+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Muvakkat Fırtınalar ve Daimi Meltemler

  1. #1
    Dost asyam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    şırnak
    Mesajlar
    17

    Standart

    Üç aylarla beraber zaman beklenen eşref günlere, eşref saatlere de kay?yor gibi.. gerçi hâlâ şerlere aç?k o "eyyâm-? nahisât"a[1] dâyelik yapan uğursuz günlerin gölgesi üzerlerimizde ve yer yer f?rt?nalar şiddetli esmeye devam ediyor; tahribe kilitlenmiş bir k?s?m ç?lg?n ruhlar h?z kesmeden y?kmalar?n? sürdürüyor ve her yanda fitne ocaklar? tutuşturarak inanan insanlar?n seslerini kesmeye çal?ş?yorlar; ama, büyük çoğunluk itibar?yla bizler –inşâallah öyleyizdir– sürekli güzellikleri kolluyor, güzellikler arkas?nda koşuyor, hülyalar?m?z? güzelliklerle süslüyor ve neş'elerimizi g?c?klayan en derin hazlarla ötedeki saadet saraylar?na ait kap?lar?n araland?ğ?n? hissediyor ve g?c?rt?lar?n? duyar gibi oluyoruz.. duyar gibi oluyor ve bulunduğumuz yerden cennetlere atl?yormuşças?na masmavi ve ayd?nl?k bir dünyay? temâşâ etme noktas?nda bulunuyor olma ruh hâletiyle d?ştaki tipi-borana rağmen –zaman zaman da olsa– kendimizi bir haz zemzemesi içinde san?yoruz. ?man?n ve Hakk'a itimad?n içimize sald?ğ? nurlar sayesinde ne çevremizde oluşturulmak istenen gürültü ve velveleyle sars?l?yor, ne her yan? saran toz-duman karş?s?nda panikliyor ne de üst üste üzerimize gelen zulme, zalime ve zulümâta "eyvallah" ediyoruz. Allah'a güveniyor, hikmetle donan?yor ve her yörede soluklamaya çal?ş?yoruz dini-diyaneti, Hak r?zas?n? ve kendi kültür değerlerimizi.
    Şimdilerde her yeni gün ve onun içindeki nevzuhur inayetler –o inayetler arkas?ndaki yed-i Kudret'e ruhlar?m?z feda olsun– bizleri bütün dünyay? kuşatan bilmem o kaç as?rl?k sisten-dumandan ar?nd?r?p güzellikleri, nefâseti ve imrendiriciliğiyle hepimizi ve inanan herkesi âdeta Cennet kas?rlar?n? hâvî bir âleme yükseltiyor gibi.. umurumuzda değil sağ?m?zda-solumuzda kuduran kinler, nefretler ve gayzla köpürmeler. Öyle ki, herkesi korkutan, zay?f yüreklere ümitsizlik salan en korkunç f?rt?nalar?, tayfunlar?, tipileri-boranlar? ayaklar?m?z?n alt?ndan geçip giden ve k?l?m?za bile dokunmayan "ahvâl-i âdiye" den hâdiseler gibi görüyor ve yürüyoruz h?z kesmeden yüce mefkûremizin tüllendiği zirvelere, her zaman ruhumuzda canland?rd?ğ?m?z ayd?nl?k günler istikametinde ve atalar?m?z?n kalb ve ruh dünyalar? iklimine doğru.
    Biz inanç ve ümitlerimiz sayesinde, bir gün mutlaka kendimiz olarak dirilip kendi ayaklar?m?z üzerinde duracağ?m?z iman?yla yaşad?k ve her zaman yeni bir varoluşa pencerelerimizi aç?k tuttuk. En amans?z dönemlerde, en imans?z hâdiseler karş?s?nda bile tâli'imizi hep tevekkül, teslim ve belki de tefvîze bağlayarak inand?k vaad edilen ilâhî eyyâm?n doğacağ?na, inayet elinin hem bu dünyay? hem de öteleri hakk?m?zda mamurelere çevireceğine ve burada yap?lanlar?n ötelerdeki bağ ve bahçelere döküldüğüne/döküleceğine. Biz, ilâhî lütuflar olarak inananlara bahşedilen bu ekstra ihsanlar?n çehresinde hep zuhur edecek ilâhî ihsanlardan mesajlar ald?k ve ilâhî teveccühlerin gölgeleriyle sevindik; sevindik ve o kaskat? kederleri âdeta hiç mi hiç duymad?k. Dahas?, hemen hepimiz kendi gönlümüzün derinliklerinde olduğu kadar yürüdüğümüz yol ve istihdam edildiğimiz işlerin çehresinde de uhrevî bir şiiri dinlediğimizi söylesek mübalağada bulunmuş say?lmay?z. Gerçi böyle bir duyuş ve seziş biraz da insanlar?n his dünyalar?n?n enginliğinden kaynaklanmaktad?r; ama, yine de her inanm?ş gönül o çok ulvî mefkûre ve derin hat?ralar?n?n enfes bir şiir hâline geldiğini duyar gibi olur...
    Hele zamana emanet baz? hislerle köpüren tatl? gün, saat ve dakikalar?n insana vaad ettiği öyle mutlu anlar vard?r ki, kadirşinas gönüllerce bu zaman dilimlerinin her bir parças? insan ruhuna Cennet yamaçlar?n?n zevkini duyuracak kadar rengin ve zengin geçer. Varl?k ve hâdiseleri böyle bir zevk zemzemesi içinde temâşâ eden bir ayd?nl?k gönül, çevresindeki muhtemel k?z?l k?yametleri ve en hoyratça davran?şlar? bile ipek gibi yumuşat?r, iç ayd?nl?ğ?nda nûrânî bir farkl?l?ğa ulaşt?r?r; olumsuz hiçbir şeyle karş?laşmam?ş gibi geçtiği yerlere gülücüklerle boşal?r ve sürekli kinle, nefretle, gayzla homurdananlara insan olma ufkunu gösteren îmalarda bulunur.
    Vâk?a, baz? ahvâlde bu seviye yakalanamayabilir, bazen de kendi haml?ğ?m?za bağl? çevreyi sisli-dumanl? görebiliriz.. baz? hâl ve hâdiselerin bir k?s?m bulant?lara sebebiyet verdiği de olur.. ne var ki, bunlar?n hiçbiri kal?c? değildir; gönüllerde iman, teslim, tevekkül tamsa, bütün bunlar geldikleri gibi gider ve bize yeni bir mukavemet ruhu armağan ederler. Asl?nda bu tür seviye insanlar? için hayat her gün bir kere daha taptaze duyulmakta, tabiî ahvâle karş? olduğu gibi sürprizlere de aç?k bulunmakta ve ağlamalar içinde gülmeler, elemler aras?nda lezzetler ve ?zd?raplar arkas?nda dâimî hazlar var etmektedir. Böyle olunca da hemen her zaman mü'minin ufkunda yazlar t?pk? baharlar gibi diriliş nâralar? atmakta, sonbahar ve k?şlar da yeni bir "ba'sü ba'de'l-mevt" muştusuyla guruplara tulû boyas? çalmakta, mevsimler farkl? birer saadet vaadiyle birbirini takip etmekte ve bu atmosferde âdeta her zaman bir sevinç ve ferah heyecan? çağlamaktad?r.
    Öyle ki bu iklimde sabahlar, sürekli bir haşr ü neşr neşvesi içinde gelir; gündüzler, her yanda farkl? bir lezzetle kendini hissettirir; akşamlar, ufuk ötesine panjurlar aralar; geceler, ruh ve kalbin dilini çözen birer büyü ile her yan? sarar; sarar da saat, dakika ve saniyelere en kat? gönülleri bile yumuşat?p rikkate getirecek bir nûrâniyet ve bir semavîlik ifâza eder. Herkes istidad?na göre bu mânevî atmosferde kim bilir ne dâhiyâne mülâhazalara girer, ne söylenemeyecek şeyleri m?r?ldanmaya durur, ne derin hülyalara dalar ve ne mâverâî ufuklara yönelir; geçmişin semavîliklerine kanatland?ğ? ayn? anda geleceğin en tatl? rüyalar?nda dolaş?r ve ötelerin el değmemiş mülâhaza bağ ve bahçelerinden neler ve neler derer.
    Evet, bizler, o derin inanç ve ümitlerimiz, o engin nazar ve teveccühlerimiz sayesinde O'nunla münasebetlerimizi sürekli derinleştirir, çok defa tasavvurlar?m?z? aşk?n şeyler duymaya başlar, bulunduğumuz atmosferin âdeta uhrevîliklerle tüllenmeye durduğunu ve dört bir yandan şefkatle kuşat?ld?ğ?m?z? hisseder gibi olur ve bulunduğumuz yeri ahiretin bir koridoru san?r?z; iç âlemimize göre şekillenen bu hususî dünya olabildiğine büyülü bir diyara dönüşür ve bize ötelerin nûrânîliğini duyurur.
    Bu itibarlad?r ki bizim ufkumuz hiçbir zaman bütün bütün kararmaz; üst üste zulmetler her yan? sarsa da, kalb gözlerimiz çok defa ötelerin ziyas?yla par par par?ldar; bulunduğumuz yerin hakk?n? verip ezelî ufkumuza müteveccih olduğumuz sürece asla gurbet yaşamay?z. O'nun ekstra inayetleri sayesinde her zaman bir "rükn-ü şedîd"e[2] yaslan?r ve en dev dalgalara bile meydan okuyabiliriz. Bazen ters gibi görünen bir k?s?m insafs?z hâdiselerle zaman?n önümüzü kestiği hatta baz?lar?m?z?n ruhî rab?talar?n? sarst?ğ? da olur ama gelip sinelerimize çarpan hortumlar, tayfunlar bizim mukavemet sistemimizi güçlendirir, geldikleri gibi gider ve bize biz olman?n hususiyetleriyle alâkal? ne armağanlar ne armağanlar b?rak?rlar. Böylece, gam gider, kederler lezzetlere ink?lâp eder; "hayhuy"lar?n yerini "Elhamdülillah"lar al?r ve çevremizdeki hâdiseler âdeta bir saadet vaadiyle tüllenmeye başlar.
    Şimdiye kadar iman, ümit ve Hakk'a teveccühümüz sayesinde her şeyi böyle görüp böyle değerlendirdik. Bundan sonra da durduğumuz yerde böyle durup, her şeyi böyle yorumlayacağ?m?z ümidini taş?yoruz.
    Öyle ise, ey o her zaman kinle, nefretle esen muhalif rüzgâr! Art?k ne taraftan esersen es!.. Yak?nda sana da diyecektir o Kudret-i Kâhire: Yetişir ey küstah, gayri h?r?lt?n? kes..!
    [1] "Eyyâm-? nahisât", f?rt?nalara, kas?rgalara gebe uğursuz günler demektir; bu ifadeyle, Fuss?let suresinin 16. âyetine at?fta bulunulmaktad?r.
    [2] "Rükn-ü şedîd", y?k?lmaz bir dayanak, sağlam bir kale ve güvenilir bir yer mânâlar?na gelmektedir; bu tabirle, Hûd suresinin 80. âyeti îmâ edilmektedir.
    Fethullah Gülen, S?z?nt?, Temmuz 2006, Cilt 28, Say? 330
    Konu MuhammedSaid tarafından (27.05.07 Saat 01:40 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Başka, daimi bir memlekete gideceksiniz.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.02.14, 06:56
  2. çok yüksek ve daimî bir...
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.02.14, 20:56
  3. Ölüme Muvakkat Hayat Rengi Verilmesi Ne Suretle Olur?
    By efnan_nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 01.04.09, 11:45
  4. Daimi Bir Hizmet Olması Temennisi ile...
    By By_YuNuS in forum Tanışma
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 19.01.08, 10:45
  5. Daimi Bir Şifa İçin Dua İstiyorum
    By daffal in forum Dualar
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 16.02.07, 09:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0