+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2
Like Tree2Beğeni
  • 1 tarafından gerceklervebiz
  • 1 tarafından *SAHRA*

Konu: Hayat mertebeleri

  1. #1
    Pürheves gerceklervebiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesajlar
    273

    Standart Hayat mertebeleri

    Birinci Mektub / 1.Sual'den

    Hazret-i Hızır Aleyhisselâm hayatta mıdır? Hayatta ise niçin bazı mühim ülema hayatını kabul etmiyorlar?

    Hazret-i Hızır Aleyhisselâm: Hz. Hızır (a.s.), Hz. Musa (a.s.) döneminde yaşayan, Kur'ân-ı Kerim'in Kehf Suresinde bahsi edilen kendisine İlahi bilgi ve hikmet öğretilen kişidir. Peygamber olup olmadığı konusunda değişik görüşler bulunmasına rağmen velayeti konusunda ittifak edilmektedir. Otsuz ve çorak bir mekana oturduğunda ansızın o otsuz yerin yeşillenmesi sebebiyle, yeşillik manasına gelen Hızır namıyla yad edilmiştir. Hz. Hızır'ın halen hayatta olduğunu ve hayatın beş tabakasından ikincisinde yaşadığını Bediüzzaman Hazretleri Mektubat adlı eserinde ifade etmektedir. Bu hayat tabakasının kendine özel şartları, bizim yaşadığımız hayattan çok daha farklıdır. Mesela, mecbur kalmadan istedikleri zaman yemek içmek, bir vakitte birçok yerlerde bulunabilmek gibi bir derece serbest hayat mertebesidir. Hz. Hızır, başta Buhârî ve Müslim olmak üzere pek çok hadis kitaplarında çeşitli bölümlerde geçmektedir. İkinci tabaka-i hayat mertebesinde yaşayan ve Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen meşhur peygamber.
    Mühim: Önemli.
    Ülema: Alimler, yüksek ilim sahipleri, din bilginleri, ulema.

    Elcevab:
    Hayattadır, fakat meratib-i hayat beştir. O, ikinci mertebededir. Bu sebebden bazı ülema hayatında şübhe etmişler.
    Elcevab: Cevabı şu.
    Meratib-i hayat: Hayat mertebeleri(dereceleri).


    Birinci Tabaka-i Hayat:

    Bizim hayatımızdır ki, çok kayıdlarla mukayyeddir.

    Mukayyed: Bağlı, bağlanmış.
    Tabaka-i Hayat: Hayat tabakası, hayat derecesi.

    İkinci Tabaka-i Hayat:
    Hazret-i Hızır ve İlyas Aleyhimesselâm'ın hayatlarıdır ki, bir derece serbesttir. Yani bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daimî mukayyed değillerdir. Bazan istedikleri vakit bizim gibi yerler, içerler; fakat bizim gibi mecbur değillerdir. Tevatür derecesinde ehl-i şuhud ve keşif olan evliyanın, Hazret-i Hızır ile maceraları, bu tabaka-i hayatı tenvir ve isbat eder. Hattâ makamat-ı velayette bir makam vardır ki, "Makam-ı Hızır" tabir edilir. O makama gelen bir veli, Hızır'dan ders alır ve Hızır ile görüşür. Fakat bazan o makam sahibi yanlış olarak, ayn-ı Hızır telakki olunur.
    Hz. İlyas (a.s.) Beni İsrâil peygamberlerindendir. Kur'ân-ı Kerim'de iki defa adı geçmektedir. Soyu Hz. Harun'a (a.s.) dayandırılan Hz. İlyas m.ö. 9. asırda yaşamıştır. İsrailoğulları Ba'l putuna tapmaya başladıktan sonra, Cenab-ı Allah Hz. İlyas'ı (a.s.) bunlara peygamber olarak gönderdi. Hz. İlyas pek çok mucizeler göstermesine rağmen İsrailoğulları onu yalanladılar. Hz. İlyas'ın Hz. Hızır'la buluştuğu rivayet edilmektedir. Bu buluşmanın anısına buluşma zamanı 6 Mayıs halk tarafından baharın başlangıcı sayılır.
    Beşeriyet: İnsanlık.
    Levazımat: Lüzumlu şeyler, gerekenler, gerekli şeyler, gerekliler.
    Tevatür: Yalan ihtimali olmayan kuvvetli haber.
    Ehl-i şuhud: İman edilenleri, varlıkların ve olayların içyüzlerini, manevi âlemleri görüp seyreden başta peygamberler ve ermiş kişiler.
    Evliya: Allah(cc) dostu ermiş kimseler.
    Tenvir: Aydınlatma, ışıklandırma.
    Makamat-ı velayet: Velilik makamları, ermişlik makamları.
    Ayn-ı Hızır: Hz.Hızır'ın(as) kendisi.
    Telakki: Kabul etmek.

    Üçüncü Tabaka-i Hayat:
    Hazret-i İdris ve İsa Aleyhimesselâm'ın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüd ile, melek hayatı gibi bir hayata girerek nuranî bir letafet kesbeder. Âdeta beden-i misalî letafetinde ve cesed-i necmî nuraniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semavatta bulunurlar. Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelecek, Şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) ile amel edecek mealindeki hadîsin sırrı şudur ki: Âhirzamanda felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı uluhiyete karşı İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılab edeceği bir sırada, nasılki İsevîlik şahs-ı manevîsi, vahy-i semavî kılıncıyla o müdhiş dinsizliğin şahs-ı manevîsini öldürür; öyle de Hazret-i İsa Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı manevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı manevîsini temsil eden Deccal'ı öldürür.. yani inkâr-ı uluhiyet fikrini öldürecek.
    Hz. İdris (a.s.): Hz. şit'in (a.s.) torunlarından olup ondan sonra peygamber olarak görevlendirilmiştir. Adı Kur'ân-ı Kerim'de dört yerde geçmektedir. Kendisine otuz sahifelik suhuf indirilmiş ve onu okuyarak insanları hakka ve hidayete davet etmiştir. Hz. İdris (a.s.) , Hz. İsa (a.s.) gibi semaya çekilmiştir ve onun gibi hayatı bir sema tabakasında devam etmektedir. Bediüzzaman, Mektubat adlı eserinde Hz. İdris (a.s.) ile Hz. İsa'nın (a.s.) üçüncü hayat tabakasında yaşadıklarını ifade etmiştir. Dünyaya ait cisimleriyle birlikte, fakat beşeri ihtiyaçlardan uzaklaşarak nuranileşmiş bir halde, melek hayatı gibi bir hayata mazhar olmuşlardır. Hz. İdris (a.s.) ilk olarak yazı yazan ve terzilik yapan bir insan olma şerefine sahiptir.
    Hz. İsa (a.s.): Ulu'l-Azm olan peygamberlerdendir. Hakîkî Hıristiyanlık dininin peygamberi olan Hz. İsa'ya dört büyük kitabın üçüncüsü olan İncil-i şerif nazil edilmiştir. Hz. Meryem'in oğlu olan Hz İsa, Allah'ın yaratıcı kudretinin bir nişanesi olarak doğmuştur. Hz. İsa'nın (a.s.) bir ünvanı ve sıfatı Mesih'tir. Kur'ân-ı Kerim'de onun meziyetlerinden bahsedilmekte ve gösterdiği mu'cizelerden haber verilmektedir. Dört büyük kitaptan biri olan İncil, kendisinden sonra Havariler tarafından yazılmış, ancak sonraları tahrif edilmiş ve asliyetini koruyamamıştır. Hz. İsa ümmetine ümmî peygamberin geleceğini müjdelemiş ve Peygamber Efendimizden bahsetmiştir. İncil'in çeşitli bölümlerinde de Hz. Peygamberden haber verilmektedir. Düşmanları ve kendisine inanmayanlar tarafından öldürülmek istenen Hz. İsa, Cenab-ı Hak tarafından göğe yükseltilmiş, kendisini öldürmek isteyenler ise yanlışlıkla Hz. İsa'ya çok benzeyen birini çarmıha germişlerdir.
    Beşeriyet: İnsanlık.
    Levazımat: Lüzumlu şeyler, gerekenler, gerekli şeyler, gerekliler.
    Tecerrüd: Sıyrılmak, kurtulmak, ayrılmak.
    Letafet: Latiflik, hoşluk, sevimlilik, güzellik.
    Cesed-i necmî: Parlayan bir yıldız gibi akıp giden; nurâni ceset.
    Cism-i dünyevî: Dünyaya ait vücut, maddi beden.
    Semavat: Gökler.
    Âhirzaman: Dünyanın son zamanı ve son devresi. Dünya hayâtının kıyâmete yakın son devri. *Peygamberimizin (a.s.m.) yaşadığı devirden kıyamete kadar olan zaman.
    Şeriat-ı Muhammediye: Hz. Muhammed'in (a.s.m.) şeriatı; Hz. Muhammed'in (a.s.m.) tarif ettiği, getirdiği ve bildirdiği Allah'ın(cc) emir ve yasaklarından oluşan kanun düzeni; İslâm dini.
    Amel: İş, çalışma, görevi yerine getirme.
    Meal: Mana, anlam.
    Hadîs: Hz. Muhammed'e (a.s.m.) ait söz, emir, fiil veya Hz. Peygamber'in onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış. *Şeriat örfüne göre; Hz. Muhammed'e (a.s.m.) ait olduğu kesin olan şeyler.
    Felsefe-i tabiiye: Herşeyi tabiata dayandıran felsefe.
    Cereyan-ı küfrîye: Küfre ait cereyan, küfrü yayan cereyanlar ve fikrî akımlar.
    İnkâr-ı uluhiyet: Allah'ı(cc) inkar.
    İsevîlik: Hıristiyanlık.
    Tasaffi: Temizlenmek, arınmak, saflaşmak.
    Hurafat: Asılsız uydurma düşünce ve inançlar.
    Şahs-ı manevî: Manevî şahıs; belli bir şahıs olmayıp, kendisine bir şahıs gibi muâmele edilen şirket, cemaat, cemiyet gibi ortaklıklar; belli bir kişi olmayıp bir cemaatten meydana gelen mânevî şahıs.
    Vahy-i semavî: Allah tarafından melekler vasıtasıyla peygambere gelen vahiy, semavî vahiy.

    Dördüncü Tabaka-i Hayat:
    Şüheda hayatıdır. Nass-ı Kur'anla şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır. Evet şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarîk-ı hakta feda ettikleri için, Cenab-ı Hak kemal-i kereminden onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı Âlem-i Berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar.. yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar.. kemal-i saadetle mütelezziz oluyorlar.. ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar. Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir, fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez. Nasılki iki adam bir rü'yada Cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rü'yada olduğunu bilir. Aldığı keyf ve lezzet pek noksandır. "Ben uyansam şu lezzet kaçacak" diye düşünür. Diğeri rü'yada olduğunu bilmiyor. Hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur.
    Şüheda: şehitler.
    Nass-ı Kur'an: Kur'ân-ı Kerîm'in kesin, şüpheye ihtimal bırakmayan hükmü. Kur'ân'ın delilliği.
    Ehl-i kubur: Mezardaki ölüler.
    Fevk: Üst.
    Fevkinde: Üstünde.
    Tabaka-i Hayat: Hayat tabakası, hayat derecesi.
    Hayat-ı dünyevî: Dünyadaki yaşantı, dünyaya ait hayat.
    Tarîk-ı hakt: Hak yol, doğru ve gerçek yol, din yolu.
    Kemal-i kerem: Mükemmel ikram ve iyilik.
    Âlem-i Berzah: Ölmüşlerin ruhlarının kıyamet kopuncaya kadar bulunduğu âlem.
    Kemal-i saadet: Mükemmel bir mutluluk.
    Mütelezziz: Lezzet alan, zevk duyan, zevklenen.
    Firak: Ayrılık, ayrılma.
    Mazhar: Sahip olma, ulaşma, kazanma, nail olma, erişme.

    İşte Âlem-i Berzahtaki emvat ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri, öyle farklıdır. Hadsiz vakıatla ve rivayatla şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve kat'îdir. Hattâ Seyyid-üş şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahü Anh, mükerrer vakıatla kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve isbat edilmiş. Hattâ -ben kendim- Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı. Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rü'ya-yı sadıkada, taht-el Arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm. O, beni ölmüş biliyormuş. Benim için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor; fakat Rus'un istilasından çekindiği için, yer altında kendine güzel bir menzil yapmış. İşte bu cüz'î rü'ya, bazı şerait ve emaratla, geçen hakikata, bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir.
    Emvat: Ölüler.
    Şüheda: Şehitler.
    Hadsiz: Sınırsız, sayısız.
    Vakıat: Olaylar, vakıalar, hadiseler.
    Rivayat: Rivayetler, aktarılanlar, bildirilenler, iletilenler.
    Tarz-ı hayat: Hayat tarzı.
    Mazhariyet: Mazhar olma, nail olma, şereflenme.
    Kat'î: Kesin.
    Seyyid-üş şüheda: Şehidlerin efendisi.
    Hz. Hamza (r.a.): Hz. Peygamber'in amcasıdır. Uhud şehidlerinden olan Hz. Hamza, 569 veya 570 yılında Mekke'de doğdu. Hz. Peygamber ile süt kardeşi aynı zamanda çocukluk ve gençlik yıllarının arkadaşı ve dostudur. Bi'setin 2 veya 6. yılında müslüman olduğu rivayet edilmektedir. Bedir ve Uhud savaşında büyük kahramanlıklar gösteren Hz. Hamza, Uhud Savaşında Vahşi tarafından mızrakla şehid edilmiştir. Hz. Peygamber, Hz. Hamza'nın Allah ve Resulünün aslanı ve şehidlerin efendisi olduğunu bildirmiş ve bundan sonra "Seyyidüşşüheda" ve "Esedullah" unvanlarıyla anıla gelmiştir.
    Radıyallahü Anh: Allah(cc) ondan razı olsun.
    Mükerrer: Tekrarlı, tekrar edilmiş.
    İltica: Sığınma.
    Tenvir: Nurlandırma, aydınlatma, ışıklandırma.
    Mahall-i defnini: Gömülme yerini.
    Rü'ya-yı sadıka: Doğru rüya, makbul ve muteber kimselerin gördükleri şekilde, dünyada hakikatları çıkan sadık rüya.
    Taht-el Arz: Yerin altı.
    Menzil: Yer.
    Şerait: Şartlar.
    Emarat: Belirtiler, ipuçları.
    Hakikat: Gerçek.
    Şuhud: Görme, şahit olma.

    Beşinci Tabaka-i Hayat:
    Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet mevt; tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir. İ'dam ve adem ve fena değildir. Hadsiz vakıatla ervah-ı evliyanın temessülleri ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten ve menamen bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delail, o tabaka-i hayatı tenvir ve isbat eder. Zâten beka-i ruha dair "Yirmidokuzuncu Söz" bu tabaka-i hayatı delail-i kat'iyye ile isbat etmiştir.
    Ehl-i kubur: Mezardaki ölüler.
    Hayat-ı ruhanî: Ruhla ilgili hayat.
    Mevt: Ölüm.
    Tebdil-i mekân: Yer değişikliği.
    Itlak-ı ruh: Ruhun serbestliği ve sınırsızlığı.
    Adem: Yokluk, hiçlik.
    Ervah-ı evliya: Velilerin ruhları, ermiş kimselerin ruhları.
    Temessül: Bir şekil ve surete girme, cisimlenme. Başka bir kişi veya şeye benzeme, benzeşme. *Yansıyarak görünür duruma gelme.
    Ehl-i keşf: Keşif sahipleri, dış duygularla bilinmeyen manevi alemleri ve içindekileri Allah'ın(cc) izni ile görüp bilenler.
    Sair: Diğer, başka.
    Yakazaten: Uyanık olarak, uyanıkken, uyanıklıkta.
    Menamen: Uykuda olarak.
    Vakıa: Hadise, olay. *Olmuş olay.
    Mutabık: Uygun.
    İhbarat: Haberler, haber vermeler.
    Delail: Deliller.
    Beka-i Ruh: Ruhun devamlılığı, ruhun ölümsüzlüğü.
    Delail-i kat'iyye: Kesin deliller.


    Said Nursî

    *SAHRA* bunu beğendi.

  2. #2
    Global Moderator *SAHRA* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Mesajlar
    9.651

    Standart

    Satır satır ince ince dokunulması gereken ifadeler var. Yaşamak lazım...
    teşekkür ederiz
    fanidünya... bunu beğendi.


    Değerli insanların gönülleri dağların zirvesi gibidir. Ulaşmaya kalkma! erişemezsin...

    SAHRA






    Gözlerin anlattığı cümleyi suskunlar dinler



    SAHRA




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hayat mertebeleri
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 30.04.16, 14:40
  2. Hayat mertebeleri beştir.
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.07.14, 09:39
  3. Tahkiki iman mertebeleri hakkında?
    By sonsuzlugunsesi in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.07.13, 10:02
  4. Risale-i Nur'da İman Mertebeleri ve Katedilmesi
    By HiÇEnderHiÇ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 13.09.09, 10:11
  5. Nefsin Mertebeleri ve Nurlardaki İzdüşümü
    By acizizfakiriz in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 10.12.08, 01:51

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0