Kardeş olmak


1970�li yılların başında, Ankara�da, belediye otobüsüne el eletutuşmuş binen iki yolcu� Yolculardan biri 80 yaşının üstünde nuryüzlü, tatlı dilli, sevimli, mübarek bir insan. Diğeri onun torunundanbile küçük 8-9 yaşlarında bir ilköğretim öğrencisi. Küçük, büyüğeotobüste yer gösterir:
�Ağabey, burası boş, sen otur.�
Yolculardan bu sözü duyan insanlar birbirlerine söylenirler: �Aaaa! Bacak kadar çocuk. Dedesi yaşındaki adama �ağabey� diyor.�
Gösterilen boş koltuğa oturan nur yüzlü adam, başını küçük çocuğa çevirir:
�Kardeşim! Hâlim müsaade etseydi ben onlara ağabeyin ne demek olduğunu izah ederdim� dedi.
Burada konu ettiğimiz nur yüzlü insan, Risâle-i NurKülliyatı�nın pek çok yerinde ismi �Refet Bey� olarak geçen, �Dünyaöküz ile balık üzerinde duruyor� hadisinin mânâsını suâl etmek gibienteresan sorularıyla dikkat çeken ve Üstadın bol bol iltifatlarınamazhar olan Yüzbaşı Refet (Barutçu) Bey�dir.
O, bu hâliyle diğer insanlara ihlas dersini veriyordu. O,Üstadından aldığı ihlas dersini fiilen yaşardı. �Tefâni sırrı� ondaadeta okunuyordu. Zira Üstad Said Nursî, İhlas Risâlesi�nde�Mesleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlat, şeyh ile müridmâbeynindeki (arasındaki) vasıta değildir� der ve hakikî kardeşlikvasıtalarına vurgu yapar.
Refet Ağabeyi lise yıllarımda, fani ömrünün son senelerinde bolbol ziyaret ederek sohbet etmek imkânı buldum. Onu zaman zamankaldığımız nur dershanesine getirirdim. Yaşlı olmasına rağmen Kur�ân veiman hizmetleri onun önde gelen düşünceleriydi. Hatıralarını dinlerkenaldığımız keyfe diyecek yoktu. Anlatırken bizleri o günlere götürürdü.O günlerin heyecanını sanki birlikte yaşardık.
Refet Ağabey kendisini ziyarete gelen küçük çocuklara �Küçük Sözler�i hediye etmeyi ihmâl etmezdi. Bana da:
�Kardeşim! Bu kardeşlere benim nâmıma birer Küçük Sözler hediyeet� derdi. Ben de devamlı yanımda Küçük Sözler�i hazır bulundururdum.Çocuklara Küçük Sözler�i hediye ettikten sonra da:
�Kardeşim, bu kitabın fiyatı, on beş kişiye okutmaktır� derdi.Merhum Refet Ağabeyin hediye ettiği Küçük Sözler kim bilir şimdiyekadar nerelere gitti, kimler okudu? Merhum Dr. Sadullah Nutku Ağabeyede risâleleri o tanıtmıştı.
Refet Ağabeyi evinde sık sık ziyaretine giderdim. O tarihlerde12 Mart 1971 muhtıra dönemi olduğundan ülkede sıkıyönetim idaresivardı. Hizmetler bugünkü gibi serbest değildi. Her an baskın olabilir,tutuklanabilirdik. O yıllarda Türkiye�nin diğer yerlerinde olduğu gibiAnkara�da da hapisler, mahkemeler devam ediyordu. Refet Ağabeyi evineziyarete gittiğimde bana Hastalar Risâlesi�nden okumamı isterdi.Kulakları ağır işittiğinden yanına oturur, duyacağı kadar yüksek sesleokumaya çalışırdım. Benim sesimi öyle zannediyorum ki, apartmanın aşağıve yukarı daireleri de duyardı. Her gidişimde bir �deva� okurdum.Dinledikten sonra, �Elhamdülillah, şimdi iyi oldum� derdi.
Bir ara askerî hastahanede tedavi gördü. Hastaneye, Üstadın ozaman hayatta olan bazı ağabeyleri ile ziyaretine gittim. Giderkenaklıma, ağabeyin benden yine Hastalar Risâlesi�ni okumamı isteyeceğigeldi. Risâleyi almayı düşündüm. Fakat tedbir açısından vazgeçtim.Ziyaret sırasında kalabalık içinde bana:
�Ahmet kardeş! Hastalar Risâlesini getirdin mi?� diye sordu.Ben de unuttuğumu söyleyerek geçiştirdim. Sonra bana evinde o günlerinkazasını yapmak düştü, Hastalar Risâlesi�nden bol bol okudum.
Allah ondan razı olsun. Kabri nur, makamı da Cennet olsun.


Ahmet ÖZDEMİR

26.10.2007

http://www.yeniasya.com.tr/2007/10/2...ka/default.htm