Yrd. Doç. Dr. Ayhan Tekineş

İmâm Şafiî, sünneti kabul etmeyenlerin, ya sünnetin hücciyetini/delil olmasını, ya da "haber-i hassa"nın bağlayıcılığını reddettiklerini söylemiştir. Sünnetin hücciyetini bütünüyle reddedenlerin yanında, sünneti yalnızca belirli konularda hüccet kabul edenler ya da sünneti Kur'ân ve akıl deliline muvafık olması durumunda hüccet kabul eden gruplar bulunmaktadır.

Ehl-i sünnet bilginlerine göre sünnet, Allah Teâlâ'nın hükmünün bilinmesine delildir. Sünnet bu hükmün izharı, keşfi veya delâleten bilinmesine delil olabilir. Sünnetin Allah'ın hükmünün bilinmesine mutlak anlamda delil olması ise ancak Hz. Peygamberin "ismeti" ve onun sünnetinin korunmuş olmasıyla mümkündür.,

Bu sebeple sünnetin, kıymetini ve bağlayıcılığını tespit etmek için, önce onun kaynağını veya başka bir ifadeyle Hz. Peygamber’in bilgisinin kaynaklarını belirlemeye ve özellikle sünnet-vahiy alâkasının rivayet asrında nasıl anlaşıldığını ortaya koymaya ihtiyaç vardır.