+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 26

Konu: Namaz Kılmayan Müşriktir...

  1. #1
    Pürheves EbEd-YoLcUsU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    BEZM-İ ELEST'TEN...
    Mesajlar
    155

    Unhappy Namaz Kılmayan Müşriktir...

    NAMAZ KILMAYAN MÜŞRİK'TİR


    "Allah(cc)'a dönücüler olarak (O'na yönelin) ve O'ndan korkun. Namazı da dosdoğru kılın da müşriklerden olmayın." (Rum: 32)Allah (cc) bu ayette müşriklerden olmamayı 'namaz kılma'ya bağlamaktadır.

    Ebu Süfyan'dan rivayet edilmiştir. Dedi ki: Cabir şöyle diyordu: Ben Nebi (sav)'den işittim, şöyle buyuruyordu: "Şüphe yok ki kişi ile şirk ve küfür arasındaki şey sadece 'namaz'dır." (Müslim:82, Ebu Davud:4678, Tirmizi:26l9, Nesei:465 ve İbn-i Mace: 1078 rivayet ettiler.)

    Cabir (ra)'den rivayet edilmiştir:Nebi (sav) buyurdu ki:"Namaz'ı kılmamak şirktir."(Musannaf: 5009, Şeria: 133, Usulü's-Sünne-. 1513 sahih bir senedle rivayet ettiler

    Enes (ra)'den rivayet edilmiştir: Nebi (sav) buyurdu ki: "Kişi ile şirk arasında 'namaz'ı terketmekten başka bir şey yoktur. Namazı terk ettiği zaman şirk koşmuştur."(İbn Mace: 1080, Muhammed İbn-i Nasr/Kitabu's salat :897 rivayet etmişlerdir.)

    Rasulullah (sav)'in azadlısı Sevban (ra)'dan rivayet edilmiştir: Ben Rasulullah(sav)'den işittim. Buyurdu ki: "Kul ve küfür ve iman arasında 'namaz' vardır. 'Namaz'ı terk ettiği zaman muhakkak şirk koşmuş olur."

    Rasulullah (sav)'den rivayet edilen sahih hadisler açıktır ve yoruma gerek yoktur.

    Yüce Rabbim cümlemizi miracımızdan ayrı kaymasın inşallah...

    FANİYİM, FANİ OLANI İSTEMEM

    ACİZİM,ACİZ OLANI İSTEMEM

    RUHUMU RAHMANA TESLİM EYLEDİM GAYR İSTEMEM

    İSTERİM FAKAT BİR YAR-I BAKİ İSTERİM

    ZERREYİM FAKAT BİR ŞEMS-İ SERMET İSTERİM

    HİÇ ENDER HİÇİM FAKAT BU MEVCUDATI BİRDEN İSTERİM

    ...BediüzzamaN SAİD NURSİ...


  2. #2
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Neden namaz kılmayana müşrik diyenler aynı hadisi delil göstererek diyor "hadis açıktır, yoruma gerek yoktur"

    Oysa hadise onlar yorum getiriyor.

    Evet hadis açıktır. Namaz kılmayan müşrik değildir. Müşrik olup olmamakla ince bir çizgide durmaktadır.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  3. #3
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Namaz kılmayan bir kimseyi küfür ve şirkle itham etmek yerine ona, namazın manasını ve mahiyetini tatlı bir sohbet havası içinde açıklamak gerekir. İnsanın namaz kıldığı takdirde kendisini yoktan var eden Yaratıcısının huzuruna çıktığı, Onunla doğrudan muhatap olduğu, Cenab-ı Hakkın rızasına ancak namaz kılmakla erişileceği kendisine anlatılmalıdır. Peygamber Efendimiz, Sahabe-i Kiram ve diğer büyük zatlar da insanları hep yumuşaklıkla, güzel muamele ile, ibadete teşvik etmişler, onları ürkütüp korkutmadan uzak durmuşlardır.

    Namaz kılmak, imandan sonra gelen en büyük hakikattir. Bundan dolayıdır ki, Kur’an-ı Kerimde yüze yakın yerde namazdan bahsedilmektedir. Hiçbir ibadete bu kadar ehemmiyet verilmemiştir. Çünkü namaz, mü’minin Rabbiyle olan en yakın münasebetidir. Namaz kılmayan insan bu münasebeti zayıflatmış, kendisini nefis ve şeytan gibi düşmanların arasına atmış olur ki, asıl büyük tehlike budur.

    Namazla ilgi bütün ayetler, hep insanları namaza teşvik ederler. Bu konuda bazı ayet mealleri: "O mü’minler ki, gayba iman ederler, namazlarını kılarlar", “Namaz ancak Allah‘tan hakkıyla korkanlara ağır gelmez”, “Mü‘minler namazlarını muhafaza ederler”, “Namaz insanı kötülüklerden ve kötü sözlerden alıkoyar”, "Benim mü’min kullarıma söyle, namazlarını kılsınlar."

    Hadis-i şeriflerde de aynı hususları görmemiz mümkündür. Namazla ilgili hadisleri gözden geçirdiğimizde, hep namaz kılmanın fazilet ve sevabından bahsedildiğini göreceğiz. Fakat ”İnsan ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır“, “Münafıklarla bizim aramızdaki ahid namazdır” mealindeki hadislerdeki tehditler, “namazın farz olduğunu inkar eden, yahut namaz kılmamayı helal sayan” kimseler içindir. Yoksa, namazı Allah’ın emri kabul eden ama kılmakta tenbellik gösteren insan için şirk ve nifak söz konusu olamaz.

    İbni Abidin ise Reddü’l-Muhtar isimli eserinde namaz bahsinin baş taraflarında, “Namazın farziyetini inkar eden kafir olur. Umursamayarak, yani tembelliğinden dolayı kasten terk eden kimse ise günahkar olur” demektedir.

    Yani namaz kılmamak büyük günahlardandır. Büyük günahları işleyenin kafir olacağını sadece batıl bir mezhep olan Mutezile mensupları söylerler. Fakat devamlı sûrette namaz kılmayan insanın imanının da zamanla bir takım tehlikelere maruz kalabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.
    Mehmet Paksu

  4. #4
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Şimdi Tirmizi İman 9'u açtım. Aynen şöyle yazıyor.

    2618) Cabir(r.a)'den rivayete göre Resulullah(s.av) buyurdular ki; "İman ile küfür arasında namazı terk etmek vardır. (Müslim iman 35)

    A'meş(r.a) da aynı senetle bu hadisin benzerini rivayet etmiştir; "kul ile küfür ve şirk arasında namazı terk etmek vardır." (Müslim İman 35; İbn -i Mace ikame 77


    Muhabbetle
    Konu Seha tarafından (31.07.08 Saat 11:02 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  5. #5
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Ebedyolcusu kardeşim, bir şeyin haram olması veya birinin bir işinden dolayı kafir sayılması veya münkir olması ancak emirden gelir. Yegane emir kaynağı Kur'an'dır.

    Yada Peygamberimizin de yaptığı gibi bir şey dolayısı ile yani sonuçları itibari ile küfür veya haram olur. İçtihadlar ve fetvalar dahi böyledir.

    Mesela, sigara için ne bir ayet veya hadis yoktur. Ama Alimler Kur'ani ve Peygamberi metodu kullanarak demiş "Sigara Mekruhtur" Zira, haram yapamaz emir yok. Ama sigara içmenin sonuçlarına bakarak, yani, Kurani haramlara sebep olması dolayısı ile mesela israf olduğu için, intihar olduğu için ve hakeza gibi sebelerle demişer "sigara içmek haramdır"

    Yani, eğer sigara israfa sebep oluyorsa o israf haramdır. Sigara değil. Ama adeten denilebilir "Sigara haramdır" Yoksa bu sözün anlamı emirden geliyor demek değildir.

    İşte senin iddia ettiğin "namazı terk etmek küfürdür" veya "namazı terk eden münkirdir" gibi hadisi şerifler namaz kılmayanı kafir yapmıyor. Namaz kılmama fiilinin sonuçlarından biri olan küfre kapı açmasına nazarı veriyor.

    Nasıl sigara içmek israfla sonuçlanabilir. Namazı terk etmekte küfürle sonuçlanabilir.

    Yoksa Kur'an namaz kılmayana kafir veya münkir dememişse hiç kimse namaz kılmayana kafir, münkir diyemez.

    Bu ince sırat köprüsü gibi meseleyi iyi tahlil et.

    Muhabbetle
    Konu Seha tarafından (31.07.08 Saat 11:07 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  6. #6
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Şİrk demek Allah'a ortak koşmak demek. Ehl-i iman ise Allah'ın birliğini bilir fakat emri dinlemezse emre muhalefetten ceza görür. Ehl-i şirkse zaten ehl-i imandan bahsedilmez ki namazın bu konu ile bağlantısı olsun.

    Namaz kılmamak sürekli olursa büyük günahtır. Günah ise affa kabildir. Ama namaz çok sırlı bir kulluk alameti olduğu için çok titiz davranmak lazım.

  7. #7
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Alıntı seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Namaz kılmama fiilinin sonuçlarından biri olan küfre kapı açmasına nazarı veriyor.
    Bu ince sırat köprüsü gibi meseleyi iyi tahlil et.

    Muhabbetle


    "Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var.O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırıyor." lemalar

  8. #8
    Pürheves muhammed54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    sakarya
    Yaş
    30
    Mesajlar
    268

    Standart

    Namazı Terkeden Küfre Girmiş Sayılır Mı?


    Namaz, imânın en verimli ve en yararlı ürünlerinin başında İmânın tahkik derecesinde kalbde köksalmasma yardımcı olan amellerden biri hiç şüphesiz ki namazdır. Kılınması farz ve farziyetini kabul imânın gereğidir. Terki büyük günah, farziyetini red ve inkâr ise küfürdür.
    înkâr etmediği halde namazı terkeden kimsenin küfre girip girmeyeceği hakkında farklı görüş ve tesbit ortaya çıkmıştır. Ön­ce ilgili hadîsleri nakledelim :
    Cabir (r.a.)'den yapılan rivayete göre, Resûlüllah (a.s.)
    Efendimiz şöyle buyurmuştur : «Adamla küfür arasında namazı terki vardır.»[14]
    Büreyde (r.a.)'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: «Bizimle sizin arasındaki (ahid teman, söz güven ve zimmed) namazdır. Artık kim onu terkederse küfre girmiş olur.»[15]
    «Şüphesiz M bizimle onlar (münafıklar) arasındaki ahid (eman, söz, güven ve zimmet) namazdır. Kim onu terkederse küfre girer.»[16]
    Münâvî bu hadisi açıklarken (onlar) dan maksat, münafıklar­dır) demiştir.[17]
    Abdullah b. Şakiyk el-Ukayli diyor ki: Resûlüllah'm (a.s.) as­habı, amellerden hiçbirini değil, yalnız namazın terkini küfür gö­rürler (sayarlar) di.»[18]
    Abdullah b. Amir b. Âs (r.a.)'dan yapılan rivayette, Peygam­ber (a.s.) Efendimiz bir gün namazdan söz ederek dedi ki: «Kim namaz kılıp onu muhafaza ederse, namaz onun için Kıyamet gü­nünde bir nur, bir burhan ve bir kurtuluş olur. Kim de onu muha­faza etmezse, onun için ne bir nûr, ne bir burhan, ne de bir kur­tuluş olur. O, Kıyamet gününde Karun, Fir'avn, Haman ve Ubey b. Halefle beraber olur.»
    Hadislerin açık delâletinden şu hükümler anlaşılmaktadır:
    1- Adamla küfür arasındaki alâmet-i farika namazdır. Böyle­ce namazı terketmek küfrü gerektiren sebeplerden biridir.
    2- Namazı terkeden küfre girer.
    3- Namazı kılıp muhafaza eden, kendi lehine bir nûr ve kesin delil kılmayan da kendi aleyhine bir delil hazırlamış olur.
    Hadislerin ışığında ilim adamlarının görüş ve tesbitleri: Namazı, farziyetini inkârla terkeden kimsenin küfre gireceğine hiçbir ilim adamı muhalif bir görüş ortaya koymamıştır. Meğer :i, İslâm'a daha yeni girmiş bulunsun. O takdirde mazur sayılabilir
    reya müslümanlardan uzak bulunup namazın farziyeti hakkında
    lendisine bir bilgi ulaşmamış olsun...
    Namazın farziyetini kabul etmekle beraber gevşeklik veya bık­kınlık gösterip veya işlerinin çokluğundan fırsat bulamadığım ba-tıane ederek kılmayan kimse hakkında nasıl bir hüküm verilebilir? Bu hususta ilim adamları farklı görüşler izhar etmişlerdir:
    a) îmanı Mâlik ve İmam Şafii'ye göre, kâfir olmaz, sadece fasık sayılır. Tövbe ederse mesele yok. Etmediği takdirde ölüm ce­zasına çarptırılır ve infaz için kılıç kullanılır.
    b) Seleften bir cemaate göre, kâfir olur. Bu, Hz. Ali (r.a.)'den ve İmam Ahmed'den rivayet edilmiştir. İmam Ahmed'den bir di­ğer rivayet ise, kâfir olmadığını ifade etmektedir. Abdullah b. Mü­barek ve îshak b. Rahuye de öylesinin kâfir olacağını söylemiştir. Şafii'nin arkadaşlarından bir kısmı da aynı görüştedir.
    c) İmam Ebû Hanîfe, rey tarafdarları ve Şafiî'nin yakın ar­kadaşı el-Müzenî'ye göre, kâfir olmaz ve öldürülmez, sadece na­maz kılmcaya kadar hapsedilir.
    İmam Mâlik ve İmam Şafiî bu konuda şu âyetle istidlal etmiş­lerdir : «Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışla­maz? bundan başka (günahları) dilediği kimseler için bağışlar...»[19]
    Kılıçla öldürüleceği hakkındaki görüşlerini ise şu hadîse da­yayıp istidlal etmişlerdir : «İnsanlar, La ilahe illallah deyinceye, na­maz kılmcaya ve zekât verinceye kadar onlarla savaşmakla emro-lundum. Bunları yaptıkları takdirde, —haklı bir sebep dışında— kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar...»[20]
    Ayrıca bu konuda şu âyetle ihticacda bulunmuşlardır: «Haram ayları çılanca artık müşrikleri bulunduğunuz yerde öldürün; yakala­yıp tutuklaym; gelip geçecek bütün gözetleme yollarını tutun. Tev-be eder, namaz kılar ve zekât verirlerse onları serbest bırakın git­sinler...»[21]
    Bunlar, «Kul ile küfür arasında namazın terki vardır» mealin-
    deki hadîsi ve diğer ilgili hadîsleri şöyle yorumlamışlardır: Nama­zı terketmesi sebebiyle kâfire uygulanacak cezaya müstehak olur, o da öldürmedir. Çünkü onun bu fiili, kâfirin fiiline benzemekte­dir.
    İkinciler ise, konunun başında naklettiğimiz hadîsle ihticac et­mişlerdir. Üçüncüler ise, birincilerin ihticac ettiği âyet ve hadîsle ih­ticac etmişlerdir ve öldürülmeyeceği hakkında görüşlerini ise şu hadise istinad edip delillendirmişlerdir: «Müslüman kişinin kanı ancak şu üç şeyden biriyle helâl olur: Evlilikten sonra zina eder, İslâm'dan sonra dinden döner veya haksız yere bir cana kıyarsa...»[22]
    Sonuç olarak hangi görüş tercihe lâyıktır?
    Şüphesiz ki, İmam Ebû Hanife ve İmam Müzeni ile rey taraf -darlarımn görüşü, İslâm'ın ana kaidesine ve uygulamadaki neti­celere daha uygundur. Allah daha iyisini bilir.
    1065 no'lu Büreyde hadîsim Nesâî ve Iraki sahîhlemiş, İbn Hib-ban ve Hâkim rivayet etmişlerdir. Bu hadîs ise, namazın terkedil-mesi, mü'minin veya müslimin imânına delâlet eden açık belgeler­den birini kaldırmış sayılır. Namazı terkeden o belgeyi ve alâmeti kendinden uzaklaştırmış olur.
    Abdullah b. Şakiyk hadîsini aynı zamanda Hakim rivayet edip Buharı ve Müslim'in şartına göre sahîhlemiştir. Hafız onu et-Tel-his'te nakletmiş, ama üzerinde bir yorum yapmamıştır.
    Ashab-ı Kiram, namazın terkedilmesini küfrün alâmetlerinden biri saymışlardır. Bu, namazı terkedenin kâfir olduğuna delâlet et­mez. Meğerki farziyetini inkâr etmiş olsun...
    Abdullah b. Amr b. As hadisine gelince : Taberânî de onu el-Kebîr'de ve el-Evsat'ta tahrîc etmiş ve Mecmau'z-Zevâid'de, «Ah-med'in ricali sıkat (güvenilir) kimselerdir, demiştir.
    «Hadîs, müslüman namazını muntazaman kılıp ona devam et­mediği takdirde yeterince yararlanmayacağına; terkettiği takdirde, kendini küfür ehline benzetmeye çalıştığına delâlet eder. Bu yüz-/ den Kıyamet günü elim bir azaba uğrar. [23]

    Namazı Terketmenin Küfrü Gerektirmiyeceğini Söyleyenlerin Delilleri


    Ebu Hüreyre (r.a.)'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) indimiz'den şöyle işittiğini söylemiştir : «Kıyamet gününde ku-a ilk hesaba çekileceği şey, farz namazdır. Eğer onu tamam kıl-ışsa (mesele yok}, değilse, nafile namazı var mıdır bir bakı-z? denilir. Nafile namazı varsa, (noksan kalan) farzı onunla ta-amlamr. Sonra da diğer farz olan amelleriyle bunun gibi işlem Lpüır.»[24]
    Ubade b. Sâmit (r.a.)'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) ■endimiz'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: «Kim Allah'tan baş-ı ilâh olmadığına, O'nun bir olduğuna, ortağı bulunmadığına; Mu-iımmed'in de O'nun kulu ve Resulü olduğuna; İsâ (Peygamberin) 3 Allah'ın kulu ve Meryem'e ilka olunan kelimesi ve ruhu bulun­cuna; Cennet ve Cehennemin hakk olduğuna şehadet ederse, İlah onu bulunduğu amel üzerine fne olursa oİsun) Cennet'e so-ar.»[25]
    Enes b. Mâlik (r.a.)'den yapılan rivayette, Peygamber (a.s.) fendimiz şöyle buyurmuştur : «Ya Muaz!» Diye seslendi. O da •. Buyur Ya Resulellah! Emrine hazır bekliyorum» deyince Resûlül-ıh (a.s.) şöyle buyurdu : «Herhangi bir kul, Allah'tan başka ilâh Imadığına, Muhammed'in de O'nun kulu ve resulü bulunduğuna ehadet ederse, mutlaka Allah onu Cehennem ateşine haram kılar.» Bunun üzerine Muâz (r.a.) : «Ya Resûlüllah! Bunu insanlara ha-ıer verip onların müjdelenmesin! sağlayayım mı? diye sordu. Pey­gamber (a.s.) Efendimiz, «O zaman hep buna güvenip dayanırlar da amel etmez olurlar)!» buyurdu. Muâz da bu haberi ancak —günahtan korktuğu için— öleceğine yakın bir zamanda anlattı.[26]
    Ebu Hüreyre (r.a.)'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir : «Her peygam­berin makbul bir duası vardır ki hemen hepsi bu hususta aceîe edip (Dünya'da dile getirmiştir). Ben ise duamı ümmetim için şefaatte
    bulunmam arzusuyla Kıyamet gününe bıraktım. Ümmetimden Allah'a bir şeyi ortak koşmadığı halde ölen kimse inşaallah buna nail olacaktır.»[27]
    Ebû Hüreyre (r.a.)'den yapılan rivayette, Peygamber (a.s.) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu söylemiştir
    . «Benim şefaâtımla en çok mes'ud olacak kimse, kalbinden hâlisen la ilahe illallah di­yendir.»[28]
    îbn Mes'ûd (r.a.)'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efen­dimiz'in şöyle buyurduğunu söylemiştir : «Müslümana sövüp say­mak fisktir, onunla savaşmak küfürdür.» (1077)
    Yine İbn Mes'ud (r.a.)'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuştur : «Herhangi bir adam, bildiği halde babasından başkasına kendini nîsbet edip iddiada bulunursa, mut­laka küfre girer ve kim de kendisine ait olmayan bir şeyi iddia edip (kendine mal etmek isterse), o, bizden değildir. Cehennemdeki ye­rine hazırlansın!.»[29]
    Ebu Hüreyre (r.a.) 'den yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir : «İnsanlarda iki şey vardır ki, onlar onunla küfre giriyorlar : Soya sopa dil uzatıp sövmek ve ölü üzerine sesi yükselterek ağlamak...»[30]
    İbn Ömer (r.a.)'dan yapılan rivayete göre, şöyle demiştir : «Ömer (r.a.) «Babam hakkı için» diye yemin ederdi. Peygamber (a.s.) onu bundan men'etti ve şöyle buyurdu : «Kim Allah'tan baş­ka bir şeyle yemin ederse, gerçekten ortak koşmuş olur.»[31]
    İbn Abbas (r.a.)'dan yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efen­dimiz şöyle buyurmuştur : «İçkiye devam eden kimse (o hal üzere) ölürse, Allah'a, puta tapan gibi kavuşur.»[32]
    Hadîslerim açık delâletinden şu hükümler anlaşılmaktadır :
    1- Farz namazın terki küfrü gerektirmez. Meğerki farziyeti .kâr edilmiş olsun.
    2- Farz namazlardan kılınmayan veya noksan kalanlar, nâ-le namazlarla tamamlanır. Bu, Âhiret'le ilgilidir. Dünya'da ise, srkedilen farz namazları kaza etmek farzdır.
    3- Kıyamet gününde kılınmayan farzlardan dolayı meydana
    elen açıklık nafile namazlarla kapatılacağı, farz namazı terketme-jıı küfrü gerektirmediğine delâlet eder.
    4- Allah'ın varlığına ve birliğine, Hz. Muhammed'in (a.s.) Aî-ah'm kulu ve Resulü olduğuna, îsa Peygamberin Allah'ın bir ke-Lmesi olup Meryem'e ilka olduğuna şehadet eden, Cennet ve Ce-Lennem'in hak olduğuna inanan kimsenin Cennet'e sokulacağı, na-nazı terkinden dolayı kişinin kâfir olmayacağına delâlet eder.
    Aynı zamanda Allah'ın varlığına ve birliğine, Muhammed'in de )'nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet eden kimseye Cehennem ıteşinin haram kılınması hakkındaki rivayet de, farzın terki küfrü gerektirmediğini isbatlar.
    Ümmetten Allah'a ortak koşmadığı halde ölen kimsenin inşaal-.ah Peygamber (a.s.) Efendimiz'in şefaâtına nail olacağının müjde ;enmesi de farzı terkeden kimsenin küfre girmediğine delâlet eden belgelerden biridir.
    Halisen lâ ilahe illallah diyen kimsenin en çok şefaâta nail olup mutlu olacağı hakkındaki haber de bu delillerden bir başkasıdır.
    Müslümanla savaşmak konusuna gelince: Müslümanın kanını, malını helal sayarak savaşan kimse küfre girer. Bunları ve onunla savaşmayı helâl saymadığı halde yine de savaşırsa, büyük günâh işler. Hadîsteki, «Gnunla savaşmak küfürdür» cümlesi bu manâ ile yorumlanır.
    Kendini bile bile babasından başkasına nisbet eden kişinin küfre girmesi de yorum isteyen bir konudur. Soy sop bağlarının lüzumsuzluğuna ve saçma olduğuna inanıp zina ve benzeri ahlâk­sızlıkları mubah sayarsa küfre girer. Sadece bilerek de olsa, ken­dini başkasına nisbet edip bunun mubah olduğuna inanmıyorsa, küfre girmez, büyük günâh işlemiş olur.
    Diğer rivayetler ve hadîslerin tahlilleri:
    1072 no'lu Ebû Hüreyre (r.a.) hadîsini Ebû Davud üç tarikle tahrîc etmiştir: İkisi Ebü Hüreyre'ye, biri Temîm ed-Dârî'ye daya­nır. Her üç rivayeti de tenkid eden olmamıştır. Ne Ebü Dâvud, ne de el-Münzirî bunlar üzerinde konuşmuştur. Nesâî isnad-ı ceyyid ile tahrîc etmiş; ricali de sahih kişiler olarak kabul edilmiştir. İbn Kattan da bunu sahîhlemiş, Hâkim kendi Müstedrek'inde rivayet ederken, «isnad-ı sahihtir» diye kaydetmiştir. Buharı ile Müslim bu hadîsi tahrîc etmemiştir.
    Sonuç olarak, yukarıda belirttiğimiz gibi, hadisten farzlarda meydana gelen noksanlıklar nafilelerle kapatılır, hükmü ortaya çıkıyor ve namazı terkedenin küfre girmediği anlaşılıyor.
    Diğer hadîslere gelince: Önceki âlimlerle, sonra gelen âlimler şu hususta birleşmişlerdir: «Lâ ilahe illallah diyen Cennet'e girer» mealinde varid olan bütün hadisler birtakım kayıtlarla mukayyed bulunmaktadır; şöyle ki, farzları yerine getirmiş olması, büyük gü­nâhlardan kaçınıp, işlenilenlerinden tövbe edip dönüş yapması ge­rekir. Mücerred şehadet ne yeterlidir, ne de Cennet'e girmemek için kâfi bir hüccettir.» Nitekim İmam Nevevî diyorki: Bu kelimey­le ilgili rivayet mücmeldir, açıklamaya muhtaçtır : Kim şehâdette bu­lunur, hakkını ve farzlarım yerine getirirse, o Cennet'e girer.» Ha­san el-Basrî de aynı görüştedir. Buharı ise, «Bunu pişmanlık du­yup tevbe ettiğinde söyler ve akabinde ölürse, Cennet'e girer» de­mektir, diye ayrı bir yorum getirmiştir. Ayrıca Nevevî bütün gö­rüşleri toplayarak hepsinden ortaklaşa şu neticeyi çıkarmıştır: «Allah'ın varlığına ve birliğine inanıp şehâdette bulunan her mü-vahhid, ya affedilerek hemen Cennet'e konulur, ya da gereken ce­zayı çektikten sonra oraya alınır. Cehennem ateşinin ona haram kılınmasından maksat ise, orada ebediyyen kalmayacağıdır... Ni­tekim Kadı Iyaz da bu anlamda bir yorumda bulunmuştur.
    Sonuç olarak' şöyle diyebiliriz :
    1- Farziyetini red ve inkâr etmedikçe namaz ve benzeri ibâ­detleri terketmek kişiyi küfre sokmaz. Sadece büyük günâh işlemiş olur.
    2- Sadece şehâdette bulunup Allah'ın birliğine inanan kimse, hesaba çekilip gereken azabı çektikten sonra Cennet'e girer, Cehen-nem'de ebedî kalmaz. Ancak şehadetten maksat, Allah'ın varlığına-Hz. Muhammed'in Peygamber olduğuna inanıp şehâdette bulun­maktır. [33]

    [14] Müslim/İmân : 134. Ebû Dâvud/Sünne ı 15. Tirmizî/îmân : 9. İbn MâceAİkaınei 17. Dâremî/Salat: 29.

    [15] Nesâî/Saiat t 8. Tirmizl/îmân ı 9. tbn Mâce/İkamet . 77,78, fiten : 23. Ah-med; 5/346,355

    [16] Nesâî/Salat , 8. Tirmizî/İmân : 9. İlm Mace/îkamst : 77,78, fiten •. 23. Ah-medî 5/346,355.

    [17] Feyzü'l-kadîr s 4/395 - 574 nolu hadîs...

    [18] Neylü'l-evtar: 1/345,348.

    [19] Nisa sûresi; 48.

    [20] Euharî = Müslim.

    [21] Tevbe sûresi: 5.

    [22] Buharî/Diyet : 6. Müslim/Kasamet ; 25;26. Ebû Dâvud/Hudud : 1. Tirmizî/Hudud : 15 Nesâî/Tahrün = 1 Dâremi/Siyer , 11. AJımed ; 1/61,63,65,70,163 382,428,444,465, 6/187,214

    [23] Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla Ahkâm Hadisleri, Uysal Kitabevi: 1/488-491.

    [24] Tirmizî/Salat -. 188. Ebû Dâvud/Salat . 145 Nesâî/Salat : 0, tahrîm % 2. İbn Mâce/îkame t 202. Daremî/Saîat t 91. Ahmed : 2/290,425. 4/65,103. 5-72,377

    [25] ) Buharı - Müslim i Ubâde b, Sâmit (r.a.) 'den...

    [26] Buharı ^ Müslim i Enes b. Mâlik (r.a.) 'den.

    [27] Müslim/Îmân . 334,335,337,341,345, Buharî/Daavat t 1. Tirmizî/Daavat : 130. İbn Mâce/Zühd , 37. Daremî/Rikak s 85. Ahmed, 1/281,295.

    [28] Buharî/îlim : 33, rikak •. 51. Ahmed : 2/373.

    [29] Buhari/İmân • 36, edeb > 44. Müslim/İmân ; 116. Tirmizi/Birr -. 51, imân : 15. Nesâî/Tahrim : 27. îbn Mâce/Fiten 4. Ahmed t 1/176,178,385,411,433,454. , 5velâ' s 3. Nesât/Hudud 36, vasaya s 6. Daremî/Siyer . 81, ferâiz . 2, Aû-raed; 2/118. 5/38,46.

    [30] Müslim/İmân 1121.

    [31] Tirmizî/Nezir -. 9. Nesâî/Eyman ) 4. İbn Mâce/Keffarat i 2. Daremî/Nezir, 6. Ahmed ; 1/47. 2/34,67,69,87,125,142.

    [32] Ahmed : 1/272. 2/69,128,134,164,201,203. 3/14,28,83,226,399. 6/441.

    [33] Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla Ahkâm Hadisleri, Uysal Kitabevi: 1/492-495.

  9. #9
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Maşallah kardeş. Güzel bir paylaşım oldu. Teşekkürler.

  10. #10
    Pürheves EbEd-YoLcUsU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    BEZM-İ ELEST'TEN...
    Mesajlar
    155

    Standart

    Allahım hepinizden razı olsun inşallah...
    Ama ben bunu bir yerden aldığımı bildirmemişim affola..Bunu okuduğumda kafam karışmıştı...Böyle bir genelleme doğrumu diye... Ve sizler gibi abi ablalarımla paylaşmak istedim sizlerin fikirlerini alabilmek için doğru olana kavuşmak için..Allahıma şükürler olsun ki bana en güzel şekilde açıklamalar yapmışsınız..Yüreğinize ellerinize sağlık inşallah..

    Rabbim cümlemizi doğru yoldan ayırmasın inşallah...

    FANİYİM, FANİ OLANI İSTEMEM

    ACİZİM,ACİZ OLANI İSTEMEM

    RUHUMU RAHMANA TESLİM EYLEDİM GAYR İSTEMEM

    İSTERİM FAKAT BİR YAR-I BAKİ İSTERİM

    ZERREYİM FAKAT BİR ŞEMS-İ SERMET İSTERİM

    HİÇ ENDER HİÇİM FAKAT BU MEVCUDATI BİRDEN İSTERİM

    ...BediüzzamaN SAİD NURSİ...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Namaz Kılmayan Cami
    By Ene-Zerre in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.12.19, 15:38
  2. Namaz Kılmayan Kafir Midir?
    By _EzheR_ in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 83
    Son Mesaj: 26.04.19, 11:05
  3. Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 14.09.15, 19:08
  4. Namaz Kılmayan Biriyle Evlilik...
    By ottoman in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 19.08.07, 02:05
  5. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 15.05.07, 19:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0