+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Suya da Nazar Değer

  1. #1
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    31
    Mesajlar
    626

    Lightbulb Suya da Nazar Değer

    Japon bilim adamı Masaru Emoto’nun “Suyun Hafızası Var” başlıklı yazısı, dünyada oldukça yankı uyandırdı. Emoto’nun yaptığı araştırmalar, insanın titreşime dayalı olarak ürettiği enerjinin, düşüncenin, kelimelerin, fikir ve müziğin suyun moleküler yapısına tesir ettiğini ortaya koydu. Emoto, çeşitli deney şartlarına tâbi tutulan su damlacıklarını dondurup karanlık alan mikroskobu altında fotoğraflarını çektiğinde, suyun kristalize şekillerinde insanı hayrete düşüren farklılıklar olduğunu tespit etti. Dondurulmadan önce su dolu şişenin üstüne yazı yazılmış veya sözler söylenmiştir. Daha sonra çekilen fotoğraflar incelendiğinde, suyun âdeta şuurlu bir varlık gibi, söz ve yazıyla ifade edilen duygu ve düşüncelere cevap verdiği anlaşılmıştır. Benzer bir başka deneyde, Japonya’da iki ilkokul öğrencisi, yan yana duran iki şişeye pişmiş pirinç koyup şişelerden birini “Teşekkür ederim!” diğerini “Seni aptal!” şeklinde etiketlemiştir. Bir ay sonra öğrenciler, “Teşekkür ederim!” yazılan pirincin renginin sarı ve kokusunun güzel olduğunu, “Seni aptal!” yazılan pirincin ise karardığını ve kötü kokulu bir hâl aldığını görmüşlerdir. Bu deney dünyanın birçok yerinde değişik insanlar tarafından tekrarlandığında, benzer neticeler elde edilmiştir. Bir başka araştırmada suya müzik dinletilmiş ve film gösterilmiştir; hislendirici olmayan gürültülü müzikler ile korku ve şiddet filmlerinin suya kötü tesir yaptığı, su kristallerinde şekil bozukluklarına sebep olduğu görülmüştür. Suyun hafızasının olup olmadığı ayrı bir konudur. Ancak bütün bu deneylerde insanın akıl, şuur ve duygu sahibi olan ruhunun çevresiyle sürekli bir münasebet içerisinde olduğu, sadece canlı değil, cansız varlıklardan da şuurlu denebilecek cevaplar aldığı görülmektedir. Buna güzel bir örnek, “Beni hasta ediyorsun, seni öldüreceğim!” cümlesiyle hitap edilen suyun kristal yapısının düzensiz hâle gelmesi; “Teşekkür ederim!” şeklinde hitap edilen veya üzerine hayır dualar okunan su kristallerinin şeklinin ise, düzenli hâlini koruması ve fıtrî mükemmelliğini devam ettirmesidir.

    Temiz akarsulardan ve kaynaklardan alınan su örnekleri çok güzel geometrik yapıda kristaller gösterirken, sanayi bölgelerinden ve yoğun yerleşim alanlarından gelen kirli ve toksik su örneklerinde şekil bozuklukları ve rastgele oluşmuş kristaller ortaya çıkmaktadır. Su borularında ve depolarda bekletilen su, damıtılmış olsa bile, benzer şekil bozuklukları göstermektedir.

    Su, hayat demektir. Çeşitli dokulara ve yaşa göre değişmekle birlikte vücut ağırlığımızın ortalama % 70’i sudur. Yani hücrelerimiz ve hücre içindeki mikro yapılar, âdeta kendine özgü birer su okyanusu içinde yüzerler. Hücreler arası bilgi ve madde alışverişinde, metabolik hâdiselerde su, önemli vazifeler üstlenir. İyi ve güzel düşünüp etrafımıza pozitif tesir yayarsak, netice de iyi ve güzel olur. Negatif düşünceler ise, hem bize hem de çevreye menfî tesir eder. Dolayısıyla çevremiz ve bizler bir bakıma hissettiğimiz, düşündüğümüz, konuştuğumuz ve davrandığımız şeyler oluruz. Onun için pozitif düşünceli, tatlı sözlü ve ağzı dualı insanların arasında yaşamak çok önemlidir.

    Çocuklarımıza ve çevremizdeki insanlara hiç kimse hakkında kötü hisler beslememelerini, kötü düşünmemelerini ve kötü konuşmamalarını, hüsn-ü zan, hüsn-ü niyet ve hayır duayla insanlığa yaklaşmalarını öğütlemeliyiz. Daha da önemlisi, bu konuda hüsn-ü misâl olmalıyız. Çünkü Yaratıcı’nın imtihan gereği fıtratımıza yerleştirdiği nefisten, vehim, vesvese, su-i zan gibi menfî hisler irade dışı doğmaktadır. Bu sistemin hayır, güzellik ve doğruluk tarafında baskın hâle gelebilmesi, iradî olarak hayra yorma, müspet düşünme ve pozitif yaklaşım göstermeye bağlıdır. Unutmamalıyız ki, ruhlarımız her zaman birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı münasebet içerisindedir. Herhangi birisi hakkındaki konuşmalarımız gibi duygu ve düşüncelerimiz de dua ve temenni hükmüne geçebilmektedir.

    “Ben hep hastayım.” diyen insanlar kendileri bir yana, çevrelerine de olumsuz tesir ederler. “Hamdolsun!”, “Allah bugünlerimizi aratmasın!” ve “Hâlimize şükür!” gibi dâima müspet ifadelerle şükür içinde bulunan insanlarsa, fıtratlarındaki olumsuz düşüncelerin, evham ve vesveselerin baskın hâle gelmemesi için dua ile O’nun yardımını talep etmekte, etraflarında pozitif his ve düşüncelerin gelişmesine zemin hazırlamakta, neticede de güzel örnek olmaktadırlar.

    Netice itibariyle, insan, söz ve niyetiyle gerek kendisinin, gerekse çevresindeki canlı-cansız varlıkların durumunun değişmesine sebep olur. Allah, insanı ve tabiatı buna açık yarattığından, doğru olanı buyurmuş, su-i zandan kaçınmayı, hüsn-ü zanda bulunmayı emretmiştir.

    SIZINTI

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


  2. #2
    Gayyur berru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    56

    Standart

    Aferim Küçük Hanim Seni Böyle Konularda Görmek çok Hoş

  3. #3
    Müdakkik Üye KERRÂ_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    gonya
    Yaş
    31
    Mesajlar
    626

    Standart

    Geceyi imar eden MİMAR'ın kudret eline bırakmak hüzünleri...ne güzelmiş meğer...



    Ey gönül!canına üflenen nefhayla yanda kavrul!amma lale gibi ol ki,halinden sadece"YAR" haberdar olsun...


  4. #4
    Dost Abdulnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    32

    Standart

    İnsan beyninin ürettiği enerji daha neler yapabiliyor!

    Siz hergün çiçeğinizle konuşun onu okşayın koklayın bakın nasıl daha verimli oluyor. İnsanda böyledir. Boşuna dememişler. İnsan, insanın aynasıdır. Nasıl bakarsan öyle görürsün. Tabiatta her ne varsa bizim düşüncelerimize göre kendini biçimlendiriyor.

    Bu yüzden evliyalar, hoşgörüyü vb. gibi şeyleri anlatarak halkı hem huzurlu tutmuştur hemde çevreyi.

    Bu depremlerin sebeplerini bunlarda arayın. Stressli bir toplum ile DEPREM.

    Muhabbetle

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Aşk Suya Düşünce....
    By el_can in forum Edebiyat
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 07.04.09, 11:42
  2. Aşk Suya Düştü
    By Beste-i Rana in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.02.09, 18:58
  3. Suya da Nazar Değer
    By akıncı in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 21.08.08, 13:08
  4. Değer Kaybetmemek
    By Abdulbaki in forum Eğitim
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.08.07, 14:02

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0