+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Hayat Bir Ümittir

  1. #1
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart Hayat Bir Ümittir






    MAHALLEMİZDE sevdiğim
    bir baba dostumuz
    var. İsmini de bilmem.
    Biz ona “Kaptan Amca” deriz.
    Gün görmüş, inançlı ve kültürlü
    birisi. Uzun yıllar gemilerde kaptanlık
    yapmış, dünyanın dört bir
    yanını böylelikle dolaşmış. Sohbetine
    doyum olmaz. Zelzelede
    evi yıkılınca, küçücük bahçesine
    Rabbim güzel bir ev yapmayı da
    nasip etti.
    Bir gün bisikletimle yine evinin
    önünden geçerken selâmlaştık.
    Hoşbeşten sonra beni
    bahçesine davet etti. “Gel sana
    bir şey göstereceğim” dedi.
    Meraklandım doğrusu, çünkü
    Kaptan Amcanın sürprizleri
    çoktur. Beni, bir ağacın altına
    götürdü. “Bak bu kiraz ağacının
    bir kısmını yeni evin plânına
    uymak için kesmemiz gerekti.
    Gönlüm hiç razı değildi. Ama
    başka da çaremiz yoktu. Ağlaya
    ağlaya kestim. Ve Rabbime
    dedim ki; ‘Bu kestiğim kiraz
    ağacının aynısından tam dokuz
    tane dikeceğim bu bahçeye, ne
    olur izin ver, o ağaçların yetiştiğini
    göreyim. Hatamı telâfi
    edeyim’ dedim. Rabbim duamı
    kabul etti ve iki üç seneye kalmaz
    onların da meyvelerini yiyeceğiz
    inşaallah. Bak neredeyse yetiştiler,”
    dedi. Diktiği dokuz ağacın
    bana tek tek yerlerini gösterdi.
    Hayranlıkla izledim ve dinledim
    kendisini. Kaptan Amca yaman
    adamdır. Sözünün eri ve ümitli
    bir insandır.
    Hayatta en çok sevdiğim
    şeylerden biri de böyle ümit
    dolu, gayret dolu insanlarla sohbet
    etmektir.
    Gerçekten ümit, Rabbimizin
    bizlere en büyük bir nimetidir.
    Kur’an’da belirtildiği üzere;
    “Rabbimin rahmetinden, büsbütün
    yolunu şaşırmış olanlardan
    başka ümidini kim kesebilir
    ki?” (15-56) buyuruluyor. Ümitli
    olmak bir emirdir ve ümidini
    kaybetmemek ise bir duadır.
    İnsan nefsinin bir şeyi özenerek
    ve isteyerek beklemesine
    biz “ümit” diyoruz. Dilerim içinizdeki
    ümit kuşu hiç susmasın,
    sonsuza dek şakısın inşaallah.
    İnsanda ümit olmasaydı,
    hangi işi yürür, hangi hedefe
    doğru gidebilirdi ki? Kendi aramızdaki
    ilişkilerden ve işlerden
    tutun da, Yüce Allah’ın bütün
    vaatlerine kulak verip inanmamız
    hep ümitledir.
    Eğer çiftçide bir yarın ümidi
    olmasaydı, güneşin altında o
    kadar didinip durur muydu?
    Öğrenci, hocalık şerefine
    ulaşmak ya da gerekli bilgiyle
    donanıp hayata atılıp insanlığa
    faydalı olmak ümidi olmasaydı,
    onca yıllar göz nuru döker
    miydi? Hangi çırak elindeki
    sanatın sayesinde bir yerlere
    gelip kazanmak ümidi olmasaydı,
    ustasının kahrını çeker
    miydi hiç?
    ELHASIL dünyada ümitsiz
    ve gayesiz bir insanı boşuna
    aramayın bulamazsınız.
    Hatta ümidim yok, artık bittim
    tükendim diyenlerin bile sözlerine
    pek kulak asmayın. Hepsinin
    içinde gizli ümitler vardır
    yarınlar için. Yaptığı iyiliklerin
    ve hayırların, ahirette de olsa
    mükâfatını görme arzusu bile
    bir ümit değil de nedir? Bu dünyada
    ümit satıp para kazananlar
    dahi yok değil. İşte medyumlar,
    falcılar; işte astrolog denen şarlatanlar
    ve üfürükçüler vs.
    Kur’an’da pek çok ümit ve
    rahmet ayetleri vardır. Bunlardan
    bir kısmını okuyalım:
    “Kullarıma, acıyan, esirgeyen,
    gerçek bağışlayıcının Ben
    olduğumu anlat; en can alıcı
    azabın da Benim azabım olduğunu.”
    (15/49-50)
    “Rahmetim her şeyi kaplamıştır.”
    (7/156)
    “Bilin ki Allah, kişinin kalbine
    ondan daha yakındır.”
    (8/24)
    “Rabbinizden, günahlarınızın
    bağışlanmasını dileyin,
    çünkü O kuşkusuz bağışlayıcıdır.”
    (71/10)
    “Allah, gerçekten günahları
    affedicidir, çok bağışlayıcıdır.”
    (58/2)
    Evet Kur’an’da daha böyle
    nice sayısız ümit, rahmet ve
    müjde dolu ayetler vardır. Yeter
    ki, Kur’an-ı Kerim’i Allah’ımızın
    en son ve en yüce kitabı bilip,
    güzel huylar kazandırmak için
    gönderildiğini bilelim. Yoksa
    sadece yazılı olan sureleri ve
    ayetleri kaidesiyle okunsun diye değil. Kur’an’ı ebedi bir hayat
    kitabı bilmekle Onun sırlarına
    yaklaşmış oluruz.
    Mal mülk hepsi de bu hayatın
    rahat geçmesi içindir; ama
    hayat asla mal toplamak için
    değildir. Amaç ve araç yer
    değiştirdiğinde, ümitsizlik, sıkıntı
    ve ruhî her çeşit hastalık
    kendini göstermeye başlar. Bu
    böyledir. Dünya madem fanidir,
    fani dünyada bu kadar değerli
    bir varlık olan insanın işi nedir?
    İşte bütün mesele onu bilmek,
    onu bulmaktır.
    İNSAN o kadar kıymetli bir
    varlıktır ve Allah, insana o
    kadar değer vermiştir ki,
    parmak uçlarına kadar her bir
    insanı farklı kılmıştır. Her insanın
    değeri ayrıdır. Birinin yerini
    asla bir başkası dolduramaz.
    Bediüzzaman’ın ifadesiyle; “Bu
    kâinatın en mükemmel meyvesi,
    neticesi ve gayesi insandır.”
    İnsan yaptığı bir eseri severse,
    bir anne yavrusunun üzerine
    titrerse, Allah (c.c.) yarattığı
    insanı nasıl sever bir düşünün,
    bin söyleyin... İnsanın bunu
    anlaması ve taşıdığı o yüksek
    değeri kavrayabilmesi için yaratılışına
    yönelmek, Yaratanına
    dönmek zorundadır. Onu kim
    böyle şefkatle yaratmış ve terbiye
    etmişse, onu bulmaktır yegâne
    görevi insanın, onu tanımaktır.
    Bakın Kur’an’da Rabbimiz
    ne buyuruyor:
    “Allah (c.c.) sizi annelerinizin
    karnından bir şey bilmez
    halde çıkarmıştır. Belki şükredersiniz
    diye, kulak, göz ve kalp
    vermiştir.” (Nahl, 78)
    EVET insan kalbini güçlendirmeli
    ve takviye etmelidir.
    Kalp duyguların merkezi
    ve kumandanıdır. Kalbini
    güçlendirdiği nispette vücudunda
    söz sahibi olabiliyor insan.
    Dilerseniz, İmam Gazali’yi dinleyelim:
    “Bilmiş ol ki, bedenin her
    organı, kendine özgü belirli bir
    iş için yaratılmıştır. Hastalığı
    ise, hangi iş için yaratılmışsa
    onu yapmamasıdır. Ya o işi hiç
    yapamaz ya da zorla yapabilir.
    Örneğin elin hastalığı tutamamak,
    gözün hastalığı görememek
    gibi şeylerdir. Bunun gibi
    kalbin hastalığı da hangi iş için
    yaratılmışsa onu yapamamaktır.
    Kalp; ilim, hikmet, marifetullah,
    Allah sevgisi, Allah’a kulluk,
    Allah’ı anmaktan zevk almak,
    Allah’ı tüm arzuları üzerine tercih
    etmek ve tüm şehevi arzularına
    karşı Allah’tan yardım dilemek
    için yaratılmıştır. Nitekim,
    Allah, şöyle buyurmuştur: ‘Cinleri,
    insanları, Ben, ancak Bana
    kulluk etmeleri için yarattım.’
    Her organın bir yararı vardır.
    Kalbin faydası, hikmet ve marifet
    sayesinde insanı hayvandan
    ayırmaktır.
    Evet, kul, rahmet yağmurunun
    inmesi için önce kalbinin
    yabani otlardan temizlenmesine
    çalışacak ki, o kalbinde ekilen
    tohumdan istenilen ürün elde
    edebilmiş olsun. Ümit de bunlardan
    biridir. Aksi halde insan
    ümitsizlik girdabında boğulup
    gidebilir. Hz. Peygamberimizin
    (s.a.v.) o ümit dolu, şefkat dolu
    sesiyle, Senden diliyoruz ve
    Senden dileniyoruz:
    “Allah’ım gazabından rızana,
    azabından afiyetine ve Senden
    yine Sana sığınırım. Allah’ım,
    Seni hakkıyla yüceltmekten
    acizim. Sen, kendini övdüğün
    gibisin. Allah’ım, isminle ölüp,
    ismini anarak dirileyim. Ey göklerin,
    yerin ve her şeyin Rabbi
    ve Maliki olan Allah’ım, tohumu
    yarıp bitkileri bitiren, ağaçlar
    için çekirdeği yaratan, Tevrat,
    İncil, Zebur ve Kur’an’ı indiren
    Allah’ım, kötülerin kötülüğünden
    ve bütün canlı varlıkların
    zararlarından Sana sığınırım.
    Evvel Sensin, Senden önce bir
    şey yoktur. Ahir Sensin, Senden
    sonra bir şey yoktur. Zahir
    Sensin, Senden aşikâr olan yoktur.
    Bâtın Sensin, Senden saklı
    olan yoktur. Allah’ım, beni Sen
    yarattın ve Sen öldüreceksin.
    Hayatım da Senin, ölümüm de
    Senindir. Öldürdüğünde mağfiret
    ederek öldür, yaşatırsan
    beni her türlü tehlikeden koru.
    Allah’ım, dünyada ve ahirette
    Senden af ve afiyet dilerim.”
    (Buhari, Müslim, Nesei, Tirmizi)
    Evet ümit, hayatın içinde
    yepyeni bir hayattır. Ümitsiz
    bir hayat ise, ölümün ta kendisidir.
    Ümit dalına ve duasına
    tutunan bir insan, ne sarsılır,
    ne de yıkılır. Çünkü hayat her
    an yeniden yaratıldığına göre,
    her an yeni bir imkân, yeni
    bir doğuş söz konusudur. Bu
    Allah’a inanmanın dünyadaki
    acil bir mükâfatıdır. Madem
    Allah var ve rahmeti her şeyi
    kuşatmıştır ve her şey O’nun
    hükmü ve tasarrufu altındadır,
    o halde mü’minin dünyasında
    keder, üzüntü, karanlık, ümitsizlik
    olmamalıdır.
    HER SABAH yuvalarından
    meçhul gibi
    görünen, ama aslında
    mukadder olan rızklarını aramak
    için ümitle yola çıkan kuşlar
    gibi biz de güne ve hayata
    ümitle başlamalıyız. Şevke,
    ümide doğru kanatlı günlerimiz
    olsun, içimiz neşeyle, inançla ve
    ümitle dolsun.
    Son söz Rabbimizin olsun.
    Sözün özünü, özün sözünü yine
    Kur’an söylesin:
    “...Allah’ın rahmetinden
    ümit kesmeyin. Doğrusu Allah,
    bütün günahları bağışlar...” (Zümer, 53)

    Selim Gündüzalp


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  2. #2
    Müdakkik Üye Dürre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    968

    Standart

    aminnn...aminnn...aminnnnn inşallah...

    Seherlerde eser bâd-ı tecellî
    “Uyan ey gözlerim vakt-i seherde.
    “İnâyethah zidergâh-ı İlâhi
    “Seherdir ehl-i zenbin tevbegâhı,
    “Uyan ey kalbim vakt-i fecirde,
    “Bikün tevbe, bicu gufran, zidergâh-ı İlâhî.


  3. #3
    Ehil Üye ŞİMŞEK MUSTAFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    AYDIN
    Mesajlar
    1.598

    Standart

    Selim Ağabey gerçekten çok güzel anlatmış..
    paylaşımınız için teşekkürler

  4. #4
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Allah razı olsun arkadaşlar...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  5. #5
    Ehil Üye beylikdüzü73 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/beylikdüzü
    Mesajlar
    1.163

    Standart

    güzel paylaşım Allah razı olsun.
    ________________

    Andolsun ki Duha'ya
    Ve leyl-i iza seca'ya
    Rabbin ne terkeder seni,
    Ne darılır sana.
    ________________
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bu hayat gidiyor, bâki bir hayat geliyor.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.05.15, 02:31
  2. Aşk ve Hayat
    By Tılsım in forum Şiirler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 19.11.09, 19:17
  3. Mütevazi Hayat mı Hayırlı, Müsrif Hayat mı?
    By havf_reca in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.01.09, 14:51
  4. İslami Hayat Asıl Olan, Seküler Hayat Türedi Olandır
    By mirkat in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 15.12.08, 00:30
  5. Hayat
    By osmcyl in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 14.08.07, 22:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0