+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Dolu Dolu Yaşamak Hümanizm Üzerine

  1. #1
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart

    Dolu Dolu Yaşamak Hümanizm Üzerine


    ?NSANIN diğer varl?klarla ortak yanlar? olduğu gibi onlardan ayr?ld?ğ?, kendine has özellikleri de var. Canl? olmada, bütün hayvanlarla müşterekiz; hepimiz görüyor, işitiyor, yiyip içiyor, çoğal?yoruz.
    Düşünüp fikir üretme noktas?nda ise onlar? çok gerilerde b?rak?yoruz.
    Ve son nokta: ?man sahibi olmak. Bu noktada müminler, inançs?z insanlardan ayr?l?rlar. Onlarla akla sahip olmada müştereklikleri vard?r; ama onu kullanma biçiminde yollar? ayr?l?r. Müminin, görmesi işitmesi gibi, akl? da kalbine hizmet eder ve iman?n?n inkişaf?na vesile olur. ?nançs?zlar?n ak?llar? ise nefislerinin ve heveslerinin emrindedir; sadece dünya için, menfaat için, makam için, zevk ve sefa için çal?ş?r.
    Gerçek insanl?k imanla başl?yor. Nur Külliyat?nda bu husus şöyle dile getirilir:
    ?man insan? insan eder, belki insan? sultan eder…..
    Küfür insan? gayet aciz bir canavar hayvan eder. (Sözler, 23.Söz)

    Buna göre gerçek hümanizm, insanlar? ?slam’a ve imana kavuşturmak için çaba göstermek demektir.
    Furkan Sûresinden iki ayet:
    “Heveslerini ilah edinen kimseyi gördün mü? Ona sen mi (ondan sorumlu bir) vekil olacaks?n?” (43)
    “Onlar?n kalpleri vard?r, ama onlarla gerçeği kavramazlar; gözleri vard?r, lâkin onlarla görmezler; kulaklar? vard?r, fakat onlarla işitmezler. ?şte onlar, hayvanlar gibidir, hatta daha da sap?kt?rlar.” ( A’raf. 179)

    Mevlana’n?n güzel bir sözü var. Buyurur ki, “?htiyar oyunla oyaland?kça çocuk say?l?r. Burada yaşa itibar yoktur.”
    Dersine çal?şmay?p oyunla oyalanan bir çocuk ve çocuklarla ayn? oyunu oynayan bir ihtiyar birlikte düşünüldüğünde biz çocuğu bir derece mazur görür, ama ihtiyar? ay?plar?z. Hayvanla ayn? işi yapan insan da ondan bir bak?ma daha aşağ? düşer.
    ?şte hümanizm, “insanlar? bu düşüş ve çöküşten kurtarmaya çal?şmak, onlara ac?mak ve imdatlar?na koşmak” şeklinde anlaş?lmal?d?r.
    Hayvanlar masum varl?klard?r. Onlar kendi hevesleriyle hareket etmezler. Onlar?n yarat?l?şlar?nda harama istek duyma yoktur. Üzerlerine düşmeyen işlere yönelmez, kendilerine takdir olunandan başkas?n? istemezler. Yarat?l?şlar?na konulan cihazlarla görevlerini eksiksiz yerine getirirler. Bu ise onlar?n ibadetleridir.
    ?nsan? alçaltan üç büyük sebep “küfür, şirk ve kötü ahlâk”t?r. Bunlar?n üçü de hayvanlar için söz konusu olmad?ğ?ndan bu yollara giren bir kişi hayvandan daha aşağ? bir mertebeye düşmüş olur.
    Hayat felsefelerini hayvanî zevklere bina eden kişiler, bu zevkleri dolu dolu tatmalar?na karş?l?k insanl?k yönünden çok ama çok boş kalm?ş olurlar.
    Nefis, ahlâks?zl?kla, sefahatle bir süre oyalansa bile kalp ve ruh bunlarla tatmin olmad?ğ? için insan?n önüne iki yol ç?k?yor: Birisi tövbe ederek iman ve ahlâk çizgisine girmek; diğeri ise düşünmeden yaşamay? tercih etmek ve çareyi alkol ve sonunda uyuşturucuda bulmak.
    Baz? Avrupa ülkelerinde sefahatin yol açt?ğ? bunal?m?n boyutlar? o dereceye varm?ş ki, gençlere devletin açt?ğ? özel kliniklerde uyuşturucu ş?r?nga ediliyor. Bunun sebebini sorduğunuzda şu cevab? al?yorsunuz. Uyuşturucuya müptela olan bir genç bunu alacak paras? olmad? m? akla gelen her ç?lg?nl?ğ? yapar, h?rs?zl?ğa da başvurur, yağmalamaya da. Bir de dozunu kaç?rd?ğ?nda daha ileri derecede uyuşturucu müptelas? olur. Bunlara f?rsat vermemek için bu işi devlet resmen icra ediyor.
    Nefislerine uyarak bu ç?kmaz sokağa girenler, dünyadan en ileri manada faydaland?klar?n? san?rlar. ?nsanl?k ve iman sahalar?ndaki bütün manevi lezzetleri, sefalar?, zevkleri, feyizleri bir tarafa b?rak?r sadece madde, makam, yiyip içme ve eğlence ile kendilerini oyalarlar. Ömür sermayelerini en çirkef sahalarda kullanmakla düştükleri perişanl?ğ?n fark?nda bile değillerdir. Nefislerini kand?rmak için bu tehlikeli yola cazip bir isim koyarlar: Dolu dolu yaşamak
    Elimizde dolu bir sürahi ve masam?zda boş bir bardak bulunsun. Bardağ?m?z? doldurmaya başlad?ğ?m?zda sürahi de boşalmaya başlar. Demek ki hem bardak hem de sürahi dolu kalam?yor.
    Diyelim ki, hayat? dolu dolu yaşamak istiyoruz. Servetimiz yerinde. Kap?m?zda hizmetçilerimiz, yazl?ğ?m?zda bekçilerimiz var. Bu insanlar?n da hayat? dolu dolu yaşama haklar? yok mu? Varsa onlar?n da servetleri, köşkleri, yazl?klar?, hizmetçileri ve bekçileri olmal? değil mi?
    Bu sorular bizi şu gerçekle buluşturacakt?r: Dünya rahat yeri değil, bir başka alem için çal?şma, oras? için az?k haz?rlama, oras? nam?na imtihanlar geçirme, gayret gösterme, ter dökme, ac? çekme, üzülme diyar?d?r. Bu noktada şu k?sa dünya hayat?ndaki geçici lezzetlerin bir manas? kalm?yor. Hizmetçimiz ve biz farkl? sorular sorulmuş öğrencileri and?r?yoruz. Önemli olan sonuçtur, imtihan edildiğimiz konular değil. Hizmetçimiz dürüst yaşar, helal kazan?r, iman ve ahlâk dairesinde istikametli bir ömür geçirirse, ölümle başlayacak olan ebedî yolculuğu saadetle sonuçlanacak demektir. Bu adam dünya zevklerini çok fazla tatmam?ş, ama hayat? dolu dolu yaşam?şt?r.
    Yine sürahi örneğimize dönelim. Bu defa karş?m?zda bir ünivesite öğrencisi duruyor. Fakülteye yeni kaydolmuş. Önünde dört beş senelik bir dönem var. Hayat?n? dolu dolu yaşamak istiyor. Oyun, eğlence, zevk ve sefa ile geçiyor günler. Ötede başar? notlar?nda bir azalma görülüyor. Bardaklar doldukça sürahi boşal?yor. Ve sonunda geçiyor dört y?l. Dolu dolu geçen dört y?ldan elde kalan boş bir sonuç: Diploma alan arkadaşlar?n? hüzünle seyretme…
    ?nsan?n hayvanl?k yönü ilerledikçe insanl?k yönünde azalma oluyor. Nefis kabard?kça ruh zay?fl?yor.
    Manzara yine ayn?: Bardak doldukça sürahi boşal?yor.
    Ben bunlar? düşünürken içimden bir ses bana itiraz etti: Kalp ve ruhun zevk almas? için mutlaka dünya lezzetlerinin terk edilmesi mi gerekiyor?
    Bu soruya Nur Külliyat?ndan ald?ğ?m iki ayr? ders birden cevap verdiler:
    Helal dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir, harama girmeye hiç lüzum yoktur.
    Namaz k?lan?n diğer mübah dünyevî amelleri güzel bir niyet ile ibadet hükmünü al?r.

    ?nsan bu dünya nimetlerinden meşru dairede azami derecede istifade edebilir ve dolu bir hayat sürebilir. Başkas?n?n hakk?na tecavüz etmemek şart?yla dünyas?n? kendi helal kazanc?yla huzur, refah ve rahat içinde geçirebilir. Demek oluyor ki, meşru dairede nefsimiz de, kalbimiz de zevklerini ve hazlar?n? dolu dolu alabilirler. Yani, helal dairesinde, hem sürahiyi hem de bardağ? dolu tutmak mümkün.
    Şu var ki, insanlar müstakil varl?klar değiller. Toplum içinde birlikte yaş?yorlar. Diğer insanlar?n da dünya nimetlerinden faydalanmalar?na çal?şmak, onlara bu konuda yard?mc? olmak bir insanl?k borcumuzdur. Bu dünyada nefsî hazlar?m?zdan başkalar? nam?na yapt?ğ?m?z her fedakârl?ğ? öte alemde ebedî bir nimet olarak karş?m?zda bulacağ?z.
    Kalp ve ruhun da kendilerine göre zevkleri, sefalar? var. Onlar nefsinkinden çok daha ileri, çok daha ulvî.
    Bir fakire sadaka verdiğimizde cebimizdeki parada azalma olur. Ama kalbimizde bir rahatl?k, bir huzur hissederiz.
    ?lim sohbetinde geçen bir saat içinde akl?m?za nice bilgiler, kalbimize nice feyizler akar. Bunlar ruhumuza mal olurlar ve bizi manen terakki ettirirler. Ayn? saati nefsin hazlar?na harcad?ğ?m?zda ise ak?l ve kalbin zararlar?na karş?l?k nefsimiz birtak?m fani zevkleri tadabilir. Şu var ki, o saat geçtikten sonra nefsin elinde o zevklerden bir eser kalmaz.
    Ben bunlar? düşünürken birden ?mam-? Gazzalî’nin yaklaş?k 55 y?ll?k hayat?na s?ğ?şm?ş şaheserleri hat?rlad?m. Onlardan faydalan?p kalp ve ruhlar?n? inkişaf ettiren milyonlarca kişi, hayalimde canland?. Bütün bunlar?n bir kat sevab?n?n da onun amel defterine geçtiğini düşündüm.
    Ve “Gazzalî, dolu dolu yaşam?ş” dedim kendi kendime.
    Gazzalî bir örnek. As?rlar?na yön veren bütün büyük şahsiyetler hayatlar?n? hep dolu geçirmişlerdir.
    Hayat?n verimli geçmesi çok önemlidir. Verimsizlik boşluktur. Gel gör ki, nefsin de böyle boş bir hayat hoşuna gider. Ve kendini aldatmak için bu boşluğa tersinden bir isim takar: Dolu dolu yaşamak.
    Şu da bir gerçek ki, herkesin dünya zevkleri yönünden hayat?n? dolu geçirmesine bu k?sa ve meşakkatli hayat yolculuğu izin vermiyor:
    Sürekli genç kalacaks?n?z; ihtiyarl?k size hiç ilişmeyecek.
    Daima zengin olacaks?n?z, hiçbir şeyin yokluğunu çekmeyeceksiniz.
    S?hhatiniz hiç bozulmayacak, hastal?klarla tan?şmayacak ve buluşmayacaks?n?z.
    Bütün yak?nlar?n?z ve sevdikleriniz de sizin gibi olacaklar.
    Ve en önemlisi önünüzde ölüm olmayacak. Gün, hep gündüz olacak; karanl?k yüzü görmeyeceksiniz.
    Bütün bunlar?n mümkün olmad?ğ? aç?k. Geriye bir yol kal?yor: Bunlar? düşünmeden yaşamak.
    Düşünmemek, doluluk değil boşluktur.
    Demek oluyor ki, zevk ve sefa yönünden dopdolu bir hayat sürmeyi bütün insanl?ğa mal olacak bir fikir olarak kabul etmek mümkün değil. Hayat?n gerçekleri buna izin vermiyor.
    Hastal?klar, musibetler, yoksulluklar, menfaat kavgalar?, harpler, k?skançl?klar, g?ybet ve iftiralarla dolu bir toplum hayat?nda herkesin huzurlu ve mesut olabileceğini söylemek mümkün değil.
    O halde karş?m?za şu gerçek ç?k?yor: Gerçek saadet yeri buras? değil. Herkesin dolu dolu yaşayacağ? bir başka aleme gidiliyor. Orada huzur bozucu hiçbir şey yok. Hiçbir şeyin ne hasreti, ne de yokluğu çekilecek.
    ?şte, gerçek hümanizm, hayat? bu manada değerlendirip insanlar?n o saadet diyar?na varmalar? için olanca güçüyle çal?şmak, çabalamakt?r. Yoksa, insan sevgisinin sadece sözünü edip, paylaşmay? bilmeden, başkalar?na yard?m elini uzatmadan yaşayanlar kendilerini aldatmaktan öte bir şey yapm?ş olmazlar.
    Prof. Dr. Alaaddin Başar
    Konu MuhammedSaid tarafından (26.05.07 Saat 23:50 ) değiştirilmiştir.
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  2. #2
    Dost mervenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Batman
    Mesajlar
    44

    Standart

    paylaşım için çok teşekkür ederim.çok güzeel bir tevafuk oldu.bende bu konuyu araştıracaktım.Allah razı olsun.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Vicdan Ne Diyor? - Hümanizm Üzerine-2- Alaaddin Başar
    By BiKeS_ in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.08.11, 00:19
  2. Boş Gel ki,Dolu Gidesin!
    By Şahide in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.02.09, 19:09
  3. Dolu Dolu Bir Blog Sitesi...
    By Ahmedil Berrak in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 28.08.08, 21:35
  4. Su Dolu Balonun Patlama Anı
    By ahmetmustafa in forum Mizah
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 16.07.07, 11:58
  5. Cezayir'den Nur Dolu Bir Mektup
    By Ebu Hasan in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.03.07, 15:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0