+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 40

Konu: Gavs ve Kutub

  1. #1
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Arrow Gavs ve Kutub


    Sual: Gavs ve kutub ne demektir?
    CEVAP
    Gavs, kelime olarak yardım eden demektir. Evliya arasında, kullara yardımla görevli olan zattır. Allahü teâlânın izniyle insanların imdadına yetişmesi sebebiyle gavs denmiştir.
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Gavs, kutb-i medardan üstündür. Kutb-i medar, birçok işlerinde, ondan yardım bekler. Ebdal denilen makamlara getirilecek Evliyayı seçmekte bunun rolü vardır. (1/256)

    Kutub, işlerin görülmesine veya insanların doğru yolu bulmasına vasıta kılınan büyük zattır. Dünya işleri ve madde âlemindeki olaylarla alâkalı olana, kutb-i medar veya kutb-i aktab [kutublar kutbu], din ve irşad işiyle görevli olana kutb-i irşad denir. Yine İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Kutb-i ebdal yani kutb-i medar, âlemde, dünyada her şeyin var olması ve varlıkta durabilmesi için feyz gelmesine vasıta olur. Kutb-i irşad, âlemin irşadı ve hidayeti için feyzlerin gelmesine vasıta olur. Her şeyin yaratılması, rızkların gönderilmesi, dertlerin, belaların giderilmesi, hastaların iyi olması, bedenlerin afiyette olması, kutb-i medarın feyzleriyle olur. İman sahibi olmak, hidayete kavuşmak, ibadet yapabilmek, günahlara tevbe etmekse, kutb-i irşadın feyzleriyle olur. Her zamanda, her asırda kutb-i ebdalin bulunması lazımdır. Hiçbir zaman, bunsuz olamaz; çünkü âlem bununla nizam bulur. Bunlardan biri ölünce, bunun yerine başkası tayin edilir; fakat kutb-i irşadın her zaman bulunması lazım değildir. Öyle zamanlar olur ki, âlem imandan ve hidayetten büsbütün mahrum kalır.
    Resulullah efendimiz, o zamanın kutb-i irşadı idi. O zamanın kutb-i ebdali de, Hazret-i Ömer ve Veysel-i Karni hazretleriydi. Kutb-i irşadla, bütün insanlara iman ve hidayet gelir. Kalbi bozuk olanlara gelen feyzler, dalalet, kötülük haline döner. Şeker hastasına verilen kıymetli gıdaların, onun kanında zehir haline dönmesine benzer. Yahut safrası bozuk olana, tatlının acı gelmesine benzer. (İmam-ı Rabbani Mearif-i ledünniye)



    "...
    Kutb-i irşad ise, çok az bulunur. Asırlar sonra, böyle bir cevher gelir. Kararmış olan âlem, onun gelmesiyle aydınlanır. Onun irşadının nurları, bütün dünyaya yayılır. Yerden Arş’a kadar, herkese rüşd, hidayet, iman ve marifet, Onun yoluyla gelir. Herkes, ondan feyz alır. Arada o olmadan, kimse bu nimete kavuşamaz.

    O büyük zatı tanıyan ve seven bir kimse, onu düşünürse yahut o, bir kimseyi sever, onun yükselmesini isterse, o kimsenin kalbinde, sanki bir pencere açılır. Sevgisi ve ihlâsına göre, o deryadan kalbi feyz alır.

    Bunun gibi bir kimse, Allahü teâlâyı zikrederse ve bu zatı hiç düşünmezse, mesela onu tanımazsa, yine ondan feyz alır; fakat birinci feyz daha fazla olur. Bir kimse, o büyük zatı inkâr eder, beğenmezse yahut o büyük zat, bu kimseye incinmişse, bu kimse, Allahü teâlâyı zikretse de, rüşd ve hidayete kavuşamaz. Ona inanmaması veya onu incitmiş olması, feyz yolunu kapatır. O zat bu kimsenin zararını istemese de, hidayete kavuşamaz. Rüşd ve hidayet, var görünürse de yoktur. Faydası çok azdır. O zata inanan ve sevenler, onu düşünmeseler de ve Allahü teâlâyı zikretmeseler de, yalnız sevdikleri için, rüşd ve hidayet nuruna kavuşurlar.
    (Mektubat-ı Rabbani 1/260)

    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah razi olsun....


  3. #3
    Pürheves şamil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    196

    Standart

    İmma-ı rabbani bu sözleri keşfen mi söylüyor,
    yani biri itiraz etse bunların delili nedir dese
    ne denilebilir?

  4. #4
    Yasaklı Üye abdussamedfani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    46
    Mesajlar
    1.195

    Standart

    La Mutasarrıfa illa hu...

    Maddi ve manevi işleri gören yalnız Allah'tır. LA ŞERİKELEH.

    Bu ana kaideyi göz ardı etmeden okumak lazım, GAVS ve KUTUP konusunu.

  5. #5
    Yasaklı Üye abdussamedfani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    46
    Mesajlar
    1.195

    Standart

    "İ'lem eyyühe'l-aziz! Velilerin himmetleri, imdatları, manevi fiilleriyle feyiz vermeleri hali veya fiili bir duadır. Hadi, Muğis, Muin, ancak Allah'tır. Fakat insanda öyle bir latife, öyle bir halet vardır ki, o latife lisanıyla her ne sual edilirse-velev ki fasık da olsun-Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O latife pek uzaktan bana göründü ise de, teşhis edemedim. "

  6. #6
    Yasaklı Üye abdussamedfani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    46
    Mesajlar
    1.195

    Standart

    mesnevi-i nuriyedeki her bir "i'lem", başlı başına bir kitap olacak kadar konsantre malumat içeriyor. yukarıdaki i'lem de başlı başına bir risale olacak kadar yoğun manaları içeriyor. ve bu konudaki bir çok düğümleri çözebiliyor. vehhabiler ile ehl-i tarikat arasındaki tartışmalarda yol gösterebilir.
    Bu "i'lem"i enine boyuna konuşup, müzakere edelim mi ?

  7. #7
    Pürheves şamil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    196

    Standart

    Alıntı abdussamedfani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "İ'lem eyyühe'l-aziz! Velilerin himmetleri, imdatları, manevi fiilleriyle feyiz vermeleri hali veya fiili bir duadır. Hadi, Muğis, Muin, ancak Allah'tır. Fakat insanda öyle bir latife, öyle bir halet vardır ki, o latife lisanıyla her ne sual edilirse-velev ki fasık da olsun-Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O latife pek uzaktan bana göründü ise de, teşhis edemedim. "

    "İ'lem eyyühe'l-aziz! Velilerin himmetleri, imdatları, manevi fiilleriyle feyiz vermeleri hali veya fiili bir duadır

    bu kısmı açıklamak mümkün mü?
    nasıl hali veya fiili dua oluyor,

  8. #8
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Birincisinin meâli gösteriyor ki: Ehl-i dalâlet müteşabihat-ı Kur'âniyeyi yanlış tevilât ile tahrifine ve şüpheleri çoğaltmasına çalıştığı bir zamanda ilimde rüsuhu bulunan bir taife o müteşabihat-ı Kur'âniyenin hakikî tevillerini beyan edip ve İmân ederek o şübehatı izale eder. Bu küllî mânânın her asırda mâsadakları ve cüz'iyatları var. Harb-i umumî vasıtasıyla, bin seneden beri Kur'ân aleyhinde terâküm eden Avrupa itirazları ve evhamları âlem-i İslâm içinde yol bulup yayıldılar. O şübehatın bir kısmı fennî şeklini giydi, ortaya çıktı. Bu şübehatı ve itirazları bu zamanda def eden, başta Risalei'n-Nur ve şakirtleri göründüğünden, bu âyet bu asra da baktığından, Risalei'n-Nur ve şakirtlerine remzen bakmakla beraber, ulema-i müteahhirînin mezhebine göre da vakfedilmez. O halde makam-ı cifrîsi aynen nın makamı gibi 1344 ederek Resâili'n-Nur ve şakirtlerinin meydan-ı mücahede-i mâneviyeye atılmaları tarihine tam tamına tevafukla onları da bu âyetin harîm-i kudsîsinin içine alıyor. Hem haşrin en kuvvetli ve parlak bir bürhanı olan Onuncu Sözün etrafa yayılması tarihine ve Kur'ân'ın kırk vecihle mu'cize olduğunu beyan eden Yirmi Beşinci Sözün iştiharı hengâmına, hem adedine tam tamına tevafukla bakar. Eğer mezheb-i selef gibi da vakıf olsa, o halde 'deki şeddeli , iki sayılsa bin üç yüz altmış küsur ederek Risaletü'n-Nur şakirtlerinin bundan on beş yirmi sene sonraki râsihâne ve muhakkikane olan ilimlerine ve imanlarına remzen baktığı gibi, şeddeli , asıl itibarıyla bir , bir sayılsa 1212 ederek, bundan bir buçuk asır evvel Mevlâna Halid Zülcenâheynin Hindistan'dan getirdiği parlak bir ilm-i hakikat rüsuhuyla o zamanda meydan alan tevilât-ı fâsideyi ve şübehatı dağıtarak yüz senede elli milyondan ziyade insanları daire-i irşadına aldığı ve tenvir ettiği zamanın tarihine tam tamına tevafukla bakar."
    İkinci âyet olan şeddeli , aslına nazaran bir , bir sayılmak cihetiyle, makam-ı ebcedîsi 1344 etmekle her asra baktığı gibi, bu asra da hususî remzen bakar. Ve ilm-i hakikatte râsihâne çalışan ve kuvvetli İmân eden bir taifeye işaret eder. Ve çok âyetlerin ehemmiyetle gösterdikleri

    bu 1344'te Risaletü'n-Nur ve şakirtlerinden daha ziyade bu vazifeyi müşkül şerait içinde sebatkârâne yapan zâhirde görülmüyor. Demek bu âyet onları dahi daire-i harîmine hususî dahil ediyor.

    İlimde rusuh peyda edenler var kardeş ayette diyor hemen anlamadan itiraz etmemek lazım.Kur'anın manaları bizim ilmimiz ile münhasır değil.

    Şüphesiz ki insan azgınlaşır. Alâk Sûresi: 96:6.

    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  9. #9
    Yasaklı Üye abdussamedfani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    46
    Mesajlar
    1.195

    Standart

    yani; ilk olarak şunu tespit edelim;
    velilerin, kutupların ve gavs ların elinde, DUA dan başkası yoktur. Onların elinden gelen sadece DUA dır. Yardım eden, meded eden, işleri çeviren ancak Allah'tır. Veliler "hali, fiili veya kavli " dua ederler.

    evet, katkılara devam edelim.

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    İstifadeli bir konu Allah razı olsun. İmam-ı Rabbani'nin beyanları şu hadis-i şeriflerin ve benzer hadis-i şeriflerin tefsirleri,izahları mahiyetindedir, Ayrıca müceddidlik makamında olduğu için elbette ilham olan ve keşf ettiği mearifleri de beyan etmektedir,ama bu ilhamların,keşflerin ehl-i sünnetten kıl kadar ayrılmadığını beyan eder İmam-ı Rabbani, yani kendi keşflerini yine kendisi mihenge vurmuştur,İmam-ı Rabbani bu konuda çok titiz davranmıştır,Mektubatı okuyanlar bilir..
    İmam-ı Rabbaninin "mearif-i ledünniye" diye güzel bir eseri vardır, orada kendisine bildirilen çok sırları beyan eder..
    Hatta bir Mektubunda Hızır (as) ve İlyas (as) ile olan sohbetlerini ve karşılaşmasını anlatır..(Mektubat 282.mektup)
    İmam-ı Rabbaniye itiraz etmek akılla bağdaşmaz, anca O'nun ilminden ve makamından yüksek olmak lazım itiraz etmek için..Zaten itiraz eden olmamış, vehhabiler hariç

    Mezkur Hadis-i şerifler:
    (Çölde yalnız kalan kimse, bir şey kaybederse, "Ey Allah’ın kulları, bana yardım edin" desin! Çünkü Allahü teâlânın sizin göremediğiniz kulları vardır.) [Taberani]

    (Halil-ür-rahman
    [Hazret-i İbrahim] gibi 40 kişi her zaman bulunur. Onların sebebiyle yardım görülür ve zafere kavuşulur. Onların bereketiyle gökten yağmur yağar. Onların yerine yeni birisi gelmedikçe, ölen olmaz.) [Taberani]


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kutub İnsan Seyyid Kutub Kimdi?
    By sinang in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 02.09.15, 05:47
  2. Gavs-ı Azam Abdülkadir-i Geylani ve Bediüzzaman
    By nuravza in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 09.11.08, 15:36
  3. Gavs-ül-A'zam Abdulkadir Geylani
    By zerre06 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 36
    Son Mesaj: 23.07.08, 00:44
  4. Gavs-ı Hizan ve Bediüzzaman
    By aşur in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 02.05.08, 12:43
  5. Kutub'tan Bir Anı
    By sinang in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01.02.07, 13:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0