Elif Danışmaz: “Malûm, hatasız kul olmaz. Her insan her dakika her saniye günahlarla iç içedir. Rabbimiz günahlarımızı tövbe ettiğimizde dilerse affeder. Başımıza istenmedik durumlar, musîbetler gelir Hocam, Rabbimiz bazen tokat, ceza verir bazen istediğimiz olmaz hayırlısı böyleymiş deriz. Peki, bunun tokat ya da hayırlı olup olmadığını nasıl anlarız. İnşallah sorumu anlatabilmişimdir. Allaha emanet olun.”


MUSÎBETİN DİLİ OLSA

Başımıza gelen musîbetlerin hakikati gören bir gözü ve konuşan bir dili olsa da anlatsa… Bize neler söyler neler?

Allah’ın ne denli merhamet ve şefkat sahibi olduğunu, bu musîbetin Allah’ın rahmetinin ve lütfunun gereği bize tahsis edildiğini, bizim ne tür günahlarımızı silip yok ettiğini, bizi ne denli affa ve mağfirete mazhar kıldığını, bize ne denli velâyet ve kemalat kazandırmaya namzet olduğunu…

Bütün bunları bizim tek sabrımızla kazanabileceğimizi bize bir anlatsa…

Aslında dili var musîbetin… O acılarının katmanları içinde, ağrılarının pareleri arasında, üzüntülerinin perdeleri ötesinde, hoşlanmadığımız sıkıntıların tenteneleri arkasında ne tecelliler gizli bir bilsek…

Bir bilsek hiç ağlar mıyız? Hiç gözyaşı döker miyiz? Hiç üzülür müyüz?


GÖZYAŞI DÖKMEMİZ GEREKİYOR

Demek gözyaşı dökmemiz gerekiyor. Ta ki her bir damlası günahlarımıza kefaret olsun, cehenneme karşı bize kalkan olsun!

Kur’ân gözyaşını övüyor: “Ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar.”1 buyuruyor.

Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki:

“Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı kadar yaş çıkan hiçbir kul yoktur ki o yaşlar yüzüne aksın da, yüzü ebediyen ateşten korunmasın!”2

“Bir göz yaşarırsa, Allah o gözü taşıyan bedeni ateşe haram kılar.”3

“Sağılan süt, tekrar memeye girmediği gibi, Allah korkusundan ağlayan da ateşe girmez.”4

“Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer; imanlı bir hastanın titremesi de, öyle günahları silker.”5

“Kıyamette her şey ölçülür, tartılır. Bunlardan Allah korkusu ile akan gözyaşı, ateş deryasını söndürecek güçtedir.”6


AĞLAMAK İYİDİR

Tıp dünyasına baktığımızda gözyaşının ilginç maddî faydaları olduğunu öğreniyoruz:

Gözyaşı antibiyotik etkili lysozyme adında bir enzim barındırmakla, gözleri besler, dezenfekte eder ve gözleri enfeksiyonlardan korur. Lysozme enzimi birçok bakteri türünü parçaladığı için gözde mikrop oluşumunu engeller. Ayrıca morfin etkilidir ve insanın ağrısını giderir, stresini alır. Gözyaşı akmaması ise, görme kaybına sebep olan kuru göz hastalığının belirtisi demektir.

Bu sebeple ağlayıp gözyaşı dökmek iyidir. Ağlayana “ağlama!” demek doğru değildir.

Demek gözlerin beslenmeye ve antibiyotik salgılara, bedenin Allah korkusu ile titremeye, ruhun rahmete ve günahlardan arınmaya, insanın cehennemden korunmaya ihtiyacı var ki göz ağlıyor.

Korkmayın; ağlamak abdesti de, namazı da bozmuyor. O halde bırakın ağlasın!


ÜÇ BOYUTLU RAHMET

Musîbetler bize üç boyutlu bir rahmeti müjdeliyor:

1. Musîbetler Allah’ın takdiridir: Allah’a teslim oluruz, rıza gösteririz. İsyan etmeyiz. Bu cihetten sayısız sevap alırız.

2. Musîbetler Allah’ın hediyesidir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Hastalık bazılara bir ihsan-ı İlâhîdir, bir hediye-i Rahmanîdir.”7 Gücümüz yettiğince şükrederiz ve sabrederiz. Bu cihetten de sayısız sevap alırız.

3. Musîbetler günahımızın kefaretidir: Hatamızı anlamaya çalışırız, tövbe ederiz. Bu boyuttan da sayısız sevap alırız.

Dolayısıyla musîbetler aslında bizim için –eğer sabredebilirsek- birer sevap makinesi hükmündedir.

Bununla beraber musîbete uğramak da, uğramamak da, ağlamak da, ağlamamak da bizim elimizde değildir.

Öyleyse bizim yine de duâmız, “Allah musîbet vermesin! Allah ağlatmasın!” şeklinde olsun!



Dipnotlar:
1- İsra Sûresi: 109.
2- Ramuzel-Ehadis: 386/1.
3 – Ramuz el E-hadis: 371/8.
4 – Tirmizi.
5- Bediüzzaman, Lem’alar, s. 209; Beyhaki.
6 – Beyhaki.
7- Lem’alar, s. 207.


Kaynak: Fıkıh Köşesi / Bela ve Musibet