+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Toptancı Akla Reddiye...

  1. #1
    Gayyur mana_iharfi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    113

    Standart

    Toptanc? akla reddiye


    Murat Türker

    ?N?ŞL? ÇIKIŞLI B?R hayat yaş?yoruz. Güldüğümüz de oluyor ağlad?ğ?m?z da… Yer yer bize umulmad?k f?rsatlar sunan hayat?, bir yük gibi s?rt?m?zda taş?d?ğ?m?z oluyor. Kabre doğru uzanan yolculuğumuzda her şey siyah ve beyaz tonlardan ibaret değil; yaşam haritam?zda gri alanlar da var.
    Bunun gibi hiç birimiz tam anlam?yla mükemmel değiliz; içimizde bütün yönleri kötü olan birileri de bulunmuyor. Kur’an, peygamberler için bile ‘zelle’den söz ediyor. En ac?mas?z kâtillerin bile merhamete geldiği anlar oluyor. Mü’minler kâfir, kâfirler mü’min s?fat? taş?yabiliyor.
    Kur’an d?ş?nda, içinde yaz?lanlar?n tamamen doğru ve hatadan âzâde olduğu bir kitap yok. Baştan ayağa yanl?ş olan bir kitaptan da söz edilemiyor.
    Yaşant?lar, insanlar ve kitaplar için geçerli olan bu kanun, beşer kârihas?ndan ç?km?ş tüm fikir ve doktrinler için de söz konusudur. Dünya, tekdüzeliğin olmad?ğ? bir dünyad?r. ?nsan ürünü tüm tasavvur ve yaklaş?mlar da, mezkûr yasan?n kapsam?na girmektedir.
    Hâl-i haz?rdaki durumu itibariyle butlan ile mâlul nice ideolojinin ve öğretinin ç?k?ş noktas?na atf-? nazar edildiğinde genelde hakl? bir mesnede sahip olduğu görülür. Her uç kutup, kendisine tamamen z?t diğer bir kutbun rahminde vücuda gelir. Ve ‘her bât?l f?rkada bir dâne-i hâkikat bulunur.’
    Bât?l için tüm varl?ğ?n? seferber eden insanlar?n varl?ğ?n?n izah? bu noktada tebârüz eder. Hiçbir insan, tamamen yanl?ş olana bir ömür adamaz. Onca yanl?ş?n içinde var olan küçücük hâkikate sar?l?r ve yan?l?r.
    O halde mü’minler, hareket tarzlar?n? bu gerçeklerden bağ?ms?z belirlememelidirler.
    Doğrular? çok olan bir yap?dan yanl?şlar?, yanl?şlar? çok olan bir bünyeden ise doğrular? ay?klayabilecek bir bak?ş aç?s? geliştirmeliyiz. Yani ‘temyiz’ kabiliyetimiz olmal?. Genel itibariyle doğru olan?n içindeki yanl?şlar?, o doğrular?n hat?r?na kabullenmek zorunda olmad?ğ?m?z? bilmeliyiz. Ayn? şekilde, yanl?şlar? var diye, bir düşüncenin içindeki doğrular? da görmezlikten gelmemeliyiz. Her iki tavr?n da hâkikati rencide edeceğini unutmamal?y?z.
    Çünkü Allah’?n Elçisi (s.a.v), mümeyyiz bir akla sâhipti. Olaylara kategorik yaklaşm?yor; kendisini, bir şeyi tümüyle kabul etmek veya reddetmek zorunda hissetmiyordu.
    ?man etmeyen iki amcas?n? (Ebu Tâlib ve Ebu Leheb) ayn? kefeye koymuyordu.
    Bir rivayete göre Uhud öncesi yan?na gelip, tüm malvarl?ğ?n? kullanma yetkisini kendisine veren ve Müslümanlar?n saf?nda savaşarak ölen Muhayr?k için: “O yahudilerin en hay?rl?lar?ndan biriydi.” buyuruyordu.
    Yine kabile taassubu nedeniyle kendisine (s.a.v) düşmanl?ğ? ileri boyutlara vard?ran, ancak tevhide dayal? şiirler yazan Ümeyye b. Ebi's-Salt es-Sekafi için, “Onun şiiri müslüman oldu.” diyordu.
    ?nsanlar?n içinde var olan potansiyel cevheri es geçmiyordu. Çünkü amac? insanlar? kategorize etmek değildi. ?ç âlemi kâinat kadar geniş olan, ruh dünyas?nda bin bir çalkant? yaşayan ‘insan’?, hata ve tereddütlerinden ötürü toptan ademe mahkûm etmiyor, muhatab?n? keskin ve kat? şablonlarla değerlendirmiyordu. Yaklaş?m?na rengini veren temel unsur insan? ‘tan?mlama’ değil ‘tan?ma’ idi.
    ?çki mübtelâs? olduğu için çevresindekilerden azar işiten ve yer yer kaba kuvvete mâruz kalan bir müslümana karş? birisi k?r?c? bir söz söylüyor ve bunu duyan Allah Resulü (s.a.v), duyduğu rahats?zl?ğ? dile getirir bir şekilde “Kardeşinize karş? şeytana yard?mc? olmay?n; o Allah ve Resulünü sever.” buyuruyordu.
    Fakat bir mü’mini ikaz etmekten de imtinâ etmiyordu. Mü’min olduğu için, her yanl?ş?na kay?ts?z da kalm?yordu. O (s.a.v), bir denge insan?yd?. Bir anl?k k?zg?nl?ğ?n sonucu Hz. Bilal’e ‘kara kad?n?n oğlu’ diye seslenen bir sahabiye, “Sende cahiliyeden kalma âdetler görüyorum.” ikaz?n? yöneltiyordu.
    Peki biz ne durumday?z? Efendimiz ve seleften tevârüs ettiğimiz bu mümeyyiz ve esnek yaklaş?m miras?na ne kadar sâhip ç?k?yoruz?
    Bir sözünden, bir fiilinden veya meşrebimize ayk?r? duruşundan ötürü d?şlad?ğ?m?z; başta iman olmak üzere sâhip olduğu onca güzel hasleti yok sayd?ğ?m?z kardeşlerimizin varl?ğ? neye delâlet etmektedir? Elin gâvurundan esirgemediğimiz anlay?şl? tutumu onlara çok görüyor oluşumuz problemli bir durum değil midir?
    Veya buna tam z?t olarak, ?slâm’a karş? mesafeli duruşu belli birilerine, bizi senâ eden birkaç laf?ndan dolay? övgüler yağd?rman?n aç?klamas? nedir?
    Kriterimiz nedir?
    Mü’min kişiliğini d?şa vuran; bizim çizgimizi benimsememiş olsa bile, hayat?n? ?slâmî ölçülere göre tanzim gayreti içerisinde olan herkes kardeşimizdir. Onlar? eleştirmek, yanl?ş yapt?klar?n? düşündüğümüz noktalarda ikaz etmek hakk?m?z, hatta vazifemizdir. Ama bizim meşreb ve mizâc?m?za uymuyor diye, tenkidlerimizi, onlardan sâd?r olan güzelliklere de gözlerimizi kapatacak bir raddeye vard?rmamal?y?z.
    T?pk? bunun gibi, her hal ve yönelimiyle ?slâm’?n zamanlar üstü mesaj?na soğuk bakan, dinî her tezahüre sayg?s?zca yaklaşan tiplere de, çizgimize (?slâm’a değil) destek veren birkaç beyanat?ndan dolay? hak etmedikleri ölçüde sevgi gösterisinde bulunmamal?y?z.
    ?fade ettiğimiz hususlar?n okuyucu nezdinde mütenâk?z bir keyfiyeti hâiz olmamas? için şu noktalar gözden kaç?r?lmamal?d?r:
    Mü’min seçici olmal?d?r. ?yinin içindeki kötüye r?za göstermediği gibi, kötünün içindeki iyiyi de ?skalamamal?d?r. Burada nirengi noktas? bir olguya iyi veya kötü derken kriterimizin ne olduğudur. Yoksa seçici olal?m derken ilkesiz bir duruşa savrulunur ki bu, ayar?n kaçabildiği bir noktad?r. Mesela, dine mesafeli bir insan?n bizim cemaatimizi, partimizi öven, çoğu zaman konjonktürel bir iki sözünden ötürü onu müstesna bir mevkiye oturtmak ve hele bunu kötünün içindeki iyiyi görme ad?na yapt?ğ?n? söylemek ilkeli bir pozisyon al?ş değildir. Toptanc? değil de mümeyyiz bir bak?şa sâhip olmak güzeldir; ancak temyizin oportünist olmayan? makbuldür.
    Velhas?l süpürücülük anlam?nda toptanc? yaklaş?mlar hatal?d?r. Lâkin bu vartay? atlatarak mümeyyiz bir zihnî duruşu yakalayabilmiş mü’mini bekleyen ikinci bir tehlike ise ilke değil de ç?kar odakl? bir temyiz anlay?ş?na sâhip olmakt?r.
    ?mtihan?n içinde imtihan vard?r ve vazifemiz teyakkuzu muhafazad?r.
    Toptanc? tav?r al?şlar?n bir de ‘tektipleş(tir)me’ gibi bir tezâhürü vard?r ki; bu, bir başka yaz?n?n konusudur.


    23.08.2006
    © 2006 karakalem.net, Murat Türker
    Konu MuhammedSaid tarafından (27.05.07 Saat 00:05 ) değiştirilmiştir.
    "Okumak, okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak. Veya kitab-ı kebir-i kainatı okumak..."

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. S/akla Bizi..
    By yakaza in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.06.11, 09:43
  2. Bal Tefsirine Reddiye
    By Ene-Zerre in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 10.12.08, 20:09
  3. Akla Zarar Polis Anonsları
    By ZÜMRÜT BEREN in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12.09.08, 17:21
  4. Grup Endişe - Küresel Hipnoz - Haksızlığa ve Zulme Rock Diliyle Reddiye
    By SeRDeNGeCTi in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 19.08.08, 17:27
  5. Risale-i Nur'lardaki Tashihlere Dair Akla Gelen Bir Soru
    By mamafih in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.02.08, 13:51

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0