“Ey iman edenler! Şayet sadece Allah’a ibadet ediyorsanız, size rızk olarak verilen nimetlerin helâl ve temiz olanlarını yiyiniz ve

adece Allah’a şükredin.” (Bakara, 2:172)


İbadet; zikir, fikir ve şükür gibi çeşitli kısımlara ayrılır. İbadet etmek Allah’ın kabul etmesi içindir. Yüce Allah ise temiz ve helâl şeyleri yemeyenin ibadetini, şükrünü ve duâsını kabul etmez. Rızk Allah tarafından şükür için verilmiştir. Varlıkların ve nimetlerin yaratılmasının mühim bir hikmeti şükürdür. Yüce Allah hayatı rızka bağlamış, rızkı da şükür için yaratmıştır. Varlıklar içinde rızkın her çeşidini tanıyan ve lezzetlerin her nev’îni bilen insandır.

İnsanın dili yeryüzünde yaratılan bütün tatları ve lezzetleri tanıyıp ayırt edebilecek bir özellikte yaratılmış olmasının iki temel sebebi vardır. Birincisi Allah’ın varlığını ve birliğini nimetler ve tatlar aynasında tanımak, ikincisi de lezzetlerin her çeşidini alarak Allah’a şükretmektir. Rızk, şükür vasıtası ile çok kıymetli bir hazine olur.1

İnsanın nefis hesabına değil de Allah namına nimetlerden istifade ettiği ve lezzetleri takip ettiğinin delili helâli araması ve şükretmesidir. Şayet kişi “Bismillah” diyerek Allah namına alıyor ve helâl yolda çalışarak rızkını kazanıyor ve yediği zaman “Elhamdülillah” diyerek Allah’a şükrediyorsa lezzetlerini takip edebilir ve her çeşit nimetten istifade edebilir. O zaman kişinin yemesi, içmesi ve Allah’ın nimetlerinden istifade etmesi israf sayılmaz. Çünkü o nimetleri amacına uygun harcamakta ve nimetlerden istenen şükrü îfâ etmektedir.

İbadet niyeti ile hayırda harcanan mal ve para, Allah için misafirlerine ve mü’minin dostlarına yedirdiği içirdiği ve harcadığı şeyler ne kadar fazla olursa olsun israf sayılmaz. Çünkü İmam-ı Azam (ra) “Müstahak ve lâyık olanlara hayırda ve ihsanda israf olmaz” demiştir.2

Kişinin ruhu cesedine, kalbi nefsine ve aklı midesine hâkim olsa ve lezzeti şükür için istese o vakit leziz şeyleri yiyebilir.3

Yüce Allah bütün bu gerçekleri ifade ederek mü’minlere “Allah’a gerçekten ibadet ediyorsanız size verilen rızkın helâlinden şükretmek şartı ile istediğiniz gibi yiyin, için ve harcayın” buyurmaktadır.


Dipnotlar:

1- Mektubat, 28. Mektup, 5. Risâle

2- Lem’alar, 19. Lem’a

3- 19. Lem’a

Yeni Asya
19.09.2007