Şah-ı Nakşibend k.s. Hazretleri’nin müritlerinden biri anlatır:

– Hanımımla tartışmış, kalbini kırmıştım. Aradan bir müddet geçti. Şah-ı Nakşibend Hazretleri’nin yanına gittim. Hâce Hazretleri, “Hanımlarla iyi geçinmek gerek...” diyerek bir sohbet konusu açtı. O sırada ben, “Benim halimden söz eder mi acaba?” diye düşündüm. Derken, bir ara Hâce Hazretleri:

– Her konuda olduğu gibi, kişinin hanımıyla geçim konusunda da nefsine karşı çıkması gerek, dedi.

O an ben, eşimle yaptığım münakaşanın aslında çok basit bir olaydan kaynaklandığını düşündüm. Kendi kendime, aslında telafi edilmesi pekâlâ mümkün, dedim. Kararımı verdim, hanımımın gönlünü alacaktım. Bu
arada Hâce Hazretleri sohbete devam ederek:

– Mümkün olduğunca nefsin payını düşünmek gerek. Noksanlığımız olabileceğini unutmamak lazım. Zira Peygamber s.a.v. Efendimiz, pak zevcelerinin saçlarını mübarek elleriyle tutardı. Saçlarının yıkanmasına
yardımcı olurdu. Rasulullah s.a.v Efendimiz tabii ki bunu bir hikmete bağlı olarak yapıyor, onların gönlünü alıyordu, buyurdu.

Bu sohbet üzerine gittim, hanımımın gönlünü yaptım ve onunla barıştım.

(Hâce Ahmed b. İbrahim, Şah-ı Nakşibend)