+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Isınma Küresel mi, İtikadî mi?

  1. #1
    Pürheves Çeşm-i Giryân - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    SİDRE
    Mesajlar
    272

    Arrow Isınma Küresel mi, İtikadî mi?

    Dünyamız kâinatın büyük nizamı içinde çok küçük bir yer tutmaktadır. Bu küçük küre dünyadaki bütün hayat sahipleri için bir beşik, emniyetli bir gemi sûretinde yaratılmış. Kudreti sonsuz olan Rabbimiz, hem dışardan hem içerden yerküremize gelecek bütün tehditlerin dizginini tutmaktadır. Küresel ısınma adı altında dünyayı oldukça meşgul eden, yedisinden yetmişine herkesin dilinde dolaşan, bir dizi felaket senaryoları yazılıp çizilmektedir. Bir çok şeyde olduğu gibi bu mesele de aşırı abartılmakta ve nâehillerin dilinde hakikatin şekli değişmektedir. Özellikle medya buna zemin hazırlıyor.

    Mesela yetkililer bir grip salgını olacak şeklinde bir açıklama yapsa, hemen medyada abartılı yankı bulmakta, insanlar eczahanelerde grip aşısı bırakmamaktadır. Hâlbuki insanlık var olduğu zamandan beri grip salgınları olagelmiştir ve bu dünyanın sonu olmamıştır. Buradaki asıl problem îtikadın zayıflaması, teslim ve tevekkülün olmamasıdır.

    Eski toplumlara bakıldığında, bazı uyanık, zeki, dessas kişiler, bulundukları toplumlar üzerinde büyük tesir oluşturdukları görülmektedir. Kendilerine kâhin, sihirbaz, müneccim gibi namlar vererek, kâinattaki hadiseleri öyle çarpık, îtikadsiz, ve kendi menfaatleri doğrultusunda yorumlamışlar ki; Allah’ın kâinattaki fiillerini ve icraatını örtmüşler, kendi itikatsızlıklarını o toplumlara hayat tarzı olarak kabul ettirmişlerdir. Hatta krallar bu şahısları kendilerine danışman olarak bile kullanmışlardır. Bunların bir neticesi olarak, her toplum kendi kâhinlerinin veya sihirbazlarının veya müneccimlerinin yol göstermesi ile sayısız putları, sanemleri doğurmuştur.

    Kâinatta Cenâb-ı Hakk’ın icraatının hikmetlerini anlayamadıkları için, her hadiseye esbabperest bir anlayış ile bakmışlar.

    Bütün gönderilen peygamberlerin vazifelerinin temelinde, bu bâtıl ve sapık düşünceleri kendi kavimlerinden kaldırmak ve saf tevhid inancını yerleştirmek yatıyordu. Firavun’un, Hz. Mûsâ (as) karşısında çaresiz kalınca hemen sihirbazlarıyla musabaka etmesini istemesinin altında yatan şey de budur.

    Sihirbazlar gelip de ellerindeki değnekleri attığında, bunlar orada bulunanların gözüne birer yılan gibi göründü. Mûsâ (as) Allah’ın izniyle asasını atınca büyük bir ejderha gibi onların sihirlerini yuttu. Sihirbazlar bunu görür görmez hemen oracıkta iman ettiler. Anlamışlardı ki Hz. Mûsâ’nın elinde görünen sihir değil, bir mucize idi. Sihrin ustaları kendileri idi zaten. Hatta Mısır valisinin Hz. Ömer (ra)’e, ahalinin Nil nehrinin zararlarından emin olmak için her sene bakire bir kızı kurban ettiklerini ve ne yapması gerektiğini yazması üzerine, Hz. Ömer (ra), derhal bunu yasaklamış ve gönderdiği pusulayı Nil’e bırakmasını emretmiş. Pusulanın içinde:
    Ey Nil sen Allah’ın bir memurusun! O’nun izni olmadan ne zarar ve ne de menfaat veremezsin! ” yazmış.

    Dünyamız Kâinatın büyük nizamı içinde çok küçük bir yer tutmaktadır. Bu küçük küre dünyadaki bütün hayat sahipleri için bir beşik, emniyetli bir gemi sûretinde yaratılmış. Kudreti sonsuz olan Rabbimiz, hem dışardan hem içerden yerküremize gelecek bütün tehditlerin dizginini tutmaktadır. Çünkü;
    Her şeyin dizgini O’nun elinde, her şeyin anahtarı O’nun yanındadır. Her şey O’nun emriyle halledilir. O’nu bulsan her matlubunu buldun, hadsiz minnetlerden ve korkulardan kurtuldun.
    Eğer Allah eşyanın dizginini serbest bıraksa, bela ve musibetler her cihetten başımıza yağacaklar. Her an yerküremiz meteor bombardımanına maruz kalması, veya başımıza sülfürik asit yağdırılması, veya damarlarımızda dolaşan kanın bir anda pıhtılaşması mümkün iken hiçbirine Hikmet-i İlahi müsaade etmiyor, onların dizginlerini bırakmıyor. Ancak ara sıra ikaz nevinden bazı hadiseler göstermektedir.

    Bütün bunlar bize gösteriyor ki;
    Allah’ın kudreti ve hikmeti yaşadığımız yerküreyi bizim için emniyetli kılmış. Bu misafirhanenin sahibi olan Allah, misafirleri gönderdiği sürece bakımını yaptıracak ve emniyetini temin ettirecektir. Küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi, volkanik patlamalar, depremler, ve sair hadiseler yerküremizin maruz kaldığı durumlardan bazılarıdır.

    Bu ve benzeri sayamadığımız hadiseler kontrol altında ve emirle hareket etmektedir. Ancak îtikadsız nazar, küremizi başıboş, serseri, sahipsiz, kontrolsüz olduğunu düşündüğü gibi, bu gibi hadiseleri de serseri, başıboş, kontrolsüz zannediyor. Öyle düşündüğü için de çizdiği felaket tabloları ile insanlığı büyük bir korku ve panik içinde bırakıyor.

    Mesela bir demiryolu tünelinin çıkış ağzında kenarda çok cesur, çok kuvvetli fakat hiç tren görmemiş bedevi bir adamın durmakta olduğunu düşünelim. Birden büyük bir gürültü ile gözlerinden ateş saçar gibi tünelden trenin çıktığını gördüğünde, sanki büyük bir ejderha ona saldırıyor zannederek büyük bir dehşet içinde kaçacaktır. Yine aynı yerde küçük bir çocuk düşünelim ki; bu çocuk treni biliyor, demiryolunun dışına çıkamıyacağını ve bir makinist tarafından kontrol edildiğini anlamış.

    Tren tünelden aynı şekilde dehşet içinde çıktığında, o çocuk hiç korkmayacak ve kaçmayacak. Belki onun için çok eğlenceli bir manzara oluşturacaktır. İşte o cesur ve kuvvetli adamın îtikadsızlığı onu korkutmuş ve kaçırtmış. Bu zayıf küçük çocuğun îtikadı ve nizama olan imanı ona tam bir emniyet vermiştir. “…Tam münevver-ül kalb bir âbid, küre-i arz bomba olup patlasa ihtimaldir ki; onu korkutmaz. Belki; harika bir Kudret-i Samedaniyyeyi lezzetli bir hayret ile seyredecek. Fakat meşhur bir münevver-ül akıl denilen kalpsiz bir fasık feylesof ise gökte kuyruklu yıldızı görse, yerde titrer. ‘Acaba bu serseri yıldız arzımıza çarpmasın mı?’ der, evhama düşer. (Bir vakit böyle bir yıldızdan koca Amerika titredi, çokları gece vakti hanelerini terk ettiler.)” diye Risâle-i Nûr’da bu meseleye dikkatimiz çekilmiştir.

    İşte ister küresel ısınma, ister ozon tabakasının delinmesi, hadise ne olursa olsun bize düşen bu misafirhanemizin sahibine tam îtimat, teslim ve tevekküldür. İnsanoğlu hırs sebebiyle misafirhanenin tavanını delmeye sebep olsa bile Cenâb-ı Hakk Kemal-i Merhametinden onu tamir edecek ve küremizi ısınmaktan muhafaza edecek mekanizmaları koymuştur.

    Yazar: Dr. Ali CERRAHOĞLU

    Sual: En mühim hakaik-i Kur’âniye ve îmaniye ile meşgul olduğun halde neden onu muvakkaten bırakıp en ziyade mânâdan uzak olan huruf-u hecâiyenin adedlerinden bahsediyorsun?


    El-cevab: Çünkü Bu meş’um zamanda Kur’ân’ın bir temel taşı olan hurûfuna hücum ediliyor ve onun tebdiline çalışılıyor!


    (Rumuzat-i Semaniye, 50)


  2. #2
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    esbaba hakiki tesiri verirsek ona göre muamele görürüz...
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Madde, mana ile kaimdir.

  4. #4
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    yaz?da güzel tespitler yap?lm?ş..
    Kainattaki olaylara iman dürbünüyle bakmak gerektiğini güzel anlatm?ş doğrusu..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  5. #5
    Ehil Üye nâme-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    1.460

    Standart

    ''Zelzele, küre-i arzın içinde inkılâbât-ı mâdeniyenin neticesi olduğunu ehl-i gaflet işâa edip, âdetâ tesadüfî ve tabii ve maksadsız bir hâdise nazarıyla bakarlar. Bu hâdisenin mânevî esbâbını ve neticelerini görmüyorlar; tâ ki intibâha gelsinler. Bunların istinad ettiği maddenin bir hakikati var mıdır?

    Elcevap: Dalâletten başka hiçbir hakikati yoktur.''

    burası aklıma geldi de o bakımdan...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kürsü Kuraklığın Tek Sebebi Küresel Isınma Değil
    By Abdüsselam in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.09.07, 11:26
  2. Küresel Isınma!!!
    By nursenam in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.07.07, 13:58
  3. Küresel Isınma'ya Karşı Ne Yapabiliriz?
    By SeRDeNGeCTi in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 05.05.07, 18:18
  4. Küresel Isınma Fotografları
    By GuRBeTKuSu in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29.04.07, 17:47
  5. Küresel Isınma ve Yapabileceklerimiz
    By aşur in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 03.03.07, 23:47

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0