n en uzak köşesine kadar bir mekan? ve k?yamete kadar sürecek bir zaman? içine alan bir nazar ile bak?yordu. Rus polisinin şaşk?n bak?şlar? alt?nda k?ta Asya's?n?n kap?s?na kuracağ? medresesinin plan?n? yap?yordu.


    Y?llar sonra Birinci Dünya Savaş?n?n o dehşetli günlerinde Bediüzzaman hazretleri yüzlerce talebesini al?r, Kafkas cephesinde çarp?şmalara kat?l?r. Bir çok talebesini şehit verir. Kendisi de esir düşer. Kader onu, Rus polisine üç zülumat?n başlayacağ? ülke diye tarif ettiği, o koca memleketin en ücra köşesine, k?ta Asyas?n?n en uzağ?na götürür.

    Esaret yolu da Tiflis'ten geçer. Son Şahitlerde bahsedildiği gibi, Osmanl? kay?tlar?nda o zamanki ismi Hilal-i Ahmer olan K?z?lay'?n, Bediüzzaman hazretlerine Tiflis'te ulaşt?ğ?ndan bahsedilir. Osmanl? zor günlerinde bile yine bir Cihan devletidir. Esir düşen milis albay?n?n iaşesini temin eder.

    Bediüzzaman hazretleri eserlerinde izah edildiği gibi, Cenâb-? Hakka ulaşmak için, acz, fakr ve şefkat yolunu tercih eder. Hakikat ehlidir.

    Şeyh San'an ise tasavvuf ehlidir. Ağr?l?kl? olarak aşk yolunu tercih eder. O bir gönül ehlidir ve hak aş?ğ?d?r.

    Hizmet aşk?yla gittiği Rum ellerinde, aşk yolunun tehlikesinden midir bilinmez ama, Şeyh San'an tepesi kadar yüksek zirvelerden, en aşağ?lara sükut eder, düşer. Hakikî aşktan mecazi aşka yuvarlan?r. Mecnun misali bir Rum k?z?na aş?k olur. Rivayete göre uğruna dinini de dünyas?na da kaybeder. Çünkü karş?s?ndakinin istekleri bitmez. Tamamen kendisine benzemesini ve her şeyini terk etmesini ister.

    Asl?nda şeyhin maceras? semboliktir. Aşk yolunun bir tahlilidir. Bir yandan da bizim bat?l?laşma maceram?za benzeyen bir hikayedir.

    Şeyh San'an kimseyi dinlemez, mahbubunu öyle metheder ki, ne dünyay? ne de güneşi gözü görmez. Sekizinci Mektubtakine benzer sözler sarf eder. Ona göre Güneş, mahbubunun yüzünü görüp k?skanarak sarar?p solmuştu.

    Ayn? mektuptan ayn? cevab? verelim: ey âş?k efendi, ne hakk?n var, sekiz ism-i azam?n bir sahife-i nuranîsi olan güneşi böyle utand?r?yorsun?

    Daha sonra müridleri, Şeyh San'an'? aşk çukurunda b?rak?p, terk edip dönerler.

    Fakat Şeyh San'an'? kurtaracak olan şefkattir. Çünkü müritlerin şeyhlerine olan nefretleri, büyük bir zat?n ikaz? üzerine ac?maya döner. Geri dönüp şeylerini kurtar?rlar.

    Tekrar Bediüzzaman hazretlerine dönecek olursak, o hep acz, fakr ve şafkat yolunu tercih etmiştir. Eserlerinde belirttiği bu yol daha salimdir. Tehlikesizdir ve en k?sa yoldur.

    Uzun süren esaret ve sürgün y?llar?nda, k?sa sürede dertlerine derman bulur. Lemalar adl? eserindeki ricalar bölümünde bu tefekkürü görmek mümkündür.

    Bediüzzaman hazretleri, acz, fakr ve şefkat yoluna o kadar sar?lm?şt?r ki, “müridim şarkta da, garbda da olsa yard?m ederim” diyen zat gibi, yüzlerce sene öncesinden bir çok zat onun manevî yard?m?na koşmuştur.

    Bediüzzaman hazretleri, sekizinci mektubta, Hz.Yusuf ve Hz. Yakub'un hikayesini de tahlil ederek, acz, fakr ve şefkat yolunun, aşk yoluna göre yüksekliğini ve parlakl?ğ?n? izah eder.

    HASAN GÜNEŞ
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 15:37 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    teşekkürler ..

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Şefkat
    By Özgürlük in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.02.08, 14:58
  2. Şefkat
    By mamafih in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.10.07, 13:52
  3. Şefkat
    By resha in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.07.07, 14:24
  4. Kadın ve Şefkat
    By elff in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 15.06.07, 15:47
  5. Aşk mı Şefkat mi?
    By karatoprak1975 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 30.11.06, 11:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0