+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Gözyaşının Gücü ve Tevbe

  1. #1
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart Gözyaşının Gücü ve Tevbe

    *Evet bazi $eyleri, aglayamayanlar anlamazlar. Gizliliklerde gözya$i
    dökmeyen fertlerden olu$an toplumlar, a$ikare gözya$i dökmek zorunda
    kalabilirler. Cünkü cözüm icin gayret edilmeyen günah ve hatalar toplumu
    kaplar, büyük bela ve musibetlerin gelmesine sebebiyet verebilir.
    ***

    Gözya$i belki cogu defa üzüntüyü ve bazen de sevinci hatirlatir. Ama
    gözya$inin cogu defa göremeyip farkinda olamadigimiz yönleri de vardir.
    Bunlardan 1isi, hata ve kusurlarimiza pi$man olup Rabbimiz'den af dileme ve
    tövbe icin dökülen gözya$idir. Bu, günahlari temizledigi gibi icimizdeki
    haset, kin ve öfke gibi kötülükleri de temizleyerek ki$iye huzur verir.

    Necip Fazil'in Reis Bey eserinin, benim icin en önemli mesaji
    "aglayabilseydiniz anlardiniz" olmu$tur. Evet bazi $eyleri, aglayamayanlar
    anlamazlar. Gizliliklerde gözya$i dökmeyen fertlerden olu$an toplumlar,
    a$ikare gözya$i dökmek zorunda kalabilirler. Cünkü cözüm icin gayret
    edilmeyen günah ve hatalar toplumu kaplar, büyük bela ve musibetlerin
    gelmesine sebebiyet verebilir.

    Gözya$i ile yumu$amayan kalpler katila$ir, ta$ gibi belki ta$tan daha kati
    hale bile gelebilir. Böyle 1baglamda Rabbimiz; "Sonra bunun arkasindan
    kalpleriniz katila$ti. $imdi onlar ta$lar gibi, hatta daha duygusuz; cünkü
    ta$larin öylesi var ki icinden nehirler kayniyor, öylesi var ki catliyor da
    bagrindan sular fi$kiriyor ve öylesi de var ki Allah korkusundan yerlerde
    yuvarlaniyor. Sizlerin neler yaptigindan Allah gafil degildir" (Bakara,
    2/74) ihtariyla dikkatlerimizi cekmektedir.

    Dua, yakari$ ve gözya$i, Allah'in rahmet ve magfiretinin tecellisi icin
    kacinilmazdir. Kulun Allah huzurundaki degeri yakari$ ve takvasi iledir.
    "(Resulüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmaniz olmasa, Rabbim size ne diye deger
    versin? (Ey inkarcilar! Size Resul'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan
    saydiniz; onun icin azap yakanizi birakmayacaktir!" (Furkan, 25/77). Evet
    kullarin Allah huzurundaki degeri ancak onlarin kulluk ve yakari$lari ile
    belirir.

    Aksi durumda Rabbinden uzakla$an insan, kendine de yabancila$ir. Kendine
    yabancila$an insan huzur ve mutlulugu di$arida aramaya ba$lar. Böylelikle
    sonu gelmez 1ihtiras ve aldani$a dalan insan kendine yazik eder. Hatta
    Allah'a kul olma yolundaki insanlar bile kendilerine yazik etmektedirler. Bu
    hususta Rabbimiz, "Sonra bu kitap'i kullarimizdan sectigimiz kimselere miras
    birakmi$izdir. Onlardan kimi kendine yazik eder, kimi orta davranir, kimi
    de, Allah'in izniyle, iyiliklere ko$ar. I$te büyük lütuf budur" (Fatir,
    35/32) ayetiyle durumu tasrih etmektedir. Hayirda daim olabilmek ve ilahi
    rizaya erebilmek icin iyiliklere ko$mak gerekir.

    Islam ve insanlik nazarinda degerli olabilmek icin, hata ve günahlardan
    sakinmak gerekir. "Allah yaninda en üstün olaniniz, (günahlardan) en cok
    korunaninizdir. $üphesiz Allah bilendir, her $eyden haberdar olandir"
    (Hucurat, 49/13). Günlük me$guliyetler, mutluluk arayi$lari ve eglence
    anlayi$lari ilahi gercekleri görmemizi engellememelidir.

    Gözya$i ve tövbe, insani 1kusur olan kibir, benlik $i$mesi ve gurura da
    engel olur. Yaraticisi kar$isinda acziyetini hisseden ki$i kibirlenebilecek
    1$eyinin olmadigini anlayacaktir.

    Gözya$i insanin gönlünü ve a$iri yüklenmeleri temizleyen 1özellige sahiptir.
    Bilindigi üzere üzüntü ve sevinc gibi a$iri duygulanimlarda beden belki de
    gayr-i ihtiyari olarak gözya$i ile tepki verir. Aglamak, insanin psikolojik
    yapisinda bozulan dengeleri düzenleyici 1fonksiyon icra eder.

    Hakikat kar$isinda gözlerin ya$armasi; imanli, ince ruhlu insanlarin
    vasfidir. "Peygamber'e indirilen (Kur'an)i dinledikleri zaman, onun hak
    oldugunu ögrendiklerinden dolayi gözlerinin ya$la dolup ta$tigini görürsün.
    Onlar: 'Ey Rabb'imiz iman ettik, bizi de $ahitlerden yaz' derler" (Maide,
    5/83).

    Toplum olarak gözya$i dökmeye mahkum olmamak icin, ferdi olarak tenhalarda
    tövbe ve gözya$i ile hatalardan uzakla$ip hayatimizi güzelle$tirmek
    temennisiyle…
    Dr. Hüseyin Emin Sert*

    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  2. #2
    Ehil Üye yakaza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    2.467

    Standart

    Benim örtüm GÜL kokar..



    Gül yüzlülerin kirini gülsuyu kokan gözyaşları alır&Ve damla ,damla gül dökülen ellerde gül kokusu kalır.
    Tohumu eken bilir,

    Göz yaşın döken bilir,

    Gül kadrin diken değil,

    Çileyi çeken bilir,

    Ve ey gözyaşım,

    Bulutuna sadık yağmurlar gibi gel, ve kadim bir dostu uğurlar gibi git Geceyi içine döken tomurcukların yeşiliyle gel; goncayı açılsın diye bekleyen bülbülün diliyle gitBülbüller konan dallarda yaprak gibi gel, ve derinlerde bendini yıkan bir ırmak gibi git. pişmanlık dolu yüreklerden sancılarla git

    Ve ağlamaktan korkma gözüm!..Ağla ki kirlenmiş olan vicdanın gözyaşınla yıkansın
    Ağlamak hassas ruhların ferahlama gayreti ve vicdan da yanan ateşi göz yaşlarıyla söndürme hamlesidir.

    MADEM Kİ GÖZYAŞI BİR KUTLU DEMDİR...AĞLAMAYI BİLEN GÖZLER İÇİN O BİR ERDEMDİR..



    Bir ateş düşünün, dumanı âh ile çıkar da külleri göz yaşına karışır yaHayat bir mum alegorisidir hani, mumun başındaki yanış gözde yaş olur da gözyaşı alevle barışır yaAlev can ipliğini yakınca, acıdır ki, bedenini eritir de mumun, su ile alev birbiriyle yarışır ya


    Gözyaşıdır ki yıkayarak yakar, yakarak yıkar. Arıtır ve eritir; temizler ve gizler Fazilettir, diyettir Bu yüzden denilir ki gözyaşı yiğitler kârıdır ve civanmertler vakarıdır.

    Şaire unuttuğu mısrayı bir gözyaşı hatırlatır, şehrazad üveyikler uçuran acıları bir gözyaşı anlatır. Sancılı damarlarda ölümcül çılgınlıkları gözyaşıdır okuyan satır satır. Toplasan gözyaşlarını âşıkın, dalgalı bir deniz olur; süzülürken bağrından, yakar geçer iz olur. Yalnız doğar gibi her insan, yalnız akar her damla ve yağmur yağmur gözyaşıyla ıslanır nisan.En son, yağmur kuşları konar kuşpalazı çocukların salıncaklarına, gözyaşı şefkat olur.



    BENİM DAVAM BEŞERİ DEĞİLKİ ÜMÜDİM KIRILGAN OLSUN

    Bütün boşluklarını sen doldurdun ömrümün Söylenmedik sözler yerine sen vardın yanımda. Sevdaya dair yeminlerden sonra sen vardın. Köhne zamanın direnci adına, acı çağların yaşlısı ve genci adına yine sen vardın. Dikenler gülden habersiz iken, gözler dilden de fersiz iken; zamanından geriye düşmüş acılar için, mânâda biçimleri yitiren sancılar için; aynalarda eriyen sırlardan taşarak, ucu kıyamete çıkan asırları aşarak; gerçekten daha gerçek kelamlarda ve Güzeller Güzelinden vuslat müjdeli selamlarda sen vardınHep sen vardın...

    Bir gözyaşı, gül mevsiminde güle karşı akarsa aşk olur adı; sevgiyi damıtır en derin yerinden. Suçlardan sonra tenha gecelerde akarsa tevbedir tadı; gönülleri arıtır en kara kirinden. Madem ki gözyaşı bir kutlu demdir, elbette bir erdemdir.

    Bir gözyaşı, bir cevherdir ateşten kaynayan ve alev gibi yanan. Özü sudur ama avuçta bir yalım, gönülde bir yangin olur.


    ALINTI




    ''Madem ben de bu vatanın evlâdıyım,bu vatanın saadetine hizmet etmek benim için farzdır.''

    Emirdağ Lahikası

    ...EN GÜZELİ SİNELERDE BİR YAD-I CEMİL OLARAK KALIP GİTMEK...


  3. #3
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Süleyman KÖSMENE
    Günahlar nasıl yanar?


    Abdullah Bey: “Bir şeyin günahlara kefaret olması ne demektir? Yani malumdur ki, günahın cezası Cehennemde çekilecektir. O günaha kefaret olacak bir hasene vs. olması, onun cezasını hafifletir mi? Ortadan kaldırır mı?”
    Dünyada bir yandan kendimizi mahşerdeki büyük mahkemeye hazırlarken, diğer yandan eşsiz bir yargılama sürecinin içinde yaşadığımızı çoğu zaman bire bir hissederiz. Bu gün bir dostumuza güleriz, yarın güldüğümüz başımıza gelir. Bu gün yaptığımız bir hatanın bedelini yarın aynı tür bir cezâ ile öderiz. Bu gün işlediğimiz bir günah, yarın burnumuzdan gelir. Bütün bunlar günahlarımıza, günah cinsinden birer kefarettir, yani bedeldir.
    Müslüman ecdadımız bu mânâları sözlerine nakşetmişler: “Gülme komşuna, gelir başına.” “Eden bulur!”, “Ne ekersen, onu biçersin.”, “Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına” gibi nice atasözleriyle ecdadımız Allah’ın adaletinin yaşadığımız dünya üzerindeki hâkimiyetini ve galibiyetini işlemişlerdir.
    Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, Müslümanların başlarına neden semavi tokatlar geldiğine dair bir soruya verdiği cevapta, bir hukuk kuralını hatırlatır: Büyük hatalar ve cinayetler geri bırakılır ve hesabı büyük merkezlerde görülür. Küçük cinayetler ise ivedilikle öne alınır ve küçük merkezlerde bir an önce görülür. Küfür ehlinin cinayetleri büyük olduğundan mahşerdeki büyük mahkemeye bırakılmakta; iman ehlinin ise küçük cinayet ve günahları genelde bu dünyada mahkeme edilmektedir.1 Nitekim Kur’ân, “Sana ne kötülük gelirse nefsindendir.” 2; “İyilikler kötülükleri giderir.” 3; “Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenlerin; işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhamet eder.” 4 gibi bir çok ayetiyle insanın başına gelen musibetlerin insanın kendi hatâsı sonucu geldiğini, musibetlere sabredenlerin ve tövbe edenlerin kötülüklerinin bağışlanarak iyiliklere çevrileceğini müjdeliyor.
    Şimdi konuyla ilgili Allah Resulü’nü (asm) dinleyelim:
    *“Allah kul için önceden manevi bir makam takdir etmiştir. Kul eğer ameliyle o makama ulaşamıyorsa, Allah ona bedeni, çoluk çocuğu ve malıyla ilgili bir musibet verir. Sonra da daha önce takdir ettiği makama ulaşması için onu buna karşı sabırlı kılar.”5
    *“Mü’min sıkıntıya tabi tutulur. Çünkü bir diken batışı veya ondan daha küçük bir musibetle veya bir ağrıyla sıkıntıya düşerse Allah bununla mutlaka onu bir derece yükseltir. Ve ağacın yaprağını döktüğü gibi onun günahını düşürür.”6
    *“Musibetler, yüzlerin karardığı Kıyamet Gününde sahibinin yüzünü ak eder.”7
    *“Allah bir kuluna hayır dilerse cezasını dünyada verir. Allah bir kuluna şer dilerse günahına karşılık ona ceza vermez. Tâ ki, kıyamet günü onu yüklenerek gelsin.”8
    Anlaşılıyor ki: Günahlara kefaret olarak verilen musibetler, eğer sabırla karşılanırsa günahları örterler, affettirirler, düşürürler, iyiliklere ve sevaba çevirirler. Yani kişiyi günah kirlerinden arındırırlar.
    Günah kirlerinden arınan kişi ise Allah’ın izniyle günahsız olarak dirilir, mahşere günahsız olarak gider, Allah’ın huzuruna günahsız olarak çıkar ve neticede Cehenneme değil, Cennete gider. Demek, Cehennem her günahkâr için zorunlu bir uğrak yeri değildir. Cenab-ı Allah, günahlarına pişmanlık duyan ve tövbe eden nice sabırlı kullarını affetmek, bağışlamak, musibetlerle terbiye etmek, arındırmak ve olgunlaştırmak sûretiyle, rahmetiyle muamele buyurmuş ve Cehennem azabından kurtarmıştır.
    Günahlarımıza karşılık tövbe ve istiğfar etmeliyiz. Tövbe ve istiğfar, Cehenneme giden yolda en büyük engeldir. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm): “Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir” buyurmakla, istenen “büyük arınmanın” tövbeyle mümkün olduğunu müjdelemiştir.
    Diğer yandan, Cenab-ı Allah’tan musibet istenmez şüphesiz. Fakat o takdir ederse sabretmeli ve hayır ummalıyız. Kurtulmak için de, varsa çareleri başvurmalıyız. Bu durumda her musibet, Allah’ın izniyle âhiret hesabına bize hayır getirecektir. Böylece hasenatımız artar, günahlarımız ise ya hafifler veya tamamen ortadan kalkar.
    1 Sözler, s. 158; 2 Nisâ Sûresi, 4/79; 3 Hûd Sûresi, 11/114; 4 Furkan Sûresi, 25/70; 5 Câmiü’s-Sağîr, 1/377; 6 Câmiü’s-Sağîr, 1/1208; Riyâzu’s-Sâlihîn, 38; 7 Câmiü’s-Sağîr, 3/3796; 8 Riyâzu’s-Sâlihîn, 43

    28.07.2009

    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  4. #4
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Alıntı delailinnur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Toplum olarak gözya$i dökmeye mahkum olmamak icin, ferdi olarak tenhalarda
    tövbe ve gözya$i ile hatalardan uzakla$ip hayatimizi güzelle$tirmek
    temennisiyle…
    Dr. Hüseyin Emin Sert*
    Ağla,ağla hiç durmadan ağla. Ağla göz yaşların ceyhun olsun. Ondan deryalar meydana gelsin ve buharlaşsın. Bulutlar arş-ı rahmana kadar ulaşsın. Arş ihtizaza gelsin sarsılsın. Ve Allah sorsun. Allah sorsun, bu bulut ne istiyor. O ses gelir benim kalbime uyanırsa, kalbime ulaşırsa başımı aşağıya doğru eğeyim ve diyeyim ki, “Ümmeti Muhammedin derdiyle ağlayan insanların göz yaşlarından meydana gelen bulutların ihtizazıdır Allah’ım.”...
    alıntı

  5. #5
    Gayyur zeyneb66 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    54

    Standart

    rabbim tövbesi kabul olan kullarından eylesin bileri inş

  6. #6
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Zeynep Tokuş, tasavvufa yöneldi

    Zeynep Tokuş, tasavvufa yöneldi. Tokuş’un bu değişiminde TRT ekranlarında yayınlanan “Ayrılık” isimli dizideki rol arkadaşı Ahmet Özhan’ın etkili olduğu öğrenildi.


    Jinekolog eşi Alp Nuhoğlu ile evliliğini 2 ay önce noktalayan Zeynep Tokuş, tasavvufa yöneldi.


    Tokuş’un bu değişiminde TRT ekranlarında yayınlanan “Ayrılık” isimli dizideki rol arkadaşı Ahmet Özhan’ın etkili olduğu öğrenildi. Dizi setinde sabahlara kadar Özhan’la sohbet eden Tokuş, yaşamını kökten değiştirmeye karar verdi.
    Tüm vaktini Mevlana’nın eserlerini okuyarak geçiren Tokuş’un yakın çevresine “Ahmet Özhan’ın gözlerine baktım ve derinlere indim, dünya gerçekten çok boş” dediği öğrenildi. Ahmet Özhan ise Vatan’a şunları söyledi: “Dizide birlikte oynuyorduk. insanlar tabi boş zamanlarında sohbet ediyor. Zeynep’in durumu o sohbetlerle oluşan elektrikten ve benim duruşumdan kaynaklanan bir şey” dedi. Herkes kendi gönlünde nasıl bir tatmin sahası bulursa onu ilerletebilir, kütüphanede kitaplarla dolu araştıralabilir."
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  7. #7
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Şaban DÖĞEN
    Günahı sebebiyle Cennete girenler


    Başlık size belki de garip geldi. “Günahı sebebiyle hiç Cennete giren kişi olur mu?” diyenleriniz olmuştur. İsterseniz bunun cevabını Sevgili Peygamberimizden (asm) verelim. Birgün Allah Resûlü (asm), “Mü’minlerden günahı sebebiyle Cennete girenler olacaktır” buyurmuştu. Sahabe hayretle, “Nasıl olur ya Resûlallah?” diye sordu. Allah Resûlü (asm) buyurdular ki: “Mü’min bir günah işler. İşlediği günahı unutamaz, kalbinde bir Allah korkusu meydana gelir. Sonra da bütün samimiyetiyle Rabbine yönelir. Bu suretle Allah katında makbul bir kul olur.”
    Tevbenin önemi işte burada. Tevbe günahı bütünüyle terk etmek, ondan pişmanlık duymak, bir daha o günaha dönmemekle olur. İşte burada günahkâr bir kimsenin Allah katında makbul bir kul olması tevbesi sebebiyledir. Sarhoş Bişr-i Hafî’yi, eşkıya Fudayl bin İyad’ı, faizci Habib-i Acem’i makbul birer kul yapan, evliyalar sırasına sokan tevbeleri değil miydi? Kur’ân da zaten tevbenin nasıl olması gerektiğini hatırlatarak, “Ey iman edenler! Allah’a tam bir ihlâsla, bir daha dönmemek üzere tevbe edin”1 buyurmaz mı?
    Hiçbir günahı olmadığı halde Allah Resûlü (asm), “Allah’a yemin ederim ki, ben günde Allah’a yetmiş defadan fazla tevbe ve istiğfar ediyorum”2 buyururken bizim kaç defa tevbe, istiğfar etmemiz gerekir?
    Evet, her an, her saniye tevbe ve istiğfara muhtacız. Farzları bihakkın yapamadığımız, haramlardan gerektiği gibi sakınamadığımız, yer yer şüphelere dalıp mâlâyâni, boş, lüzumsuz, hatta maddî ve manevî hayatımızı zehirleyen şeylerle ömrümüzü telef ettiğimiz için.
    Tevvab, Gaffar, Gafûr gibi bir Rabbi olduğunu bilen, “Allah tevbe edenin tevbesini kabul eder”3 gibi müjdesi olan insana tevbe müthiş bir kurtuluş kapısıdır. Nitekim başka bir âyetinde Rabbimiz, bunun bir kurtuluş ve rahatlama yolu olduğunu şöyle bildiriyor: “Hepiniz Allah’a tevbe edin, ey mü’minler, ta ki kurtuluşa eresiniz.”4
    Felâketin içinde boğulmak üzere olan bir insanın kurtulmayı düşünmemesi hiç mümkün mü? Maddî ve manevî hayatımızı mahveden kusur ve günahlarımız da böyle değil mi?
    Hz. Üstad’ın âdetâ bizler için yaptığı şu tevbe ve istiğfara ne kadar muhtacız:
    “Ey Hâlık-ı Kerimim ve ey Rabb-i Rahimim!
    “Senin Said [biz de kendi ismimizi zikrediyoruz] ismindeki mahlûkun ve masnuun ve abdin, hem âsi, hem aciz, hem gafil, hem cahil, hem alil, hem zelil, hem mûsî [isyankâr], hem müsinn [yaşlı], hem şaki, hem seyyidinden kaçmış bir köle olduğu hâlde, kırk sene sonra nedamet edip Senin dergâhına avdet etmek istiyor. Senin rahmetine iltica ediyor. Hadsiz günah ve hatiatlarını [hatalarını] itiraf ediyor. Evham ve türlü türlü illetlere mübtelâ olmuş. Sana tazarru ve niyaz eder. Eğer kemâl-i rahmetinle onu kabul etsen, mağfiret edip rahmet etsen, zaten o senin şânındır; çünkü Erhamür-Rahiminsin. Eğer kabul etmezsen Senin kapından başka hangi kapıya gideyim? Hangi kapı var? Senden başka Rab yok ki dergâhına gidilsin. Senden başka hak mabud yoktur ki; ona iltica edilsin!”
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  8. #8
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart

    Arkadaş! Küfür yolunda yürümek, buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve daha tehlikelidir. İman yolu ise, suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir.

    Meselâ: Bir insan, gövdesinin cihât-ı sittesini güneşlendirmek istediği zaman, ya bir Mevlevî gibi dönerek gövdesinin her tarafını güneşe karşı getirir veya güneşi o mesafe-i baîdeden celple gövdesinin etrafında döndürecektir. Birinci şık, tevhidin kolaylığına misaldir. İkincisi de, küfrün zahmetlerine misaldir.

  9. #9
    Müdakkik Üye !bR@h!M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Orta dünya'da ayrıkvadi
    Mesajlar
    748

    Standart

    Bir kaç damla gözyaşı,halisane bir niyet,samimi bir yürek,haya eden bir yüz,pişman olmuş bir kalp.Allah-u teala başka ne ister ki kulundan?
    Bana sen niçin şuna buna sataştın diyorlar farkında değilim.Karşımda müthiş bir yangın var,alevleri göklere yükseliyor içinde evladım yanıyor,imanım tutuşmuş yanıyor.O yangını söndürmeye,imanımı kurtarmaya koşuyorum.Yolda biri beni kösteklemek istemişte ayağım ona çarpmış,ne ehemmiyeti var?O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?Dar düşünceler,dar görüşler...

    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Gözyaşının tadı nasıl?
    By ıslak seccadem in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 29.04.13, 19:20
  2. Dokunmanın Gücü
    By Beste-i Rana in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.01.09, 15:24
  3. Peçetelerin Gücü
    By slim in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.09.08, 15:13
  4. Duanın Gücü
    By visal in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 28.10.07, 21:49

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0