+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: “ Ben,O'na Karışmam, İşte Sen; İşte O !”

  1. #1
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart “ Ben,O'na Karışmam, İşte Sen; İşte O !”



    1. Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yapt??
    2. Onlar?n tuzaklar?n? boşa ç?karmad? m??
    3. Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
    4. Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar at?yorlard?.
    5. Ve onlar? yenilmiş ekin yaprağ? gibi yapt?.


    Bir hitap ki “Görmedin mi” şeklinde; Peygamberimize (s.a.v) söylenen bir hitap. Oysa Peygamberimiz bu hadiseyi görmemiş;, fil vakas? vukuu bulduktan 50 gün sonra dünyaya teşrif etmişti. Fakat görür gibi olmuştu; çünkü bu sûre indiğinde, bu hadisenin şahitlerinden say?lacak kişiler hala yaş?yorlard?. Herkesi hayrete düşüren, kalpleri hakka çeviren, Kabe’nin bir sahibinin var olduğunu gösteren o hadiseye dair şiirler bile söylenmişti. Abdullah b. Ez-Ziberâ şöyle demişti:

    Mekke deresinden defolun. Çünkü eskiden beri onun haremine ilişilmez. O, haram k?l?nd?ğ? geceler, şira yarat?lmam?şt?! Yarat?lm?şlardan ona taarruz edecek bir aziz yoktur. Habeş komutan?na sor; ne gördü? Bilmeyenlerine de bilen haber verecektir; altm?ş bin kişi yerlerine dönemediler,onlar?n hastas? olan Ebrehe ise döndükten sonra yaşamad? ,öldü.
    Hz. Aişe (r.ah)’?n dediğine göre, Allah Teala’n?n, Ebrehe’nin ordusunun fillerini çekenlerden iki kişiyi, kötürüm ve kör olarak, aleme ibret timsali Mekke’de dilenci olarak b?rakmas? da bu hadisenin ibret verici yönünü gözler önüne seriyordu.

    Yemen meliki Ebrehe, hakk? unutmuş ve hakk? unuttuğu için, Hak’da ona kendini unutturmuştu. Bu, vahyin öğütlediği bir gerçekti. Evet, Ey iman edenler Allah’? unutan ve bunun neticesinde Allah’?n kendilerine, kendi nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmay?n ayeti tecelli ediyordu Ebrehe ve ordusunun üzerinde. Hakk? unutmak, adaleti, gerçeği, saadeti, ebediyeti unutmak ve ennihayet Allah’?n da yüce kitab?nda buyurduğu gibi, kişinin kendisinin, kendisine unutturulmas? gibi korkunç bir tehlikeyle karş? karş?ya b?rak?yordu zübde-i alem olan insan? . Belki tüm s?k?nt?lar?m?z, buhranlar?m?z?n kaynağ? buydu. Allah’?n kitab?nda “ Dikkat edin!Kalpler Allah’? anmakla mutmain olur.” ayeti belki de buna bir işaretti.

    Ebrehe unutmuştu kendisinde ki gücü ona bahşedeni, gücün hakiki sahibini ve neticede Allah, unutturmuştu ona kendini,kudretini, hakikatini ve dar-? dünya da elde ettiklerinin sadece bir emanetçisi olduğunu. Öyle ya insan kalbi ancak böyle habis bir haldeyken, Allah’?n beytini y?kmaya karar verebilirdi. Bir büyüğüm şöyle demişti. “ Kalp bir bak?ma toprak gibidir. Ne ekersen oradan o ç?kar. Zülüm ekersen kötülük, hakkaniyet tohumu ekersen iyilik ç?kar. ?nsan, yapt?ğ? her fiiliyle, kalbine bu iki tohumdan birini ekerek yaşad?ğ?n? unutma.” Ebrehe, Hakk?, onun kudretini, yüceliğini unutmakla, zulüm tohumunu kalbine ekmişti bile. Ve bu tohumdan Ebrehe’nin kalbinde hasenât?n filizlenmesini beklemek, yerinde bir davran?ş olmazd?. Peygamberimizin dedesi Abdulmuttalip, uyarm?şt? Ebreheyi, Ebrehe, Abdulmuttalib’e, kavminin şereflisi olduğu için, bir isteği olup, olmad?ğ?n? sorduğunda, Abdulmuttalip,

    “Benden habersiz sürüne katt?ğ?n iki yüz devemi geri vermeni istiyorum.” demişti . Ebrehe ise “ Ben seni görünce, gözüme büyük görünmüştün fakat bu sözü söyleyince gözümden düştün. Ben, senin ve atalar?n?n dininin beytini y?kmaya gelmişken, sen buna ald?r?ş etmiyorsun da, sürdürdüğüm iki yüz devenden bahsediyorsun.” diye karş?l?k verdiğinde, Abdulmuttalib, Ebreheye, gayet keskin ve düşündürücü bir ikazda bulunmuştu. Ben, o develerin sahibiyim, O beytin ise bir rabbi vard?r; ona karş? yap?lacak zulmü, engelleyecek O’ dur. Ebrehe ise büyük bir gafletle “ O beni engelleyemez.” diyordu. Abdulmuttalip’de “ Ben , ona kar?şmam, işte sen; işte o.

    şeklinde son kez uyarm?şt? Ebreheyi. Abdulmuttalip, çetin bir azab?n geleceğini sezmişti. Kavmine, Mekke’den ç?k?p, dağlar?n tepeliklerine ve aral?klar?na çekilmelerini emretmiş ve Kabe’nin kap?s?n?n halkas?n? tutarak şöyle demişti:

    Ey Allah’?m kul, göçünü, ailesini sak?n?r esirger. Sen de hilâlini esirge. Buraya konmuş,, tehlikeye maruz kalm?ş olanlar? sak?n. Onlar?n haçlar? ve kuvvetleri, senin kuvvetine asla üstün gelemez. Beldelerin toplumlar?n? ve fili, senin yak?nlar?n? yağma etmek için çektiler, getirdiler. Tuzak kurarak, cehaletleriyle senin s?ğ?nağ?na kastettiler. Yüceliğini nazar-? itibâra almad?lar. .Eğer, sen onlar? bizim Kabemize b?rakacak olursan, o da senin bileceğin bir iştir ve ancak kat?nda bildiğin bir hikmete dayan?r.

    Ebrehe ve ordusu üzerine “Keşke o sabah? görmeseydik de bu azaba düçar olmasayd?k.” diyerek nedamet duyacaklar? sabah doğmuştu. Ebrehe ve ordusu Mekke’ye girmeye haz?rlan?yordu. Fillerinin en büyüğü olan “Mahmud” ad?nda ki fili Mekkke’ye doğru sürmek istediler fakat, Alllah’?n beytini y?kmak düşündükleri kadar kolay olmayacakt?. Fil Mekke’ye doğru çevrildiğinde ilerlemiyor, Yemen istikametine çevrildiğinde koşuyordu. Öyle ki fili sersem etmek için şarap içirip Mekke ‘ye doğru sürmek istediler ama nafile! bir sahibi vard? her şeyin onu unutmuşlard?, var?, yok saym?şlar, fakat var? yok saymakla var olan?n yok olmayacağ?n?n idrakine varamam?şlard?. Kördüler, göremiyorlard? bir türlü gerçeği, sağ?rd?lar işitmiyorlard? Abdulmuttalib’in dediklerini. Evet Allah düşünüp akletmeyenleri Kitab?nda canl?lar?n en şerlisi olarak niteliyor ve onlar?n kör ve sağ?r olduklar?n? haber veriyordu. “Allah kat?nda canl?lar?n en şerlisi akledip,düşünmeyen kör ve sağ?rlard?r. Düşünüp akletmek nasip olmad? onlara.

    Ebrehe ve ordusu filin bu tavr?na bir anlam veremiyordu. Olaylar düşündüğü gibi gerçekleşmiyordu Ebrehenin. Kendisi “ O bana engel olmaz.” dediği halde sanki O dediği, Ebreheye engel oluyordu. Sanki bir şey -Allah’?n da bu mubarek surede buyurduğu gibi- kurduğu tuzağ? boşa ç?kar?yor ve asl?nda kurduğu tuzağ?n, kendine olduğunu hissettiriyordu yavaş yavaş… Öyleya zulm etmek, akibeti düşünüldüğünde , kendi kendine tuzak kurmakt?, kendine kötlük yapmakt?.. Allah’?n, kitab?nda, kullar?na zulmetmediği söylemesi, bu hakikate işaretti. Hz. Ali (r.a) nin “Ben ne bir kimseye iyilik ne de kötülük yapt?m.” vecizesi ,üzerinde derince düşünülmeye değer bir vecize.. Öyle ya insan ne yaparsa kendine yapard?.

    Allah, Ebrehe’nin, ( Kendi düşüncesince) beytine kurduğu tuzağ? baş?na geçirmişti adeta. Kuşlar görünmüştü gök yüzünde ard arda gelen. Ağ?zlar? ve ayaklar?nda taş?d?klar? taşlar? att?klar?nda insanlar? delik teşik eden. Ebrehe ve ordusu, Allah’?n buyurduğu gibi kurt ve böceğin yeniği olmuş, delik teşik bir hale gelmiş ekin yaprağ? gibi “‘Asf-i m‘ekûl” olmuşlard?. Öyle ki Ebrehenin cesedine de taşlar isabet etmiş ve onu ancak vucudunda ki et parçalar? döküle döküle bir kuş yavrusu gibi olana kadar ancak San’a denen yere kadar götürebilmişlerdi. Kalbi parçalan?ncaya kadar Ebrehe hala ölmemişti…


    http://www.anlamak.com/xbtu/print/1430
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

  2. #2
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart

    Dursun Ali Erzincanlı bu olayı çok güzel anlatır:

    52 Gün
    http://www.ilahilerim.org/ilahi.dinle?id=15
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

  3. #3
    Dost mehmed-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    5

    Standart

    allah raz? olsun
    YOLUNDAYIZ

  4. #4
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart

    Amin,ecmain kardeşim,Rabbim bizi O'nun yolundan ayırmasın
    ebedi yurdumuzda kavuştursun.
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nur’daki “Edebiyat Tadı” ve “Bambaşka Türkçe”
    By Şahide in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26.03.09, 07:12
  2. Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 02.12.08, 09:20
  3. “Onuncu Söz” ile “Beşinci Şua” Arasında
    By sarıca in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26.07.08, 09:32
  4. Sayfalara “Eşimi Seviyorum” ve “Onu Sevmek İçin Bütün Yollar
    By mirkat in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 11.08.07, 11:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0