Buradan okuyabilirsiniz:
http://ilyasucar.com/makale-arastirm...-camiiler.html


Hayyales-salâh

Hamd Alemlerin Rabbine, salât ve selam onun elçisi biricik Efendimiz (s.a.v.) üstüne olsun.
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...

Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin). (Cin-18)

İnsanoğlunu en güzel bir şekilde yaratan Yüce Mevla, onun bu dünyada neler yapması gerektiği ve nelerden kaçması gerektiğini birçok kez Kur'ân-ı Kerim'de vurgulamıştır. İşte insanın var olma ve yaratılma gayelerinden birisi de yaratıcısına karşı ibadet etmesidir. İbadetin kulluk için çok önemli bir yer işgal etmesi ibadet yapılacak yerin de önemi ile doğru orantılı olmak zorundadır, böyle yüce ve ulvî bir görev şanına layık bir mekan ve alanda olmalıdır. Bundan dolayı, ilk insan ve peygamber olan Hz Adem ile başlayan ibadethane yapma süreci, Hz. İbrahim'in Kâbe'yi yeniden inşaası ile devam etmiş, Rasulullah Efendimiz'in (s.a.v.) mescidi-i Nebevî'yi inşaası ile sona ermiştir.
İbadetin önemini gösterdiği gibi, ibadeti yapacak kişilerin de arasında sıkı bir bağ ve ilişki kurmaya vesile olan camii kelimesi de "toplayan" manasına gelmektedir. Camii inşaat etmek, camiiye gitmek, camiiye insanları yönlendirmek, teşvik etmek bir iman göstergesidir. Tam tersi olarak bu mekanlarda Allah'ın adının anılmasını engellemek en büyük zulüm sayılmıştır. Yüce Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır.
"Allah'ın mescidlerini ancak, Allah'a ve ahiret gününe îmân eden ve namazı ikame eden ve zekât veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların böylece hidayete erenlerden olması umulur. (Tevbe-18)
"Allah'ın mescidlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır! Aslında bunların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir.(Başka türlü girmeye hakları yoktur.) Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük azap vardır." (Bakara-114)
Günümüzde camiiye verilen değer, camiiye gidelerin amacı ve kalitesi bir şekilde tartışılabilir lakin ne olursa Efendimiz (s.a.v.) başta olmak üzere diğer peygamberlerin de bu mekanlara vermiş olduklar değer ve bu uğurda göstermiş oldukları gayret bizim için birer hedef olmalıdır. Camiiler sadece beş vakit namaz kılınıp, vakit aralarında görücüye çıkan bir görünüme sahip olmamalı, asr-ı saadette olduğu gibi, ismine yakışır bir şekilde müslümanların bir arada bulunup, dini Allah'a has kılarak vakit geçirdikleri bir yer olmalıdır.
Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki: "Her kim Allah rızası için bir mescid inşaa ederse, Allahu Teala da ona cennette bir köşk inşaa eder." (İbn Mâce, Mesâcîd ve'l-cemaât, 1)
Mevla bizlere bu kutsal mekanlara sahip çıkabilmeyi, önemini hakkıyla idrak edebilmeyi ve ayette buyrulduğu üzere sadece Allah'ı odak noktasında tutarak halis bir şekilde ibadet edebilmeyi nasib eylesin. Camiilerimizi öksüz ve sessiz bırakmayalım. Hayyales-salâh...


İlyas Uçar - Evvâh - Ebu Rudeyha
15.07.2008 - 12:45