Terk etme bu şehri Ramazan



Rahmetinle yıka şehri, arındır kirlerinden. Yeni elbiseler giydir bütün caddelere, dükkânlara, insanlara. Gül kokuları saç etrafa. Temizle ve yenile bu şehri Ramazan.

Şehrin sahte ışıklarına inat nurun süslesin gecelerimizi. Karanlık sokaklar aydınlansın bir bir. Işığın hanelerimize, kalplerimize işlesin. Aydınlat bu şehri Ramazan.

Rüzgârınla savur bu şehri, cennet misâli iklimlere taşı. Berraklaştır ruhlarımızı, sâfileştir. Kötülükleri, hüzünleri, gam ve kederleri sil. Kalplere hep umut ve neşe taşı. Sevindir bu şehri Ramazan.

Bu şehirde gurbet içinde gurbetler yaşanır. Her insanın içinde özlemini duyduğu bir sıla vardır, her insan yalnızdır. İnsanlar birbirine yabancıdır. Arada yüksek duvarlar vardır. Duvarların dili olsa her birinden bin “ah” yankısı işitilir. Sen yakın eyle bizi bize, vuslatlar ülkesine götür bu şehri Ramazan.

Canlı renklere boya şehri. Her kapıya demet demet çiçekler bırak. Gökkuşağı çiz yüksek binaların duvarlarına. Çehrelere bir tatlı tebessüm bırak. Güzelleştir bu şehri Ramazan.

Kaybolmuş değerlerimizi tekrar kazandır. Yabancı kaldığımız öz kültürümüzü geri getir. Albenili vitrinlerden ve tüketim tuzaklarından kurtar bu şehri Ramazan.

Evlerimizi sadelik içindeki zerafet ile yeniden inşâ et. Aile fertlerini bir araya topla her akşam. Her adımladığımız sokak huzura çıksın. Çıkmaz sokaklara düşürme yolumuzu.

Maneviyât ile genişlet caddelerimizi. Muhabbet rüzgârları ile serinlet bu şehri Ramazan.

Şehrin yoran ve boğan havasından sıyır bizi. Temiz havalara, kırlara çıkar. Monotonluktan ve tozlarından arındırmak için tut eteklerinden silkele bu şehri Ramazan.


Kur’ânî hakikatler ve ulvî neşelerle doldur bu şehrin atmosferini. Allah ve Resûlullah (asm) aşkıyla yandır bu şehri Ramazan.

On bir ay sana susamış, sana aç kalmıştık. Şimdi bayram ediyor gönüllerimiz. Mahyalarla ilân ediyor bunu şehrimiz. Güzel ahlâk ve fazilet ile süsle bu şehri Ramazan.

İlim ve irfan kapılarını aç bu şehre. Ufukta güneş yeni zaferlerle doğsun. Anneler yine Fatihler doğursun. “Fettah” ismi ile fethet bu şehri Ramazan.

Sadece bir ay değil her gün hatırlat bize kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi… Duâlarımızın arş-ı âlaya ulaşmasına vesile ol. Tadını dilimizde, hayalini gönlümüzde bırakıp gitme. Öksüz ve garip bırakma bu şehri Ramazan.

Ey şehr-i Ramazan! Şehrin harabe köşelerini onar. Kanayan yaraları sar. Bir ay değil her ay kalsan ne çıkar? Terk etme bu şehri Ramazan.



Mehtab YILDIRIM
24.09.2008
Yeni Asya