+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Dua Estetiği

  1. #1
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart Dua Estetiği

    SENAİ DEMİRCİ
    Rabb'imiz Mûsa Aleyhisselâm'a sormuştu: "Elindeki nedir?" Mûsa Aleyhisselam
    ise "Bu asâmdır" demiş ve sonra açıklamıştı, "ona dayanırım, onunla
    hayvanlarıma yaprak silkelerim..." Pekâlâ, Mûsa Aleyhisselam da biliyordu ki
    Rabbi elindekinin ne olduğunu bilir. Üstelik asânın dayanmaya yaradığını,
    hayvanlara yaprak silkmekte kullanıldığını, her şeyi bilen Alîm-i Küllî
    Şey'e ayrıca söylemesi fazla değil mi? Hayır, fazla değil; hatta eksik gibi.
    Çünkü Sevgili'nin huzurunda olunca laf uzatılır, uzatılmak istenir. Daha çok
    huzurda kalmak için yeni yeni konular açılır. Huzurda iken, konuşulanın ne
    olduğu önemli değildir; önemli olan konuşmaktır. Çünkü konuşmak huzurda
    kalmayı uzatacaktır. Dua da böyledir işte, kulun Rabb'iyle söyleşmesidir.
    İster ayakkabımızın kaybolan bağcığı gibi sıradan bir şey için, ister ebedî
    hayat gibi en başta gelen hacetimiz için dua etmek Rabb'in huzurunda kalma
    vesilesidir... Mümin için dua etmek, duanın kabul olup olmamasından daha
    önce gelir. Çünkü dua, içeriği ne olursa olsun, sonucu nereye varırsa
    varsın, Sevgilinin huzurunda kalmaktır. Yani ki, duanın kendisi duanın
    sonucundan önemlidir, önceliklidir.
    * * *
    Dua ediyor olabilmek de, O'na muhatap olmayı, O'nu muhatap olarak bulmuş
    olmak gibi eşsiz ayrıcalıkları içerdiğine göre, çok önemli ve öncelikli bir
    duanın kabul edilmiş halidir. Dua edemeyen, dua edemediğinin farkında
    değildir; dua etmek için dua etmek gerektiğini bile bilemez. Dua edemeyen,
    dua edememekle neyi kaybettiğinin farkında değildir; bir şeyi kaybettiğini
    bilmeyen ise aramaz, aramadıkça bulamaz, bulsa bile eline almaz. Öyleyse,
    dua edebiliyor olmakla, nasıl derin bir kuyudan çıkarıldığımızı görelim. Dua
    eden adam bilmeli ki, dua ediyor olmakla, kaybettiğini bulmuştur,
    kaybettiğini bile bilmediği bir kaybını bulmuştur, eksikliğini bile
    çekemeyecek kadar gafil olduğu bir eksiğini tamamlamıştır. Birileri hakkında
    dua etmiş olmalı ki, dua edebiliyor.
    * * *
    "İnsanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım, beni beslesinler
    diye değil..."
    Kulluk, Rab tarafından rızıklandığını bilmekle başlar. İnsanın secdesi
    tevekkül seccadesinde gerçekleşir. Kul alnını yere değdirdiğinde, Rabb'inden
    başka kimseye muhtaç olmadığını kabullenir. Secde ile sadece kafasını değil
    varlığını da toprağa indirir. Rabb'inin kendisine verdiğinden şüphesi olanın
    secdesi tam değildir; alnı yerde olduğu halde, aklı yukarıda kalmıştır.
    "Yalnız Sana kulluk edelim diye yalnız Senden yardım dileriz!" dedirttiğine
    göre Rabb'imiz, kulluğumuzu O'na yardımmış gibi görmek yerine, O'nun bize
    yardımı olarak bilmeliyiz.
    * * *
    "Kim kötü bir iş işler, nefsine zulmeder de, sonra/gecikerek tövbe ederse
    Allah'ı Gafûr ve Rahîm olarak bulur." Aziz Mahmud Hudâyî, bu ayeti
    yorumlarken, tövbenin pek dikkat edemediğimiz bir inceliğine dikkat çeker.
    İnsan kötü işi bedeniyle yapar, eliyle gerçekleştirir, açık bir eylem koyar
    ortaya. Tövbe ise dille yapılır, hatta dile gelmeden de yapıldığı olur.
    Hüdâyî Hazretleri, işte bu farkı hatırlatarak, fiilen yapılan isyanın sözle
    yapılan itaatle affedilmesindeki lütfu gözler önüne seriyor.
    * * *
    Bir dostumdan duymuştum: "Allah, kendisi için terk ettiğiniz şeyleri terk
    ettiğinize sizi sevindirsin." Hayatın özünü yakalayan bir yakarış bu. Çünkü
    her an bir tercihte bulunuyoruz; bir tercih bize bin terk edişi yaşatıyor.
    Rabb'imizin rızası için tercih ettiklerimiz ne çok terki gerektiriyor. Bir
    helâl için bin haramdan yüz çeviriyoruz. Sözgelimi, bir kadını kendimize
    helâl ederken, diğerlerini terk ediyoruz. Bir erkeği kendimize eş seçerken,
    başka bütün erkeklerden yüz çeviriyoruz. Eşlerin birbirleri için böylesi
    sözel ve fiilî dualarda bulunması gerekir. Başkalarını terk ederek kendisi
    eş olarak tercih edilen bir kadın ya da erkek, eşini kendisi için terk
    ettiklerini terk ettiğine memnun etmek için elinden geleni yapmalı.
    * * *
    Fatiha, dilimize değen en güzel duadır. Duayı kabul edecek olan Zâtın
    dilimize dua vermesi, bize yakarış temrinleri yaptırması, O'nun o duaları
    çoktan kabul etmeye hazır olduğunu gösteriyor değil mi? Dua ile duanın
    kabulü arasında sadece o duanın dilimize değmesi bahanesi var. Adı üzerinde
    "açılış"tır Fatiha; varlığın yüzünü Var edene çevirir, bize ötelerle "ağız
    birliği" ettirir. Bize verileceklerin hepsi Fatiha'da saklıdır; tek Fatiha
    ile istediklerimiz bize verilse yeter aslında. Bizi yokluğun dehşetinden
    alıp kimsenin yapamayacağı iyiliği yapan Rabb'imiz, Fatiha ile kendimiz için
    neyi istemenin hayırlı olduğunu öğretir bize ve onları kendisinden istetir.
    Vermek istemeseydi, ısrarla istememizi ister miydi?*
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  2. #2
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart

    Acizliğin anlaşıldığı noktada; sığınmaktır dua.

    Yapamadığımı yapacağımı itiraf etmektir.
    Muhtaç oldugumun farkına varmaktır dua.
    Kendi çabalarının son çırpınışlarıyla birlikte içimde yükselen bir
    yöneliştir.
    Rahmetin kapısını o Rahman'a teslim olarak çalmaktır.
    Issız, yapayalnız çöllerde Hacer'in su için koşturmasıdır.
    Yunus'un (Aleykümselam), geceyi ve denizi alemlerin Sahibine teslim
    etmesidir dua.
    Karıncanın yuvasına yem taşıması, arıların çiçekleri gezmesidir.
    Suya muhtaç toprağın çatlaması,
    Tohumun, filize, renge, çiçege bürünmek istemesidir.
    Güneşin, toprağın, suyun ve tohumun ağaç olmak istercesine bir vaziyet
    almasıdır.
    Göğün yıldızlarla süslü yüzüne bakarak O'nu (c.c) anlamanın adıdır dua.
    Çaglayanların şırıltısında O'nu (c.c) duymaktır.
    Bir gece vakti yalnızlığın sessizliğini dinlerken O'nun (c.c) sesini
    işitmeye
    çalışmaktır.
    Rahmeti görememenin Cehenneminden çıkmak için o rahmetin Sahibine
    sığınmaktır
    Şu küçük, şu güçsüz benliğimi alemleri döndürene teslim etmektir.
    "Ne olur Sen benim için alemimi degiştir" demenin bir başka adıdır.
    Ve kendime O'nu (c.c) anlatmanin en sirin yoludur dua.
    Sen işitensin, Sen görensin, Sen beni bilensin, Sen verebilensin, Sen
    yapabilensin,
    Sen paylaşabilensin, Sen dostsun diyebilmektir.
    Ve hiçliğin aynasında o Şems-i Ezeli'ye bağlanmaktır dua. *

    Ayırma Ey Güzelll RABB'İMİZ bizleri SANA tam teslimiyetten,ennn ihlaslı yakarışlardan...(Amin)
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  3. #3
    Dost aslimnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    34

    Standart

    ne güzel ifade etmişsiniz eksik olmay?n

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hristiyan estetiği çelenk
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 17.09.11, 23:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0