+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 10 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 92

Konu: Dialog Karşıtlarının Çelişkileri

  1. #1
    Pürheves PINAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    285

    Standart Dialog Karşıtlarının Çelişkileri

    Abdülkadir Süphandağı
    29.08.2006

    Akıl ve izan sahibi hiç kimsi diyaloga karşı olamayacağı gibi, diyalog çalışmasında bulunanların hiç birisi de akıl ve izan çerçevesinde yapılan eleştirilere asla kapalı değil.

    Şimdiye kadar bir tek insanın bile hidayetine vesile olamamış insanların gerçekten insaf sınırlarını zorlayan, eleştiriden ziyade bir iftira kampanyası niteliğinde yapılan eleştirilerini de onların hırs ve hasaretle malul iç dünyalarına iade ediyoruz.

    Yoksa dostların suizana düşmemek için acaba neler oluyor? Diyalog nasıl yapılıyor? Gerçekten şu belirli hasid bir zümrenin, fasid bir daire içersinde ağza alınmayacak galiz ifadelerle Allah'tan korkamadan, kuldan utanmadan derin yerlere mesaj göndermek için söyledikleri özellikler bu kardeşlerimizde var mı? Tarzındaki sorulara cevap vermek elbette ki bütün dünyayı bir tebliğ diyarı, bütün yürekleri de Muhammedi atmosfere çevirmek isteyenlerin boyunlarının borcu.

    Tebliğ Kahramanları büyük bir fedakarlık ve gayretle koştururken sağda solda onlara çelme atmak isteyenlerinde olacağını çok iyi biliyor. Onlar bu garip durumlara karşı da bütün dünyayı saran imansızlık yangınına koşmaktan bir an geri durmadan "Ne ehemmiyeti var" sürçtüğü yerden yeniden koşarak yangın yerine koşmaya başlar.

    Bu esnada; gayretli koşmaların bütününün Allah'ın lutuf, ihsan, kudret ve iradesine bağlı şeyler olduğunu, hidayetin ondan olduğu şuuruyla hareket ederken insafsızca eleştirenler:

    İslam'ın bu asırda yüz akı olacak gayretli çalışmaların neticesinde Nasr Suresi'nde ifade edilen: "Allâh'ın (vaad eylediği) yardımı geldiği ve zafer kazanıldığı (Mekke'nin fethi ile İslâm'a fütûhat kapılarının açıldığı); ve insanların fevç fevç, küme küme Allâh'ın dînine girdiklerini gördüğün zaman artık Rabbını överek şanını yücelt ve Allâh'tan mağfiret iste. Çünkü O, tövbe ile kendisine dönenleri kabul eder." (110, Nasr Suresi) fermani subhanisine bile inanmazlar, inanmak istemezler.

    Neden biliyor musunuz? Yahudi mantık ve mantalisetesi içersinde "o bize layıktı, onu biz yapmalıydık, neden bizim içimizdekilere verilmedi" gibi Allah korusun insanı tepetaklak götüren düşüncelerden dolayı.

    Bir zamanlar bu ülkede yine buna benzer olaylardan sonra Milli Eğitim Bakanı'nın "bu ülkeye kominizm getirilecekse onu yine biz getireceğiz" tarzında ifadesi akla gelince, insan her asırda insan olduğu, Asrı saadette efendimizin kendi kabileleri içersinde çıkmadığı için kabul etmeyenlerin, bu gün aynı mantıkla ön cephede olmadıkları ve bu yüzden de diyalogdan mahrum kaldıklarından, diyalogun kendilerine nasip olanları toptan bir red psikolojisi ile nefis odaklı saldırıda bulunuyorlar.

    Allah insana akıl vermiş, izan vermiş, vicdan vermiş. Bütün bu ilahi vergilere sahip bütün hakşinaslar eşit şartlarda yapılan bir diyalogdan İslam'ın her asırda olduğu gibi bu asırda da galip çıkacağını kabul ediyorlar. Hem Allah'ın aziz dininin başka izm ve dinlerle yarışma gibi bir derdinin olmadığını bilip kabul ediyorlar. Ama ne var ki yine aynı İslam, yeryüzünde hiçbir insanın iman nimetinden yoksun olarak Allah'ın huzuruna gitmesini kabul etmez. Bu yüzen İlayi Kelimetullah ile ifade edilecek bir hayat tarzı ile müminleri bu kudsi görevle göreve, gerekirse hicrete davet eder. Bu emri suhhaniyi yüreklerine yerleştirip yüzlerini aydınlatan insanlar, bu yüzden gittikleri her yerde bir tebliğ ve temsil eri gibi çalışır. Ona ve onun tertemiz yüreğindeki hakiki İslam'a toslayan, rast gelen her insan kalbi mühürlü değilse "Kelime tevhidi" gönülden söyleyerek Kainatın sultanına bende olma gibi cihan paha bir şerefe nail olur.

    Diyaloğa karşı çıkanların en başlıca yanılgısı onların bu köksüz mantıklarının Kur'an ile çelişmesidir.

    Yani her zaman olduğu gibi Allah'ın ayetlerini bile kendi sığ mantıklarına göre ele alıp yorumlama gayretleridir. Ayetleri bütün tefsirciler ele alırken onun siyak ve sibak bütünlüğü içersinde ele alırlar. Yani ayetlerin iniş zamanları, iniş anlarındaki olaylar ve birbiriyle ilgili ayetlerin birbirleriyle ilgi ve alakaları bu anlamda çok önemlidir.

    Şimdi konu ile ilgili ayet ve yorumları gençadam.net sitesindeki "Diyaloğ karşıtlarının Kur'an ile çelişkileri" isimli yazıdan aynen alarak veriyoruz.

    "Mesela , Kur'anı Kerim Ali İmran suresi, 64'te (mealen): "De ki: Ey Ehl-i Kitap, Sizinle Bizim Aramızda ortak Olan Bir Kelimeye Gelin: Allah'tan Başkasına İbadet Etmeyelim ve O'na Hiçbir Şeyi Ortak Koşmayalım" (1)

    Ankebut suresi, 46'da (mealen): "İçlerinden zulmedenleri bir yana, Ehl-i Kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: 'Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur." (2)

    Mümtehine suresi, 8'de (mealen): "Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz." (3) diyerek, yani Ehl-i Kitab ile Diyalog ve iyi ilişkiler tesis edin, derken Kafirlere karşı nasıl bir tutum izlenmesini öğütlemektedir.

    Şayet Kur'anı Ehl-i Sünnet Uleması gibi siyak ve sibak bütünlüğü içinde, yani önce nazil olan Ayetler ile sonra nazil olan Ayetleri birbiriyle bağımlı bir bütün olarak kabul etmezsek, o zaman (yüzbin defa Haşa) Kur'an-ı kerimi bir çelişki içinde göstermiş oluruz ki , Diyalog karşıtı kardeşlerimizin yanılgıları burada başlamaktadır. Çünkü, Diyalog karşıtı kardeşlerimiz, bizim ilk paragrafta bahsettiğimiz Kafirlere karşı Diyaloğu ve iyi muameleyi emreden Ayetleri görmemezlikten gelip, sadece daha sonra bahsettiğim Ayetler üzerine konuştuklarından, yanlışa düşmektedirler.

    Buna isnaden soruyoruz: "Kur'anı Kerimde işimize gelen Ayetleri alıp işimize gelmeyen Ayetleri görmemezlikten gelmek, Hakiki bir müminin izleyeceği yol mudur? Diyalogu emreden Ayetleri ne yapacaksınız? Bu Ayetler bugünü kapsamıyor mu diyeceksiniz? Veya nesh edilmiştir diyerek Ehl-i Sünnet Müfessirleri ile çelişeceksiniz? İzninizle bir örnekle konuyu biraz daha açalım:

    Maide Suresi, 51 (mealen): "Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez." Yani Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin, derken;

    Maide Suresi, 5 (mealen): "Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir." diyerek, Yahudi ve Hıristiyan hanımlarından iffetli olanları ile evlenmeye cevaz vermektedir.

    Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin yaklaşımını Elmalı Hamdi Yazır ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin anladığı şekliyle anlamazsak, o zaman bir Ayeti "Yahudi ve Hıristiyanları düşman edinin," diğer Ayeti de "Düşman edinmenizi emrettiğim Yahudi ve Hıristiyanların hanımları ile evlenebilirsiniz" şeklinde anlamış oluruz ki, -haşa- bariz bir çelişki ortaya çıkmış olur. Çünkü hem düşman edinin hem de düşmanınız ile evlenebilirsiniz anlamı çıkmaktadır ki, işte bu çelişki –yüzbindefa haşa- Kur'an'ın değil, Kuranı siyak ve sibak bütünlüğü içinde değerlendirmeyen Diyalog karşıtı kardeşlerimizin çelişkisidir!



    Aşina bir çehre yok ve sanki etraf bomboş.
    Yollar eğri büğrü ve yokuşlardan da yokuş
    Çile,ızdırap,inilti... işte yol
    Herşeye rağmen bu yol ne tatlı ve gariplik ne hoş...

    M.F.G.

  2. #2
    Müdakkik Üye mevlanahalid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    633

    Standart

    Diyaloğa karş? ç?kanlar?n en başl?ca yan?lg?s? onlar?n bu köksüz mant?klar?n?n Kur'an ile çelişmesidir.

    Yani her zaman olduğu gibi Allah'?n ayetlerini bile kendi s?ğ mant?klar?na göre ele al?p yorumlama gayretleridir. Ayetleri bütün tefsirciler ele al?rken onun siyak ve sibak bütünlüğü içersinde ele al?rlar. Yani ayetlerin iniş zamanlar?, iniş anlar?ndaki olaylar ve birbiriyle ilgili ayetlerin birbirleriyle ilgi ve alakalar? bu anlamda çok önemlidir. ..................................


    Bunu yazan diyalog nedir tarif edecek.

    Kendisinin diyaloğun ne olduğunu öğrendikten sonra tatbik edecek.

    Eğer diyalog vatikanda papaz eli öpmek ise vallahi izzeti islama yak?şm?yor, hiçbir islam aliminden duymad?m hiçbir tebliğ metodunda okumad?m.

    Diyalog, diyalog derken yavaş yavaş özelliklerinizden çok taviz veriyorsunuz kardeşler.Adam aç?kça ben müslüman değilim hristiyan?m diyor.Sen tebliğ yapacaks?n ya.Allah?n işine kar?şmayacaks?n kardeşim.

    Müslüman insan tabiki tebliğ ile vazifelidir.Fakat hristiyani bir yöntemle değil.Çünkü tebliğde hakikat islama , imana çağr?d?r.

    Bediüzzaman vatikana risale-i nur gönderip Kuran?n elini öptürüyor.Baz? diyalog perdesi alt?ndakilerde papaz eli öpüyor.Şimdi kurana dayan?ptam? tebliğ yapmay?n diyoruz, yoksa izzeti islamdan dolay?m? papaz eli öpmeyin diyoruz.

    Kuran?n izahat? aç?kt?r.Kuran üzerinden ,bat?l olan yol ,hak diye yutturulmaz.Risalelerdeki ifadelerde aç?kt?r.

    Ya kardeşim millet size güvenmiyor.Çok taviz veriyorsunuz diyor.Televizyon karş?s?nda papaz? öpen televizyon arkas?nda ne yapar diyor.Ayr?ca islam?n hakikatlerini anlat?lmad? kanaati has?l oluyor.Sizin diyalog anlay?ş?n?zla bizimki uyuşmuyor diyor.

    Allah ak?l versin de ayaklar?n?z yere bass?n diyorlar.

  3. #3
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    Bütün diyalog karş?tlar?na dediğimi diyorum
    Allah Rasulunun hayat?n? okuyun. Özellikle medine dönemini.
    ?mam Şibli
    Ebubekir Siraceddin (Martin Lings)
    Bu iki eseri iyi mutaala et ve özellikle ?mam Şimlinin eserini.
    Bizim görevimiz ?slam?n emirlerinden ödün vermeden her şekilde insanlar? islama davet etmektir.
    Hudeybiyeyi iyi incelerseniz Allah Rasulu biat al?rken Bu sene Umre yapmadan gitmeyeceğine dairde biat alm?st?r. Fakat kafirlerin bu sene umreye izin vermeyen anlaşmas?n? ne şartlarda kabul ettigini eminim biliyorsunuzdur.
    Anlaşma yapmak müşriklerin yoluydu islama ters hiçbir yan? olmad?ğ? içinde Allah Rasulu onlar?n yolunu kabul edip islama en büyük hizmeti yapt? müslümanlarla müşriklerin kaynaş?p bir araya gelip ilişkilerini artt?rmas?na sebep oldu. Bu sayede de anlaşmadan sonra ki musluman olanlar?n say?s? o gune kadar musluman olanlar?n say?s?n?n iki kat?yd?.
    Bu birşeyler ifade eder umar?m.
    Ayr?ca Halid b. Velid Gibi Amr b. As gibi yüce şahsiyetlerde bu dönemde müslüman olmustur.

    Bizlerin üzerinde birleşmesi gereken tek nokta ?SLAMIN EM?RLER?NDEN TAV?Z VERMEDEN EN güzel şekilde Dinimizi anlatmak yaymakt?r.
    Helal dairede olan her yol meşrudur Hak't?r Güzeldir.

    Zaten Cihad?n anlam? da ?SLAM ?LE ?NSAN ARASINDAK? ENGELLER? KALDIRMAKTIR.

  4. #4
    Dost Hüccetullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    18

    Standart

    [quote=uSuLca;144175]Bütün diyalog karşıtlarına dediğimi sana da diyorum yahya kardeş.
    Allah Rasulunun hayatını oku. Özellikle medine dönemini.
    İmam Şibli
    kardeşim siz resul ekremin hayatını okumasını yahyam kardesimize tavsiye ediyorsunuz ve ilginç olan özellkle medine hayatını tavsiye buyurmanız size mekke ve medine dönemini hulasa olarak nakl edeyim.Mekke döneminde müslümanlar azdı resulullah müslamanlara cenneti vaad eder kafirlerin ise ehli cehennem bulunduklarını vaid etmekle birlikte onların mahlukatın en şerlisi olduklarını beyan ederdi.
    Medine döneminde ise müslümanlar kuvvetlendi islam devleti kuruldu ve bu dönemden sonra resulullah asm 62 defa cihad yaptı 27 sine bizzat kendi katıldı 35 şine ise seriyye gönderdi.Demek medenilere karşı galebe ikna ile olur söz anlamayan vahsiler gibi icbar ile degil avrupanın şu hali ise isbat ederki vahsetin en dibinde sukut etmiş bir vaziyetde o halda bunları ikna kılıç iledir.

  5. #5
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    57
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Diyaloğ=Karş?l?kl? konuşma.(?nsanlar herkesi karş?s?na alarak konuşabilirler)

    Gerisi laf-u güzaft?r...
    Konu Fehim tarafından (19.02.08 Saat 13:46 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Müdakkik Üye uSuLca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    Ankara & Kütahya
    Mesajlar
    877

    Standart

    Diyorsunk? Allah Rasulunun onlara gücü yetmezken susuyor korkuyor pusuyor cehennemle korkutuyordu.
    SOnra Medinede büyüyüp gücü yetince k?l?c? el?ne al?p kesip dograd? cihat ad?na..!

    Allah Rasülünün hayat?ndak? tüm savaşlar? SAVUNMA SAVAŞIDIR.
    ?bn Sad Musl?m ve Buharinin Sahihleri (saglam olmamakla beraber ki bunu ?mam Buhari ve musl?m soyluyor) Vakidi Taberi vs dedigimiz tüm kaynaklar savunma savaş? geçiyor sadece bir yada iki kaynak bir tane savas?n savunma olmad?g?n? soyluyor fakat ?mam Buhari ve Musl?m sah?hler?nde bunuda çürütüyor.
    Tekrar soyluyorum ?mam Şiblinin HZ Muhammed ad?nda kitab? var okuman? tavsiye ederim.

  7. #7
    Dost Hüccetullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    18

    Standart

    Alıntı Fehim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Diyaloğ=Karşılıklı konuşma.(İnsanlar herkesi karşısına alarak konuşabilirler)

    Gerisi laf-u güzaftır...
    bunlar alıp konuşmuyorki diyorlar cihad yoktur ve teblig illa bu şekildedir ..

  8. #8
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Sual: Neden meşrutî hükûmete ve dinsiz olmayan Jön Türklere mümkün olduğu kadar hüsn-ü zan ediyorsun?
    Cevap: Mümkün olduğu derecede su-i zan ettiğiniz için, ben hüsn-ü zan ederim. Eğer öyleyse zaten iyi; yoksa, tâ öyle olsunlar, yol gösteriyorum
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  9. #9
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Zaman-? Saadette bir ink?lâb-? azîm-i dinî vücuda geldi. Bütün ezhân? nokta-i dine çevirdiğinden, bütün muhabbet ve adaveti o noktada toplay?p muhabbet ve adavet ederlerdi. Onun için, gayr-? müslimlere olan muhabbetten nifak kokusu geliyordu. Lâkin, şimdi âlemdeki bir ink?lâb-? acîb-i medenî ve dünyevîdir. Bütün ezhân? zapt ve bütün ukulü meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyad?r. Zaten onlar?n ekserisi, dinlerine o kadar mukayyed değildirler. Binaenaleyh, onlarla dost olmam?z, medeniyet ve terakkilerini istihsan ile iktibas etmektir. Ve her saadet-i dünyeviyenin esas? olan âsâyişi muhafazad?r. ?şte bu dostluk, kat'iyen nehy-i Kur'ânîde dahil değildir.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  10. #10
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Hem de büyük işlerde yalnız kusurları gören, cerbezelik ile aldanır veya aldatır. Cerbezenin şe'ni, bir seyyieyi sümbüllendirerek hasenata galip etmektir.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dialog Okullarinin Nur Cemaati ile Alakasi?
    By salimselim in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 16.09.09, 14:27
  2. Berberle Müşterinin Arasında Geçen Dialog...
    By havf_reca in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.07.08, 00:12
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.01.08, 15:45

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0