+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 20

Konu: Fihimafih Kıyılarında...

  1. #1
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart Fihimafih Kıyılarında...

    kardeşler allah nasip ederse bu başlık altında Mevlana Hazretleri'nin sohbetlerinden oluşan Fihimafih'in önceliğiyle ve sonrasında diğer eserleriyle alakalı yorumları paylaşalım.Daha doğrusu Risale-i Nur derslerimiz gibi bu konuda da değişik açılımlar yapalım.Yalnız tek ricam kopyala yapıştır yapmayalım birkaç cümle olsa dahi kendi cümlelerimiz olsun.Yardımlarınız ve ilginiz için şimdiden çok teşekkür ederim...
    muhabbetle...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  2. #2
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı Uşşak-ı Serbaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeşler allah nasip ederse bu başlık altında Mevlana Hazretleri'nin sohbetlerinden oluşan Fihimafih'in önceliğiyle ve sonrasında diğer eserleriyle alakalı yorumları paylaşalım.Daha doğrusu Risale-i Nur derslerimiz gibi bu konuda da değişik açılımlar yapalım.Yalnız tek ricam kopyala yapıştır yapmayalım birkaç cümle olsa dahi kendi cümlelerimiz olsun.Yardımlarınız ve ilginiz için şimdiden çok teşekkür ederim...
    muhabbetle...
    20 yıl önce taradığım bir eser..hatıralar tazelenir serbazım...tşkler.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #3
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    ağabey ben de dün öğleden sonra kitaplıktan rastgele elime aldım.baktım özenle incelenmesi gereken bir eser..bu akşam küçük de olsa bişeyler hazırlamaya çalışıcam..burda arkadaşlarla mütala ederiz inşallah...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  4. #4
    Yasaklı Üye Bir_İntihar_Senaryosu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    1.058

    Standart

    Alıntı Uşşak-ı Serbaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeşler allah nasip ederse bu başlık altında Mevlana Hazretleri'nin sohbetlerinden oluşan Fihimafih'in önceliğiyle ve sonrasında diğer eserleriyle alakalı yorumları paylaşalım.Daha doğrusu Risale-i Nur derslerimiz gibi bu konuda da değişik açılımlar yapalım.Yalnız tek ricam kopyala yapıştır yapmayalım birkaç cümle olsa dahi kendi cümlelerimiz olsun.Yardımlarınız ve ilginiz için şimdiden çok teşekkür ederim...
    muhabbetle...
    Merakla, Dört Gözle, Zevkle, Şevkle Bekliyorum Kardeşim...

  5. #5
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla deyip başlayalım inşallah...

    Said Türkoğlu'nun benden önce davranıp Mevlana Hazretleri'nin sohbetlerinden derlediği "Yoklukta Hayat Var" adlı eserinden bir bölümü bugün bilgisayara geçirme fırsatım oldu.Oldukça yoğun ve çaplı bir konu olması hasebiyle bu başlık altına taşımayı uygun gördüm.İnşallah ağabeylerin yardımlarıyla güzel bir şerhini yaparız bu sohbetin...hayırlara vesile olsun...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  6. #6
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    "Cümlenin maksudu bir amma..."

    Arapça şiir yazan bir şair,
    Türkçe konuşan bir padişaha şiirlerinden okumak istedi.
    Padişah tahtında ve etrafında bütün divan mensupları:
    Emirler, vezirler, kumandanlar...
    İzin verilince,
    Padişah için yazdığı uzun şiri okumaya başladı şair.

    Herkes pür dikkat!
    Padişah da Arapça bilmediği halde,
    büyük bir zevkle dinlemeye koyuldu.
    Hayrete şayandır ki
    Padişah, şiirin takdir edilecek yerlerinde başını sallıyor,
    El işaretiyle şaire medihler yolluyordu.
    Divandan bulunanlar bu durumdan çok tedirgin oldular.
    "Acaba, dedile, padişah Arapça biliyor da
    Bizden mi gizliyor,
    Baksanıza şiirin manasına göre davranıyor,
    Şaire medihlerde bulunuyor.
    Eyvahlar olsun, padişah gerçekten Arapça biliyorsa
    Bu zamana kadar kendi aramızda Arapça konuşuyorduk,
    Ya farkında olmadan ağzımızdan kötü sözler çıktıysa!
    Vay halimize!"

    Padişahın has bir kölesi vardı.
    Divandakiler toplanıp bu köleye değerli şeyler verdiler.
    Padişahın Arapça bilip bilmediğini öğrenmek istiyorlardı.
    "Ne olur, padişahın Arapça bilip bilmediğini öğren,
    Öğren de bu korkudan kurtulalım.
    Gerçekten Arapça bilmiyorsa,
    Neden şiirin uygun yerlerinde,
    Şiirden anlar gibi başını salııyordu?"

    Padişah bir gün ava çıktı, has kölesi de yanındaydı.
    Uygun bir zaman yakaladı köle, soruverdi padişaha.
    Padişah: "Benim Arapça bilmediğimi biliyorsun,
    Bu soruyu neden sordun anlayamadım." diye cevapladı.
    Köle, sarayda şair Arapça şiir okurken,
    Neden şiirden anlıyor gibi davrandığını sordu tekrar.
    Padişahın cevabı şu oldu: "Ben Arapça bilmem,
    Ama o şairin şiirini hangi maksatla yazdığını biliyordum.
    Okuduklarının içinde, övgü ifadelerenin bulunduğu muhakkaktı.
    Şair öyle güzel ve etkileyici okuyordu ki
    Ses tonunun iniş çıkışından şiirin hangi yerinde
    Daha etkileyici övgüler bulunduğunu anlamak zor değildi.
    Ben ana maksadı bildiğim için,
    Şiirdeki uzun ve ayrıntılı medihleri,
    Çeşit çeşit duyguları bilmesem de olurdu."

    Aynen şunun gibi:
    Allah dostları görünüşte farklı farklı davranışlar
    gösterseler de,
    Sözleri birbirinden farklı olsa da maksatları birdir.
    Hepsi de Allah'ı talep etmektedirler.
    Mesela kuvvetli bir rüzgâr, halının ucunu kaldırır,
    Kilimleri, elbiseleri hareket ettirir.
    Havuzun suyunu halka halka eder,
    Ağaçları, dalları ve yaprakları oynatır,
    Çer-çöpü, toz-toprağı havaya uçurur.
    Birbirine benzemeyen bütün haller,

    Maksat, esas ve hakikat bakımından birdir.
    Çünkü hepsinin hareketi bir rüzgârdandır.

    Hâl dili, dillerin en keskinidir.
    Harf, kelime, işaret olmadan
    Gönülden gönüle ne anlamlar akar durur!

    Ve aynı dili konuşan nice insan vardır ki
    Birbirine yabancıdır.
    Başka başka diller konuşanlar ise
    Kırk yıllık dost gibi can ciğer kardeştir.

    "Sen ne bileceksin kuşların dilini?
    Çünkü bir soluk bile Süleyman'ı görmedin ki!
    Her gönül gizli vahyi duysaydı
    Dünyada harfle ses olur muydu?"


    YOKLUKTA HAYAT VAR-SAİD TÜRKOĞLU sf. 32

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  7. #7
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    öncelikle yapacak olduğum yorumların ve şerhlerin tamamen bana ait olduğunu belirtmek isterim ağabeyler.herhangi bir kusur varsa tamamı bana aittir.yanlışları beraber düzeltelim...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  8. #8
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    bu küçük hikayecikten iki farklı cihette açılım yapabiliriz.

    birincisi: hal dili

    ikincisi: cemaatler arası ittifak

    ben daha çok ikinci kısımda durmak istiyorum.sebebi malumunuz forumumuzda ve şu anda birçok zeminde bu ihtilaf ve ittifak olayı tartışılıyor.gerek risale-i nurdan gerek hadislernde gerekse ayetlerden deliller getirerek bu sohbeti yapalım inşallah...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  9. #9
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    Alıntı Uşşak-ı Serbaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Cümlenin maksudu bir amma..."

    Arapça şiir yazan bir şair,
    Türkçe konuşan bir padişaha şiirlerinden okumak istedi.
    Padişah tahtında ve etrafında bütün divan mensupları:
    Emirler, vezirler, kumandanlar...
    İzin verilince,
    Padişah için yazdığı uzun şiri okumaya başladı şair.

    Herkes pür dikkat!
    Padişah da Arapça bilmediği halde,
    büyük bir zevkle dinlemeye koyuldu.
    Hayrete şayandır ki
    Padişah, şiirin takdir edilecek yerlerinde başını sallıyor,
    El işaretiyle şaire medihler yolluyordu.
    Divandan bulunanlar bu durumdan çok tedirgin oldular.
    "Acaba, dedile, padişah Arapça biliyor da
    Bizden mi gizliyor,
    Baksanıza şiirin manasına göre davranıyor,
    Şaire medihlerde bulunuyor.
    Eyvahlar olsun, padişah gerçekten Arapça biliyorsa
    Bu zamana kadar kendi aramızda Arapça konuşuyorduk,
    Ya farkında olmadan ağzımızdan kötü sözler çıktıysa!
    Vay halimize!"

    Padişahın has bir kölesi vardı.
    Divandakiler toplanıp bu köleye değerli şeyler verdiler.
    Padişahın Arapça bilip bilmediğini öğrenmek istiyorlardı.
    "Ne olur, padişahın Arapça bilip bilmediğini öğren,
    Öğren de bu korkudan kurtulalım.
    Gerçekten Arapça bilmiyorsa,
    Neden şiirin uygun yerlerinde,
    Şiirden anlar gibi başını salııyordu?"

    Padişah bir gün ava çıktı, has kölesi de yanındaydı.
    Uygun bir zaman yakaladı köle, soruverdi padişaha.
    Padişah: "Benim Arapça bilmediğimi biliyorsun,
    Bu soruyu neden sordun anlayamadım." diye cevapladı.
    Köle, sarayda şair Arapça şiir okurken,
    Neden şiirden anlıyor gibi davrandığını sordu tekrar.
    Padişahın cevabı şu oldu: "Ben Arapça bilmem,
    Ama o şairin şiirini hangi maksatla yazdığını biliyordum.
    Okuduklarının içinde, övgü ifadelerenin bulunduğu muhakkaktı.
    Şair öyle güzel ve etkileyici okuyordu ki
    Ses tonunun iniş çıkışından şiirin hangi yerinde
    Daha etkileyici övgüler bulunduğunu anlamak zor değildi.
    Ben ana maksadı bildiğim için,
    Şiirdeki uzun ve ayrıntılı medihleri,
    Çeşit çeşit duyguları bilmesem de olurdu."

    Aynen şunun gibi:
    Allah dostları görünüşte farklı farklı davranışlar
    gösterseler de,
    Sözleri birbirinden farklı olsa da maksatları birdir.
    Hepsi de Allah'ı talep etmektedirler.
    Mesela kuvvetli bir rüzgâr, halının ucunu kaldırır,
    Kilimleri, elbiseleri hareket ettirir.
    Havuzun suyunu halka halka eder,
    Ağaçları, dalları ve yaprakları oynatır,
    Çer-çöpü, toz-toprağı havaya uçurur.
    Birbirine benzemeyen bütün haller,

    Maksat, esas ve hakikat bakımından birdir.
    Çünkü hepsinin hareketi bir rüzgârdandır.


    Hâl dili, dillerin en keskinidir.
    Harf, kelime, işaret olmadan
    Gönülden gönüle ne anlamlar akar durur!

    Ve aynı dili konuşan nice insan vardır ki
    Birbirine yabancıdır.
    Başka başka diller konuşanlar ise
    Kırk yıllık dost gibi can ciğer kardeştir.

    "Sen ne bileceksin kuşların dilini?
    Çünkü bir soluk bile Süleyman'ı görmedin ki!
    Her gönül gizli vahyi duysaydı
    Dünyada harfle ses olur muydu?"


    YOKLUKTA HAYAT VAR-SAİD TÜRKOĞLU sf. 32
    bu kısımda eşşiz bir teşbih ile esasında olaya gereken açıklık getirilmiş fakat bizler biraz daha açalım...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




  10. #10
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    esasında bu kısımda "hal dilinin tesiri" üzerine ayrı bir tasdik söz konusu fakat cemaatlerin ittifakı konusunda da bize yol gösterebilir...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0