+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Mevlânâ’nın Başına Gelenler Işığında...

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart Mevlânâ’nın Başına Gelenler Işığında...

    ‘BU TOPRAKLAR’DAN söz açan bir insanın, ya ilk, ya ikinci, yahut üçüncü cümlede sözü birkaç isme getireceğini ezbere biliriz.

    Biliriz, çünkü sittin senedir bıkkınlığa yol açan bir sıklıkla duymuşuzdur bunu.
    ‘Bu topraklar’ der demez, Mevlânâ’yı ilk, Yunus Emre’yi ikinci sırada zikreder birileri. Lutfederlerse, üçüncü ve dördüncü sırada Hacı Bayram-ı Velî ve Hacı Bektaş-ı Velî’yi de kaydederler. Bazılarının, işi Anadolu sınırlarına çıkarıp Ahmed Yesevî’yi de hatırladığı olur.

    İlk sırada Mevlânâ’nın zikredildiği bu ‘bu topraklarda İslâm,’ ‘bu toprakların maneviyat erlerinin insan sevgisi, engin tevazuu ve hoşgörüsü’ türünden söylemler, hepimizde bir yanılsama üretir.

    Bu kadar çok adı anılıyorsa, bu kadar çok biliniyor sanırız.

    Oysa hayır. Mevlânâ, sağdan-soldan duyulan, “Ne olursan ol yine gel!” gibi kimisinin ona ait olduğu meçhul, üstelik aslî mecraından saptırılmış birkaç söz ve birkaç mesel dışında, hiç mi hiç bilinmemektedir.

    Bu ülkede, istendiğinde Mevlânâ’dan beş vecize aktarabilecek kadar Mevlânâ bilen çok az insan vardır.

    Bakıyorum da, Mesnevî okumuşluğuma rağmen, hızlıca okumuşluğumdan olsa gerek, benim de aklıma bir çırpıda beş vecize gelmiyor Mevlânâ’dan.

    Gerisini varın siz kendi âleminizde kıyas edin. İsterseniz, çevrenizde bir ‘mini-anket’ gerçekleştirin.

    Hele bu satırları okuyanlar arasında ‘gazeteci milleti’nden biri varsa, onlara bir haber-araştırma malzemesi: Siyasetçiden medya vaizine, Mevlânâ’yı dillerinden düşürmeyenlere gidin, Mevlânâ’dan daha o an hatırlanıp zikredilmek üzere beş vecize isteyin.

    Sonucun ne olacağını ben kendimden bilebiliyorum.

    Mevlânâ, adı bilinen, kendisi bilinmeyen bir velîdir. Adı üzerinde durulmuş, eseri üzerinden geçilmiştir.

    Mevlânâ, bilmediği halde bilmiş gibi yapanların elinde bir blöf malzemesidir.

    Yahut, ‘gönlündeki İslâm’a—ki bu ‘gönüldeki’nin İslâm’la iler-tutar neresinin olduğu ayrı bir muammadır!—tarihsel bir zemin ayarlama ihtiyacı hissedenlerin elinde bir ‘âlet’tir.

    Her hâlükârda, Mevlânâ bir tüketim malzemesidir.

    ‘Bu topraklarda,’ Mevlânâ, TÜKETİLMİŞTİR!

    Evet, eğriye eğri; Mevlânâ tüketilmiştir!

    Yoksa niye ortalık ‘Mevlânâ’dan aparmalar’ türü kitaplardan geçilmezken Mevlânâ bu kadar az bilinir olsun?

    Niye ortalıkta doğru dürüst bir Mesnevî tercümesi ve şerhi olmasın; yahut bu bu kıvamdaki bir-iki örnek de ‘en çok satanlar’ arasında değil de ‘en çok depoda duranlar’ arasında yer alsın?

    Niye Mesnevî’nin Farsça orijinali ve Türkçe tercümesini beraberce basmak bir yayıncıya nasip olmamış olsun?

    Niye ‘bu topraklar’ın gözbebeği Mevlânâ’nın Mesnevî’sini yazıldığı dilden okuyup anlayacak çok az sayıda insan bulunsun ve onların da yarıdan çoğu bu işten ekmek yiyen uzmanlar olsun?

    Ve niye, hepsini bilene yarım milyon YTL kazandıracak bir bilgi yarışmasında ‘kolay’ sorular sırasında yer aldığı halde Mevlânâ’nın başeseri Mesnevî’yi bilemeyenler çıksın, Mesnevî’nin yazıldığı dil sorulduğunda tökezleyenler çıksın?

    Demek ki, çok konuşulmak her zaman hayra alâmet olmayabiliyor.

    Çok konuşulmak, bir kullanma, hatta tüketme haline işaret edebiliyor.

    • Çok konuşulup az okunduğu bir zeminde;

    • Yazdıklarının ‘algının seçiciliği’ içinde çarpıtıldığı bir zeminde;

    • Hayatını beş vakit namaz üzere ikame ettiği halde ‘namazsız-niyazsız Müslümanlık’ söylemine âlet edildiği bir zeminde;

    • Mesnevî’sinin büyük kısmı doğrudan Kur’ân âyetlerinin izahı sadedinde olduğu, bir o kadar büyük kısmı da hadislere dayandığı halde Kur’ân’dan ve hadisten soyutlanarak anıldığı bir zeminde;

    • Hatta birilerinin dillerinin ucunda olup da söyleyemedikleri üzere, Muhammed-i Arabî aleyhissalâtu vesselamın mümessili olduğu ‘Arap İslâmı’na karşı ‘Türk İslâmı’nın sancaktarı gibi sunulmak istendiği bir zeminde
    Hayatımızda ‘Mevlânâ etkisi’nden, ‘Mevlânâ mührü’nden, ‘Mevlânâ ışığı’ndan bahsedebilir miyiz bugün?

    Yoksa hoyratça kullanıp orta yerde bıraktığımız bir ‘Mevlânâ posası’ mıdır sözkonusu olan?

    Paçavraya mı döndürülmüştür Mesnevî, bizim ‘keyfine göre İslâm’ üretmek isteyen hoyrat ellerimizde?

    Bu ikiyüzlülüğe bir son verelim artık.

    Mevlânâ değerliyse, değerini bilelim.

    Ve ey Risale-i Nur’u ‘herkese mal etme’ derdinin mümessilleri!

    Size de kıssadan hisse:

    Herkes ondan bahsetsin diye, Bediüzzaman’ın o güzelim hayatından bir ‘pop ikonu’ üretmeye kalkışıp Bediüzzaman’ın akıbetini de Mevlânâ’nın akıbetine çevirmeyelim.

    Bir ‘tüketim malzemesi’ haline getirerek Mevlânâ’ya veya Yunus Emre’ye yapılan terbiyesizlik yeter de artar bile. Bu listeye bir de Bediüzzaman’ı ekletmeyelim.



    Metin Karabaşoğlu

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Kıyametin kopması için aynı şeylerin Üstad'ın başına gelmesi de kaçınılmaz bir sondur..

  3. #3
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post

    Alıntı Meyvenin Zeyli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ey Risale-i Nur’u ‘herkese mal etme’ derdinin mümessilleri!

    Size de kıssadan hisse:

    Herkes ondan bahsetsin diye, Bediüzzaman’ın o güzelim hayatından bir ‘pop ikonu’ üretmeye kalkışıp Bediüzzaman’ın akıbetini de Mevlânâ’nın akıbetine çevirmeyelim.

    Bir ‘tüketim malzemesi’ haline getirerek Mevlânâ’ya veya Yunus Emre’ye yapılan terbiyesizlik yeter de artar bile. Bu listeye bir de Bediüzzaman’ı ekletmeyelim.


    Metin Karabaşoğlu

    Yazar öyle güzel açıklamış ki şu zamanlardaki vahim, acınası durumumuzu...Umarım bir pay çıkarırız kendimize...Mevlana'dan beş vecize bulmak fikri çok hoş...Yazı çok güzeldi...Yazanın ellerine, yüreğine sağlık...
    Meyvenin Zeyli abi paylaşım için teşekkürler...Çok kıymettar, manidar bir yazıydı...Özellikle alıntıladığım kısım....

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  4. #4
    Müdakkik Üye nurçi38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    759

    Standart

    Tek kelimeyle mükemmel..

    Tam da derdimize parmak basmış..

    Ben de bu paylaşıma aynen katılıyorum..

    Allah razı olsun..

    İstisnalar Çoğalırsa Kaide Olur...


  5. #5
    Ehil Üye Majâz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    1.707

    Standart

    bikaç hafta önce bir arkadaş?m (konyada talebe) baş?ndan geçen üzücü bir olay? anlatm?şt?...
    kendisi mevlanan?n tan?t?m?yla alakal? bir vak?fta yöneticilik yap?yor ve s?k s?k düzenledikleri organizasyonlar için sponsorlarla görüşmeye gidiyor bir görüşme öncesinde bir firman?n bekleme odas?nda beklerken iş başvurusu için gelen konyan?n yerlisi bir bayanla konuşmaya başl?yor teyze arkadaşa ne için geldiğini soruyor o da mevlana vakf? için sponsorluk görüşmesi olduğunun söylüyor ve teyzenin söylediği söz içler ac?s? durumumuzu ortaya koyan cinsten...
    "hee siz şu dönenlerdensiniz"...
    semay? sadece dönmekten ibaret sanan bir topluluğa dönüşmüşüz, satranç tahtas?ndaki figürlere dönüştürmüşüz yeri gelince para için mevlanay? ve şemsi tebriziyi...afedersiniz içki masalar?na meze ettik semay? ve hala kalk?p türkiye denince ilk mevlanay? sayabiliyoruz...
    meyvenin zeyli ağabeyimin/ablam?n dediği gibi mevlanay? doğurup büyüten bu topraklarda bizler onu bitirdik...ne ac? ki kad?rmak içinde sadece içi boş organizasyonlar düzenlemekten sokaklara ve parklara ismini vermekten ileri gidemiyoruz...
    bir tv program?nda yabanc? bir araşt?rmac?-yazar mevlanaya homoseksüel diyor ve ard?ndan şunu ekliyor ben mevlanan?n bütün eserlerini okudum ve mesnevisini 5 kere okuyup üzerinde tez çal?şmas? yapt?m ve bu kanaate vard?m diyor...karş?s?ndaki pek sayg?değer!!! türk araşt?rmac? ise ona sadece sokak ağz?yla bilimsellikten uzak bikaç sert karş?l?k veriyor veya anca onu yapabiliyor...
    ne kadar ac? haldeyiz umar?m bundan sonraki zamanlarda mevlanan?n tam manas?yla anlaş?labilmesi için faydal? organizasyonlar tertip edilir...

    İşte burada oturuyorum, yaşlı bir örümcek, sabırla
    bir sözü bir ötekinin ardına diziyor,
    bütünün bir anlamı olacağını umarak,
    bir vahiy, bir ebedi kesinlik
    ya da bir mükemmeliyet kazası
    her yaşamda olduğu gibi nasılsa.

    ...




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hz.Mevlânâ’nın Hz. Muhammed (sav)’e Sevgi, Saygı ve Övgüsü...
    By HüZnÜ HaZan in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 51
    Son Mesaj: 15.06.09, 08:43
  2. Önden Gelenler ve Mevlânâ
    By dostum in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 21.12.08, 15:53
  3. İftiracı Polisin Başına Gelenler
    By Şahide in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.09.08, 10:05
  4. Mevlânâ’nın Başına Gelenler Işığında...
    By slim in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 26.08.08, 06:28
  5. Mevlana’nın Dört Kapısı
    By Tılsım in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03.07.08, 14:57

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0