+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ehl-i Kitap necat mıdır?

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart Ehl-i Kitap necat mıdır?

    Muharrem OKUR: “Peygamber Efendimiz (asm) son peygamber olduğuna nazaran; ondan sonraki safiyane inanan ehl-i kitaptan ehl-i necat var mıdır?”

    “Ehl-i Kitap” tabiri, her ne kadar sözlükte “Kitaba tâbî olan” mânâsında Müslümanları da içine alıyor olsa da; ıstılâhta Kur’ân’dan önce indirilen İlâhî Kitaplara inananlar mânâsında Yahudi ve Hıristiyanlara verilen unvandır.

    Yahudi ve Hıristiyanlardan Allah’a ve son Resulü olan Hazret-i Muhammed’e (asm) iman eden bahtiyarların Sırat-ı Müstakim üzere olduklarından; dolayısıyla ehl-i necat olduklarından tereddüdümüz yok. Habeş Kralı Necati gibi, Yermük Savaşı esnasında Müslüman olarak iki rekât namazdan başka namaz kılmak nasip olmadan şehit düşen Rum Komutan Cerece gibi, Prens Bismark gibi, Mister Karleyl gibi, Yusuf İslâm gibi Ehl-i Kitap iken Kur’ân’ın şefkati ile ihata edilen bahtiyarların sayısı bir hayli fazla.

    İslâmiyet ile şereflenmemiş diğer ehl-i Kitab’a gelince; onları öncelikle Kur’ân açısından değil, kendi kitapları açısından bir sorgulayalım dilerseniz: Ellerindeki kitabın, Allah’ın vahyettiği kitap olup olmadığına bakıyorlar mı acaba. Bir Müslüman kendi dinini defalarca sorgulamakta hiç de mahzur görmezken; bir Ehl-i Kitap “İlâhî Kitap” diye bağlanıp inandığı kitabı hiç mi sorgulamıyor; anlamak mümkün değil.

    Oysa daha başlangıçta; kendi ataları Allah’ın vahyine sâdık kalmayıp İlâhî Kitabı bozmakla aslında en büyük vefasızlığı ve ihaneti kendi dinlerine yapmışlar. Bu ihanetle, binlerce yıllık nesillerini kör ve hurafe bir inancın eşiğinde sürükleyerek, tüyler ürpertici bir batıl çığıra da neden olmuşlar!

    Bu gün için kendi kitaplarının aslı da ellerinde bulunmayan Ehl-i Kitabın “imanı” için yine de şefkatli olmakta fayda var: Kur’ân Ehl-i Kitaba diğer inanç sahipleri yanında hususî bir yakınlık duyuyor ve imana çağırıyor: “De ki: “Ey Ehl-i Kitap! Gelin, sizinle aramızda bulunan ortak bir sözde buluşalım: Ancak Allah’a ibadet edelim; O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; Allah’ı bırakıp, birbirimizi Rab olarak benimsemeyelim!” 1

    Bir diğer âyet de soruyor: “Ey ehl-i Kitap! Sizler bildiğiniz halde Allah’ın âyetlerini niçin inkâr ediyorsunuz?” 2

    Kur’ân’da Ehl-i Kitabın müşriklerle bir tutulmayarak, hiç olmazsa iffetli kadınlarının, yemeklerinin ve kestikleri hayvanların helâl kılınması3, Kur’ân’ın bu zümreye karşı duyduğu yakınlığın ve gösterdiği şefkatin en bariz örneklerinden olsa gerektir.

    Ehl-i Kitabın, geçmişte her ne kadar Allah’ın sıfatlarını yanlış tanımış ve yanlış inanmış olsalar da; günümüzde eski batıl inançlarından her geçen gün biraz daha uzaklaşarak “Tevhid İnancına” yaklaştıkları ve hatta çok yerlerde “Tevhid İnancına” ulaştıklarını şükranla görmek mümkün. Geçmişin kini, husûmeti ve adaveti de günümüzde bulunmadığına ve yerini dinsizlere karşı “Ehl-i Kitap” olmanın verdiği dinî bir duygu ile ittifak ve yakınlaşmaya bıraktığına göre; bu aşamada Bedîüzzaman Hazretlerinin (ra) ifâde buyurduğu gibi eğer Müslümanlar İslâm ahlâkını kemaliyle yaşarlar ve fiilleriyle gösterirlerse, bu dinlerin tabilerinin cemaatlerle İslâmiyet’e girmeye4 taraftar olabileceklerini nazara aldığımızda, günümüz Ehl-i Kitabının îman noktasında bir hayli müsbet mesafe aldığı söylenebilir.

    Şüphesiz İslâmiyet Allah katında en makbul, en son ve en mükemmel dindir. Ve hiç şüphesiz İslâmiyet’in bu vasfını bilen ve Hazret-i Muhammed’in (asm) son Peygamber olduğunu bildiği halde kabul etmeyen ve yüz çeviren birisinin, Allah’ın bir olduğuna iman etse de ehl-i necat olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak Bedîüzzaman’ın (ra) ifadesiyle “adem-i kabul başkadır; kabul-ü adem başkadır.” Bilmeyenlerin ve kasıtsız bulunanların durumu bunlarla bir değildir. “Ehl-i cezbe ve ehl-i uzlet veya işitmeyen veya bilmeyen adamlar, Peygamberi bilmiyorlar veya düşünmüyorlar ki kabul etsinler; o noktada cahil kalıyorlar. Marifet-i İlâhiyeye karşı yalnız “Lâ ilâhe illallah” biliyorlar; bunlar ehl-i necat olabilirler.”5

    Bu durumda Son Peygamber’in (asm) tebliğinden uzak bulunmuş, cahil kalmış, kendisine Allah’ın son dini ulaştırılmamış, kalbinde son din ve son Peygambere (asm) karşı herhangi bir kin, iğbirar ve olumsuz tavır bulunmayan; bununla beraber Allah’ın var ve bir olduğunu tasdik eden bir Ehl-i Kitab’ın ehl-i necat olduğunu; binâenaleyh Ehl-i Cennet olduğunu söylemek mümkündür. Allâh en iyisini bilir.



    Dipnotlar
    1. Âl-i İmrân Sûresi, 3/64.
    2. Âl-i İmrân Sûresi, 3/70.
    3. Mâide Sûresi, 5/5.
    4. Hutbe-i Şâmiye, S. 20.
    5. Mektûbât, S. 322.

    Fıkıh Köşesi » Diğer Dinler


  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    38
    Mesajlar
    4.292

    Standart

    Nurettin Tokdemir, Ümraniye’den Mustafa Aydın: “Bir Hıristiyan ile görüşüyoruz. Başka Hıristiyanların durumu ne olacak diye soruyor. Risale-i Nur’daki fetret bahsinden de hareketle neler söylenebilir? Gayr-ı müslimler cennete mi, cehenneme mi gider? Bir arkadaşımızın gayr-ı müslim bir arkadaşı var. Nasıl davransın?”


    BAŞKALARINI DÜŞÜNMEK FAZİLETTİR

    Biz insanlar kendimizi kurtarınca, başkalarının da nasıl kurtulacağını düşünürüz. Bu faziletli bir duygudur. Elbette Allah da bütün kullarının kurtulmasını ister ve onca hidayet rehberini bunun için göndermiştir.

    Şu halde biz bir hidayet rehberine yetişmişsek eğer, bunu Allah’ın bir lütfu biliriz ve bunu ulaşabildiğimiz herkesle paylaşmayı vazife sayarız.

    Ulaşabildiklerimizi kurtarabilirsek, en azından üzerimize düşen tebliğ vazifesini elimizden geldiğince yapmış oluruz.

    Görüştüğümüz Hıristiyan arkadaş eğer başka Hıristiyanların durumunu soruyor, bunu düşünüyor ve bunun için rahatsızlık duyuyorsa, bu iyidir! Demek bu konuda kendisine ihtiyaç vardır. İnşallah onlara da kendisi yardımcı olacaktır. Fetret dolayısıyla kendisine ulaşılmamış olan ve bilmeyen insanlar, Allah’ı tasdik etmek ve Hazret-i Muhammed’i (asm) inkâr etmemek şartıyla inşallah ehl-i necat olurlar.


    KUR’ÂN’IN SEMASINDAN GELEN RAHMET MÜJDESİ

    İçinde bulunduğumuz helâket ve felâket asrına Bediüzzaman Hazretleri bir yönüyle fetret dönemi diyor. Son Peygamberin (asm) dini var, sünneti var, kitabı varken, fen ve felsefeden dine ve imana yapılan saldırıların Müslüman’ın imanında oluşturduğu hasarlar, sarsıntılar, savrulmalar, derin yaralar ve verdiği lâkaytlıklarla Müslüman bu asırda kendini ve kimliğini kaybetmiştir. İmanını kaybetmek tehlikesiyle burun buruna gelmiştir. Bu bir kaostur, bir fetrettir.1

    Bu fetretten kurtarmak için, Kur’ân’ın semasından bir rahmet müjdesi olarak Risale-i Nur inmiştir. Risale-i Nur’un mesaj kuşağı bütün dünyadır. Bu asırda Risale-i Nur’a ulaşanların, ellerindeki iman hakikatlerini paylaşmak noktasında ulaşmayanlara karşı vazifeleri vardır.

    Dolayısıyla biz bu asırda Müslüman’a da, Hıristiyan’a da, Cennet’e mi, Cehennem’e mi gideceğini düşünmeden elimizdeki hidayet rehberini, dilimiz döndüğü kadar, imkânımız olduğu kadar ulaştırmaya devam edeceğiz. Neticeyi Cenâb-ı Allah’a bırakacağız. Hakikatleri ulaştırmaktan elimizi gevşetmeyeceğiz.

    Vazifemiz budur! Rabbim yardımcımız olsun.


    GAYRI MÜSLİMDEN ARKADAŞIMIZ VARSA…

    Gayr-i Müslim’den bir arkadaşımız varsa, bu, elimizdeki hakikatleri paylaşmak için daha iyidir. Bize, ona doğru İslâm’ı tanıtma, tebliğ etme ve dinimizin güzelliklerini anlatma imkânı sunar. Onun, üzerinde ısrar ettiği itikatları ve görenekleri varsa saygı duymak, ama ona meyletmemek bizim için yeterlidir.

    Onun Cennet’e mi, Cehennem’e mi gideceğinin hesabını gelin; biz yapmayalım. O’nu Cennet’e veya Cehennem’e göndermeyelim. Biz ona Kur’ân’ın mesajını iletmeye çalışalım.

    Kur’ân diyor ki: “De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak olan söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.”2

    Gayr-i Müslim arkadaşımıza bu ortak sözü şöyle aktarabiliriz: “Biz Hazret-i İsa’ya (as) inanırız. Hazret-i İsa’ya inen İncil’e de inanırız. Bu bizim iman esaslarımızda vardır. İnanmazsak imanımız tehlikeye girer. Hazret-i İsa (as) nasıl Allah’ın Peygamberi idiyse, Hazret-i Muhammed de (asm) Allah’ın Peygamberidir. İncil nasıl Allah’ın kitabı idiyse, Kur’ân da Allah’ın kitabıdır ve son kitabıdır. Bizim sizden farkımız, biz Hazret-i İsa’ya (as) ilah demeyiz. Hazret-i Muhammed’e de (asm) ilah demeyiz. Her ikisi de Allah’ın elçisidir deriz. Gelin; Kur’ân’ın çağırdığı ortak sözde buluşalım. Biz Hazret-i İsa’ya (as) iman ettiğimiz gibi, siz de Hazret-i Muhammed’e (asm) iman edin!”

    Bu minvalde konuşulur ve iletişim kurulursa, gayr-i müslimle arkadaşlığımızdan biz bir şey kaybetmeyiz, ama arkadaşımız çok şey kazanır. Onun iman etmesine vesile olabilirsek biz de inşallah Allah’ın rızasını kazanmış oluruz.

    Bu da bizim için, inşallah dünya servetinden daha üstün bir rahmet olur.



    Dipnotlar:
    1- Kastamonu Lâhikası, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2011, s. 146-148,
    2 – Âl-i İmran Sûresi, 64.


    Fıkıh Köşesi » Diğer Dinler


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tesettür Teferrüat mıdır? eSASAT mıdır?
    By yozgati in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.11.16, 12:41
  2. haberin var mıdır?
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 18.10.15, 02:52
  3. “Îmânsız İslâmiyyet, sebeb-i necât olmadığı gibi;
    By Ashab-i kehf in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 25.03.14, 20:17
  4. Gül müdür Bülbül müdür
    By Şahide in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 26.01.09, 17:57
  5. Risalede Hristiyanların Necat Meselesi
    By ademyakup in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 18.01.08, 20:37

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0