+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Kurb-an ve Bayram

  1. #1
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Exclamation Kurb-an ve Bayram

    Atike ÖZER
    Kurb-an ve bayram



    Bayramı bayram yapan, bayramı değerli kılan toplumdur... Yoksa bayram gelmiş kime ne?
    Her yörenin bayramı yaşaması farklıdır. Şehirlerde farklı, kırsal kesimde farklı yaşanır bayram. Fakat bayramı en keyfli yaşayanlar ve en eğlenceli yaşayanlar çocuklardır sanırım. Onun için herkesin gönlünde eski bayramlara özlem vardır. Bu hasreti her bayram yaşayanlardan biri olarak şimdiki çocukların gelecekte bu hasretleri yaşamayacaklarını fark ettim. Zira bu zamanın çocukları bayramı bizim yaşadığımız heyecan ve bekleyişle yaşamıyorlar artık... Onların eğlenceleri bizimkilerden çok farklı şimdilerde. İnternet oyunları, televizyon dizileri ve filmleri akıllarını meşgul ettiğinden Kurban ve koyun, bayram ve ziyaret gibi değerleri doyası yaşayamıyorlar. Böyle olunca da bayramların anlamını hissedemiyorlar.
    Evet, “Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime” diyen şair gibi yüreklerimize damlayan kanlar bize belki çekidüzen verir de fark ederiz, değişen ve aşınan değerlerimizi.
    “Bayram çocukları” hiç bitmez içimizde. Daima yaşar… Biz çocuk değiliz artık, ama çocuklarımız var. Bayramın güzelliklerini yaşama sırası artık çocuklarımızın. Dolayısıyla bütün güzellikleri ile bayramları çocuklarımıza yaşatmaya çalışalım.
    Arefe Günü ikindi namazından sonra, mezarlık ziyaretinde, geçmiş nesille yeni nesili tanıştırıp buluşturmak iyi bir başlangıçtır bayrama.
    Sonrasında bayram namazına gidilirken babayla elele, gün bu anlamlı başlangıçla, hissettirilir çocuklara, ne demek oluyor bu bayram...
    Bayram namazından sonra herkes evlerine dağılır, Kurban Bayramı sabahında ayrı bir telâş ve neşe vardır evlerde. Çünkü kurban kesilecektir. Öncesinden kına yakılarak süslenir ki, Rabbinin huzuruna güzelce gitsinler diye… Tekbirlerle kesilir ve fakirin hakkı hemen ayrılır ve acele dağıtılır, onlar da sevinsinler diye…
    Evde bayramlaşma olur kahvaltıdan önce, çocuklar büyüklerin ellerini öpmeye pek heveslidir bayram sabahlarında. Bayram harçlıkları avuçlara bırakılır el öpme merasiminde... Sonra çocuklar şeker toplamak için buluşurlar hep beraber ve dolaşırlar bütün mahalleyi. Pahalı çikolata veya hediye veren evlere ayrı bir talep vardır çocuklardan.
    Ve başlar bayram ziyaretleri, tebrikleşmeler...
    Dargınlar buluşur bir nazlı edayla...
    Eller öpülür. Küsler barışır. Böyledir emir çünkü.
    Kan damlayan yürekleri teselli edilir gurbette olan hüzünlü dostların.
    Ardından, yenilenmiş, tazelenmiş, ömrü bereketlenmiş olarak nice bayramlara duâlarıyla vedalaşılır sevdiklerden, dostlardan...
    Bir daha ki bayrama kadar kim öle, kim kala... Hadi bakalım “hakkını helâl et” diye dönüşler başlar baba ocaklarından, ana kucaklarından.
    Sıla-ı rahimdeki buluşmalar yavaş yavaş uzaklaşmalara dönüşür..
    Böylece bir bayram daha biter. Ama her yıl Kurbanla beraber yeni bir yakınlaşma yaşanır.
    Akıtılan kanlar ve kesilen etler değildir artık Allah’a ulaşacak olan. Emre itaat etmek bir adım daha yakınlaştırır Allah’a her kurban sahibini...
    Neyse bu yazı uzayıp gidecek her halde, duygularınızı daha fazla deşmeden, hasretlerinizi özlemlerinizi kanatmadan noktayı koymak gerekiyor...
    Hatıralarımızdaki bayramları çocuklarımıza yaşatmak için yaşayalım bu bayramda dostlar. Gelecek yıllarda, onlar da hatırlasınlar yaşadıkları güzel bayram günlerini…
    Hepimizin Kurban Bayramındaki kurbiyeti hayırlı ve mübarek olsun...
    Alıntı: 06.12.2008 Ta. YA Gz. D: Bîçare S.V.

    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  2. #2
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Allah razı olsun Biçare abi gerçekten çok güzel bir paylaşımdı...
    Şimdilerde çocuklar bile bayram sevincini doya doya yaşamayamıyorlar...
    En azından bizlerin özlem duyduğu çocukluk bayramlarımız var.
    Ama onların büyüyünce o bile olmayacak bence bu çok acı bir şey...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  3. #3
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Atike ÖZER
    ‘Kadın dırdırı’ dedikleri bu olsa gerek




    Özel gün kutlamaları ile daraltılan anlamlara karşı oldum hep. Bir çay kadar ahenkli ve hızlı akan zamanın fark edilmesine engel olduğu için. Özel günler; hayatımızı kısıtlamak ve indirgemek için, değerli olan şeylerin anlamını bir günle sınırlayarak, sıkıştırarak müfredata itiş kakış sokulmuş amaçlı tasarımlardır.
    Kadınlar Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, Anneler Günü ve diğerleri...
    Bu faaliyetler; sene sonu müsameresi yapmak için özel yetiştirilmiş, emre itaat etmeye mecbur, okuma bayramı yapan birinci sınıf çocuklarının heyecanı ve ilk defa millî oluyorum coşkusu içerisinde sıradaki kutlamayı bekleyen sınırlanmış hayatı yaşayanlar dizisi.
    Sahne açılıyor Babalar Günü... Oyun bitiyor. Perde kapanıyor. İkinci perde de, Anneler Günü... Üçüncü perde Kadınlar Günü. Alkışlar... Hediyeler... Kutluyor, kutluyor, kutluyoruz....
    Kadın olduğum için değil insan olduğum için kutlanmak istiyorum.
    Artık nesli tükenmekte olduğundan ‘insan-ı kâmil’ varlıklar bulmak kolay olmuyor. Bu arama ve kurtarma çabaları içindeyken insanlık; dünya kendi yörüngesinden dönmekten vazgeçmeden, nefretini, kinini kusmadan önce bir tedbir alınıp acaba yeni bir gün ilâve edilebilir mi bu özel günler silsilesine?
    Varlığı ve devamı sadece insan-ı kâmilin yaşamasıyla dönmeye devam edecek olan dünyamızın durmasını engellemek için “İnsanlar Günü” kutlaması ne zaman başlatılacak diye bakınmaktayım...
    ‘Kadın dırdırı’ deyip de okumayanlar olduysa yazıyı, kayıp saymam kendime... Bazen ‘kadın dırdırı’ dinlemek de iyi gelir insanlara...
    Zira hemşehrim Hoca da günün birinde baş edemeyince hanımıyla “kadın dırdırı” deyip durumu kurtarmaya çalışmış...
    Hoca bir gece hanımına: Yahu hatun, demiş. Şu bizim komşu, çarıkcı, Mehmed Ağanın adı neydi?
    Hanımı: Aman Hoca demiş, kendi ağzınla Mehmed Ağa diyorsun ya!
    Hoca: Yok canım, şaşırdım bir an. Ne iş tuttuğunu soracaktım demiş.
    Hanımı bir defa daha şaşırmış: Hoca, demiş. Garipleştin gene, çarıkcı demedin mi?
    Bu kez Hoca: Of be demiş. Nerede oturduğunu soracaktım!
    Hanımı: Vallahi Hoca demiş, sen adamı deli edersin. Komşumuz demedin mi kendin? Hoca: Of, of demiş. ‘Kadın dırdırı’ dedikleri bu olsa gerek.

    08.03.2009

    E-Posta:



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bayram;
    By vakti_nehar in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.12.08, 13:52
  2. Gerçek Bayram Ne Zaman? Ve Aslında Kimedir Bayram?
    By gündüzalp_58 in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.12.08, 22:32
  3. Bayram O Bayram Olur
    By Şahide in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.10.08, 11:26
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.01.08, 07:30
  5. Bayram
    By azize in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.12.07, 11:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0