+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Haşir meydanı nerededir?

  1. #1
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Haşir meydanı nerededir?

    Meydan-ı Haşir nerededir? Onuncu Mektub / İkinci Sual

    Elcevab:
    ﻭَﺍﻟْﻌِﻠْﻢُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠَّﻪِ Gerçek bilgi Allah katındadır.)
    Hâlık-ı Hakîm'in herşeyde gösterdiği hikmet-i âliye, hattâ tek küçük bir şey'e, çok büyük hikmetleri takmasıyla tasrih derecesinde işaret ediyor ki: Küre-i Arz, serseriyane, bâd-i heva azîm bir daireyi çizmiyor. Belki mühim bir şey etrafında dönüyor ve meydan-ı ekberin daire-i muhitasını çiziyor, gösteriyor ve bir meşher-i azîmin etrafında gezip, mahsulât-ı maneviyesini ona devrediyor ki; ileride o meşherde, enzar-ı nâs önünde gösterilecektir. Demek yirmibeş bin seneye karib bir daire-i muhitanın içinde, rivayete binaen Şam-ı Şerif kıt'ası bir çekirdek hükmünde olarak o daireyi dolduracak bir meydan-ı haşir bastedilecektir. Küre-i Arz'ın bütün manevî mahsulâtı, şimdilik perde-i gayb altında olan o meydanın defterlerine ve elvahlarına gönderiliyor ve ileride meydan açıldığı vakit, sekenesini de yine o meydana dökecek; o manevî mahsulâtları da, gaibden şehadete geçecektir. Evet Küre-i Arz bir tarla, bir çeşme, bir ölçek hükmünde olarak o meydan-ı ekberi dolduracak kadar mahsulât vermiş ve onu istiab edecek mahlukat ondan akmış ve onu imlâ edecek masnuat ondan çıkmış. Demek Küre-i Arz bir çekirdek ve meydan-ı haşir, içindekilerle beraber bir ağaçtır, bir sünbüldür ve bir mahzendir. Evet nasılki nuranî bir nokta, sür'at-i hareketiyle nuranî bir hat olur veya bir daire olur. Öyle de: Küre-i Arz sür'atli, hikmetli hareketiyle bir daire-i vücudun temessülüne ve o daire-i vücud mahsulâtıyla beraber, bir meydan-ı haşr-i ekberin teşekkülüne medardır.

    "De ki: İlim ancak Allah katındadır." Mülk Sûresi, 67:26. ﻗُﻞْ ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠَّﻪِ

    ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
    Said Nursi

    ***



    Haşir meydanı nerededir?

    Cevap: ﻭَﺍﻟْﻌِﻠْﻢُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠَّﻪِ Gerçek bilgi Allah katındadır.) Hâlık-ı Hakîm'in her şeyde gösterdiği yüce hikmet, hatta tek bir küçük şeye çok büyük hikmetler takması, apaçık şekilde şuna işaret ediyor:

    Yerküre, büyük bir daireyi başıboş bir şekilde, rastgele çizmiyor. Belki mühim bir şeyin etrafında dönüyor ve büyük bir meydanın geniş dairesini çiziyor , gösteriyor. Büyük bir serginin etrafında gezip manevî neticelerini ona devrediyor ki, o neticeler ileride o sergide , insanların gözü önünde gösterilecektir. Demek haşir meydanı yirmi beş bin senelik mesafeye yakın, geniş bir daireye yayılacaktır (rivayete göre Şam-ı Şerif kıtası (Sahabi efendilerimiz zamanında Suriye ve civarındaki ülkelere verilen isim) bir çekirdek hükmünde o daireyi dolduracaktır). Yerkürenin bütün manevî mahsulleri, şimdilik gayb perdesi altında olan o meydanın defterlerine ve levhalarına gönderiliyor. İleride meydan açıldığı vakit, sakinlerini de yine o meydana dökecek, o manevî neticeler de gaybda iken görünür hale gelecektir.

    Evet, yerküre bir tarla, bir çeşme, bir ölçek hükmünde, o büyük meydanı dolduracak kadar mahsul vermiş.. o meydanı kaplayacak varlıklar ondan akıp geçmiş.. ve arayı dolduracak sanatlı varlıklar ondan çıkmıştır. Demek, yerküre bir çekirdek, haşir meydanı ise içindekilerle beraber bir ağaç, bir sümbül ve bir mahzendir. Evet, nasıl ki parlak bir nokta, süratli hareketiyle ışıktan bir çizgi veya bir daire olur. Aynen öyle de, yerküre süratli, hikmetli hareketiyle bir varlık dairesinin belirmesine ve o dairenin neticeleriyle beraber büyük bir haşir meydanının oluşmasına vesiledir.

    "De ki: İlim ancak Allah katındadır." Mülk Sûresi, 67:26.


    Said Nursi

    Kaynak: Kısmen kelimelerin tercüme edildiği Mektubat kitabından alınmıştır.

  2. #2
    Ehil Üye fanidünya... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Yaş
    39
    Mesajlar
    4.292

    Standart Ey haşir ve neşri inkâr eden kafasız!

    Kur'an, semadan nâzil olmuştur. Ve Onun nüzuluyla semavî bir maide ve bir sofra-i İlahiye de nâzil olmuştur. Bu maide, tabakat-ı beşerin iştiha ve istifadelerine göre ayrılmış safhaları hâvidir. O maidenin sathında, yüzünde bulunan ilk safha tabaka-i avama aittir. Meselâ:
    ﺍَﻥَّ ﺍﻟﺴَّﻤَﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍْﻻ*َﺭْﺽَ ﻛَﺎﻧَﺘَﺎ ﺭَﺗْﻘًﺎ ﻓَﻔَﺘَﻘْﻨَﺎﻫُﻤَﺎ "Gökler ve yer bitişik iken Biz onları birbirinden koparıp ayırdık." Enbiya Suresi, 21:30.) âyet-i kerimesi, beşerin birinci tabakasına şu manayı ifham ve ifade ediyor:

    Semavat, ayaz, bulutsuz, yağmuru yağdıracak bir kabiliyette olmadığı gibi, arz da kupkuru, nebatatı yetiştirecek bir şekilde değildir. Sonra ikisinin de yapışıklıklarını izale ve fetk ettik. Birisinden sular inmeğe, ötekisinden nebatat çıkmağa başladı. Mezkûr âyetin ifade ettiği şu manaya delalet eden
    ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﻨَﺎَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَٓﺎﺀِ ﻛُﻞَّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺣَﻰٍّ "Her canlı şeyi sudan yarattık." Enbiya Suresi, 21:30.) âyet-i kerimesidir. Çünki hayvanî ve nebatî olan hayatları koruyan gıdalar ancak arz ve semanın izdivacından tevellüd edebilir.

    Mezkûr âyetin tabaka-i avama ait safhasının arkasında şöyle bir safha da vardır ki: Nur-u Muhammediye'den (A.S.M.) yaratılan madde-i aciniyeden, seyyarat ile şemsin o nurun macun ve hamurundan infisal ettirilmesine işarettir. Bu safhayı delaletiyle teyid eden
    ﺍَﻭَّﻝُ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟﻠَّﻪُﻧُﻮﺭِﻯ"Cenab-ı Hak herşeyden evvel benim nurumu yarattı." olan hadîs-i şerifidir.

    İkinci misal:
    ﺍَﻓَﻌَﻴِﻴﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺨَﻠْﻖِ ﺍْﻻ*َﻭَّﻝِ ﺑَﻞْ ﻫُﻢْ ﻓِﻰ ﻟَﺒْﺲٍ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻖٍ ﺟَﺪِﻳﺪٍ "Onların ilk yaratılışı Bize zor mu geldi ki, tekrar diriltmekten aciz kalalım? Doğrusu onlar ilk yaratılışlarını kabul ettikleri halde yeni bir yaratıştan şüphe ediyorlar." Kaf Suresi, 50:15.) olan âyet-i kerimenin tabaka-i avama ait safhasında şu mana vardır:

    "Onlar, daha acib olan birinci yaratılışlarını şehadetle ikrar ettikleri halde, daha ehven, daha kolay ikinci yaratılışlarını uzak görüyorlar." Şu safhanın arkasında haşir ve neşrin pek kolay olduğunu tenvir eden büyük bir bürhan vardır.

    Ey haşir ve neşri inkâr eden kafasız! Ömründe kaç defa cismini tebdil ediyorsun. Sabah ve akşam elbiseni değiştirdiğin gibi her senede bir defa tamamıyla cismini tebdil ve tecdid ediyorsun, haberin var mıdır? Belki her senede, her günde cisminden bir kısım şeyler ölür, yerine emsali gelir. Bunu hiç düşünemiyorsun. Çünki kafan boştur. Eğer düşünebilseydin, her vakit âlemde binlerce nümuneleri vukua gelen haşir ve neşri inkâr etmezdin. Doktora git, kafanı tedavi ettir.

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. haşir meydanı da bir harmandır
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 09.12.15, 17:21
  2. Meydan-ı Haşir(tekrar diriliş meydanı) nerededir?
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28.12.14, 08:48
  3. Meydan-ı Haşir nerededir?
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.05.14, 00:12
  4. Haşir Meydanı Nerededir?
    By asya in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 06.02.08, 16:14
  5. Mahşer Meydanı
    By alanyali in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 26.11.07, 23:18

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0