+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: İşimiz Ne Zaman Allah'a Kalır?

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    ?şimiz Ne Zaman Allah’a kal?r? Kendimizi kendimize yeter hissettiğimiz yerlerde,
    sahiden "Allah’a iş kalm?yor" mu? ?şler yolundayken, dua gerekmiyor mu?
    ?stemek, yoksulluğun ve çaresizliğin hemen yan?baş?nda bekler. Elimizde bir şey yoksa, dilimiz istemeye yönelir. Elimizden bir şey gelmiyorsa, dudağ?m?za istemek gelir. Tam tersine, doygunluk ve varl?k, dilimizi istemekten geri çevirir, dudağ?m?z? dilekten çeker. Kendimizi kendimize yeter görüyorsak, bir başkas?na başvurmay?z. ?htiyaç duyduğumuz her şey elimizin alt?ndaysa, önümüzdeki her engeli aşabiliyorsak, kimseden bir şey istemek durumunda değiliz demektir. Fakir ya da aciz değilsek, kap?m?z istemeye kapal?d?r.
    Hayat?n ak?ş? içinde hem ister hem istemez olduğumuz hallere uğrar?z. Kendimizi oldukça muktedir hissettiğimiz anlarda, kimseye tenezzül etmeyiz. ?çimizden istemek gelmez. Böyle durumlarda iş, "bizim işimiz"dir, iş "çocuk oyuncağ?"d?r. ?stemek akl?m?za gelmez, çünkü bu işi "biz yapar?z", işi "şansa b?rakmay?z,” "iş bitirici"yizdir. Zaman zaman, bunun aksi de olur; işi yapabileceğimize, işin yolunda gideceğine dair görünür hiçbir neden yoktur. ?şte o zaman, biz "iş bitirici"ler için iş, "Allah’a kalm?ş"t?r, iş "duayla gider." Bir koyu belirsizliğin ortas?nda ne kadar dualara sar?l?yorsak, herşeyin baştan belli olduğu, "yolunda" göründüğü meydanlarda o kadar kendimize güveniriz; tersinden söylersek "işimiz Allah’a kalm?ş" değildir.
    Öyle mi? Kendimizi kendimize yeter hissettiğimiz yerlerde, sahiden "Allah’a iş kalm?yor" mu? ?şler yolundayken, dua gerekmiyor mu? Bu sorular?n cevab?, kendimizi kendimize yeter hissettiğimiz anlar?n tahliline ve işlerin yolunda gidişini tan?mlamaya bağl?d?r. Bu durumda, sorular? yeniden sormam?z gerekiyor. "?şimiz Allah’a kalm?ş" değilken, sahiden kendi kendimize yetiyor muyuz? ?şler yolundayken, sahiden kimseden bir şey istemeyecek halde miyiz?
    Gelelim cevaplara: Yeryüzünde yapageldiğimiz her şey, bir sebep-sonuç ilişkisi içinde yürümektedir. Bir sonuca mutlaka onun için gerekli sebepleri haz?r ederek ulaşabiliriz. Bu dünyada sonuca ulaşman?n yolu yordam? böyle konulmuştur. Bu yolu izleyen istediğine erişir. Belli bir sonuç için gerekli tüm sebepleri haz?r eden biri de, istediğini elde etme konusunda kendisini "kendi kendine yeter" görür ya da işin "yolunda" olduğunu söyler. Görünüşte hakl?d?r. ?şi kural?na göre oynad?ğ?na göre, işi bir başkas?na b?rakm?ş değil, bir başkas?ndan yard?m istemeyecek kadar da yoluna koymuş say?l?r. Dilediğini elde etmek, isteğine ulaşmak konusunda, bundan öte yap?lacak bir şey yoktur. Dilimize her nereden yerleşmişse, "işi Allah’a b?rakmak" tabiri, bu s?n?rlar?n berisinde pek kullan?lmaz. ?ş, gerekli haz?rl?klar?n yap?lamad?ğ? yerde, eksiklikler ya da aksakl?klar?n kaç?n?lmaz olduğu anlarda "Allah’a kalm?ş"t?r.
    Görünen o ki, işi Allah’a b?rakmak ya da b?rakmamak, bir başka tabirle, dua etmek ya da dua etmeme karar?, sebepler ile sonuçlar aras?ndaki boşluğu ne kadar doldurduğumuza bağl?d?r. Sonuca giden yolda hiçbir boşluk b?rakmam?şsak, iş Allah’a kal?yor değil ve dua etmesek de olur. Sonuç, elimizde olan sebeplerin ve yapt?ğ?m?z haz?rl?klar?n garanti edeceği bir şey değilmiş gibi göründüğünde, yani sebepler ile sonuçlar aras?nda boşluk b?rakt?ğ?m?z yerde, işimiz "Allah’a kal?yor" ve dua etmemiz gerekiyor.
    ?şte işin tam buras?nda, sebep-sonuç ilişkisine nas?l bakt?ğ?m?z? aç?ğa ç?karmam?z gerekiyor. Kendimizi sebepler ile sonuçlar aras?ndaki mesafeyi doldurabilir yeterlilikte mi görüyoruz, yoksa sebepleri ne kadar haz?r edersek edelim, istediğimiz şeyin, yani sebeplerin bir uzant?s? olarak değil de, ayr?ca verildiğini mi düşünüyoruz.
    Risale-i Nur, sebep ve sonucu, birbirinin uzant?s? bir zincir olarak görmek yerine, birbirinden bağ?ms?z, ayr? ayr? yarat?l?yor olduğunu görmeye davet eder bizi. Ehl-i iman?n ağz?na bile bulaşan ve sonucun sebeplerin bir uzant?s? gibi görüldüğü determinist anlay?ş, yerine "iktiran" gibi çok heyecanl? bir bak?ş aç?s?n? sunar Risale-i Nur. Buna göre, sebep ve sonuç birbirlerinin uzant?s? olarak değil, sadece "beraberce" ve "ayr? ayr?" yarat?l?yordur. Yani, istediğimiz bir sonucun varedilmesinde ilgili sebepler bir katk?da bulunuyor değil, sadece önceden geliyor. Sebeplerin önceden haz?rlanmas? o sonucun varedilmesi için bir kural olarak konulmuştur. Bu kurala uymakla, ilgili sonucun, bu sebeplerin ard?ndan ve ayr?ca yarat?lmas?n? istiyoruzdur. Yoksa, sonucun yarat?lmas?n? kolaylaşt?r?yor ya da gerçekleştiriyor değilizdir. Bir diğer ifade ile, sebepleri haz?r ederek, sebep ile sonuç aras?ndaki boşluğu kapat?yor değil; bu boşluğun kapanmas? için gerekli kurallara uyuyoruzdur. Yani, işleri ne kadar yoluna koyarsak koyal?m, ne kadar işi "Allah’a b?rakm?yor" olursak olal?m, ne kadar haz?rl?k yaparsak yapal?m, eninde sonunda yapt?ğ?m?z şey, "istemek"tir. Sebepleri haz?r etme yolunda göstereceğimiz her türlü özen, sonucun kendi varl?ğ?na değil, sonucu "istemeye" bir katk?d?r. Buna göre, sebepleri haz?r etmek ile sonucu istemek aras?nda ters orant? değil, doğru orant? vard?r. O halde, işleri ne kadar yoluna koyuyorsak, ne kadar iyi haz?rl?k yap?yorsak, o kadar çok "istiyoruz" demektir.
    Risale-i Nur’un "dua-y? fiilî" kavramlaşt?rmas? içinde, bu isteme eylemlerinin hemen hepsi–öznesi kim olursa olsun– bir "dua"d?r. Nihai tahlilde, kendimize güvenerek, kendimizi kendimize yeter bilerek yapageldiğimiz bütün işler, bir duad?r, "Allah’a b?rakmak"tan ibarettir.
    Bu nihai hükmün hemen herkes taraf?ndan benimsenebileceğini, hazmedileceğini beklemek zor görünüyor. Ancak, bu noktaya bir "yönlendirme levhas?" koyarak, yaz?y? bitirmek niyetindeyim. Eğer, sebeplerin sonuçlar?n oluşumuna katk?da bulunduğunu düşünüyorsak, yani "tesir-i hakiki"si olduğunu düşünüyorsak, kudret-i ilahi ile kul fiilleri karş? kutuplara çekilirler, birbirine rekabet ediyormuş gibi görünüyorlar. Bu durumda "iş"imizi yapt?ğ?m?z sürece "dua"s?z kal?r?z, dua etmeyi de elimizden iş gelmediği zamanlara s?n?rlar?z. Eğer, sebeplerin sonuçlarla sadece beraberce yarat?ld?ğ?n? görmeyi başar?rsak, işimizi yaparken asl?nda dua ediyor olduğumuzu bilir, dua etmeyi hayat?m?z?n her an?na yayabiliriz. Üstelik bu durumda, üzerimize düşeni yapt?ğ?m?zda "gururlanma"ya değil, "tevekkül"e hak kazand?ğ?m?z?, "dua"n?n ise tembellik yüzünden ve tembellik yerine yap?lacak bir şey olmad?ğ?n? kavramaya başlar?z. Ve belki, bundan sonra her duan?n "?zt?rar diliyle" yap?ld?ğ?n? farketmeyi de başarabiliriz. Çünkü, istemek yoksunluğun ve çaresizliğin hemen yan?baş?nda bekler. Elimizden bir şey gelmediği özel zamanlarda, elimizden gelen dua olduğu gibi, elimizden herşeyin geldiği zamanlarda da elimizden gelenin hepsi dua olmal?d?r. Yani, göz kapaklar?m?z? kald?r?p görmek istediğimizde, en az bir âmâ kadar dua ediyoruzdur asl?nda. Yine, kalk?p bir ad?m atmak istediğimizde de, en az bir felçli kadar dua ediyoruzdur. Doğrusu, kendi varl?ğ?m?z? bir an sonras?na taş?yamayacak kadar mecalsiz ve felçli, etraf?m?zda ve içimizde olup biten say?s?z belirsizlikleri kendi lehimize çeviremeyecek kadar kör ve ?ş?ks?z say?l?r?z.
    Görünen o ki, her işimiz "Allah’a kalm?şt?r". Anlaş?lan o ki, her zaman "zorda"y?z.
    Konu MuhammedSaid tarafından (27.05.07 Saat 00:18 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Yasaklı Üye ANTİKOR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Malatya
    Mesajlar
    255

    Standart

    allah razı olsun amin ecmain

  3. #3
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    allah senden de razı olsun antikor kardeş
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  4. #4
    Yasaklı Üye ANTİKOR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Malatya
    Mesajlar
    255

    Standart

    amin ecmain abla

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İzi Kalır
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: Bugün, 17:00
  2. Yağmurun ne zaman yağacağını Allah bilir
    By bahtiyarsb in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14.09.09, 08:16
  3. İşimiz Ne, Neyin Ne Kadar Farkındayız?
    By idea.25 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 13.11.08, 18:12
  4. Her Zaman Allah Allah Allah...
    By ZERO_M_ in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27.02.08, 22:49
  5. Allah'ın Zaman ve Mekandan Münezzeh Olması?
    By beyzade in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 01.01.08, 23:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0