+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Din Kelimesinin Muhtevası

  1. #1
    Pürheves sinang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    277

    Standart

    بســـم الله الرحمن الرحيم


    Yüce Allah'?n, r?za ve dileği dairesinde tan?m?n? yapt?ğ? "din" Allah'a ilişkin her tür inanç, demek değildir.

    Din, Allah'a ilişkin değişik inanç biçimlerinden sadece biridir.
    Bu da kesin ve net olan "mutlak tevhid (ortaks?z birleme)" biçimidir. Yani insan?n, yapacağ? ibadetle Allah'?n ?lahl?ğ?n? birlemesidir. T?pk? kainattaki diğer yarat?klar gibi...
    Gene din, Allah'?n beşer ve tüm kainat üzerindeki sürekli egemenliğini birlemektir. Bu da, her şeyin sadece Allah'la kaim olmas? demektir. Allah'tan başkas?n?n değişmez ve sabit varl?ğ?n?n bulunmamas? demektir. ?şte bundan dolay? Allah'?n, kullar?ndan kabul ettiği tek din ?slâm'd?r.
    "Allah kat?nda din, sadece ?slâm'd?r." (Al-i ?mran: 19)
    Demek ki, din, sadece ?slâm'd?r.
    Bu durumda din, ?lâhî egemenliğe mutlak teslimiyetten ibarettir. Hayat?n her şeyi için sadece bu kaynaktan bilgi almak ve bu kaynağ?n yap?s? olan Allah'?n Kitab?n? hakem k?lmakt?r.
    Öyleyse din, soyut bir dava, belirsiz bir bayrak ve sadece dille söylenen bir kelime değildir. Kalbin hareketsizce bar?nd?rd?ğ? bir düşünceden veya kişilerin namaz hac ve oruç gibi vesilelerle yerine getirdikleri alâmet türünden ibadetler de demek değildir. Hay?r!..
    Bu, Allah'?n insanlardan din diye sadece kendisine teslim olmalar?n? dilediği ?slâm değildir. Çünkü ?slâm, teslimiyet demektir.
    ?slâm, itaat ve bağl?l?kt?r. ?slâm, kullar?n işinde Allah'?n hakem k?l?nmas?d?r.
    "Din" kelimesinin muhtevas?, en duyarl? biçimiyle aşağ?daki ayeti kerimede belirlenmiştir.
    "?şte bu plan? Yusuf'a biz öğrettik. Çünkü o, kral?n dinine göre kardeşini al?koyamazd?." (Yusuf:76)
    Yani kral?n kanun ve nizam?na göre...
    Görülüyor ki, Kur'an-? Kerim, kanun ve nizamdan "din" diye söz etmektedir.
    ?şte yirminci yüzy?l cahiliyesinde tüm insanlardan gizli kalan apaç?k Kur'anî muhteva budur.
    Hem kendisine "müslüman" ad?n? takan kimselerin, hem de diğer cahillerin bilmediği bir muhtevad?r bu.
    Çünkü dini, inanç ve alâmet türü ibadetlerden ibaret gören bu insanlara göre, Allah'?n vahdaniyetine, peygamberlerine, meleklerine, kitaplar?na, ahiret gününe, kaderin hayr ve şerrine inanan bir kimse, Allah'? b?rak?p itaat; bağl?l?k ve hakimiyet hakk? aç?s?ndan ayr? ayr? rablere tedeyyün etse (boyun eğip, itaat etse) bile Allah'?n dinindendir.
    Oysa bu ayete göre "kral?n dini" demek, kral?n kanun ve nizam? demektir. Öyleyse "Allah'?n dini" de, Allah'?n kanun ve nizam? demektir...
    Ne var ki as?l muhtevas? sönükleşip donuklaşan "Allah'?n dini", cahiliye kitlelerinin nazar?nda inanç ve alamet türü ibadetlerden başka bir şey ifade etmemektedir. Ama Hz. Âdem, ve Hz. Nuh'tan, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e değin gelen Allah' in dinine göre gerçek böyle değildir.
    Çünkü tevhid tarihî boyunca dinin değişmez anlam?; sadece Allah'a tedeyyün (boyun eğip, itaat) etmek, başkas?n?n koyduğu kanunlar? reddetmek, ilâhl?ğ? göklerde olduğu gibi yerde de Allah'a tahsis etmek ve sadece O'nun insanlara rabl?ğ?n? kabullenmektir.
    Yani sadece Allah'?n, şeriatinin egemenliğini ve emrinin hakimiyetini tan?makt?r.
    ?şte "Allah'?n dininden" olanlarla "kral?n dininden" olanlar?n ayr?l?ş noktas? da budur. Çünkü:
    - birinciler sadece Allah'?n nizam ve kanununu din bilirler.
    - Diğerleri ise kral?n nizam ve kanununu din diye tan?rlar veya Allah'a sadece inanç ve alâmet türü ibadetlerde, başkas?na da nizam ve kanunlar konusunda tedeyyün (boyun eğip, itaat) ederek şirke düşerler.
    Din konusunda besbelli olan gerçek budur. ?slâm akidesinin apaç?k gereği de budur.
    Halka ac?ma iddias?nda olan kimi insanlar ise bu cehalete mazeret bulma peşindedirler. Sözde onlar "Allah'?n dini" kelimesinin gerçek muhtevas?n? bilmedikleri için ilahi kanunu hakem k?lm?yorlar.
    Şeriati "din" olarak bilmedikleri için direnmiyorlar. Sanki dinin gerçek muhtevas?n? bilmemeleri, kendilerinin cahil müşrikler olmalar?na mazeret teşkil edecekmiş türünden bir iddia...
    Sonra ben, bu dinin gerçek anlam?n? esas?ndan bilmeyen kimselerin bu dinden olabileceklerini düşünemiyorum. Asl?nda bir gerçeğe inanmak, o gerçeği tan?man?n bir parças?d?r. Buna göre eğer halk bir inanc?n hakikatini bilmiyorsa nas?l olur da onu benimsemiş olabilir?
    Muhtevas?n? temelinden bilmedikleri halde nas?l olur da bu dinden san?labilirler?
    Bu bilmezlik, olur ki onlar? Ahiret hesab?ndan kurtar?r. Yahut azaplar?n?n hafiflemesine neden olabilir. Bu durumda onlar?n günah ve kusurlar?; kendilerine bu dinin hakikatini öğretmeyen âlim kimselerin boynuna at?labilir. Ama bu da, tamamen Allah'a kalm?ş gaybani bir meseledir.
    Cahiliye halk?n?n uhrevi cezas? konusundaki tart?şma genel bir şeydir. Bunda büyütülecek bir şey de yoktur. Sonra bu konu, yeryüzünde ?slâm davetini yapan biz insanlar? da ilgilendirmemektedir.
    Bizi ilgilendiren as?l mesele, bugün için insanlar?n üzerinde bulunduğu dinin gerçeğini tan?mlamakt?r. Ve bu din de kesinlikle Allah'?n dini değildir. Çünkü Allah'?n dini, apaç?k Kur'an ayetlerinin de ifade ettiği gibi Allah'?n nizam ve kanunlar?d?r.
    - Kim Allah'?n nizam? ve şeriati üzereyse o, Allah'?n dinindendir.
    - Kim de kral?n nizam ve şeriati üzereyse o da kral?n dinindendir.
    Bunda hiç bir tart?şma yoktur.
    Dinin anlam?n? bilmeyen kimselerin, bu dine inanm?ş olmalar? mümkün değildir. Çünkü buradaki cehalet, dinin temel hakikat?yla (asl?yla) ilgilidir. Bu dinin temel hakikatini bilmeyen bir kimsenin, aklen de, vak'a olarak da bu dine inanm?ş olmas? imkans?zd?r. Çünkü inanç; kavray?ş ve bilginin bir dal?d?r. Bu apaç?kt?r.
    Bizim için en iyisi, Allah'?n dininde olmayan kimseleri çeşitli mazeretlerle savunup, dinin muhteva ve boyutlar?n? tan?mlayan Allah'tan daha ac?mal? olma çabas?n? b?rakarak, insanlara "Allah'?n dinini" gerçek muhtevas?yla tan?tmaya başlamakt?r. Ki bundan sonra onlar da bu dine ya girsin, ya da reddetsinler...
    Evet hem bizim, hem de insanlar için en iyisi budur.
    Bizim için en iyisidir; çünkü cehaletleri yüzünden bu dini hakikatte benimsemeyen bu bilmez kimselerin vebalinden kurtuluruz. ?nsanlar için en iyisi budur.
    Çünkü onlar? "Allah'?n değil, kral?n dini üzerinde bulunduklar?na" ilişkin somut gerçekle karş? karş?ya getirmek laz?md?r. Çünkü ?slâm'dan habersiz olarak benimsedikleri "kral?n dinini" b?rak?p "Allah'?n dinini" kabullenmeye yönelik bir harekete geçmeleri böylece mümkündür.
    Allah'?n dini davetçilerinin her zaman ve her yerde yapmalar? gereken de budur. Çünkü tüm peygamberlerin de yapt?ğ? buydu.
    Hiç şüphesiz, ?slâm Dini, beşerin arzular?n? değil, Allah'?n şeriat?n? insanlara hakim k?lar. Mesele de böylece netliğe kavuşur.
    - Yani ya Allah'?n şeriat?,
    - ya da bilmezlerin arzular?.
    Üçüncü bir varsay?m yok.
    Gerçekte şeriat ile kaypak arzular? birleştiren bir orta yol da yok.
    Allah'?n şeriat?n? b?rakan kimse, meydan? arzular?n hakimiyetine b?rakm?ş demektir. Allah'?n şeriati d?ş?nda kalan her şey, bilmez kimselerin sar?ld?ğ? heveslerden başka bir şey değildir:
    "Sonra biz seni, dinde bir şeriat sahibi k?ld?k. Ona uy. Bilmezlerin heva - heveslerine sak?n uyma!" (el-Casiye: 17)
    Demek ki, ilâhî şeriat, uymay? hakkeden biricik kanundur. Onun d?ş?nda kalan her şey, cehaletten kaynaklanan heva-heveslerdir.
    Davetçi kimsenin görevi, tüm heva-hevesleri b?rak?p sadece bu şeriate uymakt?r. Heva-heveslere az?c?k bile sapmadan şeriat? yaşamakt?r.
    Sonra heva perestlerin anti şeriatçi bir cephede birleşmeleri muhakkakt?r. Bundan dolay? şeriat davetçisi, bunlar?n kimisinden kendisine yard?m bekleyemez. Ya da onlar? birbirine bağlayan hevaperestliğe bir umut bağlayamaz.
    Bu din, ciddiyetle çal?şma dinidir.
    Hayata hükmetmek için gelmiştir. ?nsanlar?, Allah'?n egemenliğini gasbetmiş kimselerden kurtar?p, sadece Allah'a kul etmek için gelmiştir. Her şeyin - başka birinin değil - Allah'?n şeriatine dönmesi, ancak böylece gerçekleşir.
    Evet bu şeriat, hayat?n tümüne egemen olmak, insan?n günlük ihtiyaç ve sorunlar?n? Allah'?n hükümleriyle gidermek, Allah'?n hükmünü her vak'aya hacmine biçimine ve konumuna göre uygulamak için gelmiştir.
    Yoksa bu din, soyut bir biçim veya alamet türü bir ibadet olmak için gelmemiştir. Hayat?n gerçeklerinden kopuk, teorik incelemelere kalm?ş bir şeriat olmak için de gelmemiştir, ?slâm, ne sözde kalan bir kelime, ne de pratiksiz bir dua ve ibaredir...
    ?slâm, dört baş? mamur bir hayat sistemidir. Zorluk ve engelleri olan bir sistem...
    O, hayat düzenini tevhid kelimeleri üzerinde kuran bir sistemdir.
    Bunun da yolu, insanlar?n Hak Rablerinin ubudiyyetine dönüşüdür. Toplumun ?lâhî hakimiyet ve şeriate dönüşüdür.
    Allah'?n ilahl?k ve egemenliğine sald?ran tağutlar?n, azg?nl?k ve hak sald?rganl?ğ?n?n önlenmesidir.
    Hak ve adaleti tüm insanlara dağ?tmakt?r. Halk?n aras?nda sabit ölçülü adaleti ikame etmektir.
    Dünyay? onarmak ve yeryüzü hilafetini Allah'?n ad?na - Allah'?n nizam?yla - yüklenmektir.
    Sonra bunlar?n tümü emanettir. Bu emaneti yerine getirmeyen kimse, ihanet etmiş demektir. Allah'a vermiş olduğu söze ihanet etmiş, Peygamberine verdiği biati bozmuş demektir:
    "Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine ve emanetlerinize (vebalini) bile bile ihanet etmeyin." (el-Enfâl: 27)

    Konu MuhammedSaid tarafından (07.06.07 Saat 21:14 ) değiştirilmiştir.
    GELİN İSLAM OLALIM..!

  2. #2
    Pürheves fbsamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Kütahya
    Yaş
    34
    Mesajlar
    264

    Standart

    Allah raz? olsun kardeş bilgiler için..
    Taa ilokulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde öğrendiğim bir mana vard?> 'Din;ak?l sahibi insanlar?,kendi istek ve arzular?yle,dünya ve ahiret saadetine ulaşt?ran ilahi nizamd?r..' Aynen böyleydi,taa o zamanşardan akl?mda hep kalan..

    Burada dikkat edilmesi gereken ilk husus; dinin,zişuurlara has bir sistem olmas?d?r..Yani bir insan?n dine mensubiyeti,ancak o insan?n zişuur,ak?ll? bir varl?k olmas? hasebiyledir..Hayvan ve diğer canl?,ama bi-şuur varl?klar?n din ile ilgili hükümlerle bağlanamamalar?n?n sebebi,ne mazi ile ne de müstakbel ile alakadar olabilecek 'ak?l' bulunmad?ğ? cihetle,dini mükellefiyetlerden mes'ul olmamalar?d?r..Hatta bu hususta Risale-i Nur'da belirtildiği cihetle,hayvan?n mazi ve müstakbeli ak?l cihetiyle olmamas? hasebiyle, gününü bulunduğu gün bilir ve o anki zevki tam al?r..Ama zişuur olan insan,farkl?..

    Bir diğer husus da,dini hususlar?n herkesin kendi "cüz'i iradesi"ne bağlanmas?d?r..Yani hoşgörü dini ?slam dini'nin de belirttiği üzere,dinde zorlama yoktur..Her şey,kalp kapaç?klar?n?n ilahi,nuran,manevi alemlere aç?lmas?yla olur..Bu da irade,istek,ak?l ve Allah'?n hidayet ve inayetiyle olur..

    Üçüncü bir husus da dinin;Saadet-i Dareyn'i iktiza etmesidir..Yani,dini mükelelfiyetleri yerine getirmenin semeresi ne sadece ahiret cihetiyledir,ne de ahiret inanc?na z?t olarak dünya cihetiyledir..Din,insanlara bu dünyadan daha güzel bir alem olduğunu ve dünyadaki güzelliklerin,oradakilerin sadece birer cüz'i numunesi hükmünde olduğunu;binaenaleyh dinin tezahüre getirdiği,nazara verdiği mükellefiyetleri yerine getirene de,bu çelişki batakl?ğ?ndan ç?kar?p beşeriyete,iki dünya saadeti dediğimiz 'Saadet-i Dareyn'i nazara vermekte ve vaa'd etmektedir..Bu din ise,hoşgörü dini olan '?slam' d?r,elhamdülillah ala dini'l islam ve kemali'l-iman..

    Çünkü dinin bize iman cihetiyle,iman gözlüğünü bize takt?rmas?yla ulaşacağ?m?z nihayi sonuç Saadet-i Dareyn,en cemili de 'R?za-i ?lahi ve Rü'yet-i Cemalullah't?r..Risale-i Nur'dan bir vecize ile,sözlerime nihayet vermek isterim..Yeterince de uzatt?m..

    "?man tevhidi,tevhid teslimi,teslim tevekkülü,tevekkül de Saadet-i Dareyn'i iktiza eder"..

    Bunlar? paylaşmak istedim..Kusura bakmay?n kardeşler..Sözlerimizde bir bulan?kl?k,çarp?kl?k kusur var ise bizdendir,afvediniz;bir güzellik var ise de Allah'tand?r,Kur'an'dand?r,Efendimiz(A.S:M)'dendir ,Risale-i Nur'lardand?r..
    Konu MuhammedSaid tarafından (07.06.07 Saat 21:15 ) değiştirilmiştir.
    www.facebook.com/RisaleOfis
    Takip etmenizi öneririm.

  3. #3
    Pürheves sinang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Mersin
    Mesajlar
    277

    Standart

    "?man tevhidi,tevhid teslimi,teslim tevekkülü,tevekkül de Saadet-i Dareyn'i iktiza eder"..
    bu söz ne güzel....
    Konu MuhammedSaid tarafından (07.06.07 Saat 21:15 ) değiştirilmiştir.
    GELİN İSLAM OLALIM..!

  4. #4
    Pürheves fbsamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Kütahya
    Yaş
    34
    Mesajlar
    264

    Standart



    Evet..Çok hoş..Üstad'ın ifadeleri çok orijinal ve veciz..
    www.facebook.com/RisaleOfis
    Takip etmenizi öneririm.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Allah Kelimesinin Kökeni Nedir?
    By Şahide in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.09.08, 11:03
  2. Allah Kelimesinin Gücü
    By Leyfunnur in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 07.08.08, 23:41
  3. ALLAH (c.c.) Kelimesinin Psikolojik Tedavideki Tesiri
    By Meyvenin Zeyli in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 21.11.07, 11:35
  4. Allah ( cc ) Kelimesinin Kaynaği
    By Kur'aniyyun in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.11.07, 15:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0