+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Namazlarımız Bizden Memnun mu?

  1. #1
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart Namazlarımız Bizden Memnun mu?

    S. Bahattin YAŞAR
    Namazlarımız bizden memnun mu?



    Beş vakit namaza bir saat kâfi
    Risâlelerdeki ‘yirmi dört altın’ örneği oldukça orijinaldir. Bu örnekte, günün her bir saati, bir altın olarak ele alınıyor. İnsana her gün, yirmi dört altın veriliyor ve bir altın kendisine yatırım için, geri isteniyor. Ama insan kendisine yirmi dört altın Verene, bir altın vermiyor. Yani yirmi üç saatini dünyaya sarf eden, bir saatini, ahirete sarf etmeyen insan, akılsızlık içindedir.
    Hazır azıcık lezzetler, gelecekteki çok lezzetlere tercih ediliyor. Kör hissiyat, akıl, kalp ve ruhu etkisizleştiriyor.
    Hem çok kıymettar olan namaz çok kolay, çok ucuzdur. Her haldeki herkes, kendi durumuna göre namaz kılabilir. Ebedî saadeti temin eden bir hazineye her vakit ulaşabilir. Günün namazları, abdestle birlikte ancak bir saati almaktadır. Fâniyi verip, bâkiyi almak, tam bir kârdır. Dünyevî zaman dilimleriyle, uhrevî zamanlar almak akıllılıktır. Bir saate karşı, yirmi üç saati ve ebedî zamanları kazanmak, kâr içinde kârdır.
    Namazdan çalarak,
    bir şey kazanamaz insan
    Kıldığı namazların hakkını vermeli insan. Ta’dil-i erkâna uymalı. Namazın namaz olabilmesi, rükünlerine uymaya bağlıdır. Onun için gerçek namaz, insanı korur, esirger ve olgunlaştırır. İnsanı, adam eder.
    Onun için kılınan namazların niteliği önemlidir. Sağından solundan kırpılmış namazlar, namaz olmaktan çıkar. Huzurunda olmanın hazzı yaşanmadan kılınan namazlar, ruhunu kaybetmiş cesede benzer.
    Namaz hırsızlığı, tam bir akılsızlıktır. Ebediyi fani için harcamaktır.
    Namazın hakkını vermek, Hakkın rızasını almayı netice verecektir.
    Namazı kılınmamış gün,
    namazsız defin gibidir
    Namaz, kılandan memnun olmalıdır. Onun için namazlar dosdoğru kılınmalıdır. Namaz sünnetlerini de eksik etmemelidir insan. Sünnetleri eksik namazlar; tuzsuz yemeğe benzer. Namaz anı, kulun Yaratıcıya en yakın olduğu andır. Onun için namaz, dinin direği olan çok büyük bir ibadettir. Bu muhteşem buluşma, tam bir şeytan çatlatma anıdır. Tabiî böyle bir buluşmada şeytan da boş durmayacaktır. Namaz, şeytanın çok yorulduğu ibadetlerdendir.
    Namaz sünnetleri, Peygamberimize (asm) şefaat yetkisidir
    Ne kadar sünnetimiz varsa, o kadar şefaat isteme hakkımız olacaktır. Şeytan da onun için sünnetleri terk ettirme çabası içerisindedir.
    Kendi kendime şehirdeki işimi bahane ederek, hemen ikindi namazının farzını kılıp, araçla yola çıktım. Yolda lastik patladı. 45 dakika geciktim. Anladım ki, sünneti terk, amacımızın aksini sonuç veriyor.
    Ey namazlarımız bizden memnun musunuz?
    Başa gelenlerin, imtihan olduğu anlaşıldığında, o imtihan kalkarmış. Gün içinde önce, aslî görevler hakkıyla yapmalıdır.
    Yaşananlar, Yaratıcı’nın insanla olan ilgisinden ve isimlerini okutmaktan başka bir şey değildir. Kısa dünya hayatında, ebedîyi fanî yolunda harcamamalı insan.
    Yoksa, “Kazanmak için dünyayı verdik dinimizden / Dünya da gitti, din de gitti elimizden.” şeklinde ifadesini bulan, pişmanlıklar yaşanır.
    Hakkı verilmeyen namazın, ahirette bir paçavra gibi insanın yüzüne çarpılacağı düşünüldüğünde işin ciddiyeti daha bir kendini gösteriyor.
    Gecikmeden soralım, “Ey Namazlarımız! Bizden memnun musunuz?”
    Alıntı: 06.12.2008 Ta.YA Gz. D: Bîçare S.V.

    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  2. #2
    Vefakar Üye fezapilotu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    29
    Mesajlar
    433

    Standart Ta,Ha. Dünya,hoşnutluk ve namaz...

    "...O hâlde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki memnun olasın. Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.Ailene ve ümmetine namaz kılmalarını emret, kendin de namaza devam et! Biz senden rızık istemiyoruz, bilakis senin rızkın Bize aittir. Güzel âkıbet, takvâdadır, yani Allah'ı sayıp haramlardan korunmaktadır."
    Burada beş vakit namaza işaret edilmektedir. Âyette geçen hamd ile tesbihten maksat namazdır. Güneşin doğmasından önce sabah namazı: batmasından önceki, İkindi namazı: gecenin bir kısım saatleri, akşam ile yatsı: gündüzün bazı taraflarındaki namaz ise öğle namazıdır.
    Bilindiği gibi bu sure Hz. Ömer'in müslüman oluşuna şahitlik etmiştir. Buradan hareketle söylenebilinirki bu ayetler miraç hadisesinden çok önceleri inmiştir. Yani beş vakit namaz miraçta farz kılınmamıştır. Miraçtan önce,bu surede farz kılınmıştır.
    Namaz hayatımızın neresinde?
    İnsan sıkıntıya düşünce ne düşünür? Gayesi ne olur? Elbette o sıkıntıdan kurtulmak, kurtuluşa ermek, hoşnut olmak. Sıkıntıya düştüğünüz bir an düşünün. Karanlıklarda kaldığınızı düşünün. Tek istediğiniz gündüze çıkmak olmaz mı? Gündüze çıkınca kendinizi mutlu hissedebilceğinizi sanarsınız. Elbette yanılmazsınız.

    Peki, genelde sıkıntıya düşünce ne yaparsınız?

    Çoğumuz namaz kılmayız bu zor anlarda. Farkımızı da ortaya koyarız arsızca. Allah’ın indirdiği ayetlere neden böyle davranıyoruz? Yoksa bizde mi “atalarımızın dini” üzerineyiz? Dinimizi kimden öğrendik? Sorgulayalım kendimizi.

    Vahye bakınca öğreniyoruz ki, namaz insanı memnun eder. Memnun musun? Namaza hoşnut bir şekilde mi yaklaşıyorsun? Selam verirken memnun olarak mı selam veriyorsun? Bir kere namazdan memnun olmuş bir şekilde kalksak,doğrulsak, bizi memnun Edene karşı memnuniyetsizliğimizi göstermeyiz diye düşünüyorum. Kim memnun kalınmış bir alışverişten sonra karşısındakini aldatırki?

    Namazından memnun musun?
    Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle mi secdeye varıyorsun?

    Biz memnun olmak için dünyalık peşinde koşarken, para kazanıp feraha ereceğimizi, hoşnut olacağımızı düşünürken Vedud olan Allah, bizi seven, insanı sevgiden yaratan Allah, hoşnutluğun cevherinin namazda olduğunu, dünyalıklara gözümüzü dikmememizi söylüyor. “dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme” buyuruyor. Bana benden yakın olan beni benden iyi bilmez de kim bilir?

    Nasıl bir bilincim varki hoşnutluğu parada arıyorum da namazla hoşnut olmuyorum.

    İnşallah melekler bizlere de şöyle seslenirler: “Allah sizden hoşnut, siz de Allah dan hoşnut olarak cennete girin.”

    Peygamberimizin(A.S.) gözünün nuru olan namaza nasıl bakıyoruz?

    Allah’ım,
    Bizleri sapkınların ve gazaba uğrayanların yoluna iletme.
    Bizleri doğru yola, nimet verdiklerinin yoluna ilet, çünkü biz yalınız Sana kulluk ettiğimiz için yalnız Senden yardım dileriz. Çünkü sen o din (borç, ahiret) gününün sahibisin. Ahiret gününün sahibine kulluk edilmez de kime edilir? Çünkü sen Rahmansın, Rahimsin; Özünde merhametli, işinde merhametlisin. En merhametliden cennet istenmez de kimden istenir?
    Hamd yalnız, Sana, Alemlerin Rabbi olan Allah a mahsustur.

    Namazı bizden memnun kıl. Bizleri namazlarımızdan gafil kılma. Bizleri namazlarımızdan memnun kıl. Dünyaya göz dikmektense cennete göz dikelim. “Evde kaybettiğimiz yitiği sokokta, gece lambasının altında aramayalım.”


    Ey gönül Hakk'a Aşk'ı olmayanın,
    Aşk'a Hakkı olur mu..?


  3. #3
    Vefakar Üye fezapilotu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    29
    Mesajlar
    433

    Standart

    Namaz, meşguliyet dinlemez.
    Bizim de amelimizde eksikliğimiz olursa, noksanlığımıza göre azabımız olacak. Ama ehli dünya olanlar, ehl-i nar olanlar ebedi azap görecekler. Hiç kurtulmazlar. Biz şimdi bu cemaate ehl-i dünya diyemeyiz. Ehl-i dünya olanlar kim? Onlar şimdi kulüplerde kumar oynayanlar. İçki yerlerinde içki içenler. Veya günler gelir geçer camiyi tanımayanlar. Bizde ehl-i dünya değiliz ama. Ciddi olmamız lazım. Dünyayı düşündüğümüz kadar ahireti düşünmemiz lazım. Laşka olmayalım. Dünyaya çalıştığımız kadar ahirete de çalışmamız lazım. Fabrika olsun. Makine olsun. Laşka olunca imalatını sağlam çıkarmaz. Evet ahiret için sayımız noksan. Dünyayı düşündüğümüz kadar ahireti düşünsek kurtulacağız. Dünyaya çalıştığımız kadar ahirete çalışsak, yine kurtulacağız, çünkü Cenab-ı Hakkın emri çift.

    “Dünyaya da çalışın. Ahirete de çalışın.” Hiçbir zaman ticaretimiz amelimize mani olmayacak. İcabında bir milyon zararımız olacakta bir vakit namazımızı terketmiyeceğiz. Bir terazinin iki kefesi vardır. Birisi biraz ağır gelse denge bozulur. Dünyaya çalıştığımız ticarettir. Ahirete çalıştığımız ibadettir. İbadetimizi ağıra almayalım.

    İnsanlar maddi zararı bilerek işlemezler. Maddi zarardan kaçarlar. Ama kaçmakla kurtulamazlar, o gelir bulur seni. Ne kadar kaçsan maddi zarar seni bulacak. Çünkü niçin? Sen imtihan için gelmişsin. İmtihan ediyor seni zararlarla imtihan ediyor. Bir zarar var ki sen onu bile bile işliyorsun. İşte o zarar ölünce karşına çıkar. İşte o zarardan korkalım. O zarardan kaçalım. Ölünce karşımıza çıkmasın.

    Nasıl ki bu dünyada insanlar kârın çoğuna koşuyorlar. Koşmazlarsa elde edemiyiz. Bir kimse bir kârla meşgul olduğu zaman. Sanatkâr, ziraatçi, memur ticaret adamı. Hangisi olursa olsun daha bol kazanmak için başka bir dala geçiyor.

    Memur başka bir memuriyete geçiyor. Ticaretçi hangisini fazla görürse onu işliyor. Ziraatçi bile tarlasını ekerken, hangisinden daha fazla kazanacaksa onu ekiyor. Bunlar düşünülüyor ve sayla elde ediliyor. Ahiret kârıda böyledir.

    Bizim için farz, vacib, sünnet, müsteap var. Edilleyi şeriye: Kitap, Sünnet, İcma, Kıyas var. Birde ne var? Şeriat, tarikat, hakikat, marifet var.

    Biz tarikatı anlayamayız. Bilemeyiz. Tarikatı bilmek, anlamak ALLAH'ın bir ihsanıdır. Şimdi bu cemaate bir ihsan olmamış mı? olmuş. Cenab-ı Hak bizi insan olarak, ehl-i küfür olarak halk ediyor. Sonra sonra bize kemal, akıl, güç, kuvvet, ilim veriyor. Ama bizimde bir sayımız oluyor. Onun için “Dalabana-vecedena” diyor Cenab-ı Hak “kulum iste vereyim” diyor.

    Amellerimizde de büyüğünü arıyalım. Amelin benlik olan büyüğünü de istemiyoruz. Cemaatimize değilde, cemaatimizin dışında olan. Cemaatimizde de beş vakit namazını kılmayan varsa onlara da söylüyoruz. Veya beş vakit namazından bir vaktini kaçırıyorsa onlara da söylüyoruz. Çünkü:

    Terki-namaz var.

    Bey-namaz var.

    Ehl-i salat var.

    Huzur namazını kılan ehl-i salattır. Bazan kılar, bazan kılmazsa beynamazdır. Bu namaz riyada oluyor. Farz amele riya girmez. İnsanların yanında kılıpta, yalnız kalınca kılmıyorsa, boş olduğu zaman kılıyor, işi olunca kılmıyorsa olmaz. Namaz, meşguliyet dinlemez. Hasta da olsa kılacak. Yolcu da olsa kılacak. Namazdan kutuluş yoktur. Farz ameller vardır. Farz amellerde de evvela namaz geliyor. İslamın şartı beş bu beş şart içerisinde başta namaz geliyor.

    Savm, salat, hac, zekat, kelime-i şehadet.

    Namazı Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de bize otuz altı (36) yerde emrediyor. Ama bizde bir ihmallik var. Laçka olmayalım. Eğer laçka olursak bir makine imalatını bozuk çıkarır. Namazda çok ciddi olacağız. Ne kadar meşakkat, mihnet, çetinlik olursa olsun namazımızı kılacağız. Namaz ibadetin ufuğu. Bir vakit namazı bir milyar servetten üstün görmeliyiz. Çünkü biz kitabın müslümanıyız. Ulema ayetlerden hadislerden bize söylüyorlar. Bir vakit namazına yerine yetmiş yıl yanacak yetmişbin yıl yanacak diyen ulema da var.

    Fivagı yar ile ah-ı emin ol

    AYaklar altında ziri-zemin ol

    Sözünde lazım Sadık-ul emin ol

    Hakikat gülhlerini dermek dilersen

    Marifet meyvasını dermek dilersen.

    Ziri-zemin: Toprak ol çiğnesinler seni.

    Saduk-ul emin: Sözünde sadık ve emin olmak. ALLAH'a vermiş olduğunuz bir söz var. İlmi ezelde “belâ” demişiz. O söz üzerinde durursak, o zaman sadık oluruz. Sadık olursak eğer bir eminlik kazanırız. Sadık olmazsak eğer emin olamayız. Kimsenin emniyetini kazanamayız. Sadık olacağız ki herkesin emniyetini kazanalım. O zaman herkes bizden memnun olur.

    Tekebbür sahibini (kbiirli insan) Cenab-ı Hak sevmiyor. Alimlerde dahil olmak üzere tevazu ehlini seviyorlar. O zaman terakki ederler. Alimler tekebbür sahibi olurlarsa o zaman sevilmezler ve terakki edemezler.

    Firak-ı yar ile ahu enin ol

    Firak: Ayrılık.

    Yar: ALLAH.

    Hz. Adem Babamız cennetten inince iki yüz sene ağladı. AHından dağlar inliyordu. Melekler mutazarrır.

    Melek onun ahu-enininden, ağlamasından aciz kalmışlar.

    - Yarabbi O'nun ahu emininden seni zikredemiyoruz demişler.

    Cenab-ı Hak süreyi kısaltmış. Ama bu ahu-emini O'na cenneti kazandırdı.

    Peki cennetten niçin indi? Cenab-ı Hak:

    - “Ya Adem burası senin. Herşey senin. Ye, iç. Fakat şundan yeme” demişti.

    Buğday için söylemişti. Cennette buğdaylar bir ağaç üzerindedir. Ama şeytan onu kandırdı. Bir tek tane yedirdi. Aslında o yemeyecekti. Hz. Havva anamız yedirdi. Havva anamızın hatasından dolayı Cenab-ı Hak akıldan noksan halkediyor. Havva anamıza ALLAH iki tane yediği halde gadap etmedi. Adem Babamız daha yutmak için çiğnedi suyu ağzına alır almaz gadap etti. Cennetten aşağıya attı.

    Firagı-yar ile ahu-emin ol.

    Ayaklar altında ziri-zemin ol.

    Sözünde sadıkul va’dul emin ol.

    Hakikat güllerini görmek dilersen.

    Marifet meyvesin dermek dilersen.

    Cenab-ı Hak insanlara hakikatı bahşetmiş. Marifeti bahşetmiş. İnsanlardaki kıymete bakınız. Marifete ulaşan insan ne olur? Biliyor musunuz? Ne olur?

    ALLAH'la beraber olur. ALLAH'tan ayrı olmaz. ALLAH'tan gafil olmaz. ALLAH'ı bir an unutmaz. Aslında ALLAH'tan gelen ruh ALLAH'a ulaşmış. ALLAH'la birleşmiş.

    İşte bu nimetler insanlar için. Ama bu ne ile olur?

    Şeriat, tarikat, hakikat, marifet ile olur. Kitap-sünnet, icma-kıyas ile olur. Farz, vacip, sünnet, müsteap. Bunlarsız bu insanlar bu nimetlere malik olabilir mi? Olamaz. Evet kelam-ı kibarda:

    Zemineyyindi nebadan müzeyyen rabı kül rayyar

    Yalnız ağlayan Adem, Havva'da yangın var.

    Burada esrarlar var. Tılsımlar var. Ama Adem babamızın sade günahı o olmamış. Ama sebebi o. İki sene ağlamıs odur. Evlatlarının acısın duyması da odur. Cennette olsaydı, böyle birşey duymayacaktı. Hastalıkta görmeyecekti. Hiçbir mihneti meşakkati olmayacaktı. Hepimiz orada olacaktık. Bu olayı Cenab-ı Hak ilmi ezelde halk etmiş. Takdiri, mukadderatı ile de zaman zaman, asır asır insanlar gelmiş. Şimdi bizim varlığımız dünyaya gelince meydana çıktı. Fakat verdiğimiz ezelidir. Ruhumuzu ALLAH ilmi ezelide halk etmiş. Bu ruhlar belli tarihte belli günde gelmiş. Eğer bütün insanlar, cinler, melekler buna vakıf olsalardı. Bir ruhun gelişini, bir gün evvele alabilirlermiydi. Alamazlardı. Veya dünyadan gidişini bir gün erteliyebilirler miydi?

    Kelam-ı Kibar:

    Dünyaya geldim gitmeğe

    İlmile hilmeye gitmeye

    Aşk ile can seyretmeğe

    İnsanlar niye gelmişler dünyaya? Gitmek için gelmiş dünyaya. Niye gelmiş dünyaya. İlim sahibi olmak için gelmiş dünyaya. Aşka ulaşmak için gelmiştir dünyaya. Aşktan mana ALLAH sevgisi, O bizi sevmiş, halketmişte, biz onu niye sevmiyelim. Biz onu bilirsek. Biz onu seversek o zaman insan olacağız. Biz onu sevmezsek insanlığımaz delil ne olacak? Adem babamıza delil ne olacak? Fıkıh kitaplaında yazar Adem olmamız için. Hepimiz ademiz. Ademin evlatlarıyız. Namaz kılacağız. Namaz kılmayan adem olamaz. İnsanda olamaz. Niçin?

    Namazda

    Ayakta durmak “ARAPÇA” elif'e işaret.

    Rukuda durmak “ARAPÇA” dal'a işaret.

    Secdede durmak “ARAPÇA” mim'e işaret

    ARAPÇA

    Adem üç harften oluşur.

    Biz bu dünyaya yemeye içmeye gelmedik. Niçin geldiğimizi bilelim. ALLAH O ki bildirmiş. Bu dünyadan gideceğimize inanmışız. Bu dünyaya bir defa gelişimiz fırsat.

    İbrahim Hakkı Hazretlerinin “fırsatı ganimet bil” demesi budur. Böyle yapacağız, böyle yapmazsak zaten biz Hızır olamayız. Hızırda bir kuldur. Sen böyle loursan sen de Hızır olursun. Hatta Ümmet-i Muhammed içerisinde Hızır'dan daha yüksek veliler vardır. Hızırı geçen veliler vardır. Çünkü deliller var. Delilsiz birşey konuşmaz. İnsan, delili şu: Hızır Aleyhisselamı, Kur'an-ı Kerim'de ALLAH bildiriyor bize veli olarak. Yani Nebi değil, veli olarak bildiriyor. Beni İsrail'in velisi. Peygamber Efendimizin emri var. Benim ümmetimin velileri, benim ümmetimin uleması Beni İsrailin peygamberleri derecesindedir. Çok insanlar Hızır'a aşıktır. Hızırda ümeti Muhammedin içerisindeki kutuplara, Gavslara aşıktır. Hatta bu kitapta yazılıdır. Hızır Aleyhisselam her bir surete girer. Bir gün bir mecliste bulunmuş. Her mecliste bulunabilir. Bugün burada da vardır. İhtiyar suretinde görünür. Dilenci suretinde görünür. Göremedik bilemedik.

    “Cemil alemin ilmini bilen hem bildiren ALLAH

    Ebul-ervah bilir ancak senin taksim hesabından.”‚

    Meşayihine demiş: “Seni ancak ALLAH bilir” Birde ruhların anasıdır. Peygamber efendimiz bilir. Onun için velileri ALLAH bilir Resulullah bilir.

    Velilerde yukardaki aşağıdakini bilirde aşağıdaki yukardakini bilemez.

    Yukardan seyir varda aşağıdan seyir yok.

    Her geceyi Kadir bil.

    Biz o geceleri boş geçirmeyelim.

    Evet ALAH bize Kadir gecesini bahşetmiştir. Kur'an-ı Kerim'de “bin aydan daha hayırlıdır” diyor. Kadir gecesi için. Sene 12 ay. Bunların içerisinde bir ay ramazan. Ramazan ayının içerisinde de 1 gün Kadir Gecesi. Her sene de bir gün Kadir gecesi. Bin aydan hayırlı olması nasıl oluyor?

    Geçmiş ümmetlerin bin yıllık amelinden hayırlıdır. İçerisinde Kadir Gecesi olmayan Bin ay Cenab-ı ALLAH onlara Kadir Gecesi bahşetmemiş.

    “İçerisinde Kadir gecesi olmayan Bin aydan hayırlıdır.”

    Öyle ise bizim her senede bir gece kadir gecemiz var.

    Eğer sen terakki etmek istiyorsan. Her geceyi kadir bil. Her gördüğünü hızır bil. Alçal anlamına. Kendini herkesten aşağı gör ki yüksel.


    Ey gönül Hakk'a Aşk'ı olmayanın,
    Aşk'a Hakkı olur mu..?


  4. #4
    Dost AyaStafaNoS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    G.Antep
    Mesajlar
    46

    Standart

    Hiç sanmıyorum hakkını veremiyorum
    Allah'ın zatından ve o zat için olan şeylerden başka herşey yok olmaya mahkümdur...

  5. #5
    Gayyur aslı guven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    103

    Standart

    Namaz namaz namaz bizim müslüman oldugumuzun göstergesidir evet şeytan çol uğraşıyor özellikle yeni başlayanlarla ama onu yenmek elimizde olan birşey,Allah namazlarımızı dosdogru kılmayı nasip etsin,Namazı gözümüzün nuru yapsın (amin)

  6. #6
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    Alıntı aslı guven Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Namaz namaz namaz bizim müslüman oldugumuzun göstergesidir evet şeytan çol uğraşıyor özellikle yeni başlayanlarla ama onu yenmek elimizde olan birşey,Allah namazlarımızı dosdogru kılmayı nasip etsin,Namazı gözümüzün nuru yapsın (amin)

    ***************
    Paylaşımlarınız için teşekkürler.
    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.11.14, 15:43
  2. Memnun Edebildik mi..? :)
    By Mesrure in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.07.14, 13:51
  3. Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 01.08.12, 17:55
  4. Cihadın, Memnun Etmek Olsun...
    By yasemenn in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.11.08, 15:54
  5. Ordu Gülencileri Memnun Etmiş!
    By güneşsu in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.08.08, 21:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0