+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ku'rani İrşat Metodunun Ana Maddeleri

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Ku'rani İrşat Metodunun Ana Maddeleri

    Ali FERŞADOĞLU
    Ku'rânî İrşad metodunun ana maddeleri (1)



    Kur’ân’ın ilk, orijinal ve en muhteşem tefsiri hadîs, Sünnet-i Seniyye’dir. Bu iki temel kaynakta İslâmı anlatma, hizmet ve tebliğ meşrebi, mesleği; nezahet, nezaket, şefkat, merhamet, zorlaştırmadan ve kolaylaştırma çerçevesindedir.
    Gayet tabiî ki, bu metodun birinci prensibi, yaşanarak pratik hayata geçirilmesidir. Kur’ânî ve Muhammedî (asm) metotta Müslüman, insanlara bu çerçevede yaklaşarak gerçekleri ulaştırmalı.

    Biraz tebessüm:

    Afyon müptelâsı birisi vaizliğe soyunmuş. Kürsüye çıkıp halka nasihat edermiş. Zaman zaman da, bir münâsebetini düşürüp, “afyon otunun zararlarından” bahsederek:
    “Bu öyle bir afyondur ki, içine bin madde karışmıştır. Düşünce bahçesini soldurup kurutur. Akıl sermayesini beyhude düşüncelerle çürütür. Şeriatta alım-satımı ve yenmesi haramdır. Her kim onun kullanılmasında bir sakınca yoktur derse, küfre girer!”

    Fakat, ne zaman yalnız kalsa, o da bu müskir ottan otlarmış! Yine bir gün koynunda bir kâğıt arasına birazını sarıp-sarmalamış. Elini sallayarak konuşunca, sakladığı afyon yerinden sıçrayıp dinleyenlerin önüne düşmüş. Halk:
    “Nedir şu!” deyip üzerine üşüşmüş. İki yüzlü vaiz:

    “İşte bahsettiğim şey o mel’undu! Önünüze vardı! İşte ben attım, siz de atınız!”

    Nâzik ve yumuşak muamele:

    Hakikati anlatırken, en katı insanlara bile mutlaka yumuşak bir üslûpla yaklaşmak gerektiği, Kur’ân’ın tebliğ ve irşadının ana umdelerindendir:
    “Firavun’a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı. Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar”, 1 “Mü’min kullarıma şunu söyle ki, inkârcılara karşı en güzel sözü söylesinler; hiddet göstermeksizin delilleri en güzel bir şekilde ortaya koysunlar. Çünkü şeytan aralarına nifak sokar...” 2
    Kur’ân’da, rablık iddiâsında bulunan Firavun’a karşı bile “kavl-i leyyin”, yani gayet nâzik ve yumuşak üslûp kullanılması istenmesi, diğer insanlara nasıl davranmamız gerektiğinin ipuçlarını da veriyor.

    Tebliğ ve irşadda, dâima kolaylık yolunun benimsenmesi:

    Bu metot pek çok âyette belirtilir.

    “Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez.” 3 “Allah kimsenin gücünün üstünde bir şey teklif etmez.” 4

    Beliğ-i Zîşan Efendimiz de (asm), bunu fiilen gösterirken, “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin” 5 hadisiyle takviye eder.

    Tehdit ve cebir yolunu değil, iknâ metodunu kullanmak:

    Kur’ân, 780’i aşkın âyetiyle, mütemadiyen “aklı, ilmi, araştırmayı, tahkiki, incelemeyi, tefekkürü” dikkatlere sunarken, “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle çağır...” 6 diye ferman eder. Dikkat edilirse, “hikmet ve güzellikle öğüt, güzelce mücadele” bir tavsiye değil, bir “emir”dir.


    Dipnotlar: 1- Tâhâ: 42-43. 2- İsra: 53. 3- Bakara: 185. 4- Bakara: 286. 5- Buhârî, İlim: 12, Müslim, Eşribe: 70. 6- Nahl: 125.


    24.11.2008

    E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart Kur'ânî irşad metodunun ana maddeleri (2)

    Ali FERŞADOĞLU
    Kur'ânî irşad metodunun ana maddeleri (2)



    * İspat ve izah ile ikna etmeli:
    Bugünü geçmiş devrelere kıyas ederek, tebliğ edilen mesajı parlak göstermekle yetinmemeli. İddiayı ispat ve izah lâzımdır. Tesir için ikna etmek gerekir. Medenîlere galebe çalmak ikna iledir; söz anlamayan vahşîler gibi, icbar ile değildir. Biz muhabbet fedaileriyiz; husûmete (düşmanlığa) vaktimiz yoktur.1


    * Korku ve ümit dengesini muhafaza etmek:
    Çağın insanının duygusal boyutunu nazara alarak, ümit ve korku dengesini gözetmek şarttır. Ne en basit ve âmiyâne bir ifâdeyle, ibâdet ve iyiliklerle “Cennet parselletmeli”, ne de “Ne yaparsa yapsın, kurtuluşun mümkün olmadığı korkusunu” yaymalı...

    * Tedrîcîlik prensibini benimsemek:
    Kur’ân, âyetlerinin 23 senede peyder pey indirilmesi; ibâdet ve yasakların (alkol alma yasağının üç merhalede getirilmesi gibi) belli aralıklarla emredilmesiyle, tedrîcîlik metodunu bizzat uygulamalı olarak da gösterir.

    * İnanç hürriyetine saygı:
    Herkesi, inancında, itikadında, düşüncelerinde şahâne serbest ve rahat bırakmak, Kur’ân’ın kesin fermanıdır. Kâfirun Sûresi dâhil, bir çok yerde bu hakikat vurgulanır: “Gerçekten doğrulukla eğrilik, imân ile küfür birbirinden ayrılmıştır.”2

    * Kim olursa olsun, mücâdele, nasihat, öğüt ve dâvet, “hikmet” çerçevesinde ve “mücadele en güzel şekilde” yapılmalı:
    Nahl Sûresinin 125’inci âyetinin meâlini daha önce nakletmiştik. “İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim İlâhımız da, sizin İlâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur”3 şeklinde tevhîde dâvet etmeyi tavsiye eder.

    * İnsanları tahkir etmemek, münakaşa etmemek ve yalanlamamak:
    İnsanları samimî dost bilerek yaklaşmalı. Zira, duygularımızın da yaydığı bir enerji ve dalgaboyu vardır. Bunlar gider, muhatabımızın radarına çarpar. Onlar tam o olarak ifade edemese de bunu hisseder. Öyle ise, ihlâs ve samimiyetle yaklaşmalı ve onlardan gelebilecek sıkıntılara karşı tahammül göstermeli.

    * Her şeyi olduğu gibi anlatmalı; mübalâğa etmemeli.4 Zira, mübalâğa ihtilâlcidir ve “Bu zamanda böyle yapmak ve yaşamak mümkün mü?” diye itirazlar yapılır. Her şeyin kıymetine kanaat etmek ve mücâzefe (aldatma ve cerbeze, hakkı örtme) ve tecâvüz etmemektir. Zira, mücazefe, kudrete iftiradır.5 Unutmamalı: Hakikatin damgası, üstünlüğü onun etkisini gösterir.

    * Günümüz insanlarına, geçmiş zamanın şartlarını dayatmamalı.6 Günümüzdeki gelişmelere, tekniğe, hâdiselere, imkânlara göre anlatmalı.

    * Çağın insanı, hedonizm denen zevk ve lezzet müptelâsı olmuş. Şu halde lezzet ile elemi birlikte göstermeli.7

    Dipnotlar:
    1- Tarihçe-i Hayâtı, Yeni Asya Neşriyat, s. 52.;
    2- Tarihçe-i Hayatı, s. 80.
    3- Kur’ân, Mâide, 77.
    4- Muhâkemât, s. 78.
    5- Muhakemat, s. 28.
    6- Divan-ı Harb-i Örfî, 88.
    7- Sözler, 718.

    25.11.2008

    E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İşte Elli Beş Lisanın Maddeleri
    By yagmur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 05.08.11, 04:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0