+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: İşte Bizim Bayram Anlyisimiz!

  1. #1
    Dost merakli_kiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Yaş
    32
    Mesajlar
    46

    Standart İşte Bizim Bayram Anlyisimiz!

    Büyüklerden biri yatsı namazından sonra caminin avlusuna çıkıp herkese elini uzatarak:


    - Bayramım mübarek olsun, diye tokalaşıyormuş. Kendisini ikaz etmişler:
    - Efendi demişler, eski bayram geçti, yenisi de daha gelmedi, bekle de gelince bayramlaş!

    Cevaba bakın.

    - Hayır, der büyük zat. Benim bayramım bugün. Çünkü der, bugün ben günah işlemedim. Günaha maruz kalmadığım gün benim bayram günümdür!..
    İşte size Müslüman'ın bayram anlayışı!.. Demek asıl bayram, günah işlemeden tamamladığımız günün bayramı. Bundan dolayıdır ki; bilhassa bayram günlerinde günaha maruz kalmamaya dikkat edilir. Çünkü günah işlenen gün, bayram olmaktan çıkar, matem gününe bile dönüşebilir.

    - Bayram günü de günah işlenir mi demeyesiniz? Asıl günahlar maalesef bayram günü işlenir.

    Hatta öyle günahlar vardır ki; sadece bayram günlerinde işlenir. Onlara "bayram günahları" adı verilir.

    - Mesela, çoluk çocuğunuzu sevindirmezseniz, akraba ve komşuları ziyaret edip bayramlaşmazsanız, sahip olduğunuz imkândan ihtiyaç sahibi komşularınıza, dostlarınıza ulaştırmazsanız... Başka günah aramaya hiç gerek yoktur bayram günü. Bu ihmal ve ilgisizlikleriniz yeter de artar bile bayram günahları olarak size.

    Halbuki bayramı ortak yapacaktık. Bilhassa akraba ve yakınlarımızla, dost ve komşularımızla yeniden bir daha kucaklaşacak, gönül alacak, kalp kazanacaktık bayram günü vesilesiyle. Hatta sahip olduğumuz imkândan sahip olmayanlara da ulaştıracak, hisselerini hemen gönderecektik. Mesela, komşumuza göndermeden yiyeceğimiz kurban eti bizim de boğazımızdan geçmeyecekti.

    Tıpkı Efendimiz'in (sas) muhteşem komşuluk anlayışında olduğu gibi.
    Hatırlayacaksınız bir bayram sabahı eve gelince Aişe validemize sorduğu ilk soru kurban etinin dağıtımı sorusu olur:

    - Aişe, kurbanın etini dağıttınız mı? Cevap, kitaplık çapta muhteşem:

    - Hem de öylesine dağıttık ki, bize bir buttan başka hiçbir şey kalmadı!

    Bu dağıtıma sevinen Efendimiz'in cevabı da kitaplık çapta:

    - Desene ey Aişe, bir buttan başka hepsi de bize kaldı!..

    - Neden öyle?

    Çünkü bizimle gidecek olan sadece dağıttıklarımızdır. Ne kadarını konu komşuya dağıtmışsak o kadarı aslında bize kalmış, amel defterimizde kayda geçmiştir. Dağıtmayıp kendimize harcadığımız da burada kalmış, amel defterimizde kayda geçmemiştir. Bundan dolayı Kurban Bayramı'nda et dağıtımı sırasında kulaklarda yankılanan söz hep bu olur.

    -Desene ey Aişe, bir buttan başka hepsi de bize kaldı!

    "İşte ne verirsen elinle, o gider seninle!" sözü de buradan kalmıştır.
    İsterseniz çok tekrar edilmeye layık bir başka komşuluk örneği daha arz edeyim bu vesile ile.

    Yine bir bayram sabahı erkenden hazırlanan kurban etini Efendimiz'in önüne koyup buyur, ederler. Tereddütle bakar, getirilen kurban etine. Sonra da bizlere örnek olacak tarihi sorusunu şöyle sorar:

    - Komşularımızda şu anda et yemeye başladılar mı?

    - Hayır, derler. Henüz onlara kurban eti ulaşmadı.

    Erkenden önüne konulan toprak tabağı elinin tersiyle öteye iterken meşhur sözünü söylediği duyulur:

    - Götürün bu eti, ne zaman komşularımızın bacasından dumanlar tüter de onların da kurban eti pişirip yemeye başladıkları anlaşılırsa işte o zaman getirin benim önüme!.. Komşusunun yemediğini yiyip giymediğini giyerek onlardan ayrı bayram yapanlardan olmak istemem!..
    İslam, konu komşu ile bizi böylesine kucaklaştırır, dert ve sevinçte böylesine ortaklaştırır. Yazımızı bir başka muhteşem hadisle bağlayalım:
    - Müslüman'ın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir!
    Böyle muhteşem değerler etrafında toplanacağımız nice bayramlar dileğimizle!
    **** Önemli bir hatırlama daha: Arife günü sabah namazından itibaren başlamış bulunan teşrik tekbirlerini unutmayınız. Kadın- erkek herkesin alması vacip olan bu tekbirlere, sabah namazının selamından sonra: - "Allahü ekber, Allahü ekber. Lailahe illellahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahil hamd" diyerek başlanır, bayramın dördüncü günü ikindi namazından sonraki tekbirle tamamlanmış olur.

    19 Aralık 2007, Çarşamba
    AHMED SAHİN

  2. #2
    Vefakar Üye nezen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    581

    Standart

    pişti oldu
    ''Bir Damlanın içine Büyük Okyanus Sığar mı?''

  3. #3
    Vefakar Üye beyan_01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    ADANA&mersin
    Mesajlar
    543

    Standart

    Alıntı nezen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    pişti oldu
    bencede

    Izdırap insanı olmanın ilk şartı “kalb” taşımaktır;

    kalbini nefsine yedirmiş ya da onu cesedinin altında

    bırakmış bir kimsenin muzdarip olması çok zordur.


  4. #4
    Dost canans - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    43

    Standart

    Allah raz? olsun kardeşim çok güzel bir hat?rlatma oldu!!!

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Gerçek Bayram Ne Zaman? Ve Aslında Kimedir Bayram?
    By gündüzalp_58 in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.12.08, 23:32
  2. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.01.08, 08:30
  3. İşte Bayram Duasi
    By kayhan1 in forum Dualar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.10.07, 22:19
  4. Ölüm Bizim Bayram Günümüzdür
    By Yeni Said in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.03.07, 15:06

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0