+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ramazanci Değiliz...

  1. #1
    Pürheves Edaen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    Küre_i arz
    Mesajlar
    170

    Standart Ramazanci Değiliz...

    Ramazancı değiliz!




    Git gide yaygınlaşan ‘dini ramazana, takvayı kadir gecesine sıkıştırma’ uygulamasına karşı, ‘hayatı ramazanlaştırma’ teklifi…






    Ramazanda hapis değildik!


    İrademizle Rabbimizin davetine icabet ettik. İrademizle uykumuzu bölüp kalktık, aç kaldık. Malımızı bölüp fakire pay verdik. Soframıza ortaklar getirdik. Mescitlere koştuk. Tabi tutulduğumuz sabır imtihanını kazanmak için gayret ettik. Kazanacağımızdan umutlu olduk… Zorla değildi.
    Bir ay süren ramazandan sonra hem bedenimizin hem irademizin mükemmel bir kulluk için uygun olduğu görülmüş oldu. Mazeretlerimizi kendi elimizle imha ettik. Bir ay yapabildiğimizi en az bir ay daha sürdüremeyişimizin elle tutulabilir bir engeli yoktur. Ramazanın ayını bitirebiliriz ama aşkını ve heyecanını bitirmemeliyiz.


    Kulluğun mevsimi olmaz!


    Ramazan ve şubat ayının yaratıcısı aynıdır. Ramazanda cehennemden korktuysak o cehennem şubatta da kaynamaktadır. Ramazanda cenneti özlediysek martta da cennet özlemi devam etmelidir. Ramazanda takvamız öne çıktıysa diğer aylarda da takvaya muhatabız. Belki de diğer zamanlarda takvamız bize yetsin diye ramazan eğitimi gördük. İmtihan bir mevsim için değil, bir ömür içindir. Nimetler bir mevsim değil yaşam boyu bize ulaşıyor. Şükrümüz ve amelimiz kesintisiz ve istikrarlı olmalıdır. Amellerin mevsimlik olanı değil devamlı olanı hayırlıdır.
    Neden ramazan gündüzü gibi bir gündüzü yıl boyu yaşamayalım?
    Neden en azından kimi gecelerimiz ramazan geceleri gibi olmasın?
    Neden Kur’an’a alakamız ramazandaki gibi sürüp gitmesin?
    Neden ramazandaki dua ve zikir samimiyetimiz devam etmesin?
    Neden ramazandaki gibi bir sadaka geleneği oluşturmayalım?
    Ramazan bitti; ama Rabbimizin murakabesi bitmedi ki! O görüp gözetiyor. Amelimizi bizim için yazıyor.


    İbadet bayrama kadar değil mezara kadardır


    Ölüm gelinceye kadar ibadet etmek zorundayız. İmanla ölmek, ibadetlerle o imanı canlı tutmaya bağlı olduğuna göre, ölüm gelinceye kadar ibadete mecburuz. Bayramdan bayrama namaz kılanı küçümsediği halde kendisi ramazandan ramazana takvalaşan, sonra da hayatın akışına uyup giden bir insanı nasıl tarif edebiliriz?
    Ramazandan sonra ibadet heyecanımızın sürmesi ramazanda yaptıklarımızın kabul gördüğüne delildir.


    Sadece ibadet değil, insani ilişkilerimiz de önemlidir


    Ramazanda sadaka veren, ramazandan sonra kul hakkı yememelidir. Ramazanda iftar ettirip yemek yediren, şevval ayında ölçüleri çiğnememelidir. Midemiz eğitildiği gibi dilimiz de Allah’ın haramlarına karşı eğitilmiş olmalıdır.
    Müslümanların ihtiyaç duyduğu insani hizmetlere diğer zamanlarda da fiilen iştirak etmeliyiz. Bir görev almak için depremi veya bir afeti beklemek meziyet değildir.


    Bayram, oruçtan kurtulduğumuza değil mağfirete erdiğimizedir


    Mağfirete ermişken tekrar eskiye dönmemiz, ramazanda elleri kelepçeli İblis’i sevindirir. Bu nedenle:
    - Kullukta muvaffak olabilmemiz için Allah’tan yardımını dileyelim. Ayağımızı kaydırmaması için yalvaralım.
    - Ramazancılarla değil, salih kullarla bir arada olmaya çalışalım. Ramazandaki şevkimizi kırabilecek yer ve kişilerden uzak duralım. Ümmetin geçmiş büyüklerinin örnek hayatlarını öğrenelim, değerlendirelim.
    - Bilhassa farz ibadetlerde küçük bir gedik bile açılmamasına özen gösterelim. Az da olsa, sürekli olan nafile ameller yapalım. Sürekli olan amel Allah’a daha sevimlidir.
    - Kitabımız Kur’an’a olan alakamız artan bir hızla devam etmelidir. Her ramazandan sonra düz okuyuşumuzu, ezber miktarımızı artırarak devam ettirmeliyiz.
    - Zikir virdimizi aksatmadan sürdürmeliyiz.
    - Günahlarımızın yolumuzu tıkayan engeller olmaması için sık sık samimi tövbe etmeliyiz.


    Korku ile umut arasında gidip geliyoruz


    Bu ümmetin geçmiş büyükleri bir ibadeti yapmak kadar o ibadetin kabul edilmesine karşı hassas olurlardı. Büyük bir korku ile ama coşkulu bir umutla Rabbimizin kapısında beklemeliyiz. Her halükarda tek kapımız O’nun kapısıdır. Bir yandan bizim eksikliğimizin altında ezilirken öte yandan da Rabbimizin rahmetine, o rahmetin genişliğine göz dikeceğiz.
    Gizlenenlerin Ortaya Döküldüğü Günde İnsan İçin Ne Bir Güç Nede Bir Yardımcı Vardır....(Et-Tarık)

  2. #2
    Vefakar Üye AsYaX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Manisa-Yozgat
    Yaş
    26
    Mesajlar
    477

    Standart

    Kime Ait?
    Benim kalbim ısrarla cennet kuşatmasında hala, ruhum bedeni terke maruz sevap artı günahlarla!..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Eskisi Gibi Değiliz…
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10.10.11, 20:46
  2. Isınma Hakkına Sahip Değiliz!
    By YİĞİDO in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 14.09.11, 14:30
  3. Markette Müzik Dinlemek Zorunda Değiliz
    By Ebu Hasan in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 25.03.08, 17:44
  4. Biz Biz Değiliz Artık
    By eslem_beyza in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26.12.06, 20:40
  5. Keyfi Kanunlara İlmen Ve Fikren Taraftar Değiliz
    By NurTalebesi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.11.06, 21:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0