+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Seyyid İbni Abidin ...

  1. #1
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Thumbs up Seyyid İbni Abidin ...

    Seyyid İbni Âbidin (Meşhur fıkıh kaynağı Reddül Muhtar 'ın müellifi )

    Şam'da yetişen âlimlerin en büyüklerinden, Osmanlıların en meşhur fıkıh âlimlerindendir.
    1784’de Şam'da doğdu. Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin sohbeti ile şereflenmiştir.

    Küçük yaşta Kur'an-ı kerimi ezberledi. Bir müddet babası ile birlikte, ticaretle meşgul oldu. Bu sırada bir taraftan da Kur'an-ı kerimi okumaya devam ediyordu. Fen ve sosyal ilimlerin yanı sıra; tefsir, hadis ve fıkıh ilimlerini de öğrendi. Hocası Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin tavsiyesi üzerine, Şafii mezhebinden, Hanefi mezhebine geçti.

    Daha 17 yaşındayken, fıkıh kitapları üzerine haşiye ve şerhlerle açıklamalar yaptı. Kıymetli eserler yazmaya başladı. Fıkıh ilminde olduğu gibi, hadis ilminde de mahir idi. Şam'da bulunan muhaddis Kuzberi hazretlerinden icazet aldı. İlim dallarında o kadar yükseldi ki, daha hocaları hayattayken büyük bir şöhrete kavuştu.

    Zahir ilimlerini öğrendikten sonra, kelam ve tasavvuf ilimlerini de zamanın en büyük âlimi ve tasavvuf ehli, Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinden öğrendi. Onun mübarek sohbeti ile kemâle geldi.

    İbni Âbidin hazretlerinin dine uymaktaki halleri meşhurdur. Haram, mekruh ve şüphelilerden kesinlikle uzak durur, mubahları çok az kullanır, ibadetlerinde sünnetlere, müstehaplara, edeplere uymakta son derece titiz davranırdı.

    Beş vakit namazda; ettehiyyatüyü okurken, sağ tarafa selam verirken Resulullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) baş gözü ile görürdü. Göremediği zaman o namazı yeniden kılardı.

    Bir gece rüyada Hazret-i Osman'ın vefat ettiğini ve Cami-i Emevi'de namazını kendisinin kıldırdığını gördü. Sabahleyin hocası Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerine bu rüyayı anlatınca, o da; "Allahü teâlâ bilir ki, ben yakında vefat ederim, sen benim cenaze namazımı Cami-i Emevi'de kıldırırsın. Çünkü ben, Hazret-i Osman'ın torunlarındanım" buyurdu.

    Aradan birkaç gün geçince mübarek hocası vefat etti. Namazını İbni Âbidin hazretleri kıldırdı.

    1836’da 54 yaşında Şam'da vefat etti. Çok kitap yazdı. En meşhur eseri Redd-ül-Muhtar isimli kitabıdır. Bilhassa bu eseriyle tanınmıştır. Bu kitabı, Dürr-ül-Muhtar kitabına yaptığı beş ciltlik haşiyesidir. Bu haşiye, İbni Âbidin ismiyle meşhur olmuştur.

    Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri kendisine yazdığı bir mektupta,
    "Her sözü senet olan büyük âlim Mevlana Muhammed Emin Âbidin'e en güzel dualarımı ve en latif övgülerimi bildiririm. Yazdığınız pek kıymetli eserlerle İslam âlemine yaptığınız büyük hizmet için, pek çok dualara mazhar oldunuz" buyurmaktadır.


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Tesekkürler...

    Acaba safii mezhebinden hanefi mezhebine gecisi neden yapmis olabilir, aklima takildi....

  3. #3
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tesekkürler...

    Acaba safii mezhebinden hanefi mezhebine gecisi neden yapmis olabilir, aklima takildi....
    Bazı büyük alimler, bir mezhebe hizmet etmek için veya yaşadıkları yerin çoğunlukta olduğu mezhebi iyi öğretmek için, başka mezheplere geçmişler..

    Mesela aklıma ilk gelen, Seyyid Abdülkadir-i Geylani..İlk önce şafi mezhebinde iken, hanbeli mezhebine hizmet için, mezhep değiştirip hanbeli oluyıor..çünkü, hanbeli mezhebi yok olmak üzereydi, Abdülkadir-i geylani bu mezhebe geçtiği için, hanbeli mezhebi yok olmaktan kurtuldu..

    Bazı büyük alimler de var böyle..Ama kendi kafalarına göre değiştirmemişler..Mutlaka manevi bir işaretle olmuş bu olay..

    Seyyid İbni Abidin de, Halid-i Bağdadi'nin işaretiyle Hanefi mezhebine geçmiş, iyi ki de geçmiş, şu anda Hanefi mezhebini en iyi ve en geniş ,en sahih anlatan kaynaklardan birisi Reddül Muhtar..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  4. #4
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Aciklamalar icin Allah c.c. razi olsun.

    Hanbeli Mezhebinin "Yokolmasi" cok mu "Kötü" bir olay ki, o mezhebi
    "Kurtarmak" icin o mezhebe gecmis ? Diger mezheblere odaklansaydi? (Gerci manevi isret de olabilir isin icinde) Meraktan soruyorum yani...

    Bir mezhebin "Yokolmasinin" topluma ve dine olumlu/olumsuz yönleri neler olabilir...Ki, Hanbeli Mezhebi hakkinda cok "KATI kurallari" olan bir mezhep "Deniyor".

    Hanbeli Mezhebe "Hizmet", yani mezheblere hizmeti ilk defa burada okudum.
    Belki topluma en iyi örnek ve sorulara cevap verebilme namina alimlerin sectigi bir mezhep hizmetidir...

    Fakat Said Nursi de Safii Mezhebindendi, talebeleri genelde Hanefi Mezhebi'nden....Said Nursi mezheb degistirmedi...Kur'an hizmetini devam ettirdi....





    Alıntı alanyali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bazı büyük alimler, bir mezhebe hizmet etmek için veya yaşadıkları yerin çoğunlukta olduğu mezhebi iyi öğretmek için, başka mezheplere geçmişler..

    Mesela aklıma ilk gelen, Seyyid Abdülkadir-i Geylani..İlk önce şafi mezhebinde iken, hanbeli mezhebine hizmet için, mezhep değiştirip hanbeli oluyıor..çünkü, hanbeli mezhebi yok olmak üzereydi, Abdülkadir-i geylani bu mezhebe geçtiği için, hanbeli mezhebi yok olmaktan kurtuldu..

    Bazı büyük alimler de var böyle..Ama kendi kafalarına göre değiştirmemişler..Mutlaka manevi bir işaretle olmuş bu olay..

    Seyyid İbni Abidin de, Halid-i Bağdadi'nin işaretiyle Hanefi mezhebine geçmiş, iyi ki de geçmiş, şu anda Hanefi mezhebini en iyi ve en geniş ,en sahih anlatan kaynaklardan birisi Reddül Muhtar..

  5. #5
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aciklamalar icin Allah c.c. razi olsun.

    Hanbeli Mezhebinin "Yokolmasi" cok mu "Kötü" bir olay ki, o mezhebi
    "Kurtarmak" icin o mezhebe gecmis ? Diger mezheblere odaklansaydi? (Gerci manevi isret de olabilir isin icinde) Meraktan soruyorum yani...

    Bir mezhebin "Yokolmasinin" topluma ve dine olumlu/olumsuz yönleri neler olabilir...Ki, Hanbeli Mezhebi hakkinda cok "KATI kurallari" olan bir mezhep "Deniyor".

    Hanbeli Mezhebe "Hizmet", yani mezheblere hizmeti ilk defa burada okudum.
    Belki topluma en iyi örnek ve sorulara cevap verebilme namina alimlerin sectigi bir mezhep hizmetidir...

    Fakat Said Nursi de Safii Mezhebindendi, talebeleri genelde Hanefi Mezhebi'nden....Said Nursi mezheb degistirmedi...Kur'an hizmetini devam ettirdi....
    ihtiyaç meselesi..

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani zamanında, Hanbeli mezhebi unutulmak üzereydi, Şah-ı Geylani de Bağdatta Ahmed ibni Hanbel'in türbesini ziyaret ettiği bir sırada aldığı manevi bir işaret üzerine, Hanbeli mezhebine geçiyor..

    Bir hak mezhebin yok olması, istenilmeyen bir durum ve "mezhepler rahmettir" hadis-i şerifinde belirtildiği gibi, İslam alimleri de rahmet olan bir mezhebin yok olmasını önlemişlerdir..Daha doğrusu, Allahü teala 4 mezhebin yok olmasına izin vermemiş diyebiliriz..

    Her mezhebin kendine has hususiyetleri vardır elbette.."Şu mezhep daha kolay" diyemiyoruz..Önemli olan, 4 mezhebin hak olması ve bir kişi 4 mezhepten birisine ittiba ettiğinde doğru yol üzerindedir..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  6. #6
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    .


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  7. #7
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Tamam herseyi anliyorum da....

    Neden illa ki 4 mezhep yasanmali...

    Mezhebler haktir...Fakat 3 mezhep kalsaydi, eksik mi olurdu?

    4 mezhebin "sart" olmasi gibi bir durum degil mi bu?

    Bu arada, tüm mezhebler Caferis-Sadik'in yazdigi eserlerden türedi, yani hepsi onun kitabindan cikardiklari fetvalardan yeni bir mezhep cikardilar.

    5 mezhep var yani...(Islam Alimlerince kabul edilen...)

    Yanlisim varsa düzeltin lütfen....Sorularimi meraktan soruyorum.


    Alıntı alanyali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ihtiyaç meselesi..

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani zaman?nda, Hanbeli mezhebi unutulmak üzereydi, Şah-? Geylani de Bağdatta Ahmed ibni Hanbel'in türbesini ziyaret ettiği bir s?rada ald?ğ? manevi bir işaret üzerine, Hanbeli mezhebine geçiyor..

    Bir hak mezhebin yok olmas?, istenilmeyen bir durum ve "mezhepler rahmettir" hadis-i şerifinde belirtildiği gibi, ?slam alimleri de rahmet olan bir mezhebin yok olmas?n? önlemişlerdir..Daha doğrusu, Allahü teala 4 mezhebin yok olmas?na izin vermemiş diyebiliriz..

    Her mezhebin kendine has hususiyetleri vard?r elbette.."Şu mezhep daha kolay" diyemiyoruz..Önemli olan, 4 mezhebin hak olmas? ve bir kişi 4 mezhepten birisine ittiba ettiğinde doğru yol üzerindedir..

  8. #8
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    .

  9. #9
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı halenur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tamam herseyi anliyorum da....

    Neden illa ki 4 mezhep yasanmali...

    Mezhebler haktir...Fakat 3 mezhep kalsaydi, eksik mi olurdu?

    4 mezhebin "sart" olmasi gibi bir durum degil mi bu?

    Bu arada, tüm mezhebler Caferis-Sadik'in yazdigi eserlerden türedi, yani hepsi onun kitabindan cikardiklari fetvalardan yeni bir mezhep cikardilar.

    5 mezhep var yani...(Islam Alimlerince kabul edilen...)

    Yanlisim varsa düzeltin lütfen....Sorularimi meraktan soruyorum.
    Ehli sünnet alimlerince kabul edilen 4 mezhep vardır..Hanefi,şafi, Maliki, hanbeli..
    "Neden 4 mezhep " sorusunun cevabı, hikmet-i ilahi gereği demek lazım..Aslında tabiin döneminde bir çok müctehid vardı, bunların kendi mezhepleri de vardı, mesela Süfyan-ı Sevri hazretlerinin de bir mezhebi vardı, ama sonradan unutuldu, yine kaynaklarda yazdığına göre tabiin döneminde 100 küsur mezhep vardı, yani büyük müctehidlerin tedvin ettikleri mezhepler vardı, ama bunların içinden Hanefi ,Şafi, Maliki, Hanbeli mezhepleri yürürlükte kalmış..Diğer mezhepler, hikmet-i ilahi gereği Allahü teala tarafından unutturulmuş diyebiliriz..

    Tüm mezhepler Cafer-i Sadık hazretlerinden türemedi elbette..Zaten Cafer-i Sadık hazretlerinin tedvin edilmiş bir mezhebi yoktu, yani belli bir sistematiğe bağlanmış bir mezhebi yoktu..Cafer-i Sadık, tasavvuf ilimlerinin yayılmasında önderlik etmiştir, kendisi bir mezhep oluşturmamıştır zaten..Cafer-i SAdık ve Cafer-i Sadık'ın babası Muhammed Bakır idi mesela, İmam Muhammed Bakır hazretleri , İmam-ı Azam Ebu Hanifeye “Ceddimin şeriatini bozanlar çoğaldığı zaman sen onu canlandıracaksın, sen korkanların kurtarıcısı, şaşıranların sığınağı olacaksın. Şaşıranları doğru yola çevireceksin. Allahü teâlâ yardımcın olacak!” buyurmuştur.

    Yani bir görev dağılımı yapılmıştır, Fıkıh bilgilerinin belli bir sisteme bağlanması işi, mezhep imamlarına verilmiştir, Tasavvuf ilmi de ehl-i beyt imamları vasıtasıyla gelmiştir..İmam-ı Azam, tasavvuf ilmini Cafer-i SAdık'tan almıştır ve ömrünün son yıllarını Cafer-i SAdık'ın sohbetlerinde geçirmiştir..Cafer-i Sadık'ın tedvin edilmiş bir mezhebinin olmadığını burdan anlayabiliriz, eğer Cafer-i SAdık'ın tedvin edilmiş bir mezhebi olmuş olsaydı ,İmam-ı Azam tabiki de ayrı bir mezhep oluşturması düşünülemezdi..

    Günümüzde yeralan Caferilik zaten, Cafer-i sadık ile ilgisi ve alakası yok..Çoğu rafizi itikadında olup, kendilerine alevi,bektaşi,caferi gibi isimler takıyorlar,,ne tuttururlarsa o ismi kullanıyorlar..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    .


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Seyyid Kutup
    By edep in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 48
    Son Mesaj: 06.10.09, 17:56
  2. Âdem Kelimesindeki İlahi Hikmet-İbni Arabi-Fisusul Hikem-
    By zeet06 in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.10.08, 15:49
  3. İbni Metta Kimdir?
    By Gül-ihamra in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.04.08, 15:57
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.04.08, 09:09
  5. Seyyidana Zeynel Abidin (Yetişin Yangın V
    By osmanyuksel in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.10.06, 20:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0