+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: Davetçinin Ahlakı

  1. #1
    Pürheves sinang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    277

    Standart

    بســـم الله الرحمن الرحيم


    Davetçinin, güzel, yumuşak, sade ve ac?mal? bir ahlaka sahip olmas? gerekmektedir. Gönülleri kazan?p insanlar? etraf?nda toplayacak bir ahlak...
    Davetçi, yan?ndaki insanlara yumuşak ve merhametli davranmal?d?r, öfkeli ve kat? kalpli olan davetçinin etraf?nda hiç kimse toplanamaz. Kat? kalbli davetçi dayan?şma sağlayamaz. ?nsanlar; merhametli bir koruyucuya, engin bir sevgiye, fevkalâde bir gözetime, müsamahakâr bir davran?şa, cehalet, zay?fl?k ve noksanl?klar?n? hoş görecek bir halimliğe muhtaçt?rlar. Yani büyük, vermeyi bilen, ellere göz dikmeyen, sorunlar? paylaşan ve kendi sorunlar?yla baş ağ?rtmayan bir yüreğe...
    ?nsanlar?n; kendisinden himmet, sevgi, gözetim, hoşgörü, dostluk ve r?za beklediği bir yürek...
    Büyük davetçi Resul-i Ekrem (s.a.s.)'in yüreği böyleydi. ?nsanlarla beraber yaşant?s? böyleydi...
    O, kendi nefsi için asla k?zmazd?. Beşerî zaaflardan dolay? göğsü daralmazd?. Dünyevî metadan hiç bir şeyde gözü yoktu. Ellerindekinin tümünü kolayca ve engin bir hoşgörüyle dağ?t?rd?. Mükemmel derecede halimdi. ?lgisi, sevgisi ve dostluğu, etraf?ndaki insanlar? kuşatm?şt?. Kur'an-? Kerim, bunun canl? bir şahididir. Yüce Allah, bu ahlak?, davetçilerin beşeri ilişkilerine örnek olsun diye Aziz Kitab?nda bildirmiştir:
    "Eğer sen, kaba ve kat? kalbli olsayd?n, insanlar etraf?ndan dağ?l?rlard?." (Al-i ?mrân: 159)
    Yumuşakl?k, tevazu ve merhamet, davetçide canlanan müşahhas bir ahlak olmal?d?r:
    "Mü'minlere kanatlar?n? ger."(el-Hicr: 88)
    ?nişe geçen bir kuşun kanat germesine benzer bir kanat germe...
    Allah'?n Resulü (s.a.s.), hayat? boyunca ashab?yla beraber yaşad?. Onun ahlak?, Kur'an'd?. Ve o, kendisini eğiten Kur'an'?n canl? bir örneğiydi.
    "Af yolunu tut. Marufu emret ve cahillerden vazgeç. Şeytandan sana bir vesvese geldiğinde Allah'a s?ğ?n. Çünkü O, her şeyi işiten ve bilendir." (el-A'raf: 199-200)
    Yani insanlarla sohbet ve muaşereti kolayl?kla sağlayan af yolunu tut. ?nsanlar?n mükemmel olmas?n? bekleme. Onlar? zora koşma. Hatalar?n?, zaafiyet ve noksanl?klar?n? affet.
    Tabi ki tüm bunlar, kişisel ilişkilerde söz konusudur. Dini inan?şta veya şer'i vecibelerde değil...
    Çünkü ?slâm akidesi ve Allah'?n şeriati söz konusu olunca göz yumup hoş görmek yoktur.
    Hoş görü ve göz yumma, al?ş verişlerde, komşuluk ve arkadaşl?kta; yani hayat?n kolayca ve sade bir şekilde geçmesine yarayacak konularda vard?r. Beşeri zaaflara göz yumup ilgiyi esirgememek ve müsamahakâr olmak, büyük ve güçlü insanlar?n şan?ndand?r. Küçük ve zay?flara karş? büyüklerin tak?nd?ğ? tav?rd?r. Allah'?n Resulü (s.a.s.), bir yönetici, bir rehber, bir öğretmen ve bir mürebbiydi. Kolayl?k göstermek, göz yummak ve müsamahakâr olmak en çok ona yak?şan bir ahlakt?. Evet Allah'?n Resûlu (s.a.s.), kendi nefsi için asla k?zmazd?. Ama Allah'?n dini çiğnendiği zaman ise, hiçbir şey onu yat?şt?rmazd?. Bundan dolay? tüm davetçilerin, onun ahlak?yla ahlaklanmalar? gerekir. ?nsanlar?n hidayetiyle ilgilenmek, engin bir yürekliliği, hoşgörüyü, kolayl?ğ? ve sadeliği gerektirmektedir. Tabi ki Allah'?n dininde hiç bir gevşeklik veya aş?r?l?k göstermeden...
    Allah'?n dinine davet eden kimsenin kendisine has s?fat?, ruhu, konuşmas?, sözü ve edebî vard?r. Yüce Allah, gerek Hz. Peygamber (s.a.s.)'e ve gerekse bu ümmetin her davetçisine bu şifa ve hususiyetlerle hitap etmektedir. Yüce Allah, davetçiye -şartlar ne olursa olsun- "ahlak?n şudur", "metodun şudur" diye buyurmaktad?r:
    "Allah'a davet edip salih amel işleyen ve "Ben müslümanlardan?m" diyen kimseden daha güzel sözlü olan var m?? ?yilikle kötülük elbette ki bir olmaz, öyleyse (kötülüğü) iyilikle defet. O zaman görürsün ki aran?zda düşmanl?k bulunan kimse s?ms?cak bir dost oluvermiş. Bu (hususiyet) sadece sabreden kimselere, sadece büyük mükafat sahibine verilir. Eğer şeytandan sana (sapt?r?c?) bir vesvese gelirse, Allah'a s?ğ?n. Çünkü O, her şeyi işiten ve bilendir." (Fussilet: 33-36)
    Allah'?n dinine davet görevini; beşeri zaaf ve cehalete, nefsin bildiğiyle övünüp kibirlenmesine, "dalalet üzerindesin" denmesini reddetmesine, davan?n tehdit ettiği arzu ve şehvetlere düşkünlüğüne rağmen yürütmek, gerçekten zor bir iştir. Çünkü tüm insanlar? hukuken eşit gören bir tek ilah'a davet işi, böylesine zor şartlarda yürütülen büyük bir görevdir.
    "Allah'a davet edip salih amel işleyenden daha güzel sözlü var m??"
    Zaten sözün güzelliği, böylesine zor şartlarda anlaş?l?r. Bu davay?, böylesine şartlarda ilan etmekte...
    Sözü doğrulayan bir amelle ve kişisel arzular? geride b?rakan bir teslimiyetle beraber bu güzel ilan, göğe yükselmeye lay?k olan bir iland?r. Çünkü bu davet, tamamen Allah'?n r?zas?n? kazanmaya yöneliktir. Davetçinin buradaki tek görevi, tebliğ yapmakt?r. Tebliğini yapt?ktan sonra, insanlar bundan yüzünü çevirmiş, edepsizlik mi yapm?ş, ş?mar?kça inkar etmeye mi kalk?şm?ş bu iş kendisini ilgilendirmez. Çünkü o, en güzel şekilde anlatmakla yükümlüdür. Davetçinin konumu yüksek; diğerlerinin, yani kötülüğe başvuranlar?n konumu ise alçakt?r.
    "?yilikle kötülük, elbette ki bir olmaz."
    Şu halde davetçi, kötülükle karş?l?k veremez...
    Çünkü iyilikle kötülüğün etkisi ayn? değildir. Kötülüğün kar?şt?ğ? bir iyiliğin etkisi de ayn? değildir. Kötülüğe karş? sab?r, müsamaha ve nefsanî arzular? b?rak?p aşmak, en baş?bozuk kişileri bile sakinleştirip güven duymalar?n? sağlar. Düşmanl?ktan dostluğa ve serkeşlikten sükunete yönelmesine neden olur.
    "Sen kötülüğü iyilikle defet. O zaman görürsün ki, aran?zda düşmanl?k bulunan kimse, s?ms?cak bir dost oluvermiştir."
    Bu, genellikle gerçekleşen bir kurald?r. Öyle ki sonuçta fevri tav?rlar b?rak?l?r, k?zg?nl?k sükûnete ve ş?mar?kl?k da hayaya dönüşür. Çünkü fevri bir harekete, ş?mar?kl?ğa ve söz dinlemezliğe; sakinleştirici bir tarzda değil de ayn?s?yla karş?l?k verilirse aksilikler daha da artar, gazaplar kamç?lan?r, ş?mar?kl?k devam eder, haya, perdesi y?rt?l?r, nefse hakimiyet yok olur ve günah işlemekten gurur duyulur. Ama her şeye rağmen müsamahakâr olmak, engin bir yürek ister. Kötülük yapma gücü bulunduğu halde sevip ilgi gösteren bir yürek...
    Asl?nda "kötülük yapabilme gücü", müsamahan?n meyvesini verebilmesi için bulunmas? gereken bir şeydir. Kötü adam?n "iyiliği", "zay?fl?k" olarak kabul etmemesi için gereken bir şey...
    Çünkü kötü adam, karş?s?ndakinin zay?f olduğunu anlay?nca, sayg? göstermeyecektir. Dolay?s?yla iyiliğin de hiç bir etkisi olmayacakt?r. Bu bak?mdan "müsamahakâr" olmak; akideye sald?r? veya mü'minleri fitneye uğratma hallerinde değil, şahsi meselelerde söz konusu olabilir. Çünkü akideye bir sald?r? olduğu zaman, olanca gücü kullan?p karş? koymak veya ilâhî hüküm gelinceye kadar sabretmek laz?md?r.
    Kötülüğü iyilikle defedip, müsamahakâr olmak, öfke ve gazab? önleyen önemli bir tutumdur. Böylesi anlarda bu dengeyi yakalamak, yani "ne zaman müsamaha gösterilir, ne zaman iyilikle karş?l?k verilir" bunu bilmek, gerçekten büyük bir şeydir. Her insan?n elde edemeyeceği üstün bir derecedir. Çünkü bu, bir sab?r işidir. Allah vergisi bir şeydir. Bunu elde etmeye çal?şan kimselere Allah'?n verdiği bir şey...
    Hz. Peygamber (s.a.s.)'i düşünün. Kendi nefsi için hiç k?zmayan; ama Allah'?n bir emri çiğnenince hiç bir şeyle k?zg?nl?ğ? dinmeyen Hz. Peygamber (s.a.s.)'i...
    ?şte bu, öyle büyük bir derece olduğu için Yüce Allah, Hz. Peygamber'e (s.a.s.) ve onun şahs?nda tüm davetçilere diyor ki:
    "Eğer şeytandan sana (sapt?r?c?) bir vesvese gelirse, Allah'a s?ğ?n. Çünkü O, her şeyi işiten ve bilendir."
    Gazap; kalbe vesvese salan ve kötülüğe karş? veya müsamaha konusunda yeterince sab?r göstermemeyi doğuran bir histir.
    ?şte bu gibi durumlarda şeytanî vesveselerden Allah'a s?ğ?nmak; şeytan?n öfkeyi kamç?lay?p bu boşluktan yararlanmas?n? önleyen bir korumad?r. Beşer kalbinin yaradan?, bu kalbin girinti ve ç?k?nt?lar?n?, güç ve yeteneğini, şeytan?n hangi noktadan nüfuz edebileceğini, dava adam?n? hangi tür vesveseyle gazaba getirebileceğini, yolunda yürüyen halim bir insan? nas?l öfkelendirebileceğini elbette ki, bilmektedir.
    Bir mü'min, ne olursa olsun Rabbi için k?zmaI?d?r. Rabbinin yüceliği ve sayg?nl?ğ? çiğnenince k?zmal?d?r. Nefsimize veya ailemize bir hakaret yap?l?nca şişinir, k?zar ve öfkeleniriz. Ama mü'min, Rabbi için gayrete gelmek zorundad?r. ?slâm'la cahiliyenin tasavvurlar? aras?ndaki her zaman ve her ortamdaki gerçek fark ve yol ayr?m? budur.
    Müslüman cemaat, yüce ahlaki değerlere dayanmak zorundad?r. Kur'an-? Kerim, bu ahlaki esaslar?n neler olduğunu - en güzel örneklerle - bildirmiştir; ?slâmî tasavvur ve müslüman cemaat yap?s?ndaki en vazgeçilmez ve en köklü unsur, ahlakî unsurdur. Ve bu, tüm hayati alan ve faaliyetleri kapsayacak niteliktedir.
    ?slâm cemaatinin vazgeçilmez temel dayanağ? bir tek Allah'a ubudiyyettir.
    Bundan dolay? bu cemaat, hangi biçimiyle olursa olsun, tüm beşeri ubudiyyetlerden kurtulmuştur.
    Tüm faziletler ve tüm ahlakî değerler, işte bu kurtuluş ve özgürlüğün bir ürünüdür.
    Çünkü her konudaki değer ölçüsü, Allah'?n r?zas?n? kazanmakt?r. Bunun da doruk noktas?, Kur'an-? Kerim'in ahlak?yla süslenmektir.
    ?slâmî bir ahlak?n en büyük dayanağ? ve asl? budur. ?slâmî hayat sistemi, ahlaka çok büyük bir önem vermiştir. Kur'an-? Kerim, bunu aç?kça ifade etmekte ve ?slâmî ahlak?n; ?slâmî akide ve insan hayat?na ilişkin ?slamî düşüncedeki derinlik ve vazgeçilmezliğini göstermektedir.

    Konu MuhammedSaid tarafından (06.06.07 Saat 21:14 ) değiştirilmiştir.
    GELİN İSLAM OLALIM..!

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ehl-i Beyt Ahlakı
    By Matemkar in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.03.14, 04:16
  2. Kin ve Öfkeden Kurtulma Ahlakı
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.01.12, 20:25
  3. Kur'an Alfabesi mi Kur'an Ahlakı mı?
    By yakaza in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 30.06.11, 15:36
  4. Ku'an Ahlakı
    By hak_yol_islam in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.11.08, 13:51
  5. İslam Ahlakı
    By herem in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07.11.06, 14:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0