+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Medineli Hacı Osman Akfırat Efendi K.s.

  1. #1
    Pürheves naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    170

    Standart Medineli Hacı Osman Akfırat Efendi K.s.

    11/4/2007

    Hacı Osman Akfırat Efendi Yad Edildi





    Beykoz’un manevi önderlerinden Medineli Hacı Osman Efendi
    düzenlenen bir programla yad edildi.


    Beykoz Tarih-Çevre-Kültür Mirasını Koruma Derneğince Beykoz
    Belediyesi Nikah salonunda tertiplenen programa
    Beykozluların yoğun ilgisi dikkatlerden kaçmadı.

    Hacı Osman Efendinin aynı zamanda yeğeni olan Prof.Dr.Ali Murad Daryal
    ile Ali Yalçın Hoca efendi ve Cemil Yıldız rahmetli Hacı
    Osman Efendi ile olan anılarından kesitler sunarken
    5 yaşındaki Beyzanur Aksu’nun okuduğu esma-ül hüsna
    heyecanla takip edildi. Erol Aydoğan Grubunun ilahilerle
    renk kattığı programda katılımcılar huzur içerisinde bir
    program takip etmenin heyecanı ile evlerine döndü.Beykoz
    Belediyesi Nikah salonundaki program saygı duruşu ve
    ardından okunan istiklal marşı ile başladı. Daha sonra
    Tarih-Çevre-Kültür Mirasını Koruma Derneği Başkanı
    Abdurrahman Kürşat Katlan bir konuşma yaptı.

    Ardından Hacı Osman Efendinin kendi sesinden bir bant kaydı
    salondakilere dinletildi.
    “ Komşuluk ilişkileriniz iyi
    ise cennetlik kötü ise cehennemlik olursunuz. Kesinlikle
    kavga edilmemeli. En evvel akrabalara ve komşulara
    sonrasında yabancılara iyilik edilmeli. Akraba ve komşuluk
    hakkı ne kadar da büyüktür...40 kapıya kadar herkesi Allah
    komşu saymakta. Yabancı bir yere gittiğiniz zaman sizleri
    görseler hemen halinizi hatırınızı sorarlar. Belki de sizi
    tanıyıp Beykoz’da yolda rastladığınızda selam vermeyen
    insanların başka bir şehirde karşılaştığınızda selam
    verdiğine şahit olursunuz” diye konuşmada bulunan Rahmetli
    Hacı Osman Efendi dinleyenleri duygulandırdı.

    Medineli Hacı Osman Akfırat Hocaefendinin aynı zamanda
    akrabası da olan Prof. Dr. Ali Murad Daryal rahmetlinin
    kendisi ile üzüntü ve kederlerini paylaşan bir insan
    olduğunu ifade ederek, “ Ben kendisinin çok özel
    taraflarını bilirdim. Bu dertleşme ve söylemleri benim bu
    mesleğe gönül vermeme neden oldu. İlahiyatçı olmak aklımda
    olan bir konu değildi. Öyle bir nur ışık saçardı ki halen
    daha o ışıkla ayakta durmaktayım. –Hayatını Allah’a ver
    kaybetmezsin, ben böyle yaptım-dedi. Yine birgün –Allah
    senden razı olsun ister misin ? o halde öleceğin zaman
    kendin gibi arkanda en az 10 tane Müslüman bırak- dedi..
    - Bu dünyada rahat yok, bunun için gelmedik huzur Ahıretde..
    Allah’ımıza, vatana, millete, hizmet etmek için , geride
    Müslüman insanlar bırakmak için geldik- derdi. İnandığı
    gibi yaşardı, bütün ömründe hiçbir zaman zengin olmayı
    düşünmedi, çünkü inancını ve imanını ne sattı, ne de
    değiştirdi, ne de taviz verdi. Hiç zik zağı olmadı.
    Hacı Osman Efendinin bir başka özelliği olarak yetimlere
    sahip çıkın çağrısını hatırlatan Prof.Dr. Daryal bu konuda
    peygamberimizden –Yetimlere sahip çıkan, büyüten,
    yetiştiren ahirette bana komşu olur-hadisini nakledip
    bunu unutmayın derdi. Ben de bu sebeple 2 yetim
    yetiştirmeye çalışıyorum. Bir başka anıma gelince....
    hatırlayanlar, ya da işitenler olacaktır uzun yıllar önce
    Yalıköy açıklarında bir petrol tankeri ateş topu gibi
    yanmakta ve hatta Yalıköy sahiline 40-50 metre kadar da
    sürüklenmekte idi. Yangından gelen alevlerin sıcaklığı
    yola vurmakta ve hatta kavurucu bir hal almış iken
    Hacı Osman Efendinin ailesini bizim eve aldık, kendisi
    –Ben gelmem, Beykozlu Müslümanları bu halde bırakamam,
    yanarsam da onlarla beraber yanarım , Ölümümde kalmamda
    Beykozlularla birlikte olacak-cümlesini sarfetti.
    O zaman deniz kenarında toplanan cemaat bu durum karşısında
    dua etmeye başlar, hiç rüzgar yokken aniden esmeye başladı
    ve gemi kıyıdan uzaklaşmaya başladı. İşte Liderlik ve de
    Önderlik bu olsa gerek. Hacı Osman Efendi herkesi
    yüceltirdi, alay etmezdi. Etrafındakileri büyülterek
    büyürdü. 13-14 yaşındaki çocuklarla 70 yaşındakilerle
    ediyormuşçasına muhabbet ederdi.Önce Överdi...

    Hacı Osman Efendi bir kusurunu gördüğü insanı, o kişiyi
    methederdi. Mesela namaz kılarken sünnette yüksek sesle
    dua mı okudunuz, ona bunu hatırlatmak için- Ne kadar da
    huşu içinde güzel namaz kılıyorsunuz...bir de sureleri
    yavaş okursanız- diyerek anlatmak istediğini bu şekilde
    izaha çalışırdı. Bu şekilde ifade edince karşısındakinin
    de gönlü kırılmamış olurdu. Önce methedeceksiniz, methetmek
    İslam’ın esası, temelidir.Peygamberimiz yüzlerine karşı
    Hz.Ebu Bekri, Hz. Ömer’i, Hz. Ali’yi methetmedi mi ? derdi.
    Hz.Ömer’e-Benden sonra peygamber gelse idi bu sen olurdun,
    Hz.Ali için beni seven Hz.Ali’yi sevsin demiştir. İşte
    Hacı Osman Efendi de bu yolda giderdi. 12-13 yaşlarında
    çocuğa namazdaki hatasını ifade etmek için işte methetme
    yolunu takip etmeyi salık vererek çocukları sevindirmeyi,
    mutlu etmeyi başarırdı.. Ben namaza başladığım zaman benim
    için –Bu çocuk nur yüzlü oldu- deyince saatlerce aynanın
    karşısından ayrılmamış, o nuru yakalamaya çalışmıştım.
    Benim adımı –Küçük Evliya- diye seslenirdi, çocuk gönlüm
    ne kadar da hoşnut olurdu, ve de daha çok çalışırdım.
    “ Evlat dünyada herkesin methedilecek tarafı vardır “
    derdi. Adam çok fazla içki içer ancak çoluk çocuğuna gider
    çok iyi davranır. İşte sen de insanların iyi taraflarını
    görmeye gayret et, öyle yaklaş dedi. Kesinlikle dedikodu
    yapmazdı. Bir Müslüman’ın günahına katlanmak bile
    ibadettir derdi. Kızdığına hiç rast gelmedim.Selam verip
    ikramda bulunurdu....
    Hacı Osman Efendinin bir diğer
    özelliği olarak çocuklara karşı şefkatli tutumunu
    hatırlatan, Prof. Dr. Daryal, küçüklere selam verir
    ardından şeker ikramında bulunurdu. Ben onlara bu şekilde
    davranmakla elam alıp vermeyi öğretiyorum derdi.
    Her yerde niyetlerini söylerdi. Bir selam , bir Selamun
    Aleyküm cümlesi onları İslam ve İmana hazırlar dedi.

    Kendisi Medineliydi ancak Ankara’nın Kızılcahamam
    ilçesindendi. Ailece Medine’ye Hicret edip 19-20 sene
    orada kalmıştı.
    İyi derecede Arapça bilirdi, bir senede
    okunacak bir kitabı iki günde okurdu.

    Medine’ye dönecekken gördüğü rüya...


    Ülkede dinsizlik furyası eserken, bana bu
    konudaki rahatsızlığını ifade edip,” Çok rahatsız oldum,
    artık Medine’ye döneceğim” dedi.Cenabı Peygamberi o
    sıralar rüyasında görür, Medine’ye döneceğini
    söyleyince-orada ne yapacaksın, sana ihtiyaç yok, burada
    Müslümanların sana çok ihtiyacı olacak- cevabını alınca
    İstanbul’da kalmaya karar verir.


    Kendisine verilen sorumlulukların bilincindeydi.Bu sebeple hiçbir zaman
    vaazını kaçırmadı. Vapur ile karşıya gidip vaaz mı
    verecek, hava şartlarından gidemezse mutlaka bir motor
    bulur ve vaazına giderdi, sorunca da- cemaat bekler,
    beni göremeyince meyus olur, kırılırlar- der gönüllerini
    hoş tutardı. Çok yaşamak istiyorsanız evlendiğiniz zaman
    eşinizle, çocuğunuzla kavga etmeyin. Bunu yaparsanız
    ömrünüz kısalır. Ben hiç etmedim ancak adım kılıbığa çıktı.
    Eğer kavga ederseniz Allah ömrünüzden bereketi alır.
    Müslüman olmak demek mükemmel olmak demektir-cümlesini
    sarfederdi.

    Programda daha sonra 5 yaşındaki Beyzanur
    Aksu Esma-Ül Hüsnayı ezbere okuyarak gönülleri fethetti.

    Okyanusta kayaya çarpmış gibi oldum...

    Yüşa Camii Emekli İmam-Hatibi Ali Yalçın Hoca’da Hacı Osman Efendi ile
    yaşadıkları anılardan nakilde bulundu.

    1957 yılında Ortaçeşme Camiinde göreve başladığını hatırlatan Yalçın
    Hoca, bir gün Hacı Osman Efendi Camiine davet edildim.
    Okumam bittikten sonra bana döndü- Nereden geldin-deyip
    iltifatta bulundu. Beni Müftü Bekir Efendiye gönderdi ve
    “ Hafızların cennetteki makamları, melekler tarafından
    süslenmekte “ dedi. Arife günü bir hocaya dua okuma
    teklifinde bulunurmuş. O arife günü de beni işaret etti,
    -Duayı sen oku- dedi. Bana o gün bir gurur geldi.
    Beni ilk okuttuğunda da iltifat etmişti, bana daha çok
    takdir etsinler diye kafamdan o an geçti. Kendisi duayı
    bitirdiğimde- Böyle dua olmaz- deyince sarsıldım,
    sırılsıklam terle doldum, okyanusta büyük bir kayaya
    çarpmış gibi oldum, günah işledim O anda hafızamdan her
    şey uçup gitti. Bu zatın himmeti ile bana ne söylemek
    istersen söylet diye Allah’a yalvardım. O an dua aklıma
    yeniden geldi, okuyup özetledim,

    - İşte dua böyle olur.
    Radyolardaki o gevezelerin duaları gibi yapmak istedin,
    dua kısa ve öz olmalı-dedi.

    Bir gün –Çocuklar Beykoz semalarında bir musibet dolaşıyor, sadaka verip bol bol
    istiğfar çekin. Bu belaları def eder, ömrünüzün uzamasına
    rızkınızın bollaşmasına neden olur.-dedi.

    3 gün sonra daha önce de konusu geçtiği gibi Yalıköy önlerinde o tanker
    faciası meydana geldi..

    Kendisine –Hocam musibet bu mu idi?- dedim. O da kendi kendine yanıp buradan uzaklaşacak.
    Yangında tekbir ve Ayet El Kürsü okunursa bu yangın biter
    dedi.

    Birçok sırları vardı, hatta bunlardan bazılarını
    Televizyon ekranlarında izlediğimiz –Sır Kapısı-
    programında yayınlatma düşüncesindeyim.Çok kerametlerine
    şahit oldum.
    ..

    Bir diğer konuşmacı olan Cemil Yıldız kendisini 9 yaşında tanıdığını ve onu tanımakla çok büyük
    bir nimete kavuştuğunu söyleyerek babası ile birçok kez
    vaazlarına gittiğini anlattı. Elini öptüğünde her çocuk
    gibi 25 kuruş verir, ardından da şeker ikram ederdi.
    Her zaman 15-20 çocuk elini öpmek için hazır beklerdik.
    Sonraları her sohbetine gitmeye başladım. İstanbul’a
    vaazına beni götürürken elimi tutar öyle giderdik. Bu
    esnada çok kerametlerini görüp şahit oldum. Hastalara şifa
    dertlilere deva borçlulara edalar dilerdi. Bu arada rüya
    tabirlerini de çok iyi yapardı. Hasta olanların şifalı
    ilacı olurdu. Bahçedeki sinir otlarını toplatarak yıkar,
    çay gibi yapıp içerdi. Hacı Osman Efendi bir yerden
    geçeceği zaman mesela bir kahvehane önünden geçecekken,
    herkes oyunu bırakır saygı ile ayağa kalkardı.

    Yine bir gün Yüşa Camiinin çatısını onarma amacı ile
    Hacı Osman Efendi ile oradaydık. Bir grup geldi,
    arabalarını çekip eğlenmeye başladılar. O anda arabaları
    takla atıp devrildi, aşağıda bulunan kuyuların orada
    kalakaldılar. Hacı Osman Efendi- Orada öyle şeyler
    yaparsanız, Allah buna müsaade etmez.
    Bir gün yatakta uyurken gördüm, bana sen benim çok yaşamamı mı istiyorsun
    dedi. Merhumun cenazesi de görülmemiş bir kalabalıklan
    Eyüp Sultan’a uğurlandı.


  2. #2
    Pürheves naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    170

    Standart

    Ahmet Hulusi'nin 'Dua ve Zikir' kitabında bahsettiği Medineli Osman Efendi

    Eyüb Sultan kabristanında Necip Fazıl'ın kabrinin karşı çaprazında etrafı yeşil demir parmaklıka çevrili kabrin üzerindeki Osmanlıca ve Türkçe Medineli Hacı Osman Akfırat yazar.


    Ahmet Hulusi'nin yazdığına göre kendisine
    yüz bin İhlas zikri veren öneren ve O'nu Rasulullah ile "farklı bir boyutta tanıştıran" bu Zattır.

  3. #3
    Pürheves naksibendi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    170

    Standart

    Ahmet Hulusi CUMA SOHBETLERİ kitabını sunarken diyor ki:


    "18-20 yaşında yanında olduğum merhum Medineli (Beykozlu) Osman Efendi şöyle demişti:


    İlim avâma yakın olduğu kadar, anlatanın çevresi kalabalık olur! Ne zaman ki ilim, öze döner ve mertebesi yükselir, anlayanı da azalır… Pek çok yüksek mertebeli zevâtı ise kendi ailesi bile tanımamıştır!.”


    North Carolina - USA
    1 Nisan 2000



    http://72.41.193.200/tumkit/default....ID=43#ggggittt

  4. #4
    Dost memed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    1

    Standart

    Kendisi Medineliydi ancak Ankara’nın Kızılcahamam
    ilçesindendi. Ailece Medine’ye Hicret edip 19-20 sene
    orada kalmıştı.
    İyi derecede Arapça bilirdi, bir senede
    okunacak bir kitabı iki günde okurdu.

    Öncelikle selamun aleykum ben kızılcahamamlıyım hoca efendının hayatını okurken kızılcahamam ilçesinden oldugnu gordum acaba hangı bılgıye dayanarak soylenmış nu dogrulugu ne kadar kesın ? bılenler cevap yazarsa makbule gecmıs olur allah razı olsun şimdiden

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hacı Hoca Röportajı
    By muhibbülkurra in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 12.04.20, 13:13
  2. Hacı Hulusi Bey'den Şiirler
    By nurçi38 in forum Şiirler
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04.03.09, 13:19
  3. Şeyh Hacı ALİ Efendi..
    By alanyali in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.08, 21:55
  4. Bediüzzaman'ın Talebesi (Hacı Osman Aydın) Vefat Etti
    By EnsTanTeNe in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 12.11.07, 21:27
  5. Hacı Ali Aras
    By muntehab in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.12.06, 10:55

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0