+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: Televizyonsuz Hayat

  1. #1
    Pürheves Çeşm-i Giryân - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    SİDRE
    Mesajlar
    272

    Arrow Televizyonsuz Hayat

    Günümüzdeki çoğu âile, gençlik dizileri ve programları; anarşi seviyesine ulaşan ahlaksızlık, terbiye dışı şakalar ve âile hayatını yerle bir eden içeriklerle yayınlamakta. Şiddet, sapıklık, sapkınlık, materyalizm, İslâmi olmayan ve İslâm karşıtı yayınla televizyonları, televizyonlar da hayatımızı kirletmeye ve karartmaya devam ediyor.

    Dîni kanallar kendi hazırladıkları programlara dikkat etmeye çalışsalar da yayınladıkları reklamların kaynaklarına, içeriklerine müdahale edemiyorlar ve bilinçaltınızın ahlak damarlarını çatlatmaya yardımcı oluyorlar. Hollywood ve taşeronları için bu zaten en büyük vazife: Ahlâksızlık, dinsizlik, düşmanlık vs.
    Âilelerin çocuklarının dünya ve âhiretleri için her zaman olduğundan daha fazla dikkate ihtiyaçları var.


    TELEVİZYONDAN KURTULUN!

    Hayır, radikal bir karar değil bu! Araştırmalara göre âilelerin %73’ü çocuklarının televizyon izlemelerini sınırlamak istiyor. Ve yüzlerce, binlerce âile bunu zaten yapıyor. Ve hâlâ milyonlarca evde televizyon yok. Bu size zaman kazandırır. Eğer bunu bir başarırsanız, bize inanın, bir daha özlemeyeceksiniz!


    Bir baba, uzun süreli bir İslâmi programa gittiklerinde âilecek televizyon izlemediklerini dönüşlerinde de televizyonu kaldırdıklarını ve 16 ay geçmesine rağmen hala televizyonu aramadıklarını söylüyor. Böyle yapan kimse o şeyi tekrar özlemez! Âilesinden kimsenin televizyon istemediğini söylüyor.


    Daha fazla âile içi iletişim, kitaplar, bilgisayar ve internet televizyonun yerini almış bile! TV’de bir sürü haram programlar var. Normal olarak televizyon izleyen bir çocuk haftada en az 27 saat televizyon karşısında şiddet ve cinsellik sömürülerine maruz kalıyor ve ahlâkı, psikolojisi bozuluyor. Bir araştırmaya göre 450 ilköğretim seviyesinde çocuğun %65’inin ayda en az bir kere aşırı cinsellik içeren programlara maruz kaldıklarını gösteriyor. Sizce buna değer mi? “Karşı koyamıyorum!” diyorsanız, televizyonsuz yaşamak en iyisi.

    Bu konuda sıkı düşünün. Öncelikle eşinizle ortak karar verin. Eğer yetişkin çocuklarınız varsa onların da bu karara ortak olmaları daha iyi olacaktır.


    İSLÂMİ PROGRAMLARI DESTEKLEYİN!



    Müslüman çocuklar ve gençler için piyasaya İslâmi program çıkaran firmalar var. Dünya, televizyonu kapattırmaktan ibaret değil! Televizyonun kendisi kötü değil, içerisindeki programlar bu teknolojik nîmeti kötüleştiriyorlar; bunun da altını çizelim.


    Milyonlarca televizyonun, kablolu kanalın, yayıncıların hayatınıza, fikirlerinize çocuklarınıza zarar vermesine izin vermemelisiniz! Müslümanlar kendi inançlarına uyan hayat tarzlarını oluşturup desteklemekle mecbur ve mükellefir! İslâmi ürünleri alıp, destekleyerek, yatırım yaparak onların büyümelerine daha güzel çalışmalar yapmalarına yardımcı olmalısınız!


    CAMİ ZİYARETİNDE BULUNUN, ESKİ MEMLEKETİNİZİ GEZİN!



    Dışarıda çocuklar için keşfedilecek kocaman bir dünya var. Çocuklarımızın Müslüman ümmetindeki iyileri ve kötüleri bilerek büyümelerin isteriz. Bazı tarihi mekânları gezdirip, yakın ve uzak tarihimizi onlara öğretin! Çok masraflı olur mu diyorsunuz? Keyif için gezmeleriniz, televizyona, telefona verdiğiniz taksitleri düşünün. Ve onların sizden aldıklarıyla, bunların size vereceklerini hesap edin! Bizce hiç de pahalı değil!


    Ayrıca her ay bulunduğunuz ildeki, yakın ilçenizdeki bir camiyi, türbeyi ziyaret edebilirsiniz. Buradaki ana fikir televizyona “öldürecek zaman” bırakmamaktır.


    NETİCE


    Bugün televizyon tam olarak sizinle çocuklarınız arasında duruyor. ‘Televizyonkoliklik’ sadece çocuklara has bir şey değil, ebeveynlerde de sıklıkla görülen bir şey. Kendinizi kontrol etmediğiniz sürece, çocukları kontrol etmeye çalışmanız boşunadır!

    İnsanlara iyilik etmelerini emrediyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Ve kitabı okumaktasınız siz. Aklınız mı yok, düşünmez misiniz?(Bakara, 44)

    Siz Kitâbı okuyor olduğunuz hâlde, insanlara iyiliği emredip de kendinizi unutuyor musunuz? Hiç akıl erdirmez misiniz?
    (Bakara, 44)

    Sual: En mühim hakaik-i Kur’âniye ve îmaniye ile meşgul olduğun halde neden onu muvakkaten bırakıp en ziyade mânâdan uzak olan huruf-u hecâiyenin adedlerinden bahsediyorsun?


    El-cevab: Çünkü Bu meş’um zamanda Kur’ân’ın bir temel taşı olan hurûfuna hücum ediliyor ve onun tebdiline çalışılıyor!


    (Rumuzat-i Semaniye, 50)


  2. #2
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Çok çok doğru..Yeni Asya gazetesinde bi köşe yazar? şöyle yazm?şt?:
    "Bu zamanda ,televizyonlu odadan televizyonsuz odaya geçmek,bir nevi hicrettir" ..Bu söz bana çok doğru gelmişti..Uzun uzun düşündürmüştü..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  3. #3
    Vefakar Üye mislimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    317

    Standart

    çok şükür ben kurtuldum say?l?r yolun yar?s?n? geçtim

    çocuklar olmasa dinleseler bi

    tamamen bitecek

  4. #4
    Vefakar Üye mislimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    317

    Standart

    hafta içi kanallar dini kanallar ve küçüğüm için yumurcak tv haricindekiler siliniyor

    ama hafta sonu aç?l?yor tekrar

    inşallah o nlarda biter büyük yavrumda bir gün s?k?l?r iğrenir

  5. #5
    Ehil Üye canan** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1.018

    Standart

    televizyon izlemek ayn? interneti kullanmak gibi kişinin insiyatifine bakar.. yani yararl? olduğu yönlerini de unutmamak laz?m.
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz,
    Müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz...
    hadis-i şerif

    Usandım, boşyere hep gitmeler, gelmelerden;

    Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden..

    n-f-k


  6. #6
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    Alıntı canan** Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    televizyon izlemek aynı interneti kullanmak gibi kişinin insiyatifine bakar.. yani yararlı olduğu yönlerini de unutmamak lazım.
    yararı olsada tehlikeye nisbeten o fayda terk edilebilir

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  7. #7
    Vefakar Üye mislimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    317

    Standart

    kesinlikle kat?l?yorum

  8. #8
    Dost zeynep sude - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    11

    Standart

    allaha şükür b?rakt?k. odam?z ufak diye mutfağa koyduk televizyonu güzel bir radyo dinlemeye başlad?k şimdi zaman?m?z öyle bereketlendi ki şimdi anl?yorum telvizyon insan?n ne kadar vaktini ald?ğ?n? herkesede tavsiye ediyorum
    EY ALLAHIM SENDEN BAŞKA HİÇBİR ŞEYİ OLMAYAN BEN SENDEN BAŞKA HERŞEYİ OLANA ACIRIM

  9. #9
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    en rahas?z edici hali de tv'nin, misafir gittiğimiz yerde, nahoş görüntülere müdahele edilememesi!
    insanlar misafir gittiğinin bile fark?na varm?yor..
    herkesin ağz? aç?k tv'ye bak?yor..
    o zaman evde de tv izleyebilirdi, o misafir, niye başkas?n? ziyarete gitti ki?
    asl?nda bunlar görgü kurallar?na da ayk?r?..

  10. #10
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Evimizdeki Truva At?
    Veli S?r?m

    Birbiriyle alâkas?z gibi görülen üç konudan bahsetmek istiyorum. Bunlardan ilki, bir Yunan efsanesi. Truval?lar ile Spartal?lar aras?nda yaklaş?k on y?l süren kanl? bir savaş yaşan?r. Bu savaş?n detaylar?n? aktarmayacağ?m. Ama Helena isimli bir kad?n yüzünden ç?kt?ğ?n? söylemekle yetineceğim.

    Spartal?lar bu on y?ll?k uzun süreye rağmen Truva surlar?n? aş?p şehre giremezler. Çok kay?p verdikleri bu savaş?, bir hileye başvurarak bitirmek isterler.

    Plâna göre Spartal?lar savaş? art?k b?rak?p, evlerine dönecekleri izlenimi verirler. Bunu yaparken de güya Truval?lara bir jest yapmak, gösterdikleri başar?y? takdir ettiklerini sergilemek için bir hediye vermek isterler. Haz?rlad?klar? hediye ahşaptan yap?lm?ş dev bir at heykelidir.

    Truval?lar bir yandan on y?ll?k savaş?n bitmesinden doğan sevinç, diğer yandan zafer kazanma sarhoşluğuyla yap?lan hilenin fark?na varamazlar. Truval?lar hediyeyi kabul ederek kutlamalara başlarlar. Gece herkes uyuduğunda, tahta at?n içine ustal?kla gizlenmiş olan Sparta askerleri d?şar? ç?karlar ve şehri kolayca ele geçirirler. Akşam “ZAFER” ç?lg?nl?ğ?yla uyuyan Truval?lar, sabah “ES?R” olarak uyan?rlar.

    Bahsedeceğimiz ikinci konunun da en önemli aktörü “Truva At?.” Ama bu at Turuval?lar? gafil avlayan at değil, 21. yüzy?la, her an yaşad?ğ?m?z zaman diliminde varl?ğ?n? sürdüren bir at. Tahtadan değil, dijital bir at. Bilgisayar çağ?na ait bir at.

    Az-çok bilgisayar kültürü olan, internetle sanal âleme giren herkesin mecburen bildiği ve tan?d?ğ? bu at?n ismi “Trojan Horse.” Tercümesi, az önce zikrettiğimiz “Truva At?.”

    Truva At?, Microsoft firmas?n?n internet sitesinde “Yararl? gibi görünen ancak asl?nda zarara yol açan bir bilgisayar program?” şeklinde tan?mlan?yor. Ard?ndan bu yararl? gibi görülen zararl? programlar konusunda şu bilgiler aktar?l?yor:

    Truva atlar?, yararl? yaz?l?mlar gibi görünen bilgisayar programlar?d?r. ?nsanlar?n, meşrû bir kaynaktan geldiğini düşündükleri bir program? açmaya yöneltilmeleri yoluyla yay?l?r. Masum ve çok küçük görünseler de zararlar? çok fazlad?r. Güvenliğinizi tehlikeye atar ve pek çok zarara yol açarlar.

    Trojan, yani Truva At? kendisini zarars?z bir program gibi (örneğin bir oyun ya da yard?mc? program) gösteriyor. Görünümü ve ilk çal?şt?r?ld?ğ?ndaki aktivitesi zarars?z bir program gibi. Çal?şt?r?ld?ğ?nda verileri silebiliyor veya bozabiliyor.

    Uzmanlar, böylesi sinsi bir düşmana karş? bilgisayar kullan?c?lar?na çok önemli ve ibret dolu tavsiyelerde bulunuyor. “Hiç bir Truva At?, siz izin vermediğiniz takdirde sizin bilgisayar?n?zda çal?şmaz” dedikten sonra, bu tehlikeden korunabilmek için gayet kolay bir yöntem sunuyorlar: “Tan?mad?ğ?n?z kişilerden gelen hiç bir dosyay? almay?n.”

    Bahsedeceğimiz üçüncü ve son konunun ana aktörü bir at değil. Ama gördüğü görev ve açt?ğ? yara çok daha derin ve ağ?r. Çünkü hedefte biz var?z. En çok sevdiklerimiz, anne-babam?z, eşimiz veya çocuklar?m?z var. Mutlu insanlar?n kaynağ? olmas? gerekli olan “Aile” kurumu var.

    Ancak bu “Truva At?”n? içimize düşmanlar?m?z atmad?. Bilgisayar korsanlar? sanal dünyadan göndermediler. O modern Truva At?’n?, yani “Televizyonu” kendi ellerimizle ald?k, aile surlar?n?n giriş kap?s?ndan, özene-bezene, en küçük bir endişe dahi duymadan içeri geçirdik. Yuvam?z?n emniyet ve güvenini hiçe sayarcas?na, evimiz başköşesine koyduk.


    Evimizdeki Truva At? neler yap?yor?



    Her şeyden önce beynimizi ele geçiriyor. Ondan sonra elimizdeki kumanda cihaz?n?n hangi tuşuna, ne zaman, ne kadar basmam?z gerektiğini dikte ediyor. Ve biz, kumandaya hükmettiğimizi düşünüp kendi kendimizi avutuyoruz. “Efendi” konumundaki cam kutu önünde, günde ne kadar süre el-pençe divan duruyoruz dersiniz?

    RTÜK taraf?ndan en son 14 ilde gerçekleştirilen, 15 ve daha yukar? yaştaki toplam 4 bin 606 kişinin kat?ld?ğ? “Televizyon ?zleme Eğilimleri Araşt?rmas?”na göre televizyon seyretme süresi hafta içi ortalama 5.09, hafta sonu ise 5.15 saat. Bir diğer ifadeyle, Yüce Rabbimizin bize her gün hediye ettiği 24 saatin beşte biri heder olup gidiyor.

    Beynimize hükmeden televizyonun en önemli icraatlar?ndan birisi, beynin en temel ihtiyaçlar?ndan birisi olan “bilgi” ve “öğrenmeyi” bizim için en az?l? düşman hale getiriyor. Veya fark?nda olmadan bize öyle telkin ediyor.

    Televizyon, aile fertlerini birbirlerine yabanc?laşt?r?yor. Aile içi diyalogun zay?flamas?, hattâ kopmas?na varan felâketlere kap? aral?yor. Ayn? odada, ayn? ekrana bak?p da, birbirlerinin yüzünü görmeye hasret nice aile bireyleri, bir tür ailecilik veya evcilik oynunu oynamaya başl?yorlar.

    Aile içindeki fertleri birbirinden ay?ran ve uzaklaşt?ran televizyon, akrabalardan, komşulardan ve dostlardan da kopar?yor. Unutturuyor. Neredeyse bir telefon edip, hal-hat?r sormaya bile izin vermiyor, f?rsat tan?m?yor.

    Televizyonun belki en savunmas?z kurbanlar? çocuklar. Yani gözümüzün nuru, gönlümüzün sürur kaynaklar? olan evlatlar?m?z? kendi ellerimizle canavara gönüllü teslim ettiğimizin fark?nda değiliz. Dahas?, pek çok anne veya baba, tazecik fidanlar?n? bir çocuk bak?c?s? gibi televizyonun kucağ?na teslim ediyor. Çocuklar?n hemen her türlü program? kontrolsüzce seyretmeleri, ruh dünyalar?nda tamir edilmez yaralar aç?yor.

    Televizyon seyreden çocuklar?n hayal güçleri gelişmiyor. Her şeyi haz?r paket halinde almaya ve uygulamaya küçük yaştan itibaren al?ş?yorlar. Çocuklar izledikleri filmlerden, çizgi filmlerden her şeyi haz?r olarak al?yorlar ve zihinleri gün geçtikçe tembelleşiyor. Her şeyini televizyondan almaya, her şeyini televizyonla paylaşmaya başl?yor. Aile içinde olsa bile, kendini diğer aile bireylerinden soyutluyor. Yaln?zlaş?yor ve bu yaln?zl?ğ?n? sadece televizyonla doldurmaya çal?ş?yor.

    Yabanc? kültürler doğrultusunda haz?rlanan televizyon programlar?, çocuklarda farkl? etkilenmeler meydana getiriyor. Çocuklar kendi öz kültür ürünleriyle değil, başka ülkelerde üretilen kahramanlar ve farkl? değerlerin işlendiği programlarla büyüyorlar.

    Televizyon çocuklar?n dil gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Gerek yabanc? ve gerekse yerli programlarda Türkçenin s?kça yanl?ş, kötü ve yabanc? özentili kullan?lmas?, argoya her f?rsatta yer verilmesi, çocuklar? ileriki yaşlara kadar etkileyecek seviyede olumsuz yönde tesir ediyor.

    Televizyon sağl?k aç?s?ndan da büyük tehlike arzediyor. Uzmanlara göre televizyon karş?s?nda saatler boyunca oturan, hareketsiz duran, bu da yetmezmiş gibi sürekli bir şeyler at?şt?ran çocuklar veya ebeveynler kireçlenmeden şeker hastal?ğ?na, şişmanl?ktan psikolojik hastal?klara kadar pek çok hastal?ğa yakalanma riskini taş?yor.


    Elektrik kesildi, evler ayd?nland?


    Televizyonun girdiği hanede yapt?ğ? tahribat ve açt?ğ? yaralarla ilgili daha pek çok problem say?labilir. Bu problemleri fark?na varabilmek belki zor görünebilir. Belki as?l zorluk var olan problemleri görebilmektir. Zihninizi biraz zorlaman?z bu yönde baz? ipuçlar?n? gözünüzde canland?rabilir.

    Şöyle ki: Bir akşam vakti ailenizle birliktesiniz. Tabiî her zaman olduğu gibi, televizyonuz aç?k. Ailenizin her ferdi, hipnotize edilmişçesine gözünüz televizyon ekran?na adeta çelik halatlarla bağlanm?ş. Birden herkesin koro halinde bağ?rarak tepki gösterdiği bir gelişme oluyor. Elektrik kesililiyor. Basit ve s?radan bir gelişme. Ama tüm ailenin tepkisi çok büyük.

    Aradan beş dakika gibi “çok uzun” bir süre geçiyor. Hâlâ büyük bir sab?rla elektriğin gelmesini bekliyorsunuz. Alt?nc? dakikada (herkese göre değişebilir) yine gelmiyor. Belki biraz da ümidinizi kaybediyorsunuz. Derken, aile büyüklerinizden birisi, birden geçmiş y?llara dair baz? an?lar?n? dile getirmeye başl?yor. Elektriklerin olmad?ğ?, gaz lambalar?yla evlerin ayd?nlat?ld?ğ? günlerden söz ediyor. Derken, aile bireyleriniz güzel güzel konuşmaya, paylaşmaya, şakalaşmaya ve eğer varsa dedelerle torunlar oynaşmaya başl?yor. Sanki herkes yeniden doğmuş gibi, uzun bir ayr?l?ktan sonra nihayet kavuşmuş gibi bir tablo meydana sergileniyor. Çok geçmeden, sab?rs?zl?kla beklenen ve bir türlü gelmeyen elektrik de unutuluyor. Ama birden elektrik sanki yokluğunda yapt?klar?n?zdan dolay? sizi cezaland?r?rcas?na geliveriyor. Sanki ortal?ğ? ayd?nlatacağ?na, muhabbet ayd?nl?ğ?n? karanl?ğa gark ediyor. Elektriğin gelmesiyle, bir kenarda unutulmuş olan televizyonun hakimiyeti tekrar eline almas? aras?nda sadece birkaç saniye geçiyor. Sahne değişiyor, tablo başkalaş?yor.

    Bütün bu olumsuzluğa rağmen, elektriğin gitmesiyle gelmesi aras?ndaki dakikalarla ölçülen zaman dilimi, bir sonraki kesintide hat?rlanmak üzere büyük bir kazanç olarak elimizde ve zihnimizde kal?yor.

    Bu anlatt?ğ?m?z örneğin emsâlini, biraz az, biraz fazla hepimiz yaşam?ş?zd?r. Bu azl?k veya çokluğun derecesini, televizyona olan bağ?ml?l?ğ?m?z?n derecesi belirliyor. Zira bağ?ml?l?ğ?n şiddeti artt?kça, televizyonsuz anlar?n değeri ve k?ymeti daha da art?yor.

    Millet olarak televizyon bağ?ml?l?ğ?m?z veya köleliğimiz belki Bat? ülkelerininki kadar olmayabilir. Ama, RTÜK’ün tespiti bizim h?zla bu ülkelerin seviyesine ulaşt?ğ?m?z? gösteriyor. Tehlike çanlar? çoktan çalmaya başlam?ş durumda.


    Truva At?na isyan hareketleri



    Tam bu noktada, televizyon hâkimiyetinin en zirve noktalarda seyrettiği ABD’de 1995 y?l?nda başlayan ve yine ayn? durumdaki Bat? ülkelerinde h?zla yay?lan bir organizasyon var. Televizyon esaretinden kurtulmak ya da en az?ndan bu esareti ve bağ?ml?l?ğ? azaltmak gayesiyle baz? gönüllü aktiviteler düzenleniyor. Bunlardan en çarp?c? olan? ise, yine tüketim ç?lg?nl?ğ? karş?s?nda kurtuluş reçeteleri aray?ş? içinde bulunan Sade Hayat gruplar? taraf?ndan gerçekleştiriliyor. Her y?l Nisan ay?n?n son haftas?nda Kanada’da Japonya’ya, ?ngiltere’den Avustralya’ya kadar onlarca ülkede Televizyonu Kapatma Haftas? kutlan?yor.

    Bu haftan?n çok ilginç bir de slogan? var: “Turn off TV, Turn on life.” Yani, “Televizyonu kapat, hayat?n düğmesini aç!”

    Bu eylemin temel amac? insanlar?n y?lda bir hafta için de olsa televizyon karş?s?nda harcad?klar? zaman? azaltmak ve insanlar?n zihnine daha faydal? şeyler yapabilecekleri anlay?ş?n? yerleştirebilmek. Bu haftay? düzenleyenler ve destek verenler, insanlara şu mesaj? aktar?yorlar: “Sadece bir haftal?ğ?na televizyonunu kapat; sonra gör bak neler olacak!”

    Bat?daki Sade Hayat gönüllüleri, esarette kurtuluş yolunda birlik ve beraberlikten daha fazla güç kazanabilmek için, çevrelerindeki herkese telkinde bulunuyorlar. Bas?n-yay?n organlar?n?n yan? s?ra, bir tak?m duyurular ve ilânlarla “Gelin, TV kapatma gönüllüsü olun” çağr?s?nda bulunuyorlar. Çocuklar?n? yetiştirme konusunda titiz davranan ve hem çocuklar?n?n, hem de kendilerinin hayatlar?nda televizyonun meydana getirdiği olumsuz etkilerden kurtulmay? arzulayan bütün anne-babalar?, öğretmenleri, yazarlar?, çizerleri, yöneticileri, k?sacas? hayat?n her kesiminden insanlar? kendi çaplar?nda baz? önlemler almaya davet ediyorlar.

    2006 y?l? Televizyon Kapatma Haftas?, yine pek çok ülkede 26-30 Nisan tarihlerinde çeşitli etkinliklerle gerçekleştirilecek. Siz de, kendi şartlar?n?z çerçevesinde bu bir haftal?k terapiyi uygulayabilirsiniz. Eğer gerçekleştirebilir ve başar?l? olabilirseniz, bu tedavi süresini istediğiniz kadar da uzatabilirsiniz.

    K?sacas?, “Hayat?n düğmesini açmak” parmaklar?m?z?n ucunda.

    Gelin Truva at?n? fethedelim

    Bat? insan? y?llar öncesi teslim olduklar? Truva At?n? fethetmenin, evdeki hâkimiyetine son vermenin yollar?n? ar?yor. Büyük ölçüde başar?l? da olunuyor.

    Şimdi böylesi bir uygulama karş?s?nda, kendimize pay ç?kar?p ç?karmama noktas?nda bulunuyoruz. Peygamber efendimizin “?lim Çin’de de olsa gidip al?n” emri mucibince, kendi aile surlar?m?z?n içine sinsice s?zan televizyon Truva At?n? ele geçirmenin tam zaman?. Bir haftal?k çok uzun ve çok değerli bir yolculuk bizi bekliyor.

    Yoksa, fark?nda olmadan, t?pk? Truval?lar gibi akşam zafer sarhoşluğuyla yat?p sabah esir olarak kalkmaya devam m?? 

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bu hayat gidiyor, bâki bir hayat geliyor.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.05.15, 02:31
  2. Aşk ve Hayat
    By Tılsım in forum Şiirler
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 19.11.09, 20:17
  3. Mütevazi Hayat mı Hayırlı, Müsrif Hayat mı?
    By havf_reca in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.01.09, 15:51
  4. İslami Hayat Asıl Olan, Seküler Hayat Türedi Olandır
    By mirkat in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 15.12.08, 01:30

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0