+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19
Like Tree1Beğeni

Konu: Necmi Abiyle Ateist Arasında Geçen Dialog

  1. #1
    Ehil Üye istiğna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    2.274

    Standart Necmi Abiyle Ateist Arasında Geçen Dialog

    Beyaz eşya pazarlamacısı kamyondan iner. Beyaz eşya satan dükkana girer.

    Dükkanda dini bir konuda sohbet yapılmaktadır. Satıcı sohbet esnasında kafasını uzatarak:

    -Merhaba, ben ateistim, sizinle dini konularda tartışabiliriz, dedi.

    Dükkanda bulunanlardan biri olan Necmi Abi

    -Hoş geldin Ateist kardeş,

    -Hoş bulduk

    -Buyur gel oturalım, sohbet edelim.

    Ateist oturur.

    -İsminiz nedir ateist kardeş?

    -Yıldırım

    -Merhaba Yıldırım memnun oldum benim adım da Necmi.

    -Sağol.

    -Sen akıllı, zeki birine benziyorsun, dedi Necmi Abi.

    - Nerden bildin? Diye sordu Yıldırım.

    -Pazarlama müdürüsünüz, aptal adamı müdür yapmazlar. Ordan anladım, dedi.

    -Teşekkür ederim.

    -O yüzden sen ateist olamazsın. Ateist olmak için akılsız aptal olmak lazım. Çünkü şu kainata baktığımızda her şey Allah’ın varlığını bize gösteriyor, dedi.

    Yıldırım sessiz beklemede. Necmi abi cebinden gözlüğünü çıkardı.

    -Yıldırımcığım madem sohbet edicez, sevdim seni.

    -Ben de sizi sevdim, severim konuşkan insanları, dedi Yıldırım.

    Necmi abi gözlüğü göstererek:

    -Buna ne dersiniz Yıldırımcığım?

    -Gözlük deriz, dedi.

    -Biz de gözlük deriz.

    Cebinden kalem çıkartıp:

    -Buna ne dersiniz?

    -Kalem deriz, dedi.

    -Biz de kalem deriz, dedi Necmi abi.

    Bu arada dükkan sahibi bir tepsi şeftali ortaya koyar sohbet esnasında afiyetle yensin diye.

    Necmi abi bir şeftaliyi eline alarak:

    -Peki buna ne dersiniz Yıldırımcığım? dedi

    -Şeftali deriz, dedi.

    -Bak işte biz de şeftali diyoruz. Demek ki görüş ayrılığımız yok. Şimdi sen buna şeftali desem ben patates desem, diğerine kalem desen ben de baston desem herhalde bu adamla sohbet edilmez deyip kalkıp giderdin. Demek ki baktığımızda aynı şeyleri görebiliyoruz.
    Şimdi biz bu şeftaliyi nerden aldık Yıldırımcığım?

    -Manavdan, dedi.

    -Hayır öyle değil. Yani denizden mi çıkardık, topraktan mı çıkardık, yoksa ağaçtan mı topladık?

    -Ağaçtan dedi.

    -Peki bu ağacın aslı nedir?

    -Nasıl yani? diye sordu Yıldırım.

    -Yani bu ağaç aslında bir odun değil mi?

    -Evet doğru, biz ağaç diyoruz ama aslı odun.

    -Peki bu odun şeftali yapmayı öğrenmek için okula gitti mi? Kursa gitti mi?

    -Gitmez tabi ki, dedi.

    -Aklı var mıdır bu odunun? Düşünüp desin ki : Ya ben bu insanlara şeftali yapayım de afiyetle yesinler.

    Yıldırım düşündü:

    -Aklı yok, dedi. Okula da gitmedi.

    -Yani Yıldırımcığım, bu odun öyle bir şey üretiyor ki tadı, rengi, kokusu hoşumuza gidiyor, içindeki vitamin vücudumuzu besliyor. Yıldırımcığım bu şeftaliyi bize bizi tanıyan biri mi verebilir yoksa bu odun mu verebilir?

    Yıldırım dondu kaldı. Durdu, düşündü:

    -Sen, dedi. Bir deryasın.

    Necmi abi gülümseyerek:

    -Ben derya değilim , derya bizim okuduğumuz Kuran Tefsiri kitaplarıdır. İşte Yıldırımcığım. Bizi tanıyan, seven, acıyan ve neyden hoşlandığımızı bilen bir Rabbimiz var. O şeftaliye kokuyu veren , burnumuza da o kokuyu alma kabiliyeti vermiş. Tadını veren, dilimize tat alma kabiliyeti vermiş. İşte O bizim Rabbimizdir, Allah’ımızdır.

    Necmi abi devam ederek:

    -Mesela dedi ineğin süt vermesi. İnek bizi tanımaz. Arının bal vermesi, arı bizi tanımaz. Şimdi biz bilim adamlarını toplayıp desek ki: Ya profesörler , bu arılar var ya çok terbiyesiz şeyler, biz balını almaya gidince bizi sokuyorlar. Biz bundan sonra arı balı yemek istemiyoruz. Biz siz bal yapın, bize profesör balı yapın biz ondan yemek istiyoruz desek. Bize arı gibi bal yapabilir mi profesörler?

    -Yapamazlar dedi.

    -Peki profesörün yapamadığı balı, bir sinek nasıl yapabiliyor? Kuran’da Nahl suresi var. Orda Allah diyor ki : Ben arıya vahyediyorum, emrediyorum insanlar için şifalı olan balı üretiyor. Kuran’da iki yerde şifa kelimesi geçer. Birinde Allah’ın Peygambere vahyettiği Kuran’ın inanlara şifa olduğu söylenir, diğerinde ise Allah’ın arılara vahyettiği balın bütün insanlara şifa olduğu söylenir.

    Yıldırım iyice şaşkın vaziyette bakıyor. Necmi abi devam ederek:

    -Mesela 5 kişilik bir taksi, saat kulesinin etrafında kendi kendine döner mi?

    -Tabi ki dönmez, dedi Yıldırım.

    -Peki 5 kişilik taksi kendi kendine dönmezken 7 milyarlık dünya kendi kendine nasıl dönüyor? Demek ki onu bir döndüren var . Yıldırımcığım hiç baklava baklavacısız baklavalaşır mı?

    Yıldırım gülümseyerek –Hayır, dedi

    -İşte maalesef modern bilim baklavayı görüyor ama baklavacıyı görmek istemiyor.

    -Yahu siz nereye takılıyorsunuz? Hocanız kim? dedi Yıldırım

    -Sevgili kardeşim benim Hocam Bediüzzaman’dır, ben onun yazdığı eserleri okurum dedi Necmi abi.

    -Yapma ya o mu hocanız?

    Necmi abi :

    -Sen bize takıl neşelenirsin , dedi

    -Belli ya çok neşeli bir insansın, bir odundan neler çıkardın, dedi Yıldırım.

    -O bu bişey mi Yıldırımcığım biz de daha ne odunlar var .

    Gülüşerek vedalaşıp ayrıldılar.

    Ararad bunu beğendi.

    "Allah'a tevekkül et! Zira O vekil olarak kuluna yeter!.." (Ahzab/48)



  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Cok güzel.

    Ben de Necmi Agabey'in sohbetlerinden etkilenerek, ateistlerle filan sohbet yapiyorum.

    Ama benim tanistigim kisiler maalesef öyle cevaplar vemiyorlar.



    Inancsizlarla/Degisik Dinlere Mensup Olanlarla Sohbet Anıları

    Yukaridaki linkte bazi Allah'a inanmayanlarla bircok sohbetim var...

  3. #3
    Ehil Üye Piri Reis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.663

    Standart

    ya bence necmi abi bu konuda çok fedakar ve ihlaslı olduğundan böyle hizmette muvaffak oluyor... allah ebeden razı olsun ondan...
    ''Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır.” (Lem’alar, İkinci Lem’a)

  4. #4
    Ehil Üye canan** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.018

    Standart

    Yıldırım meyyalmiş bence inanmaya zaten
    Bakın Halenur' un anlattıklarına direnmiş resmen 23' lük Alman
    Nasipte de varsa işte...
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz,
    Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz...
    hadis-i şerif

    Usandım, boşyere hep gitmeler, gelmelerden;

    Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden..

    n-f-k


  5. #5
    Gayyur kizilbas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    101

    Standart

    necmiye adam sorammıs o odunun o meyveyi
    verebilmesi için tohumunun olması gerektiğini ve tohumun ekilmesiyle bakıma ihtiyac duyuldugunu meyve verilmesi için sevgiye ihtiyacı oldugunu adam sormayı akıl edememiş varsın etmesin necmi haklı cıksın

  6. #6
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Alıntı kizilbas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    necmiye adam sorammıs o odunun o meyveyi
    verebilmesi için tohumunun olması gerektiğini ve tohumun ekilmesiyle bakıma ihtiyac duyuldugunu meyve verilmesi için sevgiye ihtiyacı oldugunu adam sormayı akıl edememiş varsın etmesin necmi haklı cıksın
    Çok yaşayın kardeşim..

  7. #7
    Pürheves Ahmedil Berrak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    Kayseri
    Yaş
    23
    Mesajlar
    221

    Standart

    Allah Razı Olsun Kardeş...





    Zaman gösterdi ki Cennet ucuz degil, Cehennem dahi lüzumsuz degil.

    (Said Nursi - Barla Lâhikasi)


  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    İmam-ı Azam'a bir çocuk getirmişler ve bu çocuğu bal yemekten vazgeçirmesini istemiş annesi,çünkü çocuk yatıp kalkıp devamlı surette bal yiyormuş, sağlık sorunları oluşmaya başlamış..

    İmam-ı Azam ebu Hanife hazretleri, anneye çocuğu 40 gün sonra getirmesini istemiş..
    Anne bi anlam veremese de çaresizlik içinde geri dönmüş..
    40 gün sonra çocuğu getirmişler anası babası..
    İmam-ı Azam çocuğa doğru yaklaşıp "bundan sonra bal yeme evladım" demiş..
    ve çocuğu götürmelerini istemiş..
    Çocuk artık bal yemiyormuş,balı canı istemiyormuş,ağzına bal sürmüyormuş..

    Bu durumu merak eden ana-babası İmam-ı Azam hazretlerine gitmişler ve durumu sormuşlar; İmam-ı Azam şöyle cevap vermiş tebessümle:
    - Niye 40 gün bekledim?.. Çünkü 40 gün önce, ben de bal yiyordum... Bal yiyen birinin, bir başkasına "bal yeme" demesinin hiçbir etkisi olmazdı... 40 gün önce bal yemeyi kestim... Önce kendi nefsimde denedim bal yememeyi... Kendim başarınca; sözüm de tesir etti evlâdınıza!


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Evet, Allah'a inanmamakta direndi...

    Ama son yorumlarimda acil hastahaneye yattigini, aylarca hastahane köselerinde kivrandigini, ölümden döndügünü, ciddi hastaliklar gecirdigini ve artik ömür boyu alkol icemeyecegini de yazdim...


    Alıntı canan** Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yıldırım meyyalmiş bence inanmaya zaten
    Bakın Halenur' un anlattıklarına direnmiş resmen 23' lük Alman
    Nasipte de varsa işte...

  10. #10
    Ehil Üye canan** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.018

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet, Allah'a inanmamakta direndi...

    Ama son yorumlarimda acil hastahaneye yattigini, aylarca hastahane köselerinde kivrandigini, ölümden döndügünü, ciddi hastaliklar gecirdigini ve artik ömür boyu alkol icemeyecegini de yazdim...
    Okudum...
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz,
    Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz...
    hadis-i şerif

    Usandım, boşyere hep gitmeler, gelmelerden;

    Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden..

    n-f-k


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ateist Yıldırım ile Çantacı Necmi Abinin Muhteşem Dialoğu
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.12.08, 23:44
  2. Berberle Müşterinin Arasında Geçen Dialog...
    By havf_reca in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.07.08, 00:12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0