Amerika’da ve dünyanın dört yanında Ramazanı idrak eden Müslümanlara selamlarımı yolluyorum. İslam inancının en kutsal zamanı olan Ramazan, günün ilk ışığıyla başlar ve Muhammed peygambere Kur’an’ın vahyedilişini hatırlatır. Bu oruç namaz ve ibadet günlerinde Müslümanlar Allah’a olan güvenlerini tazeler ve ona dayandıklarını hatırlarlar. Ramazan Müslümanlar için aynı zamanda aileyi ve toplum bağlarını güçlendirmek, ve tanrının nimetlerini ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak için bir fırsattır. Amerika birçok inancın ülkesidir ve bizim toplumumuz Müslüman yurttaşlarıyla zenginleşir. Umarım ramazanın kutsal günleri bize başkalarıyla yakınlaşma ve sadakayla hizmet etme kültürünü hatırlatır. Lora ve ben en iyi dileklerimizi gönderiyoruz. Ramadan mubarak.

George W. Bush (White House News)

Bu nedense bize sadece kanı çağrıştıran güzel cümleleri ona bir danışmanı yazıverdi belli ki. Her yıl eline tutuşturulan bir metni usulen yayınlıyor. Bu mübarek günlerde sayısız kardeşimiz oruçlu iken acımasızca öldürülüyor . Nice masumlar sesini duyuramadan en kutsal günlerde Bush ve yandaşlarının zulmüne uğradı, uğruyor. İşte bu ikiyüzlülüklere ince politika deniliyor. Kasım 2004’ü hiç unutmadık ama. Amerika’da Müslümanlar Beyaz Sarayda iftar yemeği yerken, güya kalplerimiz kazanılırken, yeryüzünden bir şehir siliniyordu, tonlarca bomba oruçlu insanların üzerine yağdırılarak. Felluce. Dünyanın her biri sanat eseri olan yüze yakın camii yerle bir edildi. 350 bin nüfustan 10 bin kişi kalmıştı, dağılıp gitti bir İslam şehri. Savaş, hayat tarzı savaşıymış bize kafamızı karıştırmak için yalandan mesaj yollayan adama göre. Tamam öyle olsun.

Danışman ona her şeyi söylememiş, ya da hiçbir şey bilmiyor büyük ihtimal. Bizi kandıramayacaklarını biliyor ama. Ramazanda Müslümanların alıştırma günleri başlıyor çünkü. Başka bir hayat mümkün günleri.

Müslümanın üzerinden bir sis perdesi kalkar. Yolcu’luğunun bütün hüznü çöker üstüne. Görüş alanı genişler. Basireti açılır. Cihadın kapıları da. Aynadaki buğu kaybolur kendini daha net görmeye başlar çünkü. Bir el gözlerine melhem gibi bir şey sürmüş de görmeyen gözleri açılmıştır sanki. Bu onun halini de değiştirir. Bu halden hayvanlar ve bitkiler de nasibini alır. Herkesi şefkatle kuşatan bir iyilik çemberi oluşmuştur.

Bu ay Allah’ın üzerimizdeki nimetini tamamladığı bize Kur’an ayetlerini yağdırdığı aydır. Aydınlanma günleri. Yaşam biçimimiz radikal bir şekilde değişir. Eski hayat bir inkılabla devrilip gitmiştir. Bir gecede olmuştur bu devrim. Dünyada milyonlarca insan yeni bir düzene geçer bir gecede. Takvimimiz değişmiş, sahur imsak iftar mukabele teravih kelimeleri bütün hayatımıza el koymuştur. Siyah ve beyaz ipliğin ayırdedilmeye başladığı bir saatte Miraca yükselme vaktimiz girer. Sonra hayatın namaza göre şekillenmesinin çok istersek imkansız olmadığı anlaşılır. Herşeyin rengi değişmiş bir bardak çay kıymete binmiş muhayyilemizde elmas gibi parıldamaya başlamıştır. Ağlayan bir hurma ağacına yaslanmışız gibi yufkalaşmıştır gönlümüz. Çok özel diyarlardan bize gelmiş bir cennet meyvasıdır hurma.

Hilal. Unuttuğumuz gökyüzüne bakarız. Ramazan hilali ve bayram hilali arasında ayın binbir haline tanık oluruz. Ya aradaki yarım ay. Hilal i ahmerdir o. Sonra Mehtap dolunay günleri. Çocukların bakakaldığı aydede. Her hali anlamlıdır. Bu vesileyle yıldızlarla da yakınlaşırız. Başka başka şeyler de görürüz sisimiz dağıldıkça.

Cemrelere toprağa havaya suya hikmetle ve izinle yakınlaşırırız. Rüzgarların dağların taşların şırıldayan derelerin bir adı vardır demek. Ne iş. Onları öğreniriz. İsmi olan bizi duyan gören ama konuşamayan ya da bizim duyamadığımız varlıkların hukukunu nasıl çiğneriz. Kimiz ki biz. Haddimizi öğreniriz.

Şehirlerin kıyısına itilmiş görünmez olmuş insanlar görünür olur. Diplere güçlü ışıklar tutulur. Zekat fitre sadaka paylaşma kendinden utanma acımasızca nefsinin üzerine gitme ayı. Aslında sıkıştırılmış yoğun bir alıştırma ayıdır. Bütün yıla yayılması istenen esaslı bir hayata bedeni ve ruhu hazırlama dönemidir. Solgun insanların ayı. Çoğu hırsız bile işine ara verir. Kadınlar dekolteden imtina eder. Ramazandan ramazana bu hürmet işe yaramaz demek haddimiz değildir. Ramazanın magnetik alanı kimi nereye çeker bilinmez. Bunlar gaybdır ancak Allah’ın ilmi dahilindedir. Çocuklar ve yaşlılar bereketin şefkatin temsilcisi. Oruç olmayanlar mümkün mertebe oruçlunun yanında yemez mübarek günlere hürmeten. Daha doğrusu herkes kendine yakışanı yapar.

Su pide hurma çay, ardından dua, gece , yıldızlar, ay, toprakla ünsiyet, ölümle kardeşlik, sonra mahya, davul, mani, çorba dacveti, diş kirası derken elfirak günü gelip çatmış. Elveda kutlu ay. Elveda hilal. Şimdi nedamet, hüzün ve ayrılık vakti.

Evet. Bu bir hayat tarzı mücadelesi. Bizim tarzımızı birgün öğreneceksiniz bayım. Bu hayatı kimse elimizden alamaz. Aklanmak kendimizi temize çıkarmak için elimizden geleni yapacağız. Siz de elinizden geleni yapacaksınız. Aslında kimse kendini temize çıkaramaz. Yaptıklarınıza seyirci kalan hiç kimse. Bu ramazan silkelenmemize vesile olur inşallah.

1920’de 26 Ramazan 1338 tarihli İkdam gazetesinden bir başmakale cümlesiyle bitirelim yazıyı. “Bu sene daha çok günah işledik. Devir değişti Allah korkusu azaldı...20.asırdayız efendim. 20. Asır bizi aldattı. Ramazan ayı bize küstü. Feyzinden tam nasipdar olamadık”.

Her devir aldattı bizi. Çünkü “asra yemin olsun ki insanlar hüsrandadır”.