+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Tesettür Şeair-i İslamiyedendir...

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart Tesettür Şeair-i İslamiyedendir...

    <TESETT&#220;R ŞEA?R-? ?SLAM?YEDEND?R

    Cumhuriyetin ilk y?llar?nda bat?l?laşma ad? alt?nda dinin mukaddesat?na sald?r?lm?ş, bunlar?n en birincilerinden olan tesettür kald?r?lmaya çal?ş?lm?ş, dinin habercisi olan Ezan-? Muhammedî Türkçe okutulmuştur.

    Buna karş? Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri tesettür risalesininin te’lifiyle şeairden olan tesettürün, kad?nlar için f?trîliğini Kur’an ayetlerini tefsir ederek ispat etmiştir. Bu risalesinden dolay? kanun ile değil, kanaat-i vicdaniye ile 1935 y?l?nda bir y?l hapse mahkum edilmiştir.

    Bu yasaklanan şeair-i ?slamiyeler milletin vicdan?nda derin teessürler meydana getirmiş ve milletin reyleriyle iktidara gelen Demokrat Parti hükümeti ilk önemli icraat? olarak Ezan-? Muhammedînin aslî şekli olan Arapça okutulmas?n? sağlayarak milleti memnun etmiştir.

    Milletimizim memnun edilmesinin devam? için din derslerinin bütün mekteplerde okutulmas?, tesettürün serbestiyeti gibi şeairlerin de yaşanmas? sağlanmal?d?r. Bu hususta müsbet siyasilere vazifeler düşmektedir. Şimdiki hükümetin gayretleri de takdire şayand?r.

    Tesettürün Şeair-i ?slamiyeden olduğunu belirten Bediüzzaman Hazretleri der ki;

    “Risale-i Nur'un erkân-? mühimmesinden bir zât yaz?yor ki:

    "Adapazar? zelzelesinin ayn? gününde, zelzeleden birkaç saat evvel, umumî ve herkese göstermek için, bir büyük tiyatro teşekkülüyle ve oyuncu k?zlardan dört güzelini ç?r?lç?plak olarak alayişle çarş? ve pazarda gezdirerek, o cazibedarlara kap?lan tiyatro binas?nda toplanan bin kişiden fazla seyirciler, oyun başlarken, birdenbire arz kemal-i hiddet ve gayz ile onlar?n hayâs?z yüzlerini dehşetli tokatlad?, mahvedip zîr ü zeber etti. Ve o binay? hâk ile yeksan eyledi."

    Ben, dünyan?n bu nevi hâdiselerinden iki senedir hiç haberim yoktu, bakm?yordum. Fakat bugünlerde hem Hüsrev ve hem kahraman Çelebi zelzeleden haber vermeleri; ve Hüsrev ve rüfekas?n?n kanaat?yla, Isparta'n?n gürültülü zelzelesi, karş?s?nda Risale-i Nur'u kuvvetli bir kalkan bulmas?yla hiçbir zarar vermemesi; ve Risale-i Nur'a muar?z bir hocan?n bütün has?lat?n? mahveden dolu o muar?za has kalmas?, başkas?na ilişmemesi bir derece kanaat verir ki; ekser vilayetlere giren ve Adapazar'a girmeyen Risale-i Nur'un ehemmiyetli bir esas? olan Tesettür Şiar?n? bu derece aç?k ihanetiyle, Risale-i Nur onlar?n yard?mlar?na koşmam?ş diye, yaln?z bu hâdiseye bakt?m.” (K:262)

    “Beni cezaland?rmağa gösterdikleri bir sebeb:

    Benim tesettür, irsiyet, zikrullah, taaddüd-ü zevcat hakk?nda Kur'an?n gayet sarih âyetlerine, medeniyetin itirazlar?na karş? onlar? susturacak tefsirimdir…

    ?şte ben de adliyenin mahkemesine derim ki:

    Binüçyüzelli senede ve her as?rda üçyüzelli milyon müslümanlar?n hayat-? içtimaiyesinde kudsî ve hakikî bir düstur-u ?lahîyi üçyüzelli bin tefsirin tasdiklerine ve ittifaklar?na istinaden ve binüçyüz senede geçmiş ecdad?m?z?n itikadlar?na iktidaen tefsir eden bir adam? mahk&#251;m eden haks?z bir karar?, elbette r&#251;y-i zeminde adalet varsa, o karar? red ve bu hükmü nakzedecektir diye bağ?r?yorum. Bu asr?n sağ?r kulaklar? dahi işitsin!…” (Ş:448)
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    EHL-? B?D’ANIN ŞEA?R OLAN EZANI VE KAMET? YASAKLAMASI

    ?slâmiyetin ibadet hayat?na da ilişen dinde reformistler ezan ve kamet gibi kudsî şeairin yerine getirilmesini bir devre (1932-1950) yasaklam?şlard?r.

    Bu bid’atc?lara ve mülhidlere karş? şiddetli mukabele eden Bediüzzaman Hazretlerinin müdafaalar?ndan baz?lar? şöyledir:

    “Bu yak?nlarda ehl-i ilhad?n perde alt?nda tecavüzleri gayet çirkin bir suret ald?ğ?ndan; çok bîçare ehl-i imana ettikleri zalimane ve dinsizcesine tecavüz nev'inden; bana, hususî ve gayr-? resmî, kendim tamir ettiğim bir mabedimde, hususî bir-iki kardeşimle hususî ibade&#173;timde, gizli ezan ve kametimize müdahale edildi. "Ne için Arabca kamet ediyorsunuz ve gizli ezan oku&#173;yorsunuz?" denildi. Sük&#251;tta sabr?m tükendi. Kabil-i hitab olmayan öyle vicdans?z alçaklara değil; belki mil&#173;letin mukadderat?yla, keyfî istibdad ile oynayan fi&#173;ravun-meşreb komitenin başlar?na derim ki:

    Ey ehl-i bid'a ve ilhad!.. Alt? sualime cevab iste&#173;rim.” (Mektubat sh: 429) diyerek devam eden yaz?da, insa&#173;niyeti ve hak kanunlar?n? hiçe sayarak tecavüz eden bid’at ve nifak cereyan?na sorduğu sualler ile müteca&#173;vizlerin mahiyetlerini aç?ğa ç?kart?p milleti ikaz ediyor.

    Müdafaan?n devam?nda da diyor ki: “?slâmiyet ile eskiden beri imtizaç ve ittihad eden, ciddî dindar ve di&#173;nine samimî hürmetkâr Türklük milliyetine bütün bütün z?d bir surette, Firenklik manas?nda Türkçü&#173;lük nam?yla, tahrifdarane ve bid'akârane bir fetva ile "Türkçe kamet et!" diye benim gibi başka milletten olanlara teklif etmek hangi us&#251;lledir?” (Mektubat sh: 430)

    Evet, burda anlat?ld?ğ? üzere dinî hayata kar?şmamak prensibiyle ortaya ç?kan ve bir k?s?m resmî makamlar? işgal eden ehl-i bid’an?n, iddia ettikleri Lâiklik pren&#173;sibine göre müdahele edemiyeceği mukaddesata, Din ve Vicdan Hürriyetini aç?kça çiğneyerek tecavüz edilmesi eş kabul etmez bir zulümdur. Bu zulme karş? Bediüzzaman Hazretleri şöyle mukabele ediyor:

    “Nev'-i beşerde, hususan bu asr-? hürriyette ve bil&#173;hassa medeniyet dairesinde hemen umumiyetle hüküm-ferma "hürriyet-i vicdan" düsturunu k?rmak ve istih&#173;faf etmek ve dolay?s?yla nev'-i beşeri istihkar etmek ve itiraz?n? hiçe saymak kadar cür'etinizle, hangi kuvvete dayan?yorsunuz?

    Hangi kuvvetiniz var ki, siz kendinize "lâdinî" ismi vermekle, ne dine ne dinsizliğe iliş&#173;memeyi ilân ettiğiniz halde; dinsizliği mutaass?bane kendine bir din ittihaz etmek tarz?nda, dine ve ehl-i dine böyle tecavüz, elbette sakl? kalmayacak!

    Sizden sorulacak!.. Ne cevab vereceksiniz?

    Yirmi hük&#251;metin en küçüğünün itiraz?na karş? dayanamad?ğ?n?z halde, nas?l yirmi hük&#251;metin birden itiraz?n? hiçe sayar gibi, hürriyet-i vicdaniyeyi cebrî bir surette boz&#173;mağa çal?ş?yorsunuz.” (Mektubat sh: 430)

    Bu ve benzeri müdafaalar, Müslümanlar için ve bil&#173;hassa hakikî Nurcular için, dini koruma gayretini ve hassasiyetini takviye eden telkinlerdir.

    Yukar?da da Hz. &#220;stad?n anlatt?ğ? üzere, lâiklik, dinden kopuk rejim olmakla beraber ne dine ne din&#173;sizliğe ilişmemek manas?nda iken bu gizli ve müte&#173;caviz ehl-i bid’a, tecavüzde Lâikliği de aş?yor.

    Zalimlerin zulmü unutulmamal?d?r. Eğer unutulup zulme nefret edilmezse, aşağ?da gelen 10. arabaşl?kta izah edildiği gibi manevî tehlike çok büyük olur.

    Nümune-i imtisal bir Nur Talebesinin aleniyetteki yaşay?ş? şöyle tavsif ediliyor:

    “Hem Şeair-i ?slâmiyenin cebren kald?r?ld?ğ? ceberut devrinde, dünya hat?r? için kendini mecbur zannederek o kudsi şeairden fedakârl?k yapanlar?n ve din zarar?na hareket edenlerin ve ?slâmiyete muhalif fetvalara ve bid'alara mecbur edilenlerin çokluğu zama&#173;n?nda Bediüzzaman, ne lisan-? halinde, ne lisan-? kalinde ve ne de fiiliyat?nda o kadar zulümler çektiği ve idamlarla tehdit edildiği halde en küçük bir deği&#173;şiklik bile yapmam?şt?r.” (Tarihçe-i Hayat sh: 694)

    Medenî yaşay?şa geçiş diyerek milleti aldat?p dinin asl?nda olmayan ve dine z?t olan yaşay?ş? (bid’alar?) getirmek ve şeairi unutturmak faaliyetinin h?zland?r?ld?ğ? ilk devrelerde, bu gizli cereyan?n sinsi maksad?n? anlayan Bediüzzaman Hazretleri bu gelen if&#173;sada karş? mukabele eden ikaz yaz?lar? Nurun ?lk Ka&#173;p?s? eserinde neşretmiştir. Bu eserden çok az bir k?s&#173;m?n? nazara veriyoruz. Şöyle ki:

    “Ey birader! Düşman hariçte olsa, insan silâhs?z o düşmanla geçinebilir. Fakat düşman kal'a içine girse ve gizlense, o vakit o düşmana karş? silâhlanmak, z?rh giymek ve gayet dikkat etmek, hem pek ciddî sebat et&#173;mek lâz?md?r. Tâ ki hayat-? ebediyesini hafî darbelerden kurtarabilsin.

    Ey kardeş! Z?rh ve silâh, namaz ve takvad?r. Kur'an'?n zincirini muhkem tut. Onun sözüne kulak ver. Başkalar? seni aldatmas?n. Şu zaman?n gafil sarhoşlar? içinde, seni terk-i şeaire ve medeniyet-i dünyaya davet edenlere de ki:

    "Hey sersem gafiller! Benim halim sizi dinlemeye müsaid değil. Zira benim arkamda, tâ kulağ?m?n dibine kadar yak?nlaşan ecel arslan? beni tehdid ediyor.” (Nurun ?lk Kap?s? sh: 143)

    “Ey gafil! Eğer ölümü öldürebilirsen; zevali dahi dünyadan izale edebilirsen ve acz ve fakr? beşerden kal&#173;d?rabilirsen ve kat?-üt tarîklik yapmak için zîhayat?n hususan insan?n ebede giden yolunu seddedecek bir çare bulmuşsan, dinden istiğna ve dinin şeairini terketmeğe insanlar? davet edebilirsin.” (Nurun ?lk Kap?s? sh: 146)

    “Şu dalalet-âl&#251;d ve sefahet-perver medeniyetin şakirdleri ve idlâl edici sakîm felsefenin talebeleri, acib ihtirasat ve pek garib tefer'unlukla sarhoş olmuşlar.

    Sonra gelip, desiseler ile müslümanlar?, ecnebilerin âdât?na davet ve terk-i Şeair-i ?slâmiyeye teşvik ediyorlar. Halbuki her Şeairde nur-u ?slâma bir şuur ve bir iş'ar vard?r.” (Nurun ?lk Kap?s? sh: 23)
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    RESM? MAKAMLARIN ŞEA?RE SAH?B ÇIKMALARI GEREK?R

    Cumhuriyetin kurulduğu ilk senelerinde Ankaraya çağr?lan Bediüzzaman Hazretleri mebuslara dağ?tt?ğ? beyannamesinde Şeairi ihya etmenin elzemiyetini anlatan beyannamesinin baz? k?&#173;s?mlar? aynen şöyledir:

    “&#194;lem-i ?slâm? mesrur ettiniz. Muhabbet ve tevec&#173;cühünü kazand?n?z; lâkin o teveccüh ve muhabbetin idamesi, Şeair-i ?slâmiyeyi iltizam ile olur. Zira müslümanlar, ?slâmiyet hasebiyle sizi severler...

    Avrupa medeniyet-i habisesinden süzülen bir cereyan-? bid'akârâne sinesinde yer tutamaz. De&#173;mek &#194;lem-i ?slâm içinde mühim ve ink?lâbvari bir iş görmek; ?slâmiyetin desatirine ink?yad ile olabilir; başka olamaz, hem olmam?ş, olmuş ise çabuk ölüp sönmüş. ...

    Şu Meclisin şahsiyet-i maneviyesi, sahip olduğu kuvvet cihetiyle, manâ-y? saltanat? deruhde etmiştir.

    Eğer Şeair-i ?slâmiyeyi bizzat imtisâl etmek ve et&#173;tirmekle manâ-y? Hilâfeti dahi vekâleten deruhde et&#173;mezse, hayat için dört şeye muhtaç; fakat an'ane-i müstemirre ile günde lâakal beş defa dine muhtaç olan, şu f?trat? bozulmayan ve lehviyat-? medeniye ile ihtiyacat-? ruhiyesini unutmayan milletin hâcât-? diniyesini Meclis tatmin etmezse; bilmecburiye, mânâ-y? hilâfeti tamamen kabul ettiğiniz isme ve resme ve lâfza verecek; ve o mânây? idame etmek için, kuvveti dahi verecek.

    Halbuki Meclis elinde bulunmayan ve Meclis tarikiyle olmayan öyle bir kuvvet, inşikak-? asâya sebe&#173;biyet verecektir.

    ...Bilirsiniz ki; ebedî düşmanlar?n?z ve z?dlar?n?z ve has?mlar?n?z, ?slâm?n şeâirini tahrip ediyorlar. Öyle ise zarurî vazifeniz, Şeairi ihya ve muhafaza etmektir.

    Yoksa şuursuz olarak, şuurlu düşmana yar&#173;d?md?r. Şeairde tehavün, za'f-? milliyeti gösterir. Za'f ise, düşman? tevkif etmez, teşçi eder.” (Tarihçe-i Hayat sh: 139)

    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü vesselâm, rehberimiz ferman etmiş ki:

    كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ وَكُلُّ ضَلاَلَةٍ فِى النَّارِ Acaba bu ferman-? kat’îye karş? ülema-üs s&#251;’ tabirine lây?k baz? bedbahtlar hangi masla&#173;hat? buluyorlar, hangi fetvay? veriyorlar ki; lüzumsuz, zararl? bir surette Şeair-i ?slâmiyenin bedihiyat?na karş? geliyorlar.....” (Mektubat sh: 395)

    “Sünnet-i Seniyenin içinde en mühimmi, ?slâmiyet alâmetleri olan ve şeaire de taalluk eden Sünnetlerdir.

    Şeair, âdeta hukuk-u umumiye nev'inden cem'iyete ait bir ubudiyettir. Birisinin yapmas?yla o cem'iyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat mes'ul olur. Bu nevi şeaire riya giremez ve ilân edilir. Nafile nev'inden de olsa, şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.” (Lemalar sh: 53)

    Bir ?slâm cemiyetini maddi ve manevi olarak ayakta tutan ve hissiyat-? ulviyeyi devam ettirip artt?ran çok büyük bir vesile, şeair oluğu için ve bid’alar ise aksine hissiyat-? süfliyeyi tahrik edip, haya ve manevi mesu&#173;liyet duygular? ve hürmet gibi hissiyat-? ulviye ve diniyeyi söndürdüğünden şeair, şahsî farzlardan daha çok ehemmiyet kazan?yor.

    &#220;ç vazifeyi temsil eden Mehdiyet hareketinin mühim bir vazifesi, Şeairin, yani cemiyette yaşanmas? gereken ?slâmî âdetlerin ihyas? ve medenî yaşay?ş diyerek al?şt?r?l?p yayg?nlaşan bid’alar?n izalesidir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    ŞEA?R? YAŞAYARAK ?ZHAR ETMEN?N L&#220;ZUMU

    Bu bid’alar?n izalesi ve şeairin ihyas?, yap?lan tebliğ&#173;lerle beraber daha müessir olarak fiilen ve yaşayarak yap?lmas?n?n lüzumuna &#220;stad Bediüzzaman şöyle dik&#173;kat çeker:

    “Şeair-i ?slâmiyeye temas eden ibadetlerin izharlar?, ihfas?ndan çok derece daha sevabl? olduğunu, Hüccet-ül ?slâm ?mam-? Gazalî (R.A.) gibi zâtlar beyan ediyor&#173;lar.

    Sair nevafilin ihfas? çok sevabl? olduğu halde; şeaire temas eden, hususan böyle bid'alar zaman?nda ittiba-? Sünnetin şerafetini gösteren ve böyle bü&#173;yük kebair içinde, haramlar?n terkindeki takvay? izhar etmek, değil riya belki ihfas?ndan pek çok derece daha sevabl? ve hâlistir.” (Kastamonu Lâhikas?:184)

    ittihad com
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Pürheves Mübtela_68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    aksaray-konya-hatay-TÜRKİYE
    Mesajlar
    212

    Standart

    Allah raz? olsun güsel paylaş?m...

  6. #6
    Gayyur nur hizmetkarı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    33
    Mesajlar
    113

    Standart

    kad?n?n kalas? siperi çarşaf?d?r.bediüzzaman said nursi

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21.06.08, 00:33
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.11.07, 09:31
  3. Şeair-i İslamiye ve Bid'a
    By HakanBa in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 26.09.07, 10:11
  4. Şeair-i İslamiye Olan İbadetler
    By Meyvenin Zeyli in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 02.09.07, 13:31
  5. Şeair-i İslamiyeye Riya Giremez
    By Ömer Said in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.03.07, 22:08

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0