İnternetin Getirdikleri ve Götürdükleri;

Son yıllarda, artık iyiden iyiye yaygınlaşıp evlerimizinvazgeçilmezlerinden olan internetin nimetleri saymakla bitmezken,oluşturduğu tehlikelerin de farkında olmamız gerekiyor.


Her faydalı şeyde olduğu gibi kötüye kullanılma ihtimali, belki enyüksek aletlerin başında internet geliyor. İnternet sayesinde, devkütüphaneler, yazılı basın, görüntülü sohbetler, faydalı filimlergözümüzün önüne gelirken; en kötü ve iğrenç sahneler, insan fıtratınave inancımıza zarar veren her türlü fikir ve bilgi de karşımızaçıkmaktadır.

İnternetin ayrı bir nimeti de ‘sanal sohbet’tir (chat). Bu sayede,dünyanın öbür tarafındaki bir kişiyle tanışılabilmekte, dosyatransferleri yapılabilmekte ve (isteğe bağlı olarak görüntülü) sohbetedilebilmektedir. Üstelik hiçbir ücret ödemeden. Farklı insanlarlatanışmak, onlarla fikir ve bilgi alışverişinde bulunmak, çok yönlüfaydalar taşımaktadır. Ancak, uygunsuz kişilerle girişilen ‘farklımuhabbet’ler, insana hiç ummadığı kapılar açabilmekte, tehlikelimaceralara sürükleyebilmektedir.

Bu yaşanmış hikaye, göz yaşları içerisinde yazılıp Arapça birsiteye gönderilmiş. Dindar bir müslüman kadının başından geçenleriokuduğunuzda, internet denen nesnenin hiç de göründüğü kadar masum biralet olmadığını düşünmeye başlayacaksınız.

Evet, interneti kimlerin, hangi şartlarda ve nasıl kullanmalarıgerektiğini sizlerin takdirine bırakarak, ibret dolu hikayemizegeçelim.

İçler Acısı Bir Mektup

“Kardeşlerim, Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh.
İşte sizlere gerçek, acı veren, üzücü, hayatımı yok eden,geleceğimi parçalayan, aile hayatımı öldüren, eşimle yollarımızı ayıranhikaye…

Ben, muhafazakar ve saygın bir ailenin, ahlak ve İslam terbiyesiüzerine yetiştirilmiş kızıyım. Hiçbir zaman düşüncesiz yada eğlencearayan bir kız olmadım. ALLAH’ı kızdıracak bir iş yaptığımı hiç bilmem.Beni seven, benim de onu sevdiğim, bana fazlasıyla güvenen iyi birinsanla evlendim. Onun şımarık eşiydim. Hatta ailem ve akrabalarımdanbir çoğu bana, eşimin beni daha önce hiçbir kızın görmediği kadarşımarttığını söylüyorlardı.

Benim eşimden bir şey isteyipte onun reddedip ”hayır” dediğinihatırlamam. Ondan ne istesem getirirdi. Bir gün ona internet kullanmakistediğimi söyledim. İlk önce bunun iyi olmadığını, benim için uygunolmadığını söyledi. Kurnazlıklarla ona interneti aldırdım ve kötü yöndekullanmayacağıma dair söz verdim. O da kabul etti. (Keşke kabuletmeseydi.)

Beni internette eğlendiren ne varsa, mutluluk ve sevinçle orayagirer oldum. Durum öyle hale geldi ki eşim her gün işe gidiyor, ben deinternete giriyordum. Hatta onun olduğu vakitlerde… ama bana neyaptığımı sormuyordu, çünkü bana güveniyordu.

Günler geçti, internet kullanan bir arkadaşım, bana chat’ten bahsetti:“Chat çok eğlenceli, insanlar bu programda birbirleriyle konuşuyor,saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsun.” dedi.

Chat’e girdim (keşke girmeseydim.) Başlangıçta sadece geçici konuşmalarolarak düşünüyordum. Sonra bir kişi ile tanıştım her gün onunlagörüşüyor ve konuşuyorduk. Yüksek ahlakıyla diğerlerinden ayırt edilenbir kişiydi. Daha önce konuştuğum kimselerden onun gibi olanınıgörmemiştim.

Eşimi, daha önce hiç kimseyi sevmediğim bir sevgiyle sevmeme rağmen,saatlerce chat önünde oturuyor ve onunla konuşuyordum. Eşim geliyor,beni izliyor ve bilgisayarın önünde geçirdiğim saatlere kızıyordu. Birkişiyi beğenmiştim ve onunla sadece ‘beğeni’ olarak konuşuyordum.

Günlerin geçmesiyle, durum tersine döndü ve beğeni sevgiye dönüştü. Onaeşimden daha çok bağlandım. Eşimin sinirinden kaçıp internette onunlakonuşmaya başladım. Bir keresinde kendimi kaybettim ve eşimle kavgaettim. Eşim internet aboneliğini iptal etti ve bilgisayarı evdençıkardı.

Eşime kızdım, çünkü ilk defa bana bu şekilde kızdı, onu cezalandırmakiçin chat’te sohbet ettiğim kişiyle konuşmaya karar verdim. (Önceleri)Bana onunla konuşmam için yalvarmasına rağmen reddediyordum. Bir geceonu aradım ve telefonda onunla konuştum, o andan itibaren eşime olanihanetim başladı.

Eşim her evden çıktığında onu arayıp konuşuyordum. Eğer eşimdenboşanırsam, benimle evleneceğini vaat ediyordu ve sürekli onunlabuluşmam için yalvarıyordu. Onun isteklerinin arkasından sürüklendim veonunla buluştum.

Buluşmalarımız, bir kadının eşine ihanet ettiğinde yapabileceği enbüyük günaha düşene kadar devam etti. Aramızda ilişki oldu. Chat’tetanıştığım adamı sevdim ve eşimin beni boşamasına karar verdim.

Eşimden beni boşamasını istedim. “Neden?” diye sordu. Aramızda sorunlarçoğalmıştı ve dayanamıyordum. Eşimden hoşlanmamaya başlamıştım. Eşimdurumdan şüphelendi ve olayın iç yüzünü araştırdı. Bir keresindetelefonda bir adamla konuştuğumu fark etti. Ona gerçeği söyledim.

Bütün olanların üzerine, eşimin bana karşı iyi olmasına karşın onuistemediğimi, artık onunla yaşamaktan hoşlanmadığımı söyledim. Eşimdurumu açığa çıkarıp aileme bildirmedi. Ben seni seviyorum ama seninledevam edemem, ALLAH senin ve bizim günahlarımızı örtsün. “Ailene,benimle yaşamak istemediğini, birbirimize uygun olmadığımızı farkettiğini söylersin” dedi.

Bununla beraber, eşimin hoşlanmadığı tek şey, internetten kaynaklananbasit problemlerdi. Bana kötü muamelede bulunmadı, hiçbir kusuru yoktu.Sadece “İnterneti evde istemiyorum” dedi.

Kördüm, bütün bunları ancak iş işten geçtikten sonra görebildim.İnternet’te tanıştığım gencin sözleri, eşimle ayrılığıma sebep olmuştu.

(Tanıştığım yabancı) Bana: ”Senden başkasından hoşlanmadım. Hayatımdasenden daha tatlı biriyle karşılaşmadım. Sen hayatımda gördüğüm en iyiinsansın.” diyordu ama işin sonunda, bu hainin gerçek sözleri, beni biryıldırım gibi çarptı.

Dedi ki: “Eğer evlenirsem, tanımadığım yada chat gibi yanlış olan biryolla tanıştığım biriyle evlenmem. Özellikle de senin gibi yaşı büyükve akıllıysa… Eğer ben birini istersem, chat’te tanıştığım ve evlenmeyidüşündüğüm biri olsa bile, küçük bir kızla tanışırım onu istediğim gibiyönlendiririm, senin gibi evli ve kocasına ihanet etmiş biriyledeğil!!!…”

Size yemin ederim ki bu söylediğim kelimeler tamamen onun söylediğigibi, yalan söylemiyorum. Ne bir kelime arttırdım, ne de bir kelimeeksilttim. Şimdi şaşkınım!...

İntihar etme düşüncesindeyim, bu yazı sizlere ulaştığında, intiharetmiş yada ALLAH beni hidayete erdirip karanlığın yolundanuzaklaştırmış olacak. Bana zulmeden ve bu olayla hayatımı sarsan kişive onun gibilere diyorum ki: “Bir gün gelecek siz de kendinefislerinizde, kışkırtıcı şeylerin insanı nasıl aldattığınıgöreceksiniz. Bütün duam, ALLAH’ın bana zulmeden kişinin aynı durumdan(kendisi veya ailesinde) şikayet ettiğini göstermesidir. ALLAH’a emanetolun.”
(XXXX.twbhXXXX, tercüme; Seda Ş.)



Gülistan Dergisinden alınmıştır