+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Tagutu Reddetmek

  1. #1
    Yasaklı Üye emre-koc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    6

    Standart Tagutu Reddetmek

    TAĞUTU REDDETMEYEN MÜSLÜMAN OLAMAZ !

    TAĞUTU REDDETMEYEN MÜSLÜMAN OLAMAZ !

    KUR’AN'DAN VE ALİMLERİN AÇIKLAMALARINDAN DELİLLER



    قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِي إِبْرَاهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ إِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَاء مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاء أَبَداً حَتَّى تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَحْدَهُ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَاهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَا أَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللَّهِ مِن شَيْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

    "İbrahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Bizimle sizin aranız-da, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve kin başlamıştır." (Mumtahine: 4)
    "(İbrahim dedi ki) Sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzaklaşıyorum..." (Meryem: 4
    "(İbrahim) onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından uzaklaşınca ona İshak ve Yakub’u bağışladık ve hepsini de nebi yaptık." (Meryem: 49)
    Yüce Allah Ashab-ı Kehf hakkında da şöyle buyuruyor:
    "Madem ki siz, onlardan ve onların Allah-u Teâlâ'nın dışında ibadet ettikleri varlıklardan uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının..." (Kehf: 18/16)



    İbn Cerir Taberi şöyle der:
    Ey müminler, şüphesiz ki sizin için, Allahın düşmanlarını dost edinmeme bakımından İbrahim'de ve onunla birlikte olan müminlerde güzel bir örnek vardır. İbrahim ve onunla birlikte olanlar, Allah'ı inkar eden ve tağutlara tapan kavimlerine şöyle demişlerdi:
    "Biz sizlerden de Allahtan başta taptığınız put ve tağutlardan da beriyiz. Biz, sizin, Allah'dan başkasına tapmanızı reddediyoruz. Bu batıl dininizi inkar ediyoruz. Sizin yalnızca Allah'a iman edip onu birlemenize kadar bizimle sizin aranızda ebedi olarak düşmanlık ve kin ortaya çıkmıştır. Bu düşmanlık ve kini, yalnızca Allaha kulluk etmeniz giderir.
    Ey müminler, kâfirlere karşı tavır almanızda, İbrahim ve onunla birlikte İman edenlerde sizin için güzel bir örnek vardır." (Taberi Tefsiri)

    Fahrettin Er-Razi şöyle der:
    Müfessirler şöyle demişlerdir:
    "Allah Teâlâ, İbrahim ve ona tabi olanların ashabının, kavimlerinden teberrî ettiklerini, onlara düşman kesildiklerini ve onlara, "Biz sizden uzağız" dediklerini haber vermiş, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabına da, İbrahim ve ashabına uymalarını ve onların bu sözlerini örnek almalarını emretmiştir. Ferra, ayetin anlamının şöyle olduğunu söylemiştir:
    "Ey Hatıb ibn Ebî Belte'a, İbrahim'in ehlinden teberrî etmesi hususunda, sen onu örnek almaz mısın? Çünkü Cenâb-ı Hakk, (İbrahim (a.s) hakkında), "Onlar kavimlerine, "Biz, sizden ... kesin olarak uzağız" demişlerdi" (Razi Tefsiri)

    Ebulleys şöyle diyor:
    Yani, İbrahim (a.s) da olan "güzel örnek" i göz önünde bulundurmanız üzerinize vaciptir. Neden örnek almazsınız? O İbrahim a.s)' in yolu görgülü-muhteşem bir yoldur. Siz ona uyunuz. Nitekim o İbrahim (a.s)' e inanan mü'minler kâfirlere:
    "Biz sizden değiliz. Bizimle sizin aranızda apaçık düşmanlık vardır. Asla hiçbir zaman dostluk kuramayız sizinle. Ama siz bizim gibi Allah-u Teâlâ'nın birliğine (Tevhide) inanırsanız, o takdirde bu şartla dost oluruz." dediler.
    Size de yaraşan ve hatta vacip olan, yaşadığınız devrin münkirlerine, müşriklerine aynı sözleri söyleyebilmenizdir. (Ebulleys Semerkandi Tefsiri)

    İbni Teymiye bu ayet hakkında şöyle diyor:
    Burada yüce Allah, müşrikler tek ve ortaksız Allah’a iman edinceye kadar, onlara karşı düşmanlıklarını ve nefretlerini ortaya koyan İbrahim ve beraberindekilerin mü’minler tarafından örnek alınmasını emrediyor. Şimdi bu emir nerede, iyiye iyi ve kötüye de kötü demeyenlerin çarpık anlayışları nerede!..
    İbni Teymiye bu ayetle ilgili başka bir yerde diyor ki:
    Allah’tan başkasına sığınmaktan beri olduğunu kast etmiştir. Allah’a sığınmak, Allah’a ibadetin kapsamına girer. İbrahim’in sözlerinin bir bölümü de buna delalet etmektedir. Çünkü, Allah’tan başkasına ibadet etmekten veya Allah’tan başkasına tevekkül etmekten teberri etmeleri bir zorunluluktur. Bu, yüce Allah’ın uğruna peygamberler gönderdiği ve kitaplar indirdiği tevhidin gerçekleşmesi demektir.... ( Feteva c:8 )

    Şeyh Abdurrahman b. Hasan şöyle diyor:
    Mümtehine Suresinin 4. ayeti İbrahim'in de (a.s.) diğer peygamber kardeşleri gibi Allah-u Teâlâ'nın dini üzere olduğunu gösteriyor.
    İbni Cerir (r.h.) bunları söyleyerek onun şöyle dediğini belirtir:
    "... Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylerden uzağız. Sizi tekfir ediyoruz. Siz bir olan Allah'a iman edinceye kadar bizimle sizin aranızda ebedi bir kin ve düşmanlık vardır." (Mümtehine: 60/4)
    Bu konuda İbrahim (a.s.) kendisine uyulacak güzel bir örnek olarak gösteriliyor ve şöyle buyruluyor:
    "İbrahim'in babasına söylediği: 'Senin için Allah'tan bağışlanma dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek bir şeyi savmaya gücüm yetmez' sözü dışında, İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır."
    Allah-u Teâlâ, yine dostu İbrahim'den (a.s.) söz ederek, onun, babasına şöyle dediğini bildiriyor:
    "(İbrahim dedi ki) Sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzaklaşıyorum..." (Meryem: 4
    "(İbrahim) onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından uzaklaşınca ona İshak ve Yakub’u bağışladık ve hepsini de nebi yaptık." (Meryem: 49)
    Tevhidi gerçekleştirmek; şirkten uzaklaşmak, müşriklerle ilişkileri kesmek, onlardan ayrılmak ve onlara düşmanlık gösterip buğz etmekle mümkün olur.
    Bu yola giren bir kimsenin daha yolun başında "bu yoldan gidenler azdır" diyerek endişeye kapılmaması gerekir. (Fethu'l Mecid)

    Süleyman b. Abdullah şöyle diyor:
    İşte bu bakımdan şirkten ve müşriklerden kaçınıp uzak durmak gerekir. Nitekim bu gerçeği yüce Allah şöyle açıklamaktadır:
    "İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Sadece Allah'a iman etmenize kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir..." (Mümtahine: 4)
    Ayette yer alan "ve onunla beraber olanlarda" sözünden maksat, İbni Cerir Taberi'nin de belirttiği gibi; rasullerdir.
    İşte bu ayet, Muhammed b. Abdu'l Vehhab'ın anlattıklarına delil oluşturmaktadır.
    Ayet;
    - tevhide daveti,
    - şirkten uzaklaşmayı,
    - şirki reddetmeyi,
    - tevhid ehline dostça davranmayı, onlara destek olmayı içermekte,
    - aynı zamanda tevhide zıt olan şirk amelleri işleyerek tevhidden ayrılanları da tekfir etmeyi gerektirmektedir.
    Şöyle ki; bir kimse şirk koşuyorsa, o kişi tevhidi terketmiş demektir. Çünkü şirk ile tevhid birbirine zıttırlar, ikisinin birarada bulunması mümkün değildir. Nerede şirk varsa, orada tevhid yoktur. Allah-u Teâlâ şirk koşanlar hakkında şöyle buyurmuştur:
    "Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşarlar. (Ey Muhammed!) De ki: "Küfrünle biraz eğlen; çünkü sen, muhakkak Cehennem ehlindensin!" (Zümer: 39/
    Yüce Allah, bu ayette de olduğu gibi, ibadette kendisine şirk koşanların kafir olduklarını bildirmektedir.
    Kur'an-ı Kerim'de bu manadaki ayetler çoktur.
    Bir kimsenin muvahhid olabilmesi için kesinlikle şirki terkedip ondan uzak durması ve şirk koşanları da tekfir etmesi gerekir. (Ed-Delail)


  2. #2
    Yasaklı Üye emre-koc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    6

    Standart

    Şeyh Muhammed b. Abdullatif b. Abdurrahman bu ayet hakk?nda şöyle dedi:
    "Yeryüzünde meydana gelebilecek en büyük fitne, şirk ve fesat;
    Müslüman ile kafirlerin, Allah-u Teâlâ'ya itaat edenle karş? gelenlerin kar?şmas?d?r.
    - Onlar kar?şt?ğ?nda ?slam nizam?n?n dengesi bozulur.
    - Tevhid akidesinin hakikati belli olmaz ve kaybolur.
    - Sonuçta büyüklüğünü sadece Allah-u Teâlâ’n?n bildiği şer meydana gelir.
    ?slam’?n hakim olmas?, Emri bi’l maruf Nehyi ani’l münker müessesinin işlemesi ve cihad bayrağ?n?n yükselmesi ile olur.
    Allah-u Teâlâ için sevmek, Allah-u Teâlâ için buğzetmek ve Allah-u Teâlâ’N?n dostlar?na dost, düşmanlar?na düşman olmakla olur.
    Buna delalet eden bir çok ayet vard?r." (Eddurerus Seniye – Cihad Bölümü)

    Abdullah b. Abdurrahman şöyle dedi:
    ?brahim'den (a.s.) başka, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile ashab?n?n kavimlerinden ayr?l?p uzaklaşmalar? ve onlara düşmanl?k göstermeleri de bizim için örnek oluşturmaktad?r. Sa'd (r.a.) ile annesi aras?nda geçen olay da bunu aç?k bir şekilde gösteren bir olayd?r.
    Yine yüce Rabbimizin ?brahim'le (a.s.) ilgili olarak haber verdiği şu ifadeler de bizim için örnek oluşturmaktad?r:
    "Sizden ve Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylerden uzaklaş?yoruz..." (Meryem: 19/4
    Yüce Allah Ashab-? Kehf hakk?nda da şöyle buyuruyor:
    "Madem ki siz, onlardan ve onlar?n Allah-u Teâlâ'n?n d?ş?nda ibadet ettikleri varl?klardan uzaklaşt?n?z, o halde mağaraya s?ğ?n?n..." (Kehf: 18/16)
    Allah-u Teâlâ, bu muhkem ayetlerde onlar?n öncelikle müşriklerden ayr?ld?klar?n?, mabudlar?ndan önce müşriklerle ilgi ve alakalar?n? kopard?klar?n? haber veriyor.
    Şimdi bu gerçekler karş?s?nda günümüzün alimleri (!) neredeler?
    Bu kelimenin manas?n? dünün cahil kafirlerinin bildikleri kadar bile kavrayam?yor ve gerekleriyle amel etmiyorlar. Halbuki Allah-u Teâlâ'n?n, mülkünde hiçbir ortağ? olmay?p tek olduğu ve O'ndan başka ibadete lay?k ilah bulunmad?ğ?n? bildirmek için din, tevhid kelimesiyle gönderildi, nebi ve rasulleri de bununla Allah-u Teâlâ'n?n şan?n? yücelttiler. (Tevhid)

    Şeyh Hamed b. Atik bu ayet hakk?nda şöyle dedi:
    "Allah-u Teâlâ bu ayette şöyle buyurdu:
    "Muhakkak ki biz sizden ve Allah’tan başka tapt?klar?n?zdan uzağ?z."
    Bu ayetin incelikleri çoktur. Allah-u Teâlâ ayette putlardan önce putlara tapanlardan beri olmay? zikretmiştir.
    Bunun sebebi putlara tapanlardan beri olman?n putlardan beri olmaktan daha önemli olmas?d?r.
    Çünkü putlardan beri olan, fakat onlara tapanlardan beri olmayan kimse, üzerindeki farz? yerine getirmiş olamaz.
    Ancak müşriklerden beri olursa, onlar?n tapt?klar?ndan da beri olmuş olur.
    Bu, Allah-u Teâlâ’n?n şu ayetine benzer.
    "(?brahim dedi ki) Sizden ve Allah’tan başka tapt?klar?n?zdan uzaklaş?yorum..." (Meryem: 4
    Bu ayette de ?brahim (a.s)’in önce putlara tapanlardan, sonra da putlardan ayr?ld?ğ? geçmektedir. Buna benzer bir diğer ayet de şöyledir:
    "(?brahim) onlardan ve Allah’tan başka tapt?klar?ndan uzaklaş?nca ona ?shak ve Yakub’u bağ?şlad?k ve hepsini de nebi yapt?k." (Meryem: 49)
    ?şte bu inceliğe çok önem ver. Çünkü bu incelik, Allah-u Teâlâ’?n düşmanlar?na düşman olman?n kap?s?n? sana açar.
    Şirk işlemeyen nice insan vard?r ki bunlar şirk ehlinden beri olmam?şlard?r. Bu sebeple müslüman değildirler, çünkü, rasullerin bildirdiği dine uymam?şlard?r." (Sebil’in Necati Ve’l Fikak)

    Abdullah el-hanefi bu ayet hakk?nda şöyle diyor:
    Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
    "?brahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vard?r. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka tapt?klar?n?zdan uzağ?z. Sizi reddettik. Bizimle sizin aran?z-da, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanl?k ve kin başlam?şt?r." (Mumtahine: 4)
    ?brahim'in Bu Alandaki Önderliği:
    Sizler benim ve sizin düşmanlar?n?z? nas?l dost edinirsiniz? Atan?z ?brahim'in yolunda gitmez misiniz? O sizin için güzel bir örnek teşkil etmektedir. Allah dostu atan?z ?brahim'de sizler için pek hoş ve güzel bir numune vard?r. Onunla beraber bulunan mü'minler de bu hususta sizler ?çin örnektirler. Çünkü onlar milletlerine şöyle demişlerdi: Biz, sizden ve tapmakta olduğunuz putlardan uzağ?z. Size ald?r?ş etmiyoruz. Atalar?n?z?n ve sizlerin tanr?lar?na iltifat etmiyoruz. Bilakis sizi protesto ediyoruz. Bizlerle sizler aras?nda dostluk değil de düşmanl?k zuhur etmiştir. Aram?zda sadakat değil de kin ve öfke her zaman için ortada olacakt?r.
    Evet bütün bunlar s?rf Allah'a iman etmeniz ve şirkinizi inkâr etmeniz içindir. ?brahim'in sözlerine ve fiillerine uyun. (Furkan Tefsiri (Hicazi)

    Abd b. Abdullah şöyle der:
    Andolsun ki ?brahim’de ve O’na iman edip onunla birlikte olanlarda sizin için güzel bir örnek vard?r. ?brahim ve beraberindeki mü’minlerde küfür ve şirkten teberrî, kâfir ve müşriklerden uzaklaşma konusunda sizin için uyulacak, takip edilecek güzel örnekler vard?r. Kitab?m?zda "üsve" ifadesi, Rasûlullah Efendimiz ve ?brahim (a.s) ve onunla birlik olanlar için kullan?lmaktad?r. Onunla birlik olanlardan kas?t ta ya ona iman eden mü’minler, ya da ondan sonra gelip onun yolunu takip eden peygamberlerdir.
    Onlar küfrü ve şirki tercih etmiş toplumlar?na şöyle demişlerdi:
    "Biz sizden de, sizin anlay?şlar?n?zdan da, sizin hayat programlar?n?zdan da uzağ?z. Sizin Allah berisinde tap?nd?klar?n?zdan uzağ?z. Sizin dininizi, yolunuzu, yaşam biçiminizi, hayat program?n?z? inkar ediyoruz. Allah’a teslim olmuş, iradesini Allah’a teslim etmiş bir Müslüman olarak bizim sizinle, sizin dininizle, ekonomi anlay?ş?n?zla, siyasal yap?lanmalar?n?zla, hukuklar?n?zla, kazanma-harcama anlay?şlar?n?zla, eğitim, evlenme, boşanma anlay?şlar?n?zla, tüm hayat anlay?şlar?n?zla bir ilgimiz yoktur. Biz sizden ayr?y?z, sizden uzağ?z. Bizimle sizin aran?zda küfür ve şirki b?rak?p yaln?z Allah'a inanacağ?n?z ana kadar ebedî bir düşmanl?k ve öfke baş göstermiştir. Kalbimizde bir düşmanl?k vard?r. Ne zaman ki sizler de bizim gibi Allah’a iman eder, Allah’?n istediği bir hayata evet dersiniz, ancak o zaman size olan düşmanl?ğ?m?z ve kinimiz son bulur. Çünkü bizim size olan düşmanl?ğ?m?z?n sebebi Allah’t?r. Sizler Allah’a, Allah’?n istediği gibi inanmad?ğ?n?z sürece bilesiniz ki, bizler ebediyen sizden uzaklaşt?k ve ebediyen size buğz ve düşmanl?k besleyeceğiz."
    Allah’?n elçisi ?brahim (a.s) ve onun yolunun yolcular? işte böylece küfürden, kâfirlerden, kâfirlerin tüm tarz-? telakkilerinden teberrî ediyorlard?. Rabbimiz işte bunu bize örnek olarak anlat?yor. "Ey Müslümanlar bu konuda sizler için çok hoş bir örnek var." buyuruyor. Sizler de t?pk? yasal örneğiniz, imam?n?z, büyük atan?z gibi kâfirlerden, küfürden, şirkten, şirk anlay?şlar?ndan teberri etmek zorundas?n?z. Sizler de bunu demek zorundas?n?z.
    Ey müşrikler deyin ki: "Bizler sizin şirklerinizden de, şirk koştuklar?n?zdan da, şirk âdetlerinizden de, şirk sistemlerinizden de uzağ?z. Bizler Allah’a teslim olmuş Müslümanlar?z. Bizim kulluk anlay?ş?m?zla sizinkilerin uzak ve yak?ndan en ufak bir benzer yan? yoktur!"
    "Ben Allah’a inand?m!.." Yetmez bu… Allah’a inanmakla beraber Allah’tan başkalar?ndan teberrî de şartt?r. Allah’a imanla beraber Allah’tan başkalar?na itaati reddetmek de şartt?r. Müslümanlar şunu kesinlikle bilmelidirler ki, tamam?yla cahiliyeden ve cahiliye anlay?şlar?ndan ayr?lmad?kça kendilerine Allah’?n yard?m? gelmeyecek, Allah’?n vaadi gerçekleşmeyecektir. Onlar cahiliyenin karş?s?na dikilip aç?kça onu reddetmedikçe, onlardan ayr?ld?klar?n? aç?kça ortaya koymad?kça zafer asla müyesser olamayacakt?r. Zafer ve Allah’?n yard?m? gelmediği gibi, böyle hem Allah’a inan?r hem de başkalar?n?n rubûbiyetine ve ulûhiyetine inan?rsak, bilelim ki bu yaşad?ğ?m?z hayat Allah’?n istediği Müslümanl?k da olmayacakt?r.

    Seyyid Kutup şöyle diyor:
    Bu, sürec gelip geçen Allah-u Teâlâ'n?n dinine inanm?ş ve Allah-u Teâlâ'n?n bayrağ? alt?nda yaşam?ş kimselerin kafilesidir. Bu kafile, yap?lmas? gerekeni yaparak gelip geçmiştir. Bu, inanm?ş kimselerin, kendi kavimlerinden, kavimlerinin mabutlar?ndan ve bu mabutlara tap?nmaktan uzaklaşmalar?d?r. O da, kafir kavimlerini reddedip Allah'a iman etmekten ibarettir. Kavimleri, sadece Allah'a iman edinceye kadar aralar?nda ebediyyen sürecek bir düşmanl?k ve buğuz söz konusudur. Bu, bir kesin ayr?l?şt?r. Akide ve iman bağ? kesildikten sonra geriye başka hiç bir ortak bağ b?rakmayan bir ayr?l?şt?r... (Fizilalil Kur’an Mümtehine: 4. AyetininTefsiri)

    Ziyaeddin el-Kudsi Bu ayetle ilgili şu aç?klamalarda bulunmuştur.
    Şimdi, Mumtahine: 4 ayeti üzerinde biraz dural?m ve düşünelim. Çünkü bu ayet, tagutun pratik olarak nas?l reddedileceğini ve Allah-u Teâlâ’?n gönderdiği bütün nebi ve rasullerin dini ve milleti olan tevhidin nas?l sağlanacağ?n? çok aç?k olarak göstermektedir.
    "?brahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vard?r."
    Ayette zikredilen "güzel bir örnek" ten kas?t; farz olan yani; uyulmas? her müslüman?n üzerine farz olan güzel bir örnek demektir
    Bunun delili:
    1 - ?brahim (a.s)’in milletini aç?klayan surenin sonunda Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
    "Andolsun, onlarda sizler için, Allah’? ve ahiret gününü umanlar için güzel bir örnek vard?r. Kim yüz çevirecek olursa... Şüphesiz Allah, Ganiy’dir, Hamid’dir." (Mümtahine: 6)
    2 - Allah-u Teâlâ bir başka ayette bu konuyla alakal? olarak şöyle buyuruyor:
    "?brahim’in milletinden, kendini bilmeyenden başka kim yüz çevirir?" (Bakara: 130)
    3 - Bir başka ayette şöyle buyuruyor:
    "Sonra sana, Hanif olan ?brahim’in milletine uyman? vahyettik. O, müşriklerden değildi." (Nahl: 123)
    "Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi..."
    Allah-u Teâlâ, ?brahim (a.s) ve beraberindeki muvahhidlere, babalar?, oğullar?, aşiretleri, akrabalar? ve bunlar gibi kan ve akrabal?k bağ? olan kimselerden oluşan ve şirk üzere bulunan kavimlerine ne söylemeleri gerektiğini emirle bildirmiştir. Yak?n akrabalara böyle söylenebiliyorsa bu kimselerden daha uzak olan ve akrabal?k bağ? olmayan kimselere de muhakkak ayn? şeyi söylemek gerekir.
    "Biz sizden ve sizin Allah’tan başka tapt?klar?n?zdan uzağ?z."
    Allah-u Teâlâ ayette, önce putlara tapanlardan beri olmay? ziretmiştir. Çünkü bir kimse taguttan beri olabilir, fakat ona tabi olan ve ona yard?m edenlerden beri olmayabilir. ?şte böyle bir durumda taguttan gerçek manada beri olunamaz. Zira bu ayet apaç?k göstermektedir ki, taguta tapan ve yard?m eden kimselerden uzak olunmad?ğ? müddetçe taguttan beri olunamaz.
    "Bizimle sizin aran?zda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanl?k ve kin başlam?şt?r."
    Ayette "düşmanl?k" sözü "kin" sözünden önce zikredilmiştir. Çünkü düşmanl?k göstermek, kin beslemekten daha önemlidir. Zira insan kalben müşriklere buğzedebilir fakat onlara düşmanl?k göstermeyebilir. Böyle bir durumda, Allah’?n farz k?ld?ğ?n? yerine getirmemiş olur. Taguta ve taguta tapanlara karş? düşmanl?k göstermedikçe tagut reddedilmiş say?lmaz. Ayr?ca taguta gösterilmesi gereken düşmanl?k ve kinin çok aç?k olmas? gerekir.
    Bil ki! Kin sadece kalpte kal?r, etkisi ve alametleri belli olmaz ve düşmanl?kla beraber olmazsa, daha aç?kças? kafirlerle olan ilişki kesilmezse işte o zaman düşmanl?k ve kin belli olmam?ş olur. Böylece ayetteki "başlam?şt?r" şart? yerine getirilmemiş olur. Çünkü ayette "bede" lafz?; "başlad?", "apaç?k belli oldu" manas?ndad?r.
    Ayr?ca normalde kin, düşmanl?ktan önce zikredilmesi gerekir. Çünkü önce kin, sonra düşmanl?k olur. Kin beslemek, kalbin amelidir. Düşmanl?k yapmak ise bedenin amelidir. Bedenin ameli de kalbin ameline bağl?d?r. Fakat Allah-u Teâlâ, hikmeti gereği bu ayette düşmanl?ğ? kinden önce zikretmiştir
    Şeyh ?shak b. Abdurrahman şöyle dedi:
    "Kafirlere kalple kin beslemek yeterli değildir. Zira düşmanl?k ve kin aç?kça belli olmal?d?r..." Sonra Mümtahine: 4 ayetini zikrederek sözlerine şöyle devam etti:
    "Allah’?n bu ayetteki beyan?n? aç?klay?ş?na dikkatle bak! Çünkü bundan daha aç?k bir aç?klama yoktur. Allah ayette:
    "...başlam?şt?r." buyuruyor.
    Bu ise; "ortaya ç?kt?, göründü" manas?ndad?r. Dini aç?kça ortaya koymak işte budur.
    Düşmanl?ğ? aç?k bir şekilde yapmak ise; kafirleri aç?k bir şekilde tekfir etmek ve onlardan bedenen ayr?lmakla olur." (Eddureris Seniye cüz 7 s: 141 cihad bölümü)
    Şeyh Süleyman b. Sehman şöyle dedi:
    Mumtahine ayeti hakk?nda şöyle dedi:
    "?şte bu, ?brahim (a.s)’in milletidir. Allah-u Teâlâ, ?brahim (a.s)’in milleti hakk?nda şöyle buyuruyor:
    "?brahim’in milletinden, kendini bilmeyenden başka kim yüz çevirir?" (Bakara: 130)
    Allah-u Teâlâ’n?n düşmanlar?na düşmanl?k göstermek, bu düşmanl?ğ? apaç?k bir şekilde ortaya koymak, onlardan çok uzak durmak, onlarla dost ve haşir neşir olmamak her müslümana farz? ayn olan amellerdir." (Durerus Seniye 7. bölüm. cihad bölümü s: 121)Bu ayetin delalet ettiği üzere, tagutu reddin şekli ve s?fat? şu üç şekilde özetlenebilir:
    1 - Müşriklerden, mürtedlerden ve tagutlardan beri olmay? ilan etmek.
    Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor
    "Biz sizden ve sizin Allah’tan başka tapt?klar?n?zdan uzağ?z.."
    2 - Onlar?n ve tagutlar?n?n düşüncelerini, bütün müesseselerini, kanunlar?n? ve anayasalar?n? reddettiğini ilan etmek, onlar?n kanun ve sistemlerini kabul edenleri tekfir etmektir.
    "Sizi reddettik...."
    3 - Onlara, sistemlerine ve içinde bulunduklar? durumlar?na karş? düşmanl?k ve kin gösermek ve onlarla mümkün olduğu kadar el ve dille cihad etmektir.
    "Bizimle sizin aran?zda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanl?k ve kin başlam?şt?r."
    Bu cihad, bu düşmanl?k ve bu kin, onlar tamamen Allah’a iman edip teslim oluncaya yani, tagutlar? tekfir edip onlardan uzaklaş?ncaya kadar sürecektir. Arada, kesinlikle hiç bir anlaşma ve uzlaşma noktas? yoktur.
    Allah-u Teâlâ, müminlere dost; kafir, müşrik ve küfür üzerinde ?srar edenlere düşman olman?n iman?n en sağlam, en büyük rükunlar?ndan olduğunu, bu rükun yerine getirilmediği zaman yeryüzünde büyük bir fesat?n olacağ?n? bildirmiştir.
    Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
    "Muhakkakki iman edenler, hicret edenler, mallar? ve canlar?yla Allah yolunda cihad edenler, (muhacirleri) bar?nd?ranlar ve yard?m edenler, işte onlar birbirlerinin dostudurlar! ?man eden ancak hicret etmeyenlerle, onlar hicret edene kadar sizin hiçbir dostluğunuz olamaz. Eğer, din konusunda sizden yard?m isterlerse, aran?zda anlaşma olmayan topluluklara karş? onlara yard?m etmeniz gerekir. Allah, yapt?klar?n?z? görendir. Küfredenler, birbirlerinin dostlar?d?r. Eğer bunu yapmazsan?z (birbirinize dost olmazsan?z) yeryüzünde fitne ve büyük bir fesad olur." (Enfal: 72-73)
    Allah-u Teâlâ bu ayette şöyle buyurmaktad?r:
    "Eğer müminleri dost edinmeyip küfür ve şirk üzerinde ?srar edenlere dost olur, onlara düşman olmaz ve böylece iman ehline düşman olursan?z yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat olur. Çünkü hak ile iman şirk ile tevhid kar?ş?r. Tevhid inanc? bulan?r. Allah-u Teâlâ’n?n; "sadece O’na ibadet edip hiçkimseyi O’na ortak koşmama"y? bildiren emri kaybolur ve ?slam şeriatinin pratiği ortadan kalkar.
    Allah-u Teâlâ'ya yemin ederim ki, bu dünyada, bat?l ve ehlinden bugün beri olmayan, şüphesiz ahirette ondan beri olmay? ve dünyaya geri dönmeyi temenni edecektir. Ama ne yaz?k ki bu olmayacak ve o günkü pişmanl?k sahibine bir şey kazand?rmayacakt?r. Allah-u Teâlâ bu konuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor:
    "O gün yüzleri ateşe çevrilenler derler ki: "Keşke Allah’a ve rasulüne itaat etseydik. Rabbimiz! Biz, kendi liderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik. Ve onlar bizim yolumuzu sapt?rd?lar. Rabbimiz onlara azabtan iki kat ver ve onlara büyük lanet et!" (Ahzab: 66-6
    "O vakit tabi olunanlar, tabi olanlardan ayr?larak uzaklaşm?şt?r ve (her iki taraf da) azab? görmüştür ve onlar?n (aralar?ndaki) bütün bağlar? da kopup parçalanm?şt?r. Tabi olanlar: "Ah keşke bir kere daha (dünyaya) döndürülsek de onlar?n bizden ayr?larak uzaklaşt?klar? gibi biz de onlardan ayr?larak uzaklaşsak!" derler. Allah böylece onlara işledikleri amelleri hasretler (pişmanl?klar) halinde gösterecektir. Ve onlar ateşten ç?kacak da değillerdir." (Bakara: 166-167)
    Allah-u Teâlâ’n?n muvahhid kullar?ndan olmak isteyen, bu asr?m?z?n yesağ?n?n kanunlar?ndan, bu kanunlar? koyanlardan, bu kanunlara tabi olan ve onu müdafa edenlerden beri olmal?, iğrenç olan bu yeni dine ve ona tabi olanlara ise, bu dine bağland?klar? müddetçe düşman olup onlar? tekfir etmelidir.
    ?şte bu, ?brahim (a.s)’in milletinin dini ve bütün nebi ve rasullerin dinidir. Bu ise; bütün ibadetleri ihlasl? bir şekilde sadece Allah-u Teâlâ'ya yapmak, şirkin ve müşriklerin her çeşidinden beri olmak manas?na gelen tevhid kelimesidir ve insanlar ilk olarak buna davet edilirler. (Tağutu Reddetmek Tevhidin Gereğidir)

    Sonuç:
    "?brahim ve beraberinde olanlarda sizler için güzel bir örnek vard?r. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Biz, sizden ve sizin Allah’tan başka tapt?klar?n?zdan uzağ?z. Sizi reddettik. Bizimle sizin aran?zda, bir olan Allah’a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanl?k ve kin başlam?şt?r." (Mumtahine: 4)

    1 - Allah-u Teâlâ eski ümmetlerin k?ssalar?n? bu ümmete de, ibret almas? için aç?klam?ş oluşu.
    2 - ?brahim (a.s)'?n Muvahhidlerin önderi olmas? ve onun şahs?nda yaşad?klar? bu ümmete delil ve ibret oluşu.
    3 - ?brahim (a.s)'?n Kavmiyle redleşmesi.
    4 - ?brahim (a.s)'?n önce kavminden uzak olduğunu belirtmesindeki as?l neden; Allah’dan başka sahte ilahlara tapm?ş olmalar?ndan ve küfürlerine r?za göstermeyişindendir.
    5 - Tağuta tapanlar? reddetmek tağutun da reddini gerektirir.
    6 - Tekfir etmeyeni tekfir etmenin delilidir.
    7 - Sadece tağutu reddetmenin yeterli olmad?ğ?, tağutu reddetmeyenlerinde reddedilmesi gerektiği.
    8 - Sizi reddettik derken. Sizi cemaat olarak topluluk olarak istisnas?z reddettik demektir.
    9 - Düşmanl?ğ?n ebedi oluşundaki as?l neden kavminin tağutu reddetmeyişi ve Allah’?n istediği şekilde iman etmeyişleridir.
    10 - Müslümanlar?n kafir ve müşriklere karş? kininin devam edişi, onlar?n tağutu reddetmeyişlerindendir.
    11 - Bu ayet La ilahe illallah? aç?k bir şekilde ortaya koymaktad?r.
    12 - Tagutu reddetmeyenleri reddetmek tagutun reddini gerektirir. Sadece tağutu reddetmek reddetmeyenlerin reddini gerektirmez.
    13 - Taguta ve taguta tapanlara karş? düşmanl?k göstermedikçe tağut reddedilmez.
    14 - Tağutu reddetmeyen kavmini reddetmek akrabal?k bağ? olmayanlar? hayli hayli reddeder

  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Güzel derleme...Kaynaklar hep Kur'an'dan,taninmis-güvenilir Islam Alimleri'nden, kaynak eserlerden...

  4. #4
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Yukarida güzel derleme yazdim ama, tam okumadim yaziyi...Daha dikkatli göz gezdirdim, galiba Seyyid Kutup'un yaptiklarini dogru sayiyor ?...

  5. #5
    EHLITEVHID
    Guest EHLITEVHID - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Elbette Seyyid Kutuo Buyuk Bir Sehiddir Siz Iftiralara Inanmayin.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0