+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ölümün Tadı..

  1. #1
    Dost seher_vakti - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    26

    Standart Ölümün Tadı..


    Ölüm; hiçbir âdemin sahip çıkmadığı, kimsenin üzerine yakıştırılamayan sahipsiz bir elbisedir. İnsanlar kıyasıya yarışırlar ondan biraz daha uzaklaşabilmek için. Aslında kendileri de bilmektedirler ki bu asla sonsuz bir kaçış değildir. Ta ki, ezelde belirlenmiş Yüce İrade devreye girer ve o kendisi seçer üzerine en çok yakışacağı bedeni.

    Ölüm gelip senin de yüreğinin kapısını çaldığında –ki hiç kimse davet etmez onu- yaşadığın acı karşısında, o güne kadar acı diye tanımladığın hiçbir şeyin aslında gerçek acı olmadığını iliklerine kadar hissedersin. Canından can kopmuştur, bir daha gelmemecesine. Artık senin ilgini çeken tek gündem; giden ve gidenin yapıp ettikleri, ölüm ve ölümün halleridir. Dünyaya dair her türlü iş ve oluş kapsama alanının dışında kalmıştır.

    Sorun şudur ki; gidenin ardından senin dünyan durmuştur, oysa milyarların dünyası akıl almaz bir hızla dönmeye devam etmektedir. Bu hıza yetişebilmek için delice koşuşturan insan yığınları…

    Kısa bir süreliğine de olsa dünya ve içindekiler mideni bulandırır. Bu mide bulantısının tadını çıkarmaya bak; çünkü bu acı ama lezzetli tat, seni dünyadan çok Ukba’ya yakın hissettirecek nadir zamanlardandır. Büyük, kocaman bir parçanı diğer âleme göndermiş olduğundan ahirete daha yakin bir iman ile iman edersin.

    İliklerine işleyen acı ve beynini uyuşturan kaçınılmaz gerçeklik duygusu yaklaşık eşzamanlı olarak tüm benliğini sarar. İşte tüm bu hissedişlere rağmen, varlığını tamamıyla kuşatan özellikle de yüreğini saran bir itminan hali yaşarsın. Kaybedişle gelen kazanım, rahatlatan ılık bir meltem, teslim olmanın verdiği huzur… Kutsal Kitap “iman” der, o muazzam sekinet haline. Almanya’daki akrabana kuru üzüm, bulgur, erişte gönderir gibi dualar, yasinler, hatimler gönderirsin gidenin ardından. Bilirsin ki, bizlerin hediyeye sevindiği gibi sevinirler gönderilene.

    Teselli için gelecek ziyaretçilerin olacaktır, keşke gelmeseler diyeceğin. Kendi aralarında kısık seslerle, suçluluğun verdiği çekingenlik ve farkındalığın verdiği mahcubiyetle tarladaki buğdayından, çocuğun okulundan, büyüyen kızından bahseden ziyaretçiler. Hepsini tutup, tek tek kapı dışarı etmek istersin ama yapabildiğin sadece acı bir yutkunmadır. Atalar konuşur sen dinlersin artık; ateş düştüğü yeri yakmıştır ve el elin eşeğini türkü çağıra çağıra aramaktadır.

    Böyle bir durumda akılla kalp cebelleşir çoğu zaman birbiriyle. Ölümün tüm katılığına rağmen inanmak istemezsin olup bitene. Akşam olduğunda o tozlu, kıvrımlı, yamaç yoldan elinde yine birkaç poşetle geleceğini düşünürsün. Ya da camiden gelen bir grubun içinde ısrarla o yüzü ararsın. Tüm arkadaşları orada, o da içlerinde bir yerlerde olmalıdır. Kalabalığın arasında seçememektesindir herhalde. Sonrası yorgun düşen, hüzünlü bir göz. Hele evde ona ait köşeye haftalarca kimse oturmaya cesaret edemez. O köşeye yanlışlıkla oturan ise, büyük bir günaha karışmışçasına apar topar yer değiştirir. Herkesin farkında olduğu kimsenin dillendirmediği garip bir haldir bu.

    Sonrası, dünyanın bir yerlerinden tutunmaya dair acemi ve zoraki çabalardır. Biraz gayret, dünyanın yavaşça elinden tutması ve seni sımsıkı kucaklaması için yeterlidir. Sen de istekli ya da isteksiz karşılık verirsin bu sarılmaya. Yine dünyayla sarmaş dolaş olmuşsundur. Ve artık sen de diğerleri gibisindir, sıradan ve iğreti bir dünyalı. Ama şunu hiç unutmamalısın ve şükretmelisin ki, ilk günkü gibi kanamasa da yaranın izi hep kalacaktır. Yüreğindeki bu yara izi seni Ukba’ya her daim daha yakın kılacaktır.
    Doğarken verilen..ölürken de alınacağını bildiğim bir hediye.. sadece iki hece..
    HAYAT...
    kimileri hayatını yaşayacak...
    kimileri kan-ter içinde hayatını taşıyacak

    NE MUTLU HAYATINI ALLAHA KULLUK EDEREK YAŞAYANA.....

  2. #2
    Müdakkik Üye vakti_nehar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    969

    Standart

    nasihat edici olarak ölüm yeter...
    ölüme daır güzel bir yazıydı ...yuregınıze saglık ....

    " Eğer şu fânî dünyada bekâ istiyorsan, bekâ fenâdan çıkıyor, nefs-i emmâre cihetiyle fenâ bul ki, bâkî olasın...."

    Anlam demek, Allah demektir.

    Sonuç, sevgi Allah demektir.

    "İnşallah" derse Yakaran...

    "İnşa" eder YARADAN.

    SaFLaRı eZeNi aSLaN SaNMA aSıL NeFSiNi eZeBiLeN aSLaNDıR
    MEVLANA


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Gözyaşının tadı nasıl?
    By ıslak seccadem in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 29.04.13, 19:20
  2. Hayatın Tadı
    By Şahide in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 25.09.08, 19:45
  3. Ölümün Sesi
    By Muntesip in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.09.08, 18:24
  4. Tadı Başka
    By inci_tanem in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.07.08, 23:15
  5. Ölümün Dua Olur!!!
    By LaLeTuTKuNu in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.08.06, 23:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0