EL-CELÎL

“Sıfatları sonsuz kemâlde bulunan.”

“Mâlikiyet, hâkimiyet, kudret, azamet gibi bütün celâl sıfatlarına sahip olan.”

“Heybeti, akılları dehşette bırakan.”


Celîl ismi, Azîm ismine yakın bir mânâ taşır. Aralarındaki ince farkı İmam Gazâlî Hazretleri şöyle ifade eder:

“Celîl ismi sıfatların kemâline delalet eder. Azîm ismi ise, hem zâtın hem de sıfatların kemâline birlikte delalet eder.” Nur Külliyatından bir hakikat dersi:

“İsm-i Celâl, alelekser nevilerde, külliyatta tecelli eder. İsm-i Cemâl ise mevcudatın cüz’iyatına tecelli eder... Ve keza celâl, vâhidiyetin tecellisinden, cemâl dahi ehadiyetin tecellisinden zahir olur.” (Mesnevî-i Nuriye)

Bir çiçeğe baktığımızda ondaki güzelliğe, ince sanata, renklerindeki ahenge hayran kalırız. Bu güzellik Allah’ın Cemîlisminin bir tecellisidir. Bütün çiçeklere birden nazar edebilsek, bu hayranlığımız hayrete dönüşür. Bu kadar çiçeği ayrı ayrı süslemek, aralarında hoş bir ahenk kurmak azim bir tasarruftur, harika bir icraattır. İşte bu azamet, haşmet ve büyüklük mânâları,Celîl isminin tecellisiyledir.

Bir kuşun, bulduğu bir taneyi zevkle ve heyecanla yemesinde,Rezzak isminin bir tecellisini seyrederiz. Bir milyonu aşkın canlı türünün, rakamlara sığmayacak kadar çok fertlerinin birlikte rızıklanmalarını düşündüğümüzde, karşımızda bir celâl tablosunu buluruz. Ve o muhteşem ziyafette Celîlisminin bir tecellisini okuruz.

Yıldızlar âlemini ve büyük denizleri seyrettiğimizde de nazarımıza öncelikle celâl tecellisi çarpar. Bu haşmetli tablolarda Celîl ismini okuruz. Ancak, bunların gözleri kamaştıran bir güzellikleri de vardır. Her iki tabloda da celâliçinde bir cemâl tecellisiyle karşılaşırız. Nur Müellifi bu hakikati, ‘celâlin gözünde cemâl’ şeklinde ifade buyurur.

Kısacası, her biri sonsuz kemâlde bulunan ilâhî isimlerin, bütün mahlukatı kaplayan o muhteşem tasarruflarının her biri, vahidiyetin tecellisiyledir veCelîl ismini bir başka pencereden bize gösterir dururlar. Bir tecellide, Allah’ın‘celîl hâlıkiyetini,’ bir başkasında ‘celîl hâkimiyetini’bir diğerinde ise ‘celîl mâlikiyetini...’ müşahede ederiz.

Hâlıkiyet, mâlikiyet ve hâkimiyetin, bütün varlık âlemini ihata etmeleri ve hükümleri altına almaları, vahidiyet tecellileridir ve Celîl ismini fikir ehline okutturur, ders verirler.

Kulun bu isimden alacağı ders:

İnsan, kendi varlığını sonsuz varlıklardan bir nokta, simasını sonsuz simalardan bir sima, sofrasını sonsuz sofralardan bir sofra... olarak görüp, ilâhî isimlerin o celîl tecellileri karşısında hayretle secde etmeli, haddini bilmeli ve isyandan sakınmalıdır.

Sorularla İslamiyet