+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Dostlarıyla Dalaşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar

  1. #1
    Yasaklı Üye TURKUAZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    628

    Standart Dostlarıyla Dalaşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar

    Hemen âyetimizi dercedelim: “Allah’a itaat edin, O’nun elçisine de. Ve birbirinize düşmeyin, sonra başarısız olursunuz, kokunuz/rüzgarınız gider.” (Enfal 8.46)

    Önce, “ihtilaf etmek”le, “nizalaşma”yı birbirine karıştıracak olanları uyaralım: İhtilaf etmek, nizalaşmak değildir. Kur’an’ın hiçbir yerinde “ihtilaf” yasaklanmamış, yerilmemiştir. Aksine ihtilafın kozmik/kevnî bir kanun olduğu vurgulanmış, “dillerin ve renklerin ihtilafı/farklılığı”, “gece ve gündüzün ihtilafı/farklılığı” Allah’ın âyetlerinden biri olarak takdim edilmiştir.

    Çünkü ihtilaf, “farklılık”tır. Farklılık eşyanın tabiatında vardır. Her insan Allah’ın yarattığı orijinal bir şaheserdir. Kendine has nitelikleri, yeri ve değeri vardır. Onun bu farklı niteliklerini ve yanını yok etmeye çalışmak, “yaratılışa müdahaleye” kalkışmaktır. Halim selim birini sert micazlı yapmaya çalışmak, sert mizaçlı birini halim selim yapmaya kalkışmak gibi.

    Niza, “çatışma”, “birbirine düşme”, “ötekinin varlığını meşru saymama”, “onu hedefe koyma”, “polemik yapma”dır. Bu kelime kök olarak, “kanırtarak çekip alma”, “zorla sıyırma”, “soyup alma” anlamlarına gelir. Ölüm anında canın insandan çekilip alınmasına nez’ denir.

    Demek ki niza, tezini karşıdakine dayatmadır. Özünde bencillik ve zorbalık vardır. “Allah’a itaat edin, O’nun elçisine itaat edin” talimatından sonra “nizalaşmayın” talimatının gelmesi, en başta Allah bir konuda sözünü söylemişse, Rasul onu hayatına geçirmişse, ondan öte “falanca şöyle dedi”, “feşmekanca kitapta böyle yazdı” diye diretmek, bu âyete göre nizalaşmaktır. Bir mü’min Allah’ın hakkında hüküm verdiği ve Rasulün da onu hayatıyla beyan ettiği bir konuda zaten ihtilafa düşmez. Böyle olmayan konularda ise ihtilaf doğaldır. Çünkü bu dinin sabitelerinden değil, değişkenlerindendir. Dinin değişkenlerinden olan bir konuyu sabitelerinden saymak, “âdet”e “ibadet” demek kadar yanlış ve terstir.

    İhtilafı niza gibi gösterip yasaklamak, nizalaşmanın daniskasıdır. Nizacılar, her ihtilafı tefrikaya dönüştürürler. Çünkü onlar her muhalifi düşman, her eleştiriyi düşmanlık sayarlar.

    Bu onmaz bir hastalıktır. Usulünce ve Muhammedi terbiye çerçevesinde yapılmış bir eleştiriyi ve muhalefeti “düşmanlık” olarak gören bir aklı, vahiy inşa etmemiştir. O aklın sahibi Allah’ın gör dediği yerden baksaydı varlığın kanununun “kesrette vahdet” olduğunu görür, bir asıldan birçok usulün/yöntemin doğabileceğini kabul ederdi.

    Asıl tektir. Usul çoktur. Aslolan, tüm usullerin aslı referans göstermesidir. Vahiy bunu açıkça beyan etmiştir: “Davamız uğruna üstün gayret sarf edenleri YOLLARIMIZA yönelteceğiz” (29.69)

    Yasak olan “ihtilaf” değil, “tefrika”, yani “bölük-pörçük” olmaktır. Farklı yöntemleri yok sayıp, zorba bir zihniyetle kendi yöntemini kutsamaktır. Böyle yapılırsa ne olur?

    Âyet ona da cevap veriyor: İki kötülüğe sebep olur. Birincisi “başarısızlık”. Feşile “başarısız oldu”, “paramparça oldu”, “bozuldu”, “tarumar oldu” anlamına gelir.

    Ve arkasından dahası gelir diyor âyet: “Rüzgarınız/kokunuz gider”. Âyet metnindeki “rîh”in iki anlamını da tercümeye yansıttık. Ne demek “Kokunuz gider?”

    İmanınızın manevi bir burnu olduğunu düşünün. İman ve küfrün, hak ve batılın, doğru ve yanlışın, dost ve düşmanın kokusunu bu burunla alırsınız. İşte bu burun koku almaz olur. Hatta yanlış koku alır hale gelir. Dostu düşman, düşmanı dost olarak koklamaya başlar.

    “Rüzgarınız gider” şıkkını tercih edelim. Ya bu ne demeye gelir?

    Allah’ın, “İslâm cemaatine” kattığı bereket rüzgarıdır bu. Bir yelkenlide olduğunuzu düşünün. Rotanız ve istikametiniz belli. Rüzgarı arkanıza aldınız mı, menzilinize kolayca varırsınız. Önünüze aldınız mı, işiniz yaş demektir. İşte Allah arkanızdan estirdiği rüzgarınızı keser. Yelkenliniz rüzgarsız kalır. Yol alamazsınız. Her türlü tehlikeye açık hale gelirsiniz.

    İşin özeti şu: Dostlarıyla dalaşanlar, düşmanlarıyla savaşamazlar, düşmanlarıyla savaşanlarsa dostlarıyla dalaşamazlar

    mustafa islamoğlu

  2. #2
    Pürheves serapsek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    230

    Standart

    çok doğru

  3. #3
    Gayyur berru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    56

    Standart

    süpeeeeer gerçek düşünen bir insan için çok önemli satırlar ALLAH RAZI OLSUN

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dostlarıyla Dalaşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar
    By TURKUAZ in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.08.08, 01:08
  2. İslam Düşmanlarıyla Çarpışan Yiğitlere Şefkat Et..
    By elff in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.12.06, 21:26

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0