+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Abimin Anlattığı Bir Olay

  1. #1
    Ehil Üye _ŞuA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    A'raf
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.430

    Standart Abimin Anlattığı Bir Olay

    KARDEŞLER BABAMIN BİZZAT HASBİHAL EDERKEN AĞBİMİZİN ANLATTIĞI OLAY KARŞISINDA ÇOOK MÜTEESİR OLMUŞ BUGÜN BİZEDE ANLATTI..AYRICA NETDEN ÇIKARMIŞ..AĞBİZİMİZİN AĞZINDAN OKUMALISNIZ..BENDE ÇOK ETKİLENDİM....


    Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; Beni, dört arkadaşımla birlikte, bir ilimizde, memur statüsünde eleman almak üzere görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel alınacak ve bunlar il Müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti.

    Biz beş arkadaş birleşerek, sözünü ettiğimiz ile gittik. Önceden ayrılan bir misafirhaneye yerleştik. Beşimiz de, siyasi ve torpil gibi diğer baskılara boyun eğmeyelim ve adil bir şekilde, kim hak ederse onun kazanmasının daha doğru olacağı kanaatindeydik. Onun içinde, ile gelişimizi hiç kimsenin duymasını istemiyorduk.
    Memur sınavına katılımın yoğun olacağını ve bu konuda herkesin birini araya koyarak bir referansla bizi rahatsız edeceğini biliyorduk.
    Maalesef Türkiye’ nin gerçeği buydu. Birini araya koymadan bir işe girmek pek kolay değildi. Adil bir memur alımının olması için hepimiz çok dikkatli davranıyorduk. Gideceğimiz İle, ikindi vakti varmıştık. İkindi namazını kılmak için tarihi bir cami olup, olmadığını sorduk. Biliyorduk ki, bu ilimiz cami bakımından biraz fakirdi. Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak söylenen camiye gittik.
    Kimse bizi tanımıyordu, zaten cami de şehrin biraz dışında idi. İkindi namazı kılınmış, caminin avlusu boştu. Beş arkadaşta şadırvana oturarak, abdest almaya başlamıştık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başladığımda, ayaklarımın önüne bir çift takunya konmuştu. Bu takunyaları önüme kim bıraktı diye başımı kaldırdığımda, yüzüme tebessümle bakan, 25 yaşlarında bir genç ile karşılaşmıştım;
    Bu genç ;
    - Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz, namaz kılana hizmet, Allah’ın rızasını kazandırır. Allah kabul etsin ! dedi.
    Gencin tebessümü, samimiyeti ve davranışı bizi çok etkilemişti.
    Gence sordum;
    - Sen kimsin ? Adın nedir ?
    - Adım Bilal. Bu mahallede oturuyorum.”
    Bir an, abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım.
    - Ne işle meşgulsün Bilal ?
    - Şimdilik işim yok. Ama inşallah yakında işe gireceğim. dedi.
    -Nasıl olacak o ? dedim.
    Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak :

    - Üç gün sonra……………Müdürlüğüne sınavla adam alınacak. Rabbim, oraya girmeyi nasip edecek inşallah. dedi.
    Arkadaşlarım da abdest alırlarken, Bilal ile aramızda geçen bu konuşmaya kulak vermişlerdi.
    - Peki Bilal, bu zamanda işe girmek zor, senin torpilin var mı ? Referansın kim olacak, işe nasıl gireceksin ? “ dedim.
    Bilal’in, o Allah (c.c) a tevekkül olmuş halini hiç unutamıyorum! Hepimizin üzerinde bomba tesiri oluşturacak şu sözleri söyleyiverdi:
    “Benim referansım Allah (c.c)’ tır, ne güzel vekildir O, Dün gece O’na dilekçemi sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O ? “
    Ya Rabbi ! Ne işe tutulmuştuk ! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim.
    - Bilal, baban yok mu senin ?
    - Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni.
    Bilal, o kadar temiz bir saflık üzerindeydi ki, bütün söylediklerini gönülden söylüyordu. Bu, o kadar meydanda idi ki, kalbindekiler adeta yüzüne vurmuştu.
    - Askerliğini yaptın mı ?
    - Yaptım ya, hem de çavuş olarak.
    - Evli misin Bilal ?
    Bilal’in bir anda gözleri yere düştü. Yine o mütevekkil hali bütün yüzünü kaplamıştı.
    - He ya, evli değil de , sözlüyüm. İnşallah işe girer girmez hemen düğünümü yapacağım!

    - Ama Bilal, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun ki, sanki sınavı kazanmış gibisin !
    Bilal, sustu, gözlerini ufka doğru daldı gitti… ve biraz sonra da:
    - Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki, O da beni seviyordur. Seven sevene yardım etmez mi ? dedi.
    Ona söyleyecek bir laf bulamıyordum.
    Allah, bizi, kocaman, kocaman ( ! ) müdürleri, Bilal kuluna hizmet etmek için adeta, oraya göndermişti.
    Acaba , kim müdür ? kim garibandı ?
    Bilal, dilekçesini yüce makama sununca, hemen melekler harekete geçmişler, daireler ve müdürler de harekete geçerek, hep birlikte onun yardımına koşmaya başlamışlardı. Çünkü emir yüce bir makamdan geliyordu.

    Allah (c.c)’ a inanan ona güvenen insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi ?
    Sormaya devam ettim.
    - Bilal, bari, evlenecek kız bulabildin mi ? Bu zamanda hem yetim, hem de işsize kim kız verir ki ?
    Başını salladı ve “doğru” diyerek ekledi;
    - Zor nişanlandım ya. Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan, “sözde Müslüman” değil hakiki bir mü’min.
    “Bu zamanda namazında, niyazında birisi nerde bulunur, hem rızkı veren Allah’ tır.” Dedi ve kızını bana verdi. Rabbim de rızkımızı verecek inşallah.
    Bilal lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı sınavını başarıyla geçti. Ve bizler, önümüze sunulan -Bakanlık dahil- tüm referansları bir kenara koyarak, Bilal’ in referansını en başa koymuştuk.

    Bilal, mülakat gününe kadar bizi bir daha görememişti. Mülakata girdiğinde karşısında bizi görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü.
    Sessizliği bozdum:
    - Bilal, bizi tanıdın mı ?
    - Evet !
    - Peki ne diyeceksin şimdi ?
    Ağlamaya başladı. Çocuk gibi ağlıyordu. İster istemez bizler de ona uymuş ve hıçkırıklar boğazımıza düğümlenmişti. Bilal, ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı:
    “Ey Rabbim, ben niyazımı sana sunmuştum. Halimi sana açmıştım. Şimdi buradaki müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah’ ım, ben Sen’den başkasından istememeyi istedim Sen’den, yine de öyleyim.”

    Sessizlik odayı doldurmuştu.
    - Ne olur bana izin verin çıkayım. dedi.
    - Peki Bilal. dedik.
    - Güle, güle, Allah işini, aşını, eşini mübarek kılsın ! “
    Allah (c.c)’dan isteyenler muratlarına ererler, ondan başkasından isteyenler ise helak olup giderler. Allah dilerse, bu hikayemizde olduğu gibi bütün dünyayı, Bilallere hizmetçi yapar. Önemli olan, Bilal’ in yüreğine, saflığına ve tevekkülüne ulaşmak gerek. Allah(c.c) emanet olun…

  2. #2
    Gayyur _süeda_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    86

    Standart

    kimin için ALlah var ise, ona herşey vardır..

  3. #3
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart

    “Ey Rabbim, ben niyazımı sana sunmuştum. Halimi sana açmıştım. Şimdi buradaki müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah’ ım, ben Sen’den başkasından istememeyi istedim Sen’den, yine de öyleyim.”

    Allahım ne şuur tüylerim diken diken oldu...Madem Rahim bir halıkımz var....Allahım bu tevekküle ve teslimiyette bzileride mazhar eyle...
    paylaşım içn çok sağolun...

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


  4. #4
    Müdakkik Üye ZÜMRÜT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    bılmem
    Yaş
    31
    Mesajlar
    651

    Standart

    evet aslında aynı böyle bır hıkaye stv de izlemiştim
    müthiş a.r.o
    Demek, imân bir mânevî Tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.:

  5. #5
    Müdakkik Üye esra aktürk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    767

    Standart

    Gördüğünü gösteren ayna, mukabil vasfında.
    Gördüğünü gösteren kalp ise şahit makamında..
    "Kendini başıboş zannetme,zira şu misafirhane-i dünyada nazar-ı hikmetle baksan,hiçbir şeyi nizamsız,gayesiz göremezsin.Nasıl sen nizamsız,gayesiz kalabilirsin..."
    'SÖZLER'

  6. #6
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Bilal onları tanımıyormuş ve Allahın inayetinede güveniyormuş. Onların müdür olduğunu görene kadar herşey çok güzel. Yazının başına baktığımızda ortada bir memurluk sınavı var sanırım. En sonda işe alınması torpille olmuş sanki
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  7. #7
    Ehil Üye _ŞuA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    A'raf
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.430

    Standart

    Alıntı HaKaNBa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bilal onları tanımıyormuş ve Allahın inayetinede güveniyormuş. Onların müdür olduğunu görene kadar herşey çok güzel. Yazının başına baktığımızda ortada bir memurluk sınavı var sanırım. En sonda işe alınması torpille olmuş sanki
    başarıyla tamamlamış sınavı...
    referansı kabul edilmiş ya torpil falan bahane...

  8. #8
    Gayyur Ebu Bekir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    aksaray-trabzon
    Yaş
    30
    Mesajlar
    99

    Standart

    O'nu bulan neyi kaybetmiş
    O'nu kaybeden-maazAllah- neyi bulmuştur

    Allah razı olsun abi

    teşekkürler

    vesselam

    aahh! gönlüm divane gönlüm,


    nerelerdesin, uzaklara mı düştü yolun,

    yollarda hep seni bek ledim, yollarda gözüm

    kayıp mısın, ölü mü,yoksa kırık mı kanadın kolun..



    msa1989


  9. #9
    Ehil Üye _ŞuA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    A'raf
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.430

    Standart

    Alıntı ZÜMRÜT Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    evet aslında aynı böyle bır hıkaye stv de izlemiştim
    müthiş a.r.o
    ecmain..

    Alıntı esra aktürk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gördüğünü gösteren ayna, mukabil vasfında.
    Gördüğünü gösteren kalp ise şahit makamında..

  10. #10
    Ehil Üye _ŞuA_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    A'raf
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.430

    Standart

    Alıntı mussi1989 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O'nu bulan neyi kaybetmiş
    O'nu kaybeden-maazAllah- neyi bulmuştur

    Allah razı olsun abi

    teşekkürler

    vesselam
    eywallah...
    sizede teşşekkürler...
    dua ile..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. “Bediüzzaman’ın Anlattığı Peygamber (a.s.m.)”
    By sessizmavi in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.01.09, 22:49
  2. Açıklanamayan 10 Olay !
    By alanyali in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.06.08, 16:37
  3. Fakülteden Bir Olay
    By uSuLca in forum Eğitim
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.01.08, 17:09
  4. Hz.Aişe (r.anha) Validemizin Anlattığı:
    By busra in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 12.11.07, 01:41
  5. Acıya Yakın Bakışların Olayım
    By mirkat in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.07.07, 14:12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0