+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Müslümanların İç Hastalıkları

  1. #1
    Vefakar Üye PirMuhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    348

    Standart Müslümanların İç Hastalıkları

    yine sadece belli kısmından alıntı yaptığım güzel bir yazı.

    vaktiniz olduğu bir zamanda, bu yazıyı sakin ve sessiz bir ortamda okumaya çalışınız.

    Bu yazının tamamı

    özellikle cihad ve tarih konularında istifade edilebilecek güzel bir yazı.

    *************************************


    NEDEN İÇ HASTALIKLAR?

    “Ne yapılmalı?” sorusu bütün kafalarda. Soruyu biraz değiştirip “yanlış yapılan nedir?” şeklinde sormak ise çok zor geliyor. Bunca insanlık suçundan sonra eli kanlı orduları suçlamak dururken “BİZ MÜSLÜMANLAR NEREDE HATA YAPTIK?” diyebilmek gerçekten de büyük bir cüret. Çünkü bu soruyu soran müslümanın din kardeşleri tarafından aforoz edilmesi söz konusu. Günah çıkarmakla, Batı yardakçısı hatta İsrail casusu olmakla suçlanıyor buna kalkışanlar. Peki İslamî düşünce eleştiriye ve özeleştiriye nasıl bakıyor? İnsan aklı ve düşünce hürriyetinin dinimizdeki yeri nedir?


    “Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların ALLAH katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.” (Enfâl 22) ayeti ve “Fikirlerimizin zıtlığı bizler için rahmettir” (SAV) hadisi bile tek başlarına aklı kullanmanın ve hür tartışmanın kapısını aralamaya yeter. Kur’an’da konuyla ilgili ayetlere (Bakara 179 ve 197, Al-i İmrân 7 ve 190, Mâide 58 ve 100, Yûnus 100, Yûsuf 2 ve 111, Ra’d 19, İbrahim 52, Tâ hâ 54 ve 128, Furkân 44, Ankebût 63, Sâd 29 ve 43, Zümer 9, 18 ve21, Mü’min 54 ve 67, Talâk 10, Fecr 5, … ) baktığımızda ise aklını kullanmanın her müslüman için farz olduğu sonucu bile çıkartılabilir. Zaten İslâm’ın yükseliş dönemlerindeki parlaklığa baskıcı, dayatmacı bir rejimle veya kılıçla varılabileceğini düşünmek düpedüz islamofobinin alanına girmez mi?


    Kur’an ve hadislerden sonra mezheb imamlarının sözlerinin de konuya ışık tutacağı kanaatindeyiz. Yöntem ve yaklaşımlarının dayandığı hadisler dolayısıyla birbirlerinden farklı dört ayrı fıkıh görüşünün, sonradan, imamları kabul edilen ve kendilerinden sonra gelenler tarafından geliştirilmiş olan dört ayrı mezhebin kurucusu olarak addedilen İmam Mâlik bin Enes, İmam Ebû Hanîfe, İmam Muhammed Şafiî ve İmam Ahmed bin Hanbel Halîm, açtıkları fıkıh yollarında eleştiri yapılmaksızın taklîd edilmelerini de asla uygun görmediler [2] :


    • “Benim sözlerimdeki hatalara, tenkid edilecek yerlere bakınız! Dinde Resûlullah’ın sözünden başkası red ve tenkid edilebilir” (İmam Mâlik).
    • “Benim sözüm Kur’ân’a ve Resûlullah’ın Sünnet’ine uygun olursa alırsınız, karşı olursa atarsınız” (İmâm Ebû Hanîfe).
    • ” Delîlimi bilmeyen adama benim sözümle fetvâ vermek haramdır!” (İmam Ebû Hanîfe).
    • “Benim her dediğimi taklîd etme! Kendin tefekkür edip delîllerime bak; zirâ dinde başkasına güvenmek câiz değildir” (İmam Şafiî).
    • “Din işlerinize kendiniz bakınız; zirâ taklîd zemmedilmiştir. Taklîd, gözü olan adamları gözsüz eder” (İmam Ahmed bin Hanbel).


    Düşmanları Müslümanların eleştiri celb eden yönlerini çoktan biliyor ve istifade ediyor. Bu zayıflıkları saptamak ve gidermek kanımızca her müslümanın hakkı ve ödevi.


    İşte Ayşe Böhürler’in de başarıyla tahlil ettiği gibi “Özeleştiri’den kaçma” Müslümanların iç hastalıklarının birincisi.

    “Ayrıca ahiret inancı ile birlikte hesabın Allah katında görüleceği ve orada da af umudunun yüksekliği ile kendileri yüzleşmekten pek de hoşlanmaz buna da ihtiyaç hissetmezlerdi. Günah ve sevapları yazan Kiramen Kâtibin meleklerinin ahirette açılacak olan defterlerine işi havale edip “yaz kâtip“ demek yeterliydi. … Bir de “ser verip sır vermemek”, “kol kırılır yen içinde kalır” gibi deyimlerin işaretiyle özeleştiriden kaçınmanın erdemlilik sayıldığı bir toplumun bireyleri olmak vardı. İfşa etmek ile kendisi ile yüzleşmeyi birbirine karıştıran toplumsal geleneği de bu faktörlere ilave etmek gerekiyor. “

    Alem buğday ben saman, herkes yahşi ben yaman.
    Şah-ı Nakşibend (Kaddesallahu Sırrahu)


    esedullah


  2. #2
    Ehil Üye beylikdüzü73 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/beylikdüzü
    Mesajlar
    1.163

    Standart

    Gerçekten de özeleştiriye bu kadar kapalı bir toplum daha yoktur. Yani Türkiye'deki müslümanlardan bahsediyorum. Hele bir özeleştiri yapmaya kalkın da bakın ne tufanlar kopuyor.
    ________________

    Andolsun ki Duha'ya
    Ve leyl-i iza seca'ya
    Rabbin ne terkeder seni,
    Ne darılır sana.
    ________________
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Akıl Hastalıkları
    By BEDR in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.12.08, 02:52
  2. Meşhur Türk Hastalıkları:))
    By İsRa_ in forum Mizah
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 19.09.08, 17:44
  3. Evrimcilerin İç Hastalıkları
    By PirMuhammed in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.09.08, 10:56

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0