+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Namaz Vakitlerinin Sırrı

  1. #1
    Vefakar Üye Hüsn-ü Sermedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    334

    Post Namaz Vakitlerinin Sırrı

    Namaz vakitlerinin sırrı

    Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor.



    Namaz, Rabb’imizin “Celal”ine karşı kavlen ve fiilen “Sübhânallah” deyip takdis etmek, “Kemal”ine karşı, lâfzan ve amelen “Allahü Ekber” deyip tâzim etmek. “Cemal”ine karşı da kalben, lisanen ve bedenen “Elhamdülillâh” deyip şükretmektir.



    İbâdetin mânâsı da kulun Rabb’ine karşı kendi kusurunu, acz ve fakirliğini görüp her şeyi elinde tutan Yüce Rabb’imizin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.




    Her namaz vaktinde ruhumuzda canlanan şey, tek ve sonsuz olanın O (cc) olduğudur, bakî, sermedî, ebedî olan O’dur. Nurun kaynağı, ebedi saadetlerin sahibi O’dur. Her namaz vaktinde zihnimizde bu duygular sümbüllenir.




    Başka bir kapı yoktur. Başımızda ecel kılıcı, ensemizde Azrail’in (as) nefesi bulunmaktadır. Kabrimizi karanlıklar yurdu olmaktan çıkarıp Cennet bahçelerinden bir bahçe haline getirecek olan şey imanımız, amelimiz ve Rabb’imize olan muhabbetimizdir. Ümidimiz O’nun (cc) rızasına, Habibi’nin (sas) şefaatine nail olmaktır. Bu yüzden her bir namaz vaktinde gizlenmiş sırlara vâkıf olmamız gerekir.




    Bediüzzaman Hazretleri, namaz vakitlerini izah ederken gece ve gündüzlerin alemin büyük saatinde “saniyeler”, senelerin “dakikalar”, ortalama insan ömrünün “saatler” ve alemin hayat devirlerinin de “günler” hükmünde olduğunu belirtiyor. Yine bunların birbirine baktığını, birbirine misal olduğunu, birbirinin hükmünde olduklarını ve hatırlattıklarını ifade ediyor.




    SABAH VAKTİ:



    Yepyeni bir başlangıçtır



    Sabah tatlı bir neş’edir. Mahmurluk perdesi altında alemde pırıl pırıl tecelli eden yaratılışa aynadır. İmsak vakti, yani sabah namazı vaktinin girmesi, yani şer’i günün başlayışıyla yepyeni bir hayat başlar. Her bir namaz vakti için bir saati göz önüne getirelim (dijital saati değil!). Akrep, sabah namazı vaktini gösterdiğinde o an aynı zamanda, bizim anne karnına düştüğümüz ânı, yine kâinatın yaratıldığı 6 günden ilk günü ve yıl içindeki bahar mevsimini gösterir. Elimizi Allahü Ekber deyip kaldırdığımızda zihnimizde ana rahmindeki halimiz ve kâinatın Rahmetenlil Alemi’nin (sas) yüzü suyu hürmetine ve yine O’nun (sas) nurundan yaratılışı canlanır. Tesbih, tahmid ve tekbirlerimiz hep o hale şükür içindir.












    ÖĞLE VAKTİ:



    Gençlik ateşi ve Cehennem!




    Öğlenin şiddetli hararetinin başları yaktığı zaman, yazın en sıcak dönemine, insanda gençliğin söz dinlemeyen en ateşli çağına işaret eder. Yine, öğlenin sıcağı bize hiçbir gölgenin bulunmayacağı mahşer gününü hatırlatır. Kainatın ömründe ise öğle vakti Hz. Âdem’in yeryüzüne iniş dönemine işaret eder.



    İKİNDİ VAKTİ:



    Ömrün sonu ve sonbahar



    İkindi vakti, güneşin renginin sarardığı, batmaya meylettiği zamandır. İçinde sonbahar hüznünü de taşır. Yine, insanoğlunun da artık saçlarına ak düşüp, belinin yavaş yavaş bükülmeye başladığı, dünya lezzetlerinin de “acılaşmaya” başladığı döneme işarettir. İkindi vakti, insanoğlunun ve kainatın son dönemine de işaret eder. Yine, son peygamber olan Efendimiz’in (sas) vazifeye başlamasıyla âlemin son sürece girişini de hatırlatır. Biz ikindi vaktini yaşarken az sonra güneşin batacağını, yakında kendimizin ve kâinatın da öleceğini düşünürüz. İkindiyi eda edip de her şeyin batmaya doğru gittiğini görürken tek sığınılacak kapının Rabb’imiz ve O’nun Resulü’nün sünnet-i seniyyesi olduğunu tefekkür ederiz.











    AKŞAM VAKTİ:



    Ölüm ve kıyamet ânı



    Artık gün batmıştır. Ferdi olarak imtihanımız bitmiş, son nefesimizi vermişiz. Ne güneşte o cebbar yakıcılıktan, ne de bizde küçük dağları ben yarattım havasından eser kalmıştır. Sonbahar gibi ikindinin tatlı serinliği geride kalmış, güneş kaybolmuş, hafif bir kızıllık dışında ondan hiçbir eser görünmüyor. Az sonra günle birlikte biz de karanlıklara karışmış olacağız. “Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde...” (Tekvir, 81/1-3) ikazları kulaklarımızda çınlıyor. Akşam ezanı okunduğunda ve namaz için ellerimizi kaldırdığımızda sanki kendi cenaze namazımızla birlikte tüm kainatın cenaze namazını da kılıyor gibi oluruz. Önümüzdeki tabutta hem geride kalan gün, hem sonbahar mevsimi, hem kendi cesedimiz, hem de tüm canlıların naaşı vardır. Bu namaz bu kadar hüzünlüdür. Artık geriye dönüş yoktur. Alem susmuş, Sûr üfürülmüştür. Bütün diklenişler, bütü ceberrutluklar son bulmuş, müthiş bir sessizlik, alemi kaplamış, İlahi kader ânı beklenmektedir. Geriye dönüş artık mümkün değildir ve “keşke”ler, “eyvah”lar dönemi başlamıştır.









    YATSI VAKTİ:



    Büyük sessiz karanlık




    Artık geride kalan ne güne ne mevsimlerin tatlılığına, ne de insan olarak “yaşadığımıza” dair hiçbir iz yok. Gündüzün ne sıcağı ne de ışığı kalmış. Bizim için de acı son gerçekleşmiş. Kimse, kendi torunlarımız bile bizi hatırlamıyor, çoğu ismimizi bile unutmuş. Hayat susmuş, kainat dahi ölmüş. Toprağın üstündeki tüm cıvıltı, kargaşa sona ermiş. Herkes hesap gününü bekliyor. İşte bu kadar karanlıklar içinde o geceyi ancak “teheccüd”ümüz aydınlatabilir, bize yoldaş olabilir. O karanlıkları aydınlatacak yegane nur kaynağı odur.




    İKİNCİ SABAH VAKTİ:



    Ba’sü ba’del mevt




    Yeni doğan güneş ise haşrin sabahını ihtar eder. Sur yeniden üfürülmüş, ruhlar yeniden iade edilmiş, milyarlarca insan haşir meydanında toplanacak, ölüler yerden bitkiler gibi bitirilecek. İşte bu şuurla kılınan namazın kişiye faydası olur. “Desinler”, “görsünler” için kılınan namazın kimseye faydası olmadığı gibi maalesef zararı da olacaktır. Evet şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar mâkul ve lâzım ve kat’î ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kesinliktedir. İşte bu beş vaktin her birinde bir mü’him, inkılâp başındadır.
    **Görmeyince tükenseydi sevgiler,
    insanlar varlıgı boyunca göremedigi halde
    RABBİSİNE böylesi muhabbet duyarmıydı?**

    ''Kulum beni unutursa ben ondan iltica ve istigfar lezzetini alırım''
    (H. Şerif.)

  2. #2
    Gayyur ilhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    102

    Standart

    Kardes bende bu mesele ile konu acacakt?m. Allah raz? olsun.. Peki hiç araşt?rman?z oldumu;
    Ey birader! Benden namaz?n şu muayyen beş vakte hikmet-i tahsîsini soruyorsun. Pekçok hikmetlerinden yaln?z birisine işaret ederiz:
    Evet, herbir namaz?n vakti, mühim bir ink?lâb baş? olduğu gibi, azîm bir tasarruf-u ?lâhînin aynas? ve o tasarruf içinde ihsanât-? külliye-i ?lâhiyenin birer ma'kesi olduğundan, Kadîr-i Zülcelâle o vakitlerde daha ziyâde tesbih ve tâzim ve hadsiz nimetlerinin iki vakit ortas?nda toplanm?ş yekûnuna karş? şükür ve hamd demek olan namaza emredilmiştir. Şu ince ve derin mânây? bir parça fehmetmek için...

    "mühim bir ink?lâb baş? olduğu gibi, azîm bir tasarruf-u ?lâhînin aynas? ve o tasarruf içinde ihsanât-? külliye-i ?lâhiyenin birer ma'kesi olduğundan," K?sm?nda bahesettiği üzere acaba dünya üzerinde nas?l değişimler gerçekleşiyor?Hiç araşt?rman?z oldumu acaba?
    İman hem nurdur hem kuvvettir, hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir.

  3. #3
    Vefakar Üye Hüsn-ü Sermedi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    334

    Standart

    çok fazla araşt?rma yapmad?m ama bide bu mektubu açacakt?m.Sizede engel olmayay?m düşündügünüz konuyu sizde aç?n isterseniz.Allah raz? olsun şimdiden


    Üstad?m?z?n Bir Mektubu
    Bu mektup Afyon hapsinde yaz?lm?ş olup sadece el yazmas? nüshalarda bulunmaktad?r.Bu mektubu bize veren Muhterem Abdülvahid Mutkan beye çok teşekkürler.
    Bismihi Subhenehu
    “Ey musibete,hastal?ğa ve hapse düşen biçare insan!
    Uzun bir ömür isterseniz, ve büyük bir ticaret arzu ederseniz ve manevi büyük bir sürur ve sevinç isterseniz ve umum vaktinizi, hatta uykuda dahi olsa, ibadette olmak isterseniz,öyle ise farz namaz?n?z? terk etmeyiniz. ?şte bu farz namaz sizin hapiste ve hastal?ktaki her bir dakika ömrünüzü bir saat kadar ibadet zaman?na çevirebilir. Ve ahiretiniz için musibette geçen dakikalar bir ibadet ve tesbih taneleri gibi olur. Farz namaz ise, tesbihi çeken ip gibi onlar? cem edip dağ?lmaktan muhafaza ediyor.

    Nefs-i emmarenin bir parça tembelliğinin hat?r? için ruh ve kalp ve akl?n zahmetini ve s?k?nt?s?n? çekmek, hapis ve hastal?ğ? ve musibeti ikileştirir. Yani maddi musibete merakla manevi bir musibeti ilave eder. Farz namaz, ruha ve kalbe ferah vermekle beraber nefis dahi zahir az bir zahmet içinde bir istirahat hissedebilir, işsiz ve özürsüz bir insan hapis gibi yerlerde, musibetlerde her şeyden ziyade Cenab-? Hakk?n dergah?n? namaz ile çalar, medet ister.

    Hastalar?n piri, üstad? Hazret-i Eyyub Aleyhisselam’d?r.
    Mahpuslar?n piri,üstad? dahi Hazret-i Yusuf aleyhisselam’d?r.Medrese-i Yusufiye’de (hapiste) oturanlar namazs?z kalmamal?. Hususan şuhur-u selasede(üç aylarda) ayetle seksen üç sene dört ay manevi uzun bir ömrü kazand?ran Ramazan-? şerif ay?ndaki oruç ve namaz gibi ibadet büyük bir şevk ile yap?lmaz m??

    Hususan günahlardan bir derece kesilmiş olan hapiste, musibette hastal?ktaki insanlar daha ziyade (bu üç aya) hürmet edip, farzlar? eda etmek gerektir,elzemdir. Namaz? vaktinde k?lman?n ne derece tükenmez uhrevi bir sermaye olduğu bununla anlaş?l?yor ki; her bir namaz vaktinde âlem-i ?slam denilen muazzam camiinde yüz milyondan fazla bir cemaat -i kübra namaz k?l?yor. O cemaatte her bir adam umum o cemaate hem şefaatçi, hem duac? olur. O vakit namaza iştirak etmeyen hissesini alamaz. Kaynayan miri ve askeri kazan?na karavanas?n? götürmeyen tayinat?n? alamad?ğ? gibi, o cemaat-i kübran?n manevi matbah?nda, kaynayan kazan?ndan manevi erzak?n? alamaz. Belki vaktinde namaza iştirakle o cemaatin ordusuna iştirak etmiş olmakla ve dualar?na “amin” demek hükmünde olan namaz? vaktinde k?lmakla olabilir.

    ?şte alem-i ebedi olan ahiretin nihayetsiz hayat?n?, tükenmez böyle ab-? hayat çeşmesi hükmünde olan üçyüz elli milyonun dualar?n? ve şefaatlerini namaz? vaktinde k?lmakla kazanabilir.

    Evet; her as?rda üçyüz elli milyondan ziyade efrad? bulunan Müslümanlardan her vaktin namaz?nda hiç olmazsa yüz milyondan fazla bir cemaat-i azam beraber “ihdiness?rate’l mustakim” deyip “bizleri doğru yola hidayet eyle” Namaz?n akabinde “müminleri mağfiret eyle” diye dua ve niyaz ediyorlar. Bu şefaat ve dua bir mümine ahiret için tükenmez bir sermayedir. Namaz? k?lmakla ve bilhassa cemaate girse, o sermayeyi kazanabilir. Ebedi hayat?na daimi bir varidat te’min eder.”
    Said Nursi
    **Görmeyince tükenseydi sevgiler,
    insanlar varlıgı boyunca göremedigi halde
    RABBİSİNE böylesi muhabbet duyarmıydı?**

    ''Kulum beni unutursa ben ondan iltica ve istigfar lezzetini alırım''
    (H. Şerif.)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Namaz Kılan Bir Müslüman O Namaz İle Hangi İsme Ayinedarlık Eder?
    By myd38 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:26
  2. Namaz Vakti Bilgisayarın Karşısından Kalkamayanlar İçin Namaz Video'su
    By KERRÂ_ in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 11.01.09, 23:00
  3. Veyl O Namaz Kilanlara! İtidal ile Kilinmayan Namaz, Hiç Kilinmamiş Gibidir!
    By abdurRAHMAN_50 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 41
    Son Mesaj: 01.07.08, 11:22
  4. Namaz Vakitleri Oluşmuyorsa Nasıl Namaz Kılacağız?
    By Bilal-i Sivasi in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.02.08, 13:49
  5. Namaz Vakitlerinin 'Sırrı'
    By Sonsuz-Nur in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.01.07, 22:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0