+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Değişim ve Yetkinlik veya Dönekliğe Övgü

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Değişim ve yetkinlik veya dönekliğe övgü
    IŞIK GÖRMEK, GÖZ anlamak içindir. Iş?ğ?n akla ihtiyac? yok. Göz ise ak?ls?z yok. Görmek için gözün yan?nda ?ş?k yeter. Iş?ğ?n yan?nda yaln?z göz yetmez. Gözü beyne bağlayan kudret onu görmek için olduğu kadar, gördüğünü anlamak için de yaratm?şt?r.

    “Benden felsefeyi öğrenmeyeceksiniz”, dermiş öğrencilerine Kant. “Ama benden nas?l felsefe yap?lacağ?n? öğrenecek, tekrar edilecek düşünceleri değil, düşünmeyi öğreneceksiniz. Kendi pay?n?za düşünün, kendi pay?n?za inceleyin, kendi ayaklar?n?z üzerinde durun.”

    Iş?k ve göz anlamaya geçemediği zaman hiç bir şey ifade etmez bizim dünyam?zda. Nesneler de öyle. Bir çiçek veya nazl? bir kelebek hiç bir şey ifade edemez anlay?şs?z.

    Hatta görmek, görülende tak?l?p kal?nd?ğ? an karanl?klaşt?rmakt?r çoğu zaman.

    Hayat? okumak bir ibadettir. Çünkü ona muhatap olmak, y?llar?n meşveretinden süzülmüş bir hülasayla yap?lan fikri bir al?şveriştir. Hayat okumalar?m?zda vazifemiz öğrenmek, düşünmek ve düşüncelerle beraber düşünmeyi öğrenmektir. Çok bilgilenmek, çok kültürlü olmak değildir. Hayat? ve eşyay? yorumlama yeteneği, onu anlamakla beraber doğar. Ancak etrafl?ca kavrayabildiğimiz şeyi yorumlayabiliriz.

    Yaln?z öğrenmek mümkün belki. Yaln?z düşünmek değil. Düşündüğü her şeyin doğruluğundan emin olmak ise yanl?şla yap?lan izdivaç.

    Dönekliğin meşruiyetinin tek ?ş?ğ?d?r düşünce. Hatadan dönmek fazilettir. Daha büyük fazilet ise hataya yaklaşmamak. Bunun yolu her düşünceye aç?k olabilmek.

    Y?llard?r inan?p savunduğumuz bir fikrin yanl?şl?ğ?n? biri ç?kar da ispat ederse, tereddüt etmeden dönebilmek eski inanc?m?zdan. Hayat okulunda çok iyi bildiğimizi sand?ğ?m?z bir yeri bir gün biri ç?k?p bizim bildiğimizden çok farkl? bir şekilde aç?klayabiliyor. Yeniliğe aç?k olabilmek. Bizden farkl? ve üstün düşüncelerin varl?ğ?n? kabul etmek ve ondan istifadeye çal?şmak. ?nsanoğlu bu dünyaya bir defa geliyor. Yanl?şta ?srar edecek kadar basit fikirli olmamal?d?r. Hayat okumalar?m?zda doğru ve güzel kimde ve nerede olursa olsun al?nmaya, istifade edilmeye lay?kt?r.

    Bazen tevazudan dahi gurur ç?kar. Enesiyle yaşayanlar ise ruhuyla yaşayamayanlard?r. Okuyup düşünmek benlik mikrobuyla yatmak gibidir. Hayat okumalar?nda eneyi kül etmenin yolu; ihtiyac?m?z?, aczimizi, cahilliğimizi teslim etmek, bu konuda başkalar?n? kendimizden daha üstün bilerek istifade etmeye çal?şmakt?r.

    “Akl?m beni düş k?r?kl?klar? karş?s?nda y?lg?nl?ğa kap?lma diyerek uyar?yor. Y?lg?nl?ğa kap?l?rsam ortama uyacağ?m ve beni düş k?r?kl?klar?na uğratanlar?n suçuna ortak olacağ?m.”

    Oysa Risale-i Nur ümittir, ufuktur, varl?ğ?n, kâinat?n ve insan?n semavî yorumudur. Bu yorumu diğer hayat okumalar?m?zla paylaşma ihtiyac?m?z vard?r. Başkalar?n?n düşüncelerine aç?k olmak için ummana dökülen ?rmaklar gibi, benliğimizden s?yr?lmal?y?z. Sadece kendisini beğenenler, başkalar?n?n genişliğinden, derinliğinden mahrum kal?rlar. Oysa her hayat okuyucusunun fikirleri bizim için ufuktur, yeni bir keşiftir.

    Hayata olan bak?ş aç?m?z, sevgimiz bütün yorumlara temkinli olmal?, ancak peşin fikirli olmamal?d?r. Bu yolda her hayat okuyucusundan istifade edeceğimiz bir şeyler vard?r.

    Değişim, değişim, değişim. Monotonluktan kaçmak ve sonsuz değişim. Her an yeniden tazelenen kâinat, her saniye yeniden yarat?lan insan her düşüncede bir değişime, bir yeniliğe gebe. Bir nesli, bir zümreyi canl? k?lan en önemli prensiplerden biridir değişim. Tek değişmeyen şeydir bu dünyada. Çünkü hayat?n kendisi de sonsuz bir değişimdir. Yeknesakl?k istibdada, değişim hürriyete yak?nd?r. Biri ademe, diğeri varl?ğa gider. Her istibdat tekdüzelik, askerî bir birlik ister. Hürriyette ise çokluk, çok çeşitlilik ve onun getirdiği zenginlik vard?r. Bir kelam?, dolay?s?yla hayat?n hakikatlerini daima ayn? kal?pta ve ayn? bak?ş aç?s?yla görmeye çal?şmak hayata ve insanlara tahakküm etmeye çal?şmakt?r. Hele “ben şu konuyu böyle görüyorum, herkes de benim gördüğüm gibi görmeli” anlay?ş? ilmî istibdatt?r. Hayat hakikatlerinin inkişaf?n?n önündeki en büyük engeldir bu ilmî istibdat. Kabiliyetleri körelten, arzu ve şevkleri k?ran, değişimi ve terakkiyi engelleyen bir yap?s? vard?r. Değişime direnmekle fikir zay?flar, çürür ve ölür. Cins bir Arap at? gibi hayat hakikatlerinin yular?n? yelesi üzerine terk etmeliyiz. O bütün azametiyle yürüsün düşüncelerimizde. O zaman göreceğiz ki her ad?m? yeni bir keşif olacakt?r. Çünkü değişim ve terakki bir zorlama, sûni bir yap? değil, bir yarat?l?ş kanunudur. Her değişimde söz ve hakikat yeni bir hayat bulmuş gibi olur. Fikir gençleşir ve yenilenir. Tekdüzelik bilakis güzellikleri bile cans?zlaşt?r?r, soğutur ve yabani gösterir. Risale okumalar?m?z?n başl?ca hususiyetlerinden biri, devaml? bir değişim, devaml? bir yenilik ve terakki aray?ş? olmal?d?r. Yeni bir fikir ise bir başka yeniliğin davetçisidir. Hayat hikayemiz klasik Türk filmleri gibi tekdüze yaşanmamal?. Düşünceye sayg? duymal?, düşünce farkl?l?klar? ile zenginleşmeliyiz.?nsan?n sürekli ve anlaml? mutluluğu, sevgisi ve başar?s? yetkinlikle, olgunlukla, faziletle mükemmelleşir. Hakikat adam?n?n yeri her an fikir ve tefekkür cephesidir. Anlamland?rmadan kaçarak yaşamak ölmekle eş anlaml?d?r. Büyük eserler olduğu gibi, önemli hayatlar da uzun doğum sanc?lar?n?n ürünüdür. Monotonluğun değil.

    Doğrudur, hepimiz yaşamak için öyle çok da istemediğimiz ve bizi çok da geliştirmeyen şeyleri yapmak zorunday?z. Ama o mecburi hayatlardan çalacağ?m?z anlaml? dakikalar, o mecburi vakitleri de güzelleştireceklerdir. Yeter ki zaruretlere teslim olup, atalet batakl?ğ?na düşmeyelim. Uyku ile uyuşukluk aras?nda raks eden hayatlar?n yaş?yor olduklar?ndan bahsetmek mümkün değildir. Ne yap?p edip canlanmal?, içimizdeki çocuğu aç?ğa ç?karmal?y?z. Elbet bizden bir Fatih, bir Sokrat olmam?z beklenmiyor. Ama bizim de fethedeceğimiz bir dünya, bir hakikatler yumağ? yok mu? Düşünce ve tefekkür dünyas?n? fethe koşanlardan biri de biz olamaz m?y?z? Hayat?n her tecellisine sayg? beslemelidir insanoğlu. Önce sayg? besleyip, sonra olumluya dönüştürmenin aray?ş?na düşmelidir. Yarat?c? hiçbir derdi, hiçbir musibeti insana zulüm olsun diye vermez. O’nu hissettiğimiz her ad?mda bir anlam, bir mesaj, bir öğreti, bir haz?rl?k vard?r.

    Meriç’in dediği gibi; “Yan?ld?ğ?n? kabul etmek, yeni bir hakikatin fethiyle zenginleşmektir. Parçadan bütüne, karanl?ktan ayd?nl?ğa geçiştir.


    LEVENT B?LGE/GENÇ YAKLAŞIM
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 23:39 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Üstadın Türklere Yönelik Övgü Dolu Sözleri
    By _vatan_ in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 01.06.14, 10:59
  2. The Guardian'da Kur'an Ve Sadakaya Övgü
    By güneşsu in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 18.11.08, 05:30
  3. İkrama Övgü
    By sarıca in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.07.08, 17:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0