+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 16

Konu: Aslolan İstifazadır

  1. #1
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart Aslolan İstifazadır







    Aslolan ?stifazad?r




    ŞEYTANIN AYRINTIDA G?ZL? OLDUĞUNU s?kl?kla duymuşuzdur. Lâkin meleğin de ayr?nt?da gizli olduğunu bize f?s?ldayan pek yoktur. Oysa, nas?l ‘küçük’ görülen günahlar, ihmaller ve dikkatsizlikler büyük manevî felaketlerin önsözü olabiliyorsa; ‘küçük’ görülen noktalarda sergilenen dikkat ve himmet de, bizi büyük hakikatlere eriştirebilir.

    ?şte, ‘istifade’ ile ‘istifaza’ aras?ndaki nüans, Kur’ân’?n çok âyetlerinde geçen bir müjdenin hakikî yerini tayine imkân tan?mas?yla, bunun bir örneğidir.

    ‘?stifade’de öne ç?kan, maddî ve cismanî aç?dan ‘faydalanma’d?r. ‘?stifaza,’ yani ‘feyzlenme’ ise, manevî ve ruhanî boyutun öne ç?kt?ğ? bir ‘faydalanma’y? ifade eder. Risale-i Nur’da verilen güzel bir örneğini hat?rlarsak, padişah?n sunduğu bir elmay? ‘elma’ olarak yiyen bir adam ondan lezzet al?r. Ama ayn? elmay? ‘padişah?n sunduğu elma’ olarak eline alan, daha yemeden, diğer adamdan bin kat fazla lezzete ulaş?róçünkü, bu elma sultan?n ona hususî iltifat?n?n nişanesidir. ?lk adam elmadan yaln?z ‘istifade’ eder. ?kincisi ise, ‘istifaza’ etmektedir. ?lk adam?n elmadan ald?ğ? g?da dile, damağa, mideye, k?lcal damarlar arac?l?ğ?yla kana.. derken, maddî vücuduna münhas?rd?r. Ama ikinci adam, üzerindeki sanat?, kudreti, ikram? ve ihsan? tefekkür ettiği ayn? elmadan kalbi, ruhu, latifeleri, duygular? ve akl?yla da g?dalan?r. Hatta, o elmay? hiç yemese bile, ondan bu manevî g?dalar? gene de al?r.

    Ki, elman?n bize Ezel ve Ebed Sultan?n?n ikram? olduğunu ve, O’nun izniyle, bir elma için bütün bir kâinat?n vazifeye koştuğunu düşünürsek, elmadan yaln?z maddî vücudumuz cihetiyle g?dalanmak, yani yaln?zca ‘istifade’ etmek insanî aç?dan müthiş bir alçal?şt?r. Çünkü, bir elmadan bu derecede bir istifadeyi, insandaki donan?mlara sahip olmayan bir hayvan, meselâ inek de etmektedir. O da elmay? lezzet alarak yer. Onun da midesi elma ile doyar. Midede ayr?şan elman?n içindeki maddeler onun k?lcal damarlar? arac?l?ğ?yla da kana kar?ş?r. Üstelik, inek, en nihayeti kan?na kar?şan bu elmadan ald?ğ? g?da ile, emziren anneler hariç, insan?n yapmad?ğ?n? da yap?p süt verir. Hülâsa, nimetlerden yaln?zca ‘beden’ itibar?yla bir faydalanma insan? insan k?lmaz. ?nsan?n gerçekten ‘insan’ olabilmesi için ‘istifade’den ‘istifaza’ya geçebilmesi; bir nimetten yaln?zca maddî aç?dan g?dalanman?n ötesinde, ‘istifaza’ da edebilmesi icab etmektedir.

    Aç?kça, insana düşen, istifade değil, istifazad?r. Kendisine hayat ve ruh verilen her canl? ‘istifade’ eder, çal?şma biçimi itibar?yla bir hayvan?n bedeninden çok farkl? olmayan bedenimiz de ayn? istifadeyi sağlar; ama ‘istifaza’ ancak ak?l, kalb ve şuur verilenlerin kâr?d?r. Hem, istifade için, ilgili şeye muhakkak sahip olup bedenen tatmak gerekir; ama istifaza için bilfiil sahip olmaya bile gerek yoktur. Elma örneğine bir kez daha dönersek, ‘istifade’ ehli ancak elmay? midesine indirmekle g?dalan?r; ama ‘istifaza’ ehlinin feyiz ve g?da almas? için, ‘padişah?n ikram ettiği bir elma’y? görmesi, hatta varl?ğ?n? bilmesi dahi yeterlidir.

    Hayatlar?m?za bu iki kavram aras?ndaki nüans?n penceresinden bakt?ğ?m?zda, nefsimizin bizi ciddi şekilde ‘istifaza’dan al?p ‘istifade’ye sürüklediğini görmenin mümkün olacağ?n? san?yorum. Bugün, óher çağda olduğu gibióehl-i dünya ‘tek-dünyal?’ olarak, eli mahkum, dünyaya sald?r?rken, ehl-i dinin ‘mutlu bir hayat’ projelerinde yer alan unsurlar da ehl-i dünyan?nkinden hemen hemen farks?zd?r. Meselâ, şöyle deniz kenar?nda bir köşk, en az?ndan bir kat olsa, arada bir yatla denize aç?l?nsa, bahçedeki garajda son model bir araba bulunsa, gardrobumuz başka başka elbiselerle dolup taşsa, hem çeşit çeşit yemekler ve meyvelerle dolu bir sofraya oturulsa, pek de fena olmayacakt?r hani!

    Oysa, bu ortak ‘hayal’in ana vurgusu eşyan?n ‘madde’si üzerindedir; anlam? üzerinde değil. ?stifaza değil, istifade as?l olduğu için, bizatihî bu şeylere sahip olunca mutluluğa ulaşacağ?m?z düşünülmektedir.

    Sözler müellifinin öşklerin, bağlar?n ve bahçelerin aras?ndan geçerken talebelerine "Ben bu yerlerden, sahiplerinden daha fazla istifade ediyorum" diyor olmas?, bu ‘istifaza’ bağlam?nda ne derece manidard?r!

    Durup düşünelim: Hangimiz, meselâ bir köşkün yan?ndan geçerken, bu köşke sahip olmay?, yani ‘istifade’yi düşünmek yerine şu ‘istifaza’ halini kuşan?yoruz: "Kaç kuluna köşk nasip eden, ihsan? ve ikram?n?n genişliğine şu köşkün şahit olduğu bir Rab, bana daóisterse bu dünyada, isterse ebedî hayattaónice köşkler nasip edebilir. Öyle sonsuz bir kudret ve ihsan sahibi bir Rabbim var ki, elhamdülillah."

    Hangimiz, bu şekilde, bizatihî o köşkte oturmadan, ‘istifaza’ sûretinde, o köşkün sahibinden bin kat fazla istifadeyi ne ölçüde başar?yoruz?

    Rabbimizin şu dünyadaki nimetlerine mukabil düz bir ‘istifade’nin ötesinde ‘istifaza içinde bir istifade’yi hakk?yla başaram?yor aç?kças?. Dahas?, ne yaz?k ki, cenneti dahi yaln?z ‘istifade’ cihetiyle düşlüyoruz. Oysa, cennetin tarif edildiği âyetlerde, Rabbimiz oraya ‘müttakî’lerin gireceğini söylerken, onlar?n durumunu tarif için ‘istifade’dan değil, ‘istifaza’dan söz ediyor. Bu istifaza s?rr?n? kavramam?n anahtar? olan Nebe sûresindeki inne lil muttekîne mefâzen hadâika a’nâben//ARAB? ?BARE//Nebe sûresi, 31. âyet, s. 582 ilâahir âyetlerinde sözkonusu olduğu gibi. Hem, yine Kur’ân, cennetlikler için defaatle "Ulâike humu’l-fâizûn" derken, yine bu ‘feyz’ ve ‘istifaza’ boyutuna dikkatleri çekiyor.

    ?lgili âyetler, bu aç?dan, ehl-i cennet olmay? umuyorsak, daha şu dünyada bir ‘istifaza’ talimi yaşamam?z; nimetlerden ‘istifade’ ile kalmay?p ‘istifaza’ düzeyine ulaşmam?z lüzumuna da ihtar ve ihsas ediyor.

    ?şte bundan dolay?, iman talimi, hususan tefekkür ve tezekkür, iki dünyam?z için de hayatî bir önem taş?yor. ‘?stifazas?z istifade’lerin ucu ise, nimetten Mün’imi unutarakóyani istifaza etmedenóistifade edenlerin Mahşer günü sevkedileceği cehennem diyar?na uzan?yor. Üstüne üstlük, bu dünyada dahi, daha lezzet an?nda ‘bu da bitecek’ elemini, ve lezzetin ‘madde’si biter bitmez ‘işte bitti; bir dahas? meçhul’ hüznünü ve elemini ruhumuza taş?yarak...
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    İstifaza da bir istifade değil midir?

  3. #3
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart

    ?stifade’de öne ç?kan, maddî ve cismanî aç?dan ‘faydalanma’d?r. ‘?stifaza,’ yani ‘feyzlenme’ ise, manevî ve ruhanî boyutun öne ç?kt?ğ? bir ‘faydalanma’y? ifade eder.

    ?K?S?NDEDE FAYDALANMA VAR AMA FARKLI.hay?rl? istifazalar....
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  4. #4
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart

    Hem, istifade için, ilgili şeye muhakkak sahip olup bedenen tatmak gerekir; ama istifaza için bilfiil sahip olmaya bile gerek yoktur.
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  5. #5
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post

    Hem paylaşımınız hem de bu iki kelime arasındaki farkı açıkladığınız için teşekkürler...
    İstifaza etmemiz dileğiyle..

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  6. #6
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart

    Evet aç?klayanlardan Allah raz? olsun ve tüm kardeşlerimizden de...
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  7. #7
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Komşunun gül bahçesinden gelen koku size istifade mi sağlar istifaze mi?

  8. #8
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post

    Metinden yola çıkarak, bu kişiye göre değişir ben gülün ne kadar güzel koktuğunu düşündüğüm takdirde istifade ederim eğer siz güle bu kokuyu verenle birlikte gülün ne kadar güzel yaratıldığını düşünürseniz istifaze etmiş olursunuz.

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  9. #9
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart

    Alıntı Tılsım Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Metinden yola çıkarak, bu kişiye göre değişir ben gülün ne kadar güzel koktuğunu düşündüğüm takdirde istifade ederim eğer siz güle bu kokuyu verenle birlikte gülün ne kadar güzel yaratıldığını düşünürseniz istifaze etmiş olursunuz.
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  10. #10
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Hem Kur'an bilmüşahede ve bilbedahe, ebedî ve daimî bir mu'cizedir. Her vakit i'cazını gösterir. Sair mu'cizat gibi sönmez, vakti bitmez, ebedîdir.
    Hem Kur'anın mertebe-i irşadında öyle bir genişlik var ki; birtek dersinde, Hazret-i Cibril (A.S.), bir tıfl-ı nevresîde ile omuz omuza o dersi dinler, hisselerini alırlar. Ve İbn-i Sina gibi en dâhî feylesof, en âmi bir ehl-i kıraatla diz dize aynı dersi okurlar, derslerini alırlar. Hattâ bazan olur ki; o âmi adam, kuvvet ve safvet-i iman cihetiyle, İbn-i Sina'dan daha ziyade istifade eder. 19. mektub


    peki buradaki istifade ne olacak..



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0