+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Bu Yanlışa Dur Diyelim!!

  1. #1
    Gayyur zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    133

    Standart

    cok isabetli tespitler.. paylaşmak istedim..
    Bu yanl?şa dur diyelim!
    Metin Karabaşoğlu




    ?Y? MÜTERC?M ?LE acemi mütercim aras?ndaki fark? ustal?kla gösteren bir söz vard?r: “?yi mütercim bildiği kelimeler için, acemi mütercim bilmediği kelimeler için sözlüğe bakar.”

    Tercümeyle iştigal edenlerin, elhak doğrudur diyecekleri bir vâk?ad?r bu. ?yi mütercim, bildiği kelimelerin dahi farkl? hallerde farkl? anlamlar taş?d?ğ?n?n fark?ndad?r; dolay?s?yla, kelimenin kullan?ld?ğ? yerdeki doğru anlam?n? kaç?rmamak için, kelimenin anlam?n? bildiği halde anlam nüans?n? kaç?r?p sözü zayi etmemek için sözlüğe bakar. Mütercimler için geçerli bu söz, yazarlara da uyarlanabilir: ?yi yazar bildiği şeyler için dahi tekrar kitaba bakar, acemi yazar bilmediği şeyler için kitap kar?şt?r?r, kötü yazar hiç kitap kar?şt?rmaz. Diğer taraftan, bir insan için mazur görülebilen baz? haller vard?r ki, başka biri onu yapt?ğ?nda büyük ay?pt?r. Hatta, ayn? insan ayn? şeyi bir ortamda yaparsa mazur iken, bunu bir başka ortamda yapmas? büyük ay?pt?r. Meselâ, Bakkal Mehmet Ağan?n dükkan?na gelen bir müşteriyle sohbet ederken “Vaktiyle falan kitapta şöyle bir şey okuduydum” diyerek konuşmas?, ama bu esnada kitab?n ve yazar?n ismi ve okuduğu metnin muhtevas? hakk?nda şu veya bu derecede yan?lg?ya düşmesi anlaş?l?r bir şeydir. Hâf?za-y? beşer nisyan ile mâluldür çünkü. Ama bir yazar yahut bir konuşmac?, ayn? kitaba, ayn? yazara ve ayn? bahse dair konuşacaksa, “vaktiyle okuduydum” diye yazamaz ve konuşamaz; ilgili kitaba ulaş?p orijinal ifadeyi bulmak ve o şekilde sunmak durumundad?r. Ola ki kitaba ulaşam?yorsa, ifadeyi hâf?zas?nda kald?ğ? kadar?yla aktar?rken, ‘hâf?zam beni yan?ltm?yorsa’ gibi ifadelerle bir ihtiyat pay? ve okuyucuya yahut dinleyiciye bir özür borcu vard?r.

    Bir üçüncü husus, baz? büyük metinler vard?r ki, virgülleri dahi bir anlam ifade eder. Risale-i Nur böyle bir metin olduğundand?r ki, müellifi Emirdağ Lâhikas?’nda “Tashih meselesi mühimdir” diyerek, bazan bir noktan?n veya bir virgülün dahi anlam? değiştirdiğine işaretle dikkat rica etmektedir. (Risale Okumalar?—birinci kitap’? okuyanlar, “Otuzuncu Söz”ün en baş?ndaki ifadede bir virgülün varl?ğ? veya yokluğunun yol açt?ğ? anlam uçurumunu, bunun bir delili olarak hat?rlayabilirler.)

    Bu kadar girizgâhtan sonra, gelelim ehl-i Risale’nin benim şahit olduğum kadar?yla büyük k?sm?n?n nedense ve nas?lsa doğru okuyup hâf?zas?na yanl?ş koyduğu, bu esnada akl?n?n terazisini de kullanmad?ğ? için yapt?ğ? yanl?ş?n fark?na varmay?p koruduğu ve yayd?ğ? bir kritik cümleye...

    Bu cümle ki, bugünlerde Bediüzzaman üzerine ‘best-seller’ olarak tasarlanm?ş bir kitab?n da merkezine yerleşmiş bulunuyor. Üstelik, o kitaptan mülhem olarak, dilden dile, daha da yay?l?yor. Neşriyat lisan?yla yap?lan yanl?ş?n tashihi için yine neşriyat lisan?n? kullanmak caizdir ve elzemdir. O yüzden hiç g?ybet, dedikodu falan filan diye ard?m?za tak?lacak lâflara ald?rmadan kitab?n ismini de verelim: Başkas?n?n Günah?na Ağlayan Adam, yazar?: Vehbi Vakkasoğlu, Nesil Yay?nlar?.

    Mehmet Niyazi, 6 Şubat tarihli Zaman’daki köşesinde şöyle yaz?yor bu kitaba at?fla:

    “Kim ne derse desin, dünyada sadece bizim kültürümüzün belkemiğini hümanizm teşkil etmiştir. Diğer kültürlerin mihveri ya ?rk, ya ümmettir. Hangi hümanist filozof Hz. Ebubekir’in şu sözünü söyleyebilmiştir: ‘Yâ Rabbi! Vücudumu büyüt, büyüt ve beni cehennemine koy. Orada bütün günahkârlar?n ad?na ben yanay?m.’ Müslümanlar?n, Araplar?n demiyor; ‘bütün günahkârlar?n’ diyor. O günahkâr, Mecusî de, ?ngiliz de olabilir. Hz. Ebubekir’in izinden giden Said Nursî Hazretleri de elbette başkalar? için ağlayacakt?r.”


    Ne güzel, değil mi?

    “Ebubekir gönüllü idi. Sevgisi ve şefkati bütün insanlar? kuşatm?şt?” diyerek, Bediüzzaman’?, “Zalimler için yaşas?n cehennem!” diyen, “Zaman gösterdi ki, cennet ucuz değil, cehennem lüzumsuz değil” diyen, “Cenab-? Hakk?n şefkatinden fazla şefkat şefkat değildir” diyen, haşrin hakikatini isbat sadedinde ortaya koyduğu delillerden biri olarak ‘ism-i Adl’i ve ‘s?rr-? adalet’i koyan ve kâfirin ebedî cehennemde yanmas?n?n hakikatini izah sadedinde yeri geldiğinde aritmetiğe dahi başvuran bir Bediüzzaman’? ald?k bir ‘ifrat-? şefkat’in, bir dengesizliğin, bir muvazenesizliğin tam ortas?na koyduk.

    Ve zannediyoruz ki, çok büyük hizmet ediyoruz. Bir denge adam?ndan dengesizlik üreterek hem de! ?şlediğimiz cürmün büyüğünü ise, Bediüzzaman’? da kendisine at?fla tarif ettiğimiz zâta, mağarada ‘ikinin ikincisi’ olan o en büyük sahabiye, S?ddîk-i Ekber’e yap?yoruz ki, bunun vahameti kat kat daha büyük...

    Düşünebiliyor musunuz? Hz. Ebu Bekir, bunca y?l şirke karş? savaşacak; gün gelecek, Kureyş ordusu içinde Resûlullah’a k?l?ç savurmaya yeltenen oğluyla karş? karş?ya gelmekten geri durmayacak; Hz. Peygamber’in vefat?ndan sonra civardaki bedevî kabileleri zekat vermekten imtina ettiklerinde, Hz. Ömer gibi bir celâlli sahabinin aksi yöndeki kanaatine karş?l?k Fussilet sûresindeki ilgili âyetlere istinaden ‘zekattan imtina’n?n bir irtidad ifadesi olduğunu ortaya koyarak Ridde savaşlar?n? başlatacak; sonra da bütün bunlar? ‘abesiyet’e irca edecek şekilde “Yâ Rabbi! Vücudumu öyle genişlet ki, cehennemde benden başka günahkâr yanmas?n” veya “Benden başka insan yanmas?n” diyecek. Böylece, Firavun’lar?, Nemrut’lar?, Ebu Cehil’leri işledikleri bunca zulme, Allah’a ettikleri bunca iftiraya rağmen cennetlikler aras?na idhal etmek isteyecek!

    Böyle bir S?ddîk-i Ekber’i havsalan?z al?yor mu? Böyle bir mizans?zl?ğ?n sahibi, S?ddîk-i Ekber olabilir miydi ve olabilir mi?

    Gelin, “Hâf?za-y? beşer nisyan ile mâluldür” sözünün Nurcular? da kapsad?ğ?n?, Risale ehli yazarlar?n da bundan muaf olmad?klar?n? dikkate alarak, ‘hâf?za-y? beşer’e itibar etmeyelim, sad?rdan konuşmay?p, sat?ra bakal?m:

    Emirdağ Lâhikas?, eski Sözler Yay. bask?s?, II. cilt, s. 121:

    “... S?ddîk-? Ekber (r.a.) dediği olan: ‘Mü’minler cehenneme gitmemek için Allah’tan isterim, benim vücudum cehennemde büyüsün ki, onlar?n yerine azab çeksin’ diye söylediği kudsî fedakârl?ğ?n?n bir zerresini ben de kendime kazand?rmak için, iman ile cehennemden birkaç adam?n kurtulmalar? için cehenneme girmeyi kabul ederim demişim.”

    Fark hâlâ daha farkedilmediyse, fark? aç?klayal?m:

    1. Hz. Ebu Bekir’in Bediüzzaman’?n naklettiği sözünde ‘benden başka insan,’ ‘benden başka günahkâr’ ifadesi yoktur. Bilakis: “Mü’minler cehenneme gitmemek için Allah’tan isterim, benim vücudum cehennemde büyüsün ki, onlar?n [mü’minlerin] yerine azab çeksin.”

    2. Bediüzzaman’?n kendi ifadesinde: “...iman ile cehennemden birkaç adam?n kurtulmalar? için cehenneme girmeyi kabul ederim.”

    S?ddîk-? Ekber’in büyük sözü de, hakikaten onun yolunda olan Bediüzzaman’?n sözü de merkezine ‘iman’? alan sözlerdir. ?ki sözde de, temenninin kapsama alan?na girebilmenin şart? ‘iman’d?r; ikisi de kalblerini Allah’a iman yüceliğini gösterebilenler için ardlar?na kadar açm?şlard?r; ikisinde de küfre, isyana, tuğyana ve inkâra asla ve asla müsamaha yoktur; ikisinde Cenab-? Hakk?n şefkatinden fazla şefkat yoktur.

    Hz. Ebu Bekir’in sözündeki bu nüans?, on y?l önce Kur’ân Okumalar?—birinci kitap’ta da yazm?şt?m. Emirdağ Lâhikas?’ndaki cümle ise, doğru haliyle senelerdir orada duruyor zaten.

    Durum böyleyken, bu cümleyi neredeyse istisnas?z ehl-i Risale’nin ‘benden başka insan’ veya ‘benden başka günahkâr’ diye ezberine almas?n?n, ‘tebliğde bulunuyorum’ derken kulaktan kulağa yaymas?n?n, bunca insan içinden birilerinin “Durun yahu, burada bir muvazenesizlik var, böyle mizans?z bir söz Hz. Ebu Bekir’e de, Bediüzzaman’a da yak?şm?yor; bir de kitaba bak?p asl?n? görelim” dememesinin, bu sözün kitaba bakmadan yaz?lan kitaplara dahi girmesinin, yazar?n hâf?zas? yan?ld?ğ? gibi editöründen musahhihine yay?n faaliyeti içindeki sorumlu herkesin de bunu atlamas?n?n; bütün bu zincirleme yanl?şlar?n sebebi acaba nedir?

    Bu dikkatsizlik, bu tahkiksizlik, bu muhakeme zaafiyeti nedendir?

    Ehl-i Risale, kritik bir cümledeki kritik bir kelimeyi atlay?ş?n?n sebepleri üzerine düşünecek midir? “Kalb Sevmekle Yorulmaz” başl?kl? bir kitab?n da yazar? müellif-i muhterem ‘ölçüsüz sevgi’ ile hâf?za ve ak?l yorgunluğu aras?nda bir irtibat olup olmad?ğ? sorgulamas?na girecek midir?

    Yay?nc?lar, bask?lar? geri toplay?p Hz. Ebu Bekir’e ve Bediüzzaman’a dengesizlik izafe eden ve hakikatin muvazenesini tersine çeviren bu yanl?ş? tashih edecekler midir?

    Ehl-i Risale, sözü aktard?ğ? muhitlerde “Ben yanl?ş ezberime alm?ş?m. Sözün asl? ve doğrusu bu imiş; iman etmeden, mü’minler saf?na dahil olmadan Hz. Ebu Bekir’in duas?n?n kapsama alan?na girilemiyormuş” diye bir tashih cihetine gidecek midir?

    “Hakk?n hat?r? âlîdir” hakikatine sadakat, Hz. Ebu Bekir’e sadakat, Bediüzzaman’a ve Risale’ye sadakat, bütün bu sorulara doğru cevap vermeyi gerektiriyor. Bu sözü yanl?ş okuyup yanl?ş aktaran her ehl-i Risale, hem baş?n? iki eli aras?na koyup bu tahkiksizliğin sebepleri üzerine aç?k yüreklilikle düşünmeye mecburdur; hem de Hz. Ebu Bekir’e ve Bediüzzaman’a büyük bir özür borçludur...

    © 2005 karakalem.net / Metin Karabaşoğlu
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 20:52 ) değiştirilmiştir.
    "kadere iman eden kederden emin olur!"

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hulasat’ul Hulasa Diyelim…
    By gamze-i_dilruzum in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.04.13, 18:55
  2. Amin Diyelim
    By naz in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 10.12.08, 20:44
  3. Maşallah Diyelim...:)
    By Sonsuz-Nur in forum Mizah
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 07.09.06, 20:56

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0